11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... A.O'nun davacı müvekkili hakkında .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından bonoya dayalı olarak icra takibi başlatmış olduğunu, dosyanın daha sonra davalı ... ... Anonim Şirketi'ne temlik edildiğini ve .... İcra Müdürlügü ... esas sayılı numarasını aldığını, müvekkilinin yapılan takipten haberdar olmadığından dosyaya itiraz etmemiş, müvekkilinin takipten haberdar olunca dosyayı incelemiş ve takibe dayanak bonolardaki imzanın kendisine ait olmadığını gördüğünü, takibe dayanak bonolardaki müvekkili şirket ünvanı üzerine atılmış imzanın şirket yetkilisine ait olmadığından, davacı müvekkilinin takibe dayanak toplam 23.711,92 Euro tutarlı 8 adet bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
İİK 72/3 maddesi uyarınca mahkemece uygun görülecek teminat mukabili icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu icra dosyasının .... Noterliği 26/06/2019 tarihli, ... Yevmiye numaralı Temlik Beyanı uyarınca taraflarına davalı ... A.O.'dan devralınmış olduğunu, .... İcra Dairesinin ... ( ... eski esas) esas sayılı dosyasında borçlular ..., .... .... San. Ve Tic. Ltd.Şti, ... Yapı İnş. Müh. Madencilik San. Ve Tic. Ltd. Şti. aleyhine; toplam 23.711,92 Euro üzerinden yasal takip başlanılmış olduğunu, takibin, davacı şirket bakımından kesinleşmiş olup, borçlu tarafından borca ve ferilerine ilişkin herhangi bir itiraz da bulunmadığını, davacı borçlunun , ödeme emrinin kendisine tebliğ edildiği tarih ile iş bu davayı ikame ettiği tarih arasındaki bariz fark düşünüldüğünde; kötü niyetli olarak iş bu davanın açıldığını, dava konusu icra dosyası üzerinden yazılan talimat olan Silivri İcra Dairesi 2022/952 Tal. Sayılı dosyası ile, 26/12/2023 tarihinde taraflarınca borçlunun tespit edilen adresine istihkaklı haciz işlemi gerçekleştirilmiş, görülmekte olan davanın ise 09/01/2024 tarihinde ikame edildiğini, borçlu aleyhine gerçekleştirilen haciz ile, işbu davanın ikame edildiği tarih arasındaki zamanın bu denli kısa olması da, akıllara yine davacının mezkur davasında kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, diğer davalı ... A.O. tarafından mezkur icra dosyasının taraflarınca temlik alınmadan önce dava dışı borçlu ... ... Tic. Ltd. Şti. ile T.C. ....Noterliği’nin 01 Ağustos 2011 tarihli 33641 yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedilmiş, finansal kiralama yolu ile kiralayarak kiracıya teslim ve tesellüm belgeleri ile teslim edilmiş, sözleşme ile doğan borcun kiralayan tarafından ödenmemiş, bu suretle akdedilen sözleşme feshedilmiş olup, sözleşme gereği müvekkili şirketin alacaklarının tamamı muaccel hale gelmiş, bahse konu finansal kira sözleşmesinde bulunan imzanın noter huzurunda alındığı sabit olduğundan davacının mezkur davasının reddi gerektiğini belirterek, davanın öncelikle dava şartı yokluğu sebebi ile usulden reddine, davacı borçlunun haksız ve kötü niyetli menfi tespit ve istirdat taleplerinin ve iş bu davanın reddine, haksız ve kötü niyetli olarak ikame edilen iş bu dava neticesinde davacı aleyhine %20 'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı ... Anonim Ortaklığı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile dava dışı ... .... Ltd. Şti. arasında ; T.C. ....Noterliği’nin 01 Ağustos 2011 tarihli ... yevmiye numaralı Düzenleme Şeklinde Finansal Kiralama Sözleşmesi akdedildiğini, davacı firmanın da bu sözleşmeye, kiracı firma yetkilisi ... ile birlikte müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile kaşe üzerine atılan imza ile kefil olduklarını, kefil olunan toplam tutarın 75.000,00 Euro olduğunu sözleşmenin, noterlik makamı huzurunda davacı firma adına ... tarafından imzalandığını, bu sözleşmelerin ile müvekkili şirket dava dışı kiracı firmaya, sözleşmede belirtilen ve dilekçe ekindeki “Finansal Kiralama Sözleşmesi” içinde yer alan ; 1 Adet 2011 Model, ... Marka, ... 15 tipli, ... şasi seri no’lu, ... motor seri no’lu, 115 BG,8 tekerlekli,... tescil plaka no’lu Silindir ve ekipman ile aksesuarları finansal kiralama yolu ile kiralayarak kiracıya sözleşme ekinde örneği yer alan teslim ve tesellüm belgeleri ile teslim ettiğini, tesellüm belgesinin davacı firma tarafından da imzalanmış olduğunu, dava dışı kiracı tarafından, sözleşmeler gereğince ödenmesi gereken kira borçları vadesinde ve eksiksiz olarak ödenmeyince, kiracı ... Yapı firması ile davacı firmaya , .... Noterliği’nin 14 Kasım 2012 tarih ... yevmiye numaralı ödeme ve fesih ihtarnamesi keşide edilerek, borçlarının temerrüt faiziyle birlikte ödenmesi talep edilmiş, bu ihtarname davacı firmaya tebliğ edilemeden bila iade