12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile davalı----- arasında -----platformu konusunda, anlaşıldığını, müvekkili şirketin, davalı tarafın istekleri, talep ettiği yeni ölçülere, projeye göre üzerine düşeni, pandemi şartlarında ki değişikliklere rağmen yerine getirdiğini, alacaklı taraf olmasına rağmen , müvekkil şirketin bilgi sahibi olmadığı ---- adresine tebligat gönderilerek icra takibi yapıldığını, işyerine haciz memurları ile avukatın gelmesi ile öğrendiğini, müvekkili şirketin, anlaşma formunda görüleceği üzere indirim yaparak 55.000-TL ye anlaştıklarını, 45.000,00-TL sini almış, kalan 10.000-TL yi de almadığını, müvekkili şirketin ürünü teslim ettiğini, gecikmenin davalı tarafın ölçüleri değiştirmesinden kaynaklandığını beyanla; Davamızın KABULÜ ile; Müvekkil şirketin ----.İcra Müdürlüğü'nün-----. Sayılı dosyasından davalıya borçlu olmadığının tespitine, ödemenin iadesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine, Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket davalı şirket ile kullanım amacı ----- olan çelik karkaslı hidrolik yük makinası için 22.10.2020 tarihinde anlaşmaya varıldığını, teklif formunda da yer aldığı üzere yüklenici firma olan davacının teklif formunda bahsi geçen ürünleri 4-6 hafta içinde teslim ile yükümlü tutulduğunu, aradan 3 aya yakın süre geçmesine rağmen davacı taraf ürünlerin teslimi bir yana henüz ürünlerin imalatına dahi başlamamış olması üzerine müvekkili şirket yetkilisi davacı şirket yetkilisi ile görüşüp ürünlerde değişikliğe gidilmesi talebinde bulunmuş ve akabinde 13.01.2021 tarihinde 2.teklif formu revize edilmiş ve yeniden anlaşmaya varıldığını, davacı tarafın dilekçesinde bahsetmiş olduğu üzere sürekli bir değişiklik talebi olmadığını, müvekkili şirketin imalatın olmadığı hususunu öğrendikten sonra değişiklik talep ettiğini, bu durumun davacı şirket tarafından kabul edildiğini, taraflarca yapılan 13.01.2021 tarihli son anlaşma gereği davacı yüklenici firma ürünlerin teslimini en geç 4-6 hafta içinde yapması gerekirken davacı tarafın dilekçesinde de ikrar ettiği üzere sahaya ilk ve tek sevkiyat 11.03.2021 tarihinde yapıldığını, yapılan bu sevkiyatta ise ürünlerin eksik gönderildiğini, yine davacı tarafın montaj mahallinin hazır olmadığı ve inşaat halinde olduğu hususundaki iddialarının da asılsız olduğunu, bahsi geçen tarihte şantiyenin belediye tarafından durdurulmuş olup müvekkili şirket yetkilisi bu durumun her iki tarafında lehine olduğunu ve bu sürede eksik malzemelerin tamamlanması için fırsat oluştuğunu düşündüğünü, fakat davacı yüklenici firmanın bu süreden sonra eksik ürünlerin tamamlanması hususunda hiçbir faaliyete bulunmadığını, devam eden süreçte 26.03.2021 tarihinde müvekkili şirket davacı taraf ile irtibata geçip çalışma yapılacağını bildirmesi üzerine 2 kişinin sadece bir günlüğüne sahaya geldiğini ve ertesi gün gelmediklerinde ustalara neden gelmedikleri sorulduğunda gelen ürünler ile yapılacak işleri yaptıklarını memlekete gittiklerini ve bir hafta sonra geleceklerini bildirdiklerini, ustalarca yapılan iş şakülsüz, gönyesiz ve talep edilen projeye uygun olmayacak şekilde yapılan imalat ile kuyu konstrüksiyonun kurulması olup daha sonra müvekkili şirketin organize ettiği ekiplerce düzeltildiğini, müvekkilinin eksik kalan malzemeler için defalarca araması, e-mail ve ----- üzerinden mesaj atmasına rağmen davacı tarafın uzun süre dönüş yapmadığını, daha sonra davacı taraf kapıların hazır olduğunu ve boya için beklediklerini bildirmeleri üzerine geçen sürenin de yeterince uzamasından dolayı 31.03.2021 tarihinde müvekkili şirketin kapıları boyasız şekilde göndermelerini ----- kendilerinin boyatacaklarını bildirdiklerini, fakat kapıların hazır olduğunu iddia eden davacı taraf müvekkil şirketin kapıları boyasız gönderme taleplerini dahi yerine getirmediğini, beyanla; davanın REDDİNE ve davacı yanın % 20 kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, yapılan icra takibi nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Daval/iş sahibi ile davacı/yüklenici) arasında, davacı tarafından en son olarak düzenlenen 13.01.2021 tarihli teklifin davalı tarafından kabul edilmesi suretiyle, bir eser sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşmeyle davacı (yüklenici), sözleşme konusu ------ yapmayı borçlanmış olup, davalı/iş sahibi de, 55.000 TL (KDV dahil) iş bedeli ödemeyi borçlandığını, teklifte, platformun kabinli mi kabinsiz mi olduğu açıkça kararlaştırılmamışsa da; Teknik kısmındaki tespitlere göre; tarafların sonradan platformun kabinli olacağı hususunda anlaştıklarını, işin bedelinde herhangi bir değişiklik yapılmadığını, teknik kısmındaki tespitlere göre; Davacı/yüklenici, eser sözleşmesiyle üstlendiği kabin imal etme borcunu, eksik ve ayıplı olarak ifa ettiğini, mali kısmındaki tespitlere göre; Davalı/iş sahibi davacı/yükleniciye, iş bedeline istinaden 45.000 TL ödeme yaptığını, bu hususun davacının da kabulünde olduğunu, dosya içeriğine göre; Davacı/yüklenici tarafından daval/iş sahibi adına, 13.03.2021 tarihli KDV dahil 55.000 TL bedeli iş bedeli faturası kesildiğini, davalı, davacıya keşide ettiği 06.04.2021 tarihli İhtarnameyle; piyasadan yaptırılmaya başlanacak malların bedeline istinaden 23.000 TL, montaj bedeline istinaden 6.000 TL, gecikme cezasına istinaden 6.000 TL, yanlış gelen malzemelerin bedeline istinaden 6.000 TL olmak üzere, toplam 38.500 TL + KDV tutarın 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, taraflar arasındaki sözleşmede “Gecikme Cezası”nı düzenleyen bir hüküm bulunmadığı için, davalının davacıdan gecikme cezası alacağına hak kazanamayacağı kanaatine varıldığını, davalı, davacı aleyhine icra takibi başlatmış ve bu takipte, taraflar arasında akdedilmiş olan eser sözleşmesinden kaynaklandığını iddia ettiği 53.000 TL'lik alacak tutarının tahsilini talep ettiğini, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından, icra takibinde, eksik işlerin tamamlanması ve ayıplı işlerin düzeltilmesi için yapmış olduğu masraf tutarına istinaden 53,000 TL'nin tahsilini, talep ettiğinin anlaşıldığını, Teknik Kısmındaki tespitlere göre; Davalının, davacıya ödemeyi barçlandığı iş bedeli tutarı olan 55.000 TLden, eksik ve ayıplı işlerden dolayı 1/3 tutarında indirim yapılması uygun olacağı, buna göre davalı, kanun gereği, eksik ve ayıplı işlerden dolayı iş bedelinden 1/3 tutarında, yani 18.333 TL tutarında, indirim yapılmasını talebe hak kazandığını, (TBK.md.112, md.475/f.1/bent 2). bu indirim yapıldığında, davalının davacıya olan İş bedeli borcu (55.000- 18.333= 36.667 TL'ne düştüğünü, davalının 45.000 TL ödeme yaptığı dikkate alındığında, davalı (45.000 - 36.667 = 8.333 TL'lik fazla ödeme tutarının iadesini davalıdarı talebe hak kazandığını, davalının cevap dilekçesindeki beyanlarından; icra takibinde, eksik İşlerin tamamlanması ve ayıplı işlerin düzeltilmesi için yapmış olduğu masraf tutarının tahsilini, yani eksik ve ayıplı ifa dolayısıyla uğramış olduğu zararın tazminini (TBK.md.475/f.2) talep ettiğinin anlaşıldığını, davalı delil tespiti yaptırmamış ve delil tespiti raporu düzenlenmemiş olduğu ve yapmış olduğunu iddia ettiği masrafları içeren faturaları da sunmadığı için, raporun Teknik Kısmında, eksik İşlerin tamamlanması ve ayıplı İşlerin düzeltilmesi için davalının yapmış olduğu masraf tutarının tespit ve hesaplanmasının mümkün olamadığının anlaşıldığını, bu durum karşısında; davalının İcra takibindeki talebi, eksik ve ayıplı işlerden dolayı iş bedelinden indirim yapılması ve indirilen tutarın tahsili talebi TBK md 112, md. 475/f.1/bent 2 olarak kabul edildiği takdirde, davalının davacıdan takip tarihi itibariyle 8.333 TL bedel iadesi alacağı bulunacağı hususunda takdirin Mahkemeye ait olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle; "Kök rapora yapılan itirazların değerlendirilmesi sonucunda, kök rapordaki görüşlerin aynen korunduğu" şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı firmanın faaliyet alanı ----- bulunduğundan Davacı tarafın defterleri üzerinde inceleme yapılmak üzere ----- Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yolu ile bilirkişi raporu tanzimi istenilmiştir.
Talimat mahkemesince alınan raporda özetle;" Davacı şirkete ait ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK 'nun 64/3 maddesi ve V.U.K. 182,220,221. Maddesi uyarınca yapılması gereken noter açılış tasdiklerinin süresinde yapıldığı usulune uygun tutulduğu; usulüne uygun tutulan ticari defterlerin sahibi lehine delil vasfına sahip olduğu, davacının ticari defterleri üzerinden yapmıs olduğumuz incelemeler neticesinde; davacının davalıdan mal yada hizmet almadığı, aralarında ticari ilişkinin bulunmadığı, davacının davalıya borcunun ya da alacağının bulunmadığı" şeklinde rapor sunulmuştur.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının taraflara arasındaki anlaşmaya uygun olarak hidrolik yük makinesini imal edip etmediği, imalatta eksikliler bulunup bulunmadığı, eksiklikler bulunması halinde eksik hali ile kullanımının mümkün olup olmadığı, iadeyi gerektirip gerektirmediği, davacının ne kadarlık bir ücrete hak kazanacağı, davalının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirip getirmediği noktalarında toplanmıştır.
Davalı taraf davacının dava konusu asansörün eksik ve hatalı imal edildiğini, eksikliklerin ve hataların davacıya fatura edilerek giderildiğini iddia etmiş davacı ise asansörün sorunsuz olarak kullanıldığını, ödenin paranın iadesine ilişkin takip başlatıldığını, takip sebebiyle borçlu olmadığını ve icra tehdidi altında ödenen bedelin de iadesinin gerektiğini savunmuştur.Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir. TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay ------. Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.
Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir. “Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay -----.Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarih,----- esas, ----- Karar sayılı kararı).
Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 ( 818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. ( 818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır.
Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir. Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün -----sayılı ve Yargıtay ----- HD' nin 16.01.2013 tarih ve----- sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve ------. sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
İddia olunun ayıp ve eksikler dava öncesi giderilmiş olduğundan keşif yapılmasının davaya katkı sağlamayacağı anlaşıldığından dosya kapsamı itibariyle bilirkişi raporu alınmıştır.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda tarafların kabinsiz model için anlaştıkları ancak daha sora kabinli modele ilişkin proje değişikliği yapıldığı, bu durumun davalının da kabulünde olduğu, davacının ayıpsız ve kesiksiz olarak işi davalıya teslim etmediği, davacının işin 2/3 lük kısmını tamamladığı, 1/3'lük kısmını eksik veya ayıplı olduğu, sözleşmeye göre işin bedelinin 55.000 TL olduğu, eksik kalan işlerin değerinin 18.333 TL olduğu, davalının davacıya 45.000 TL ödeme yaptığı, davacının yapmış olduğu kısım için hak ettiği bedelin 36.666 TL olduğu ve 8.333 TL fazla ödeme aldığı tespit edilmiştir. Ancak davacı tarafından davalıya icra aşamasında davalının da kabulünde olduğu üzere 10.000 TL ödeme yapıldığı dikkate alındığında davacının takip sebebiyle borçlu olmadığı ve davalıya icra tehdidi altında 1.667 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır. Bu durumda davalının 53.000 TL'lik alacak yönünden haksız olduğu, davacının takip sebebiyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve fazla yaptığı 1.667 TL nin davacıya iadesine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı taraf 2.500 TL daha icra tehdidi altında ödediğini iddia etmiş ise de bu ödemeye ilişkin dekont sunulmadığı, icra dosyasında da bir tahsilat makbuzu bulunmadığından bu hususta karar verilmemiştir.
1.Davanın KABULÜ ile; ----İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı dosyası ile başlatılan takip sebebiyle davacının davalıya BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE, davacı tarafın davalıya icra tehdidi altında ödenen 1.667,00 TL fazla ödeminin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2.Karar harcı 3.620,43 -TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 905,11-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan, 2.715,32 -TL davalı taraftan tahsili ile hazineye irat kaydı yapılmasına,
3.Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvurma harcı,427,60-TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 486,90 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine
4.Davacı tarafından yapılan 208,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.300,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.508,50-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6.Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.