Esas No
E. 2021/763
Karar No
K. 2024/746
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/763

KARAR NO: 2024/746

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 02/12/2020

NUMARASI: 2017/1008 E. - 2020/721 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklı)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı şirket arasında, ticari mal alım satımından doğan bir cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalı tarafın müvekkili şirkete ödenmemiş 77.099,56 Euro borcu bulunduğunu, söz konusu 77.099,53 Euro tutarındaki borcun 72.000 Euro tutarındaki kısmı için 09/05/2017 vadeli ve ... nolu 27.000 Euro bedelinde, 31/05/2017 vadeli ve ... nolu 45.000 Euro bedelinde, iki adet çek ödeme aracı olarak davalı şirket tarafından müvekkili şirkete verildiğini, belirtilmiş olan çeklerin müvekkili şirket tarafından bankaya ibraz edilecek iken, davalı taraf, çeklerin karşılıksız çıkması halinde büyük ticari zarara uğrayacağını ve borcun en kısa zamanda ödeneceğini ifade ederek, çeklerin bankaya ibraz edilmemesini talep ettiğini, çekleri yasal süresi içerisinde bankaya ibraz etmediğini, Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... E sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, borçlunun borca itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla, İstanbul Anadolu ...İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasına davalı tarafından yapılmış olan haksız ve hukuka aykırı borca ve yetkiye ilişkin itirazlarının iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere davalı taraf aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; her ne kadar davacı şirket tarafından 26/07/2017 tarihinde icra takibine geçmiş ise de icra dosyasına yaptıkları itirazda bahsettikleri gibi davacı şirkete böyle bir borçları bulunmadığını, bu nedenle fatura ödenmedi iddiası ile icra takibi yaptırılıp dava ikame edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, davacının hukuki yararının mevcut olmadığını, davacı şirket ile müvekkili şirketin tacir olduklarını, iki tarafında defter deliline dayandığını, müvekkili şirketin Van-Erciş içme suyu ihalesi için davacı firmadan malzeme istediğini ancak davacı firmanın malzemeleri göndermediği halde fatura tanzim edip kendilerine gönderdiğini, belirtilen malzemelerin teslim alınmadığını, sevk irsaliyelerinin dosyaya sunulması halinde anılan malların teslim alınmadığının ortaya çıkacağını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı firma tarafından düzenlenen 16/11/2016 tarihli BA-BS mutabakatında davacı firmadan 2016 yılı Ekim ayında 3 adet belge ile 208.192,00 TL. Tutarında mal aldığını, 1 adet belge ile 6.171,00 TL. tutarında mal sattığını-iade ettiğini, 19/12/2016 tarihli BA-BS mutabakatında davacı firmadan 2016 yılı Kasım ayında 1 adet belge ile 22.713,00 TL. tutarında mal aldığını, 31/12/2016 tarihli BA-BS mutabakatında davacı firmadan 2016 yılı Aralık ayında 1 adet belge ile 87.639,00 TL. tutarında mal aldığını bildirdiği, davalı firma tarafından beyan edilen BA-BS mutabakat formlarının davacı kayıtları ile uyumlu olduğu, davacı firma tarafından düzenlenen 133.391,84 Euro tutarındaki faturaların davacı ve davalı kayıtlarında mevcut olduğu, ayrıca davalı firma tarafından davacı firmaya yazılan 31/12/2016 tarihli cari hesap mutabakat yazısında, davacı firmaya 31/12/2016 tarihi itibariyle 25.123,30 Euro borçlu olduğunu bildirdiği, söz konusu tutarın davacı kayıtlarıyla uyumlu olduğu anlaşılmaktadır. Yine bilirkişi tespitlerine göre; 2017 yılı içerisinde herhangi bir fatura düzenlenmediği, bakiye 25.123,30 Euro borç bakiyesi için davalı firma tarafından 29.023,77 Euro havale ile birlikte 45.000,00 Euro tutarında çek olmak üzere toplam 74.023,77 Euro ödeme yapıldığı, ancak toplam 126.000,00 Euro tutarlı çekin tahsil edilmeyerek iptal edildiği, davalı firma tarafından 2016 ve 2017 yıllarında verilen çeklerin tahsil edilememiş olması nedeniyle davacının cari hesaptan dolayı davalıdan 77.099,53 Euro alacaklı bulunduğu, takipten önce davalının temerrüte düşürüldüğü hususunun ispatlanamadığı bu nedenle işlemiş faiz talep edemeyeceği anlaşılmakla, asıl alacak üzerinden takibin devamına, işlemiş faiz talebinin reddine, alacağın likit olması sebebiyle icra inkar tazminatına hükmedilerek ..." gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında borca itirazının kısmen iptali ile takibin 77.099,53 Euro asıl alacak üzerinden devamına, işlemiş faiz isteminin reddine, takipten itibaren asıl alacağa 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre faiz yürütülmesine, alacak likit olduğundan alacağın tahsil tarihindeki Euro efektif satış kuru üzerinden hesaplanacak tutarın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın kısmen kabulüne karar verildiğini ancak takipten önce davalının temerrüte düşürüldüğü iddialarına dayanılarak talep ettikleri faiz isteminin reddedildiğini, faize ilişkin ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu iki adet EURO bedelli çekin müvekkili şirkete davalı tarafından verildiğini, çeke dayalı alacaklarda faiz talep edebilmek için borçlunun temerrüte düşürülmesi şartının bulunmadığını, çekin keşide tarihinden itibaren faizin işletilmesi gerektiğini, çeklerin keşide tarihleri incelenerek davalının takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğüne karar verilmesi gerektiğini,

