Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2022/977
Karar No
K. 2024/154
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/977 Esas
KARAR NO: 2024/154 Karar
DAVA: Alacak (Adi Ortaklıktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 31/10/2022
KARAR TARİHİ: 20/02/2024

GEREKÇELİ KARARIN

YAZILDIĞI TARİH: 29.02.2024

Davacı tarafından mahkememizde açılan Alacak (Adi Ortaklıktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde; Huzurdaki davada yetkili ve görevli mahkemenin Bakırköy Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, müvekkili .... Sanayi ve Ticaret A.Ş. ile Davalılar .... sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. anlaşarak aralarında "... İnşaat konut ve ortakları" adında bir adi ortaklık kurulduğunu, taraflarca kurulan bu adi ortaklık kuruluş amacı gereğince ve bu doğrultuda "Tapunun İstanbul İli ... İlçesi .... mahallesi ... ada .... parselde kayıtlı açık adresi İstanbul ... mahallesi ... caddesi (.... apt.) No: 8" olan arsada dönüşüm yasası kapsamında arsa sahipleri ile anlaşarak kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaparak bina inşaat işini aldığını ve bu arsada ... Apt. adlı binayı inşa ettiğini ve bu inşaatı eksiksiz bitirerek arsa sahiplerine de aralarındaki sözleşmeye uygun olarak teslim ettiğini, bina inşaatına başlanmadan önce Adi Ortaklık Binanın Elektrik tesisatlarının yapılması için .... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi adlı taşeron firma ile ....ın Mekanik işlerinin yapılması için de .... Sanayi ve Tic.Ltd.Şti adlı firma ile anlaşıldığını ve bu iki firma ile yapılan sözleşmelerde yapacakları işlerin karşılığı olarak yapılacak .... apartmanının 3’cü Kattaki 13 nolu bağımsız bölüm dairesinin tapusunu bu iki firmaya yarı yarıya hisse ile verilmesinin kararlaştırıldığını, inşaatın yapılıp bitirilmesi karşısında adi ortaklığın ortakları olan şirketlerin temsile yetkilileri olarak davacı şirket adına özel yetki belgesi ile yetkilendirilen ..., Davalı ... sanayi ve Ticaret A.Ş. Adına ... ve ...Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti yetkilisi ... bir araya gelerek protokol yapıldığını, 15.10.2020 tarihli protokolün hükümlerinin yerine getirilerek Adi ortaklığın protokol şartlarında tasfiye edilmesini bekler iken yeni öğrendiklerine göre; Adi Ortaklığın Vergi Dairesinden beklenen alacağı olan KDV iade alacağı olarak 10.09.2021 tarihinde ortaklığın ... Bankası .... Şubesindeki hesabına 636.718,40 TL yatırıldığını, ortaklığın hesabına gelen bu 636.718,40 TL KDV iade alacağının geldiğini öğrenen davalıların, davacı şirketten gizlice ortaklığı birlikte imzaları ile temsil etme yetkilerine dayanarak .. Bankası .... Şubesine aceleyle aynı gün 10.09.2021 tarihinde yazılı talimat vererek Kdv iadesi olarak gelen iş bu 636.718,40 TL,sının ... Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti,nin ... Bankasının IBAN .... hesabına Havale/EFT ile göndermişler bu paranın tamamını birlikte zimmetlerine geçirerek paylaştıklarını, neticede davacı müvekkili şirket ile davalı şirketler ... İnşaat konut ve ortakları adı altında kurdukları adi ortaklığın ortakları olup adi ortaklığın üstlendiği inşaatı yapıp bitirmesi karşısında ortaklar adi ortaklığın tasfiyesi için 15.10.2020 tarihinde imzaladıkları protokole davalılar uymayarak sahip oldukları adi ortaklığı temsil ve ilzam yetkisi veren imzalarını güveni kötüye kullanarak adi ortaklığa Vergi dairesince iade edilen 636.718,40 TL. KDV iadesinden davacı müvekkilimize verilmesi gerekirken zimmetlerine geçirdikleri 318.359.20- TL'sinin fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 25.000,00-TL'sinin zimmete geçirme tarihi olan 10.09.2021 tarihinden itibaren en yüksek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı müvekkiline verilmesine, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin de davalılara yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; Davacı ... huzurdaki basit yargılama usulüne tabi davada, somutlaştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, huzurdaki davada, davacı tarafın yargılamaya konu istemlerine dair 15/10/2020 tarihli bir protokol dayanak gösterildiğini, söz konusu protokol incelendiğinde dava dışı .... İnş. Konut Ve Ortakları Adi Ortaklığı'nın aldığı bir takım ortaklar kurulu kararlarının yazılı olduğunun görüleceğini, 15/10/2020 tarihli protokolde imzası bulunan ...'in protokol tarihinde adi ortaklık ve adi ortaklığı oluşturan şirketlerde temsil ve imza yetkisi bulunmadığını, .. Kentsel Dön. İnş. Konut Paz. San Ve Tic. A.Ş'nin protokol tarihindeki temsilci ve yetkilisinin .... olduğunu, söz konusu protokolün ortaklar kurulu kararı niteliğinde olduğunu, TBK mad. 624 gereğince ortakların oy birliğinin şart olduğunu, temsil ilzama yetkisi bulunmayan ... tarafından atılan imzanın hukuken geçersiz olması nedeniyle oybirliği şartı sağlanmadığını, bu nedenle bahse konu protokolün usulen ve hukuken geçersiz olduğunu, davacı tarafça protokolde imzası bulunan ...'in adi ortaklık yapısını oluşturan şirketlerin hiçbirinde temsil ve imzalama yetkisi bulunmadığını, Adi Ortaklık altında yer alan ... Kentsel Dön. İnş. Konut Paz. San Ve Tic. A.Ş'nin protokol tarihindeki temsilci ve yetkilisinin .... olduğunu, Adi Ortaklık sözleşmesinde de bizzat imzasının mevcut olduğunu, ancak takibe dayanak gösterilen protokolde .... yerine temsil ilzama yetkisi bulunmayan ve konunun hukuki yönden muhatabı olmayan ...'in imzasının mevcut olduğunu, dolayısıyla hukuken şirketi temsil yetkisi bulunmayan bir şahıs tarafından imzalanan protokolün geçerliliği ve bağlayıcılığının bulunmadığını, neticede fazlaya dair hak ile alacaklar saklı kalmak kaydıyla; davacı tarafından ikame edilen haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın usul ve esastan reddi ile masraf ve ücreti vekaletin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... Gayrimenkul İnş. Taah. Site Yön. Org. Tur. Mob. San Ve Tic. A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, taraflarınca zamanaşımı def'i ve itirazının öne sürüldüğünü, davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, dava dilekçesinde bahsedilen 15.10.2020 tarihli Protokol; "... İnