1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Davacı tarafından davalı aleyhine açılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda, tüm dosya incelendi. İDDİA VE TALEP:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: 20/08/2019 tarihinde müvekkili ...ın eşi... sevk ve idaresindeki motorsiklet ile seyir halinde iken ... plakalı aracın motorsiklete arkadan çarpması neticesinde çift taraflı yaralamalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza nedeniyle müvekkilinin hayati risk geçirdiğini, müvekkilinde telafisi mümkün olmayan sonuçlar meydana geldiğini, davalı sigorta şirketin başvuru yapıldığını ancak herhangi bir anlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin hayatını tek başına idame edemediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100 TL kalıcı iş göremezlik, 100 TL geçici iş göremezlik, 100 TL bakıcı ve bakım gideri, 100 TL sgk tarafından karşılanmayan tedavi gideri, 100 TL yol giderinden oluşan maddi tazminatın 20/08/2019 kaza tarihi, sigorta şirketinden ise 04/07/2020 hasar ret tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili ile 70,000 TL manevi tazminatın sadece sürücü ve işletenden 20/08/2019 kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsili davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP VE SAVUNMA:
Davalı... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ve davacının ikametgahının Demirci ilçesinde bulunduğunu, kazanın Demirci ilçesinde meydana geldiğini, davanın Demirci Mahkemelerinde açılması gerektiğini, yetki itirazında bulunduklarını, davacının müvekkillerinin kusuru ile zararını ispatlaması gerektiğini, davacının maluliyeti ile kusur durumunun ATK tarafından tespiti gerektiğini, davaya konu kazanın dava dışı sürücünün kusuru ile meydana geldiğini, ayrıca davacının koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle meydana gelen zararın artışına sebebiyet verdiğini, müterafik kusurun değerlendirilmesi gerektiğini, talep edilen faizin ve başlangıç tarihinin yasaya aykırı olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu kazada sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline usulüne uygun bir başvurunun bulunmadığını, zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, kaza ile meydana gelen zarar arasındaki illiyet bağının ve kusur oranlarının tespit edilmesi gerektiğini, davacıya dava dışı kişi ve kurumlar tarafından yapılan ödemelerin hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini, ayrıca hatır taşıması ve müterafik kusurun tazminattan tenzili gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe teminat limiti ve sigortalı sürücünün kusuru ile sorumlu olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, 6098 Sayılı TBK'nın 71 ve 2918 Sayılı KTK'nın 85 ve devamı maddeleri kapsamında açılan motorlu araç işletilmesinden kaynaklanan maddi tazminat(sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, sgk tarafından karşılanmayan tedavi gideri) ve manevi tazminat isteğine ilişkindir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davalı...'ın sevk ve idaresindeki... plakalı araç ile dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki tescilsiz plakasız motorsikletin çarpışması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiği, davacı ...n meydana gelen kazada yaralandığı, maddi ve manevi zarara uğradığı iddiası ile tazminat talebine ilişkin iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 116. maddesi gereği kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı ilk itiraz mahiyetinde olup, aynı yasanın 117.maddesi gereği cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekmektedir. Davalılar... ve ... vekili 06/10/2020 tarihli cevap dilekçesiyle yetki ilk itirazında bulunmuş olup, cevap dilekçesinin ve yetki ilk itirazının süresinde olduğu anlaşılmıştır.
Dava konusu uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın haksız fiillerden doğan davalarda yetkiyi düzenleyen 16. Maddesinde "haksız fiillerden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği veya gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesinin yetkili olduğu" düzenlenmiştir.
HMK 16. Madde düzenlemesinin kamu düzenine ilişkin olmaması sebebiyle davada genel yetkili mahkemeler de yetkili olup genel yetki düzenlemesine ilişkin 6. Maddede davanın açıldığı tarihteki davalı yerleşim yeri mahkemelerinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Karayolları Trafik Kanunun'un 110/2 maddesine göre ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" yine Karayolları Motorlu Araçlar ZMSS Genel Şartları c.7. maddesine göre "uyuşmazlık halinde hak sahibi sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesi yapan acentenin bulunduğu yer mahkemelerinde, kazanın meydana geldiği yer mahkemesinde yada zarar görenin ikametgahının bulunduğu mahkemede dava açabilecektir".
Somut olayda davacı ve davalılar ...'ın Demirci ilçesinde ikamet ettiği, haksz fiilin Demirci ilçesinde meydana geldiği, sözleşmeyi yapan acentenin Demirci'de olduğu, yetki itirazında bulunan davalılar... ve ...'ın adresinin ise Demirci ilçesi olması nedeniyle bu durumda yetkili mahkemelerin Demirci Mahkemeleri olduğu, davacı tarafın bu mahkemelerden birini seçip dava açmak yerine mahkememizde dava açması nedeniyle davalıların yetki itirazında haklı olduğu ve yetkili mahkemeyi seçme hakkının da itiraz eden davalılara geçtiği, davalıların yetkili mahkeme olarak ikametinin bulunduğu Demirci mahkemelerini gösterdiği, davalıların sorumluluğunun aynı maddi olaydan kaynaklandığı ve zararın tek olduğu, bu nedenle davaların birlikte görülmesinin zorunlu olduğu, 6100 sayılı HMK'nun 7. Maddesine göre tüm taraflar yönünden ortak yetkili mahkemenin Demirci mahkemeleri olduğu anlaşıldığından davanın mahkememizin yetkisizliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davalıların yetki itirazının kabulü ile, davanın yetki yönünden USULDEN REDDİNE,
Yetkili Mahkemenin Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi ( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olması nedeniyle mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE,
2.6100 sayılı HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca dosyanın yetkili Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi ( Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) gönderilmesi halinde, yargılama harç ve giderlerinin görevli mahkemece değerlendirilmesine; aksi durumda resen dosyanın ele alınarak yargılama giderleri hususunda bir karar verilmesine,
3.6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi uyarınca görevsizlik kararına karşı taraflarca kanun yoluna başvurulmaması durumunda kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde talep halinde dosyanın yetkili Demirci Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi sıfatıyla)ne gönderilmesine, tarafların belirtilen süre içerisinde mahkememize başvurmaması durumunda DAVANIN AÇILMAMIŞ SAYILMASINA karar verileceğinin taraflara ihtarına ( DAVACI VEKİLİNE İHTARAT YAPILDI),
Dair, karar HMK 341vd maddeleri gereğince tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize veya aynı nitelikteki başka yer Mahkemesine verilecek dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemeleri nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2021 Katip ... E-İMZA Hakim ... E-İMZA