TTK 94 maddesi gereğince cari hesap mutabakatının söz konusu olduğu hallerde temerrüt olgusunun aranmayacağının ifade edildiğini, dosya kapsamından anlaşılacağı üzere taraflar arasında belirli dönemlerde mutabakat yapıldığından temerrütün varlığına gerek kalmadığını,

TTK'nın 1530 maddesine göre davalı şirketin ihtara gerek kalmaksızın temerrüte düştüğünü, bu nedenlerle davalının temerrüte düştüğünün dosyadaki belgelerden anlaşıldığını iddia ederek, kararın kısmi redde ilişkin kısmının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturalı alacağının tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın İİK'nın 67.maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Taraflar arasında, ticari ilişkinin varlığı konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, davacı takip alacaklısının takibe konu etmiş olduğu işlemiş faiz alacağına hak kazanıp kazanmayacağı ve mahkemenin kısmen kabul kararının usul ve yasaya uygun bulunup bulunmayacağına ilişkindir.Dosya kapsamından, davacı şirket tarafından davalı şirket adına ticari satıma konu olan faturaların düzenlendiği, davalı şirketin davacı şirket adına ... Bankasının Kocaeli İzmit Şubesindeki çek hesabından davacı şirket adına 31.05.2017 keşide tarihli 45.000,00 EURO bedelli ve 05.05.2017 keşide tarihli 27.000,00 EURO bedelli çekleri keşide ettiği, çeklerin davacı şirkete teslim edildiği, taraflar arasında 31.12.2016 tarihli cari hesap mutabakatının mevcut olduğu, mutabakatta 31.12.2016 tarihi itibariyle 25.123,30 EURO alacak bakiye verdiğinin belirtildiği, davacı şirket tarafından cari hesap ve faturadan kaynaklanan 77.099,53 EURO asıl alacak ile 1.379,87 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.479,40 EURD alacağın tahsili amacıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında 26.07.2017 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, takibe esas olarak 29.12.2016 tarihli 28.025,00 EURO bedelli, 7.868,42 EURO bedelli fatura, 07.10.2016 tarihli 50.268,00 EURO bedelli, 7.281,90 EURO bedelli, 04.10.2016 tarihli 9.107,24 EURO bedelli, 12.998,88 EURO bedelli faturaları, çekleri ibraz ettiği, davalı şirket tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık süre içerisinde iş bu davayı açmış olduğu anlaşılmıştır. 03.09.2019 tarihli bilirkişi raporunda; davalı şirketin defter ve belge ibraz etmediği, davacı şirketin ibraz ettiği defterlerin usulüne uygun olarak açılış ve kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, davacı, ...nce ibraz edilen 2017 yılına ilişkin ticari defterlerinin; T.T.K. 64 ve 66. maddeleri ile V.U.K. 220-226. maddelerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı, sahibi lehine delil vasfına haiz olup olmayacağı hususunun mahkemenin takdirinde olduğu, davalı; ... Tic. Ltd. Şti'nin inceleme günü defter ve belge ibraz etmediği, bu nedenle bilirkişi incelemesi yapılamadığı ve dosyanın iade edildiği, inceleme kısmında ayrıntılı olarak açıklandığı üzere; davacı firmanın davalı firmadan takip tarihi itibari ile cari hesaptan kaynaklı 77.099,53-Euro alacağının olduğu, davacı ile davalı arasında fiili bir cari hesap ilişkisi bulunduğu, TTK 92 madde/TTK 94. madde yerine getirilmediğinden, davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüte düşürmediği, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas numaralı dosyası 77.099,53-Euro ana para ve 1.379,87 EURO faiz olarak talep edildiği, davacının davalıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürmediği, bu nedenle faiz talebinin uygun olmadığı, cari hesaptan kaynaklı asıl alacak tutarı için takip tarihinden ödeme gününe kadar faiz talebinin uygun olduğu, alacak tutarının belirli ve bilinebilir olduğu belirtilmiştir. Davacı vekili, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçesinde; davalı tarafın temerrüte düşürülmesine gerek bulunmadığı, taraflar arasında belirli dönemlerde mutabakat yapıldığı belirtilerek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen gerekçelere istinaden ,davalı borçlu şirketin icra takibi öncesinde temerrüte düşürülmüş olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın takip konusu asıl alacak miktarı yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava, açık hesap ve faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davasıdır. Davanın konusu kambiyo senetlerinin tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemi değildir. Diğer taraftan, davacı vekilince taraflar arasında cari hesap mutabakatının bulunduğu, yasal düzenleme kapsamında temerrütün gerekmediği iddia edilmiştir. Ne var ki, bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere ,taraflar arasında TTK'nın 89/2.maddesinde düzenlendiği üzere yazılı bir cari hesap sözleşmesinin mevcuduna dair delil mevcut değildir. Bu nedenle fiili şekilde gerçekleştirilen cari hesap kaynaklı alacaktan dolayı davalı borçlu şirketin temerrüte düşürülmüş olduğundan söz edilemeyeceğinden aksi iddialar yerinde görülmemiştir. TBK'nın 117 maddesinde, borçlunun temerrütü üst başlığı ile 1.fıkrada, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüte düşeceği belirtilmiştir. Yasanın düzenlemesi emredici niteliktedir. Davacı tarafça ,davalının usulüne uygun şekilde ihtar edilerek temerrüte düşürülmüş olduğu ispat edilemediğinden mahkeme tarafından takibe konu edilen işlemiş faiz miktarının reddi yönündeki verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına; bakiye 368,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353.1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 09.05.2024 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog