. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
GEREKÇELİ KARARIN
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
TALEP
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 05/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili şirketten çeşitli tarihlerde toplamda 60.032,5 kg dana karkas et satın aldığını, satılan etlere ilişkin düzenlenen faturalardan 1.197.405,85TL bakiye borcun ödenmediğini, müvekkilinin alacağının tahsili için Ereğli İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafça itiraz edildiğini, icra müdürlüğünce itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın icra takibine konu fatura bedellerine süresi içinde itiraz etmeyerek fatura borçlarının muaccel hale geldiğini, icra takibine itiraz ederek borçlu olmadığını ileri süremeyeceğini, fatura bedeline ilişkin malların davalıya teslim edildiğini bu durumun davalı tarafında kabulünde olduğunu, dava öncesi yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını beyanla icra takibine yapılan itirazın iptaline, davalının %40'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili mahkememize vermiş olduğu 15/05/2023 havale tarihli cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafından sunulan cevap dilekçesinde taraflar arasındaki ticari ilişkinin mevcut olduğunun kabul edildiğini, cevap dilekçesindeki iddia ve beyanlarını usul ve yasaya aykırı olduğunu ve kabul etmediklerini, davalı tarafın ödemelerin alınan mal miktarına göre yapılması yönünde taraflar arasında mutabakat sağlandığı iddiasının kabul edilemez olduğunu bu durumun hayatın olağan akışına ve kanunlara da aykırı olduğunu, müvekkilinin ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olarak tutulduğunu, alınan ve satılan mallara ilişkin fatura giriş ve çıkışlarının usulünce yapıldığını, aksi halde müvekkili şirketin zarara uğrayacağının açık olduğunu, davalı tarafın malların teslim alınmadığı iddiasını da kabul etmediklerini, davalı tarafça aynı dönemde kesilen diğer fatura bedellerinin ödenmesi dahi malların teslim alındığının açık delili olduğunu, taraflar arasındaki telefon mesajlaşmaları incelendiğinde de malların teslimi hususunun tespit edilebileceğini, malların teslimi hususunda tanıklarının da olduğunu, davalı tarafın düzenlenen fatura bedellerine itiraz etmeyerek faturaların muaccel hale geldiğini beyanla öncki talepleri gibi davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili mahkememize vermiş olduğu 28/04/2023 havala tarihli cevap dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından davacıdan ticari olarak mal alınmakta olduğunu, taraflar arasında süregelen bir ticari ilişki olduğunu, davacı firma göndermiş olduğu mallara ilişkin düzenlediği faturaları müvekkili muhasebe birimine gönderdiğini, daha sonra taraflar arasında yapılan mutabakatla hesapların kapatılmasına ve kalan bakiye ödeme mevcut ise ödenmesine veyahutta fazlalık varsa mal gönderilmesine karar verilmesine karar verildiğini, müvekkili şirket tarafından ödemelerin artık fatura üzerinden değil gelen mal miktarı üzerinden yapılmaya başlandığını, sonrasında taraflar arasında anlaşmazlık yaşandığını, davacı tarafça gönderilmeyen mallara ilişkin gönderildiği iddia edilerek bedelinin talep edildiğini, müvekkilinin mal alışı olmadığından bir borcunun olmadığını söylediğini, davacı tarafından ise gönderilmemiş olmasına rağmen ellerinde fatura olduğu iddiası ile fatura bedellerinin ödenmesinin talep edildiğini, bunun üzerine davaya konu icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin davaya konu fatura bedellerine ilişkin mal alışının olmadığını, bu malların teslimini almadığını, malların teslimine ilişkin davacı tarafından da bir belge ibraz edilemediğini bu nedenle de bir borcunun olmadığını, açılan davanın haksız ve kötün niyetli olduğunu beyanla davanın reddine, davacı tarafın kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Mahkememizce Ereğli İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, Ereğli Vergi Dairesi Müdürlüğünden ve Tuna Vergi Dairesi Müdürlüğünden dava taraflarına ilişkin kayıtlar celp edilmiş, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden, İstanbul Esnaf ve Sanatkarlar Odası Başkanlığından ve İstanbul Vergi Dairesi Başkanlığından davalının tacir olup olmadığı araştırılmış, taf defter ve kayıtları üzerinde muhasebe uzmanı bilirkişilerden rapor alınmıştır.
Ereğli İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı olduğu, borçlusunun mahkememiz dosyası davalısı olduğu, faturaya dayadan cari hesap alacağı olan 1.197.405,85 TL alacağın tahsili için başlatılan ilamsız icra takibine borçlu tarafından yapılan itiraz üzerine icra müdürlüğünce 07/03/2023 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 13/12/2023 tarihli raporda özetle; "...1-Davacı şirket 2022 yıllarında ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yapılmış olduğu , 2023 yılı açılış tasdikinin usulüne uygun olarak yapılmış olduğu, 2023 yılı kapanış tasdikinin cari yılı takip eden yılın 6.ayı sonuna kadar yapılması gerektiğinden ve henüz cari kayıt işlemleri yapılmakta olduğundan 2023 yılı kapanış tasdikinin yapılmamış olduğu tarafımdan tespit edilmiştir. -Tarafımdan davacı şirket ....’nin incelenen 2022-2023 yılı defterlerinin muhasebe esaslarına uygun şekilde TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu, defterlerin kendi içerisinde birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, sahibi lehine delil olabileceği tarafımdan tespit edilmiştir.
2.Davacı şirket ticari defter kayıtlarına göre davalı şahsın davacı şirkete toplam 1.197.405,85-TL borçlu olduğu tarafımdan tespit edilmiştir.
3.Yasa gereği taraflar arasında e-fatura düzenlendiğinden BS verme zorunluluğu olmadığından satışlarla ilgili davacı şirket tarafından BS formu düzenlenmemiştir.
25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:... )'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: ... ) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek. -Davacı şirket tarafından Ticari deftere kayıt edilen ödemeler (davalı yanın yapmış olduğu) şirketin ... T.A.Ş. ... Şubesine gelen havale ve post ödemelerine göre kayıt edilmiştir. -E-Arşiv fatura üzerinde (aşağıda yada yukarıda ) şirket kaşesi olmadığından açık-kapalı değerlendirilmesi tarafımdan yapılmamış tır. Ancak ... hesap (ALICILAR HESABI) davacı şirket ticari defterinde çalışmış olup buna göre cari hesap ilişkisi mevcut olup bu sebeple faturanın da açık fatura olarak değerlendirileceği tarafımdan tespit edilmiştir...." kanaatleri bildirilmiştir. Davalı şirket defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılarak muhasebe uzmanı bilirkişi tarafından mahkememize sunulan 11/03/2024 tarihli raporda özetle; "...1-Davalı ... 2022 yılındaki ticari defterlerinin açılışı usulüne uygun yapılmış olduğu, davalının E defter uygulamasına tabi olmasından mütevellit yevmiye defteri ve defteri kebir onaylatılmayıp, aynı gerekçe ile de defter kapanış tasdikinin usule uygun olarak yaptırılmadığı,
2.Tarafımdan davalı firma ...’ nun incelenen 2022-2023 yılı defterlerinin muhasebe esaslarına uygun şekilde TTK ve VUK hükümlerine göre düzenlenmiş olduğu, defterlerin kendi içerisinde birbirlerini doğrular nitelikte olduğu, sahibi lehine/aleyhine delil olabileceği tarafımdan tespit edilmiştir.
3.Davalı firmanın davacı şirkete (davalı şahıs defter kayıtlarına göre) toplam 2.840.800,00-TL borçlu olduğu tarafımdan tespit edilmiştir.
4.Yasa gereği taraflar arasında e-fatura düzenlendiğinden mütevellit BA verme zorunluluğu olmadığından alışlarla ilgili davalı şahıs tarafından BA formu düzenlenmemiştir.
25.01.2021 tarihinde 31375 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No:... )'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Sıra No: ... ) ile 01.07.2021 tarihinden itibaren uygulanmak üzere, e-Belge (e-Fatura ve e-Arşiv Fatura) olarak düzenlenen belgeler, Form BA ve Form BS bildirimlerine dâhil edilmeyecek.
5.Davalı şahıs tarafından Ticari deftere kayıt edilen ödemeler (davalı yanın yapmış olduğu) şirketin ... T.A.Ş. ... Şubesine giden havale ve post ödemelerine göre kayıt edilmiştir.
6.E-Arşiv fatura üzerinde (aşağıda yada yukarıda ) şirket kaşesi olmadığından açık-kapalı değerlendirilmesi tarafımdan yapılmamıştır. Ancak 320 hesap (SATICILAR HESABI) davalı şahıs ticari defterinde çalışmış olup buna göre cari hesap ilişkisi mevcut olup bu sebeple faturanın da açık fatura olarak değerlendirileceği tarafımdan tespit edilmiştir..." kanaatleri bildirilmiştir. DAVANIN NİTELİĞİ, DEĞERLENDİRİLME VE GEREKÇE : Dava, faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış icra takibine yönelik itirazın iptali davasıdır.
Davacı şirket tarafından, davalıya yapılan karkas et satışı nedeniyle düzenlenmiş faturalandan kaynaklı alacağın tahsili amacıyla Ereğli İcra Müdürlüğünün 2023/1098 esas sayılı dosyasında ilamsız takip başlatıldığı, davalının borcun miktarına ve ferilerine itirazı sonucunda takibin durdurulduğu, eldeki davada, davalının icra dairesine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamının hak düşürücü süre içerisinde talep edildiği anlaşılmıştır. Dava tarafları arasında, davacının düzenlediği takip konusu faturalar nedeniyle davalının davacıya bir borcunun olup olmadığı, varsa miktarı, uyuşmazlık konusudur.
Türk Medeni Kanunu'nun 6. maddesine göre; “Kanunda aksine hüküm bulunmadıkça taraflardan her biri dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” İspat yükü kenar başlıklı HMK'nın 190. maddesine göre; “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” Belirtilen yasa hükümleri karşısında, alacağın tahsili için girişilen icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında kural olarak ispat yükü davacı alacaklıya aittir. Bununla birlikte itirazın iptali davasında davalı borçlunun ödeme savunmasında bulunması ya da borcu ortadan kaldıran diğer itirazları ileri sürmesi halinde ispat yükü yer değiştirecek ve davalıya geçecektir. İş bu davada ispat yükü, alacaklı olduğunu iddia eden davacı taraf üzerindedir.
Davacı vekili müvekkilinin alacağına dayanak olarak ticari defter ve belgelerine dayanmış olup; davanın her iki tarafı da tacir olduğundan eldeki davada ticari defterlerin delil vasfı taşıdığı izahtan varestedir. 6100 Sayılı HMK'nun 222.maddesi: "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-7251/23 md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.(1) (4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." hükmünü içermektedir. Dosyaya bildirilen adreslerde her iki tarafın ticari defterleri üzerinde muhasebeci bilirkişilere inceleme yaptırılmış, bilirkişiler tarafından, dosya kapsamına uygun olan ve mahkememizce de benimsenen gerekçeli ve denetlenebilir raporlar dosyaya sunulmuştur.
Davacı şirketin defterlerini inceleyen serbest muhasebe uzmanı bilirkişi 13/12/2023 tarihli raporunda; ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yine usule uygun ve süresinde yaptırıldığı ve delil niteliğini haiz olduğu, davacının davalı adına kestiği dava ve takip konusu faturaların davalı borçlandırılarak defterlere kaydedildiği, davacı adına düzenlenmiş herhangi bir iade faturası kaydı bulunmadığı ve ayrıca alacağın tahsil edildiğine ilişkin bir kayıt da olmadığı, takip tarihi itibariyle davacı kayıtlarına göre davacının davalıdan 1.197.405,85 TL kadar alacaklı olduğu tespitlerine yer vermiştir. Diğer taraftan davalı şirketin defterlerini inceleyen muhasebe uzmanı bilirkişi 24/03/2021 tarihli raporunda, ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, açılış kapanış tasdiklerinin yine usule uygun ve süresinde yaptırıldığı ve delil niteliğini haiz olduğu, davacının davalı adına kestiği, takibe konu edilmiş faturaların davalı defterlerine borç olarak kaydedildiği, fatura bedellerinin ödendiğine ya da iade faturası düzenlendiğine ilişkin bir kayıt olmadığı, davalı defterlerine göre takip tarihinde davalının davacıya 2.840.800 TL borçlu olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Görüldüğü üzere, davalı, kendi ticari defterlerine dava ve takip konusu faturaları borç olarak kaydettiğinden ve borcun ödendiğine ya da bir şekilde sonlandırıldığına dair dosyaya bir delil sunmadığından ve ayrıca davalı yemin deliline de dayanmadığından takibin ödeme emrinde belirtildiği şekliyle devamına karar vermek gerekmiştir.
İtirazın iptali davası, alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK’nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması hâlinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkâr tazminatına da hükmedilebilir (... , B: İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,223). Eldeki davada takip konusu alacağın faturaya dayanması karşısında alacak belirlenebilir (likit) olup davacı yararına icra inkar tazminatına karar verilmesi gerekmiştir.
1.DAVANIN KABULÜ İLE, Davalının Ereğli İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine yapmış olduğu itirazın iptali ile takibe ödeme emrinde belirtildiği şekliyle aynen devam olunmasına,
2.İcra takibine konu asıl alacağın %20'si olan 239.481,17TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Hazine tarafından karşılanan 3.120,00TL arabuluculuk giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 81.794,79TL karar ve ilam harcından dava açılırken peşin olarak alınan 14.461,67TL ve icra müdürlüğüne yatırılan 5.987,03TL harcın toplamı olan 20.448,70TL harcın mahsubu ile bakiye 61.346,09TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, -Harçlar Kanunun 29. maddesi gereğince davacı alacaklının icra müdürlüğüne yatırdığı binde beş tahsil harcı mahkeme harçlarına mahsup edildiğinden bu hususun icra müdürlüğünce resen dikkate alınmasına,
5.Davacı tarafından yapılan 179,90TL başvuru harcı, 25,60TL vekalet suret harcı, 14,461,67TL peşin harç, 5.987,03TL icra müdürlüğüne yatırılan harç, 4.000,00TL bilirkişi ücretleri ve 161,75TL posta-tebliğat gideri olmak üzere toplam 24.815,95TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.AAÜT'ye göre hesaplanan 161.714,64TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider avansından artan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgili tarafa iadesine,
Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince (2) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere ve oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 24/04/2024 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...
(e-imzalıdır)