edilmiş, dava dışı kiracı firma ile davacı yan ihtarnameler ile kendilerine verilen 60 günlük süre sona ermesine rağmen ihtarname ile kendisine tebliğ edilen borçlarını ödememiş, bu suretle akdedilen sözleşme feshedilmiş olup, sözleşme gereği müvekkili şirketin alacaklarının tamamının muaccel hale geldiğini, akdedilen sözleşmenin " Müşterek Borçlu -Müteselsil Kefalet ile İlgili Esaslar " başlığı taşıyan V no'lu maddesi ".....Borcun kiracı için her ne nedenle olursa olsun muaccel olması halinde kendilerine herhangi bir ihbarda bulunmaya gerek olmaksızın iş bu muaccel olan borcun kendileri için de muaccel olacağını..." ve " Müteferrik Hükümler - B. Kiralayanın Dava, takip ve Satma Hakkı " başlıklı maddeleri gereği müvekkili şirket tarafından alacaklarının tahsili amacıyla .... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası üzerinden toplam 23.711,92 Euro üzerinden yasal takibe başlanılmış, takibe dayanak senetler dava dışı kiracı firma ve davacı yan tarafından imzalanarak müvekkili şirkete verilmiş, takibin, davacı şirket bakımından kesinleşmiş olduğunu, daha sonra, müvekkil şirket alacağını diğer davalı şirkete temlik edildiğini, davacının akdedilen sözleşmeden mahkemeye bahsetmeyerek, müvekkili şirkete vermiş oldukları senetlerdeki imzaların yetkilisine ait olmadığını iddia etmiş, akdedilen sözleşme noter huzurunda imzalanmış olup, düzenleme şeklindeki sözleşmeye atılan imzalar ile senet üzerindeki imzaların aynı el ürünü olduğunun ilk bakışta dahi gözle görülmekte olduğunu belirterek, cevap dilekçesinde belirtilen nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın reddine, davacı yanın %20 den aşağı olmayacak şekilde tazminatla yükümlü kılınmasını talep etmiştir.
DELİLLER
Davacı taraf delil olarak; .... Icra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası, .... Noterliğinin 22.12.2010 Tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri, .... Noterliğinin 04.01.2024 Tarih ve ... yevmiye numaralı imza sirküleri, müvekkili şirket yetkilisinin imzalarını havi evrak asılları, müvekkili şirket yetkilisinin resmi kurumlarda ve bankalarda bulunan imzalarının bulunduğu evrak asılları, tanık, yemin, isticvap, bilirkişi incelemesi ve döviz kuru delillerine dayanmıştır. Davalı .......A.Ş delil olarak; davacı adına verilen belgeler, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ve dayanak senetler, tahsilat makbuzu, çek sureti, bilirkişi incelemesi, tanık, keşif, yemin ve her türlü yasal sair delillere dayanmıştır. Davalı ... Anonim Ortaklığı delil olarak; noter ihtarnameleri, müvekkili şirkete ait ticari defter ve kayıtlar, .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası, bilirkişi incelemesi, tanık, yemin, isticvap emsal Yargıtay BAM kararlarına dayanmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
Dava menfi tespit istemine ilişkindir.
06/12/2018 tarihli, 7155 sayılı Kanun'un 20. maddesiyle TTK'ya eklenen ve 28/03/2023 tarihli 7445 sayılı kanunla değişik 5/A maddesi uyarınca, "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. (2) Arabulucu, yapılan başvuruyu görevlendirildiği tarihten itibaren altı hafta içinde sonuçlandırır. Bu süre zorunlu hâllerde arabulucu tarafından en fazla iki hafta uzatılabilir." 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesi uyarınca, "(1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır. (2) Davacı, arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir."
Yukarıda anılan kanuni düzenlemeler gereği eldeki dava, arabuluculuk dava şartına tabi menfi tespit davası olup, dava açılmadan önce arabulucuya başvuru yapılmış olması dava şartıdır.
Davacı vekili 15/04/2024 tarihli ön inceleme duruşmasında arabulucuya başvurmadıklarını beyan ettiğinden, arabulucuya başvurulmadan dava açıldığı anlaşılmakla davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. KARAR: Gerekçesi açıklanan nedenlerle;
1.Davanın usulden reddine,
2.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gerekli olan 427,60-TL maktu karar ve ilam harcının, başlangıçta yatırılan 13.260,95-TL peşin harçdan mahsubu ile bakiye 12.833,35-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3.Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden ve davanın ortak sebeple reddine karar verildiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. Maddesi ve 7/2 maddesi gereğince 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Davalılar tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm kurulmasına yer olmadığına,
6.Davacı tarafça yatırılan ve harcanmayan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı.15/04/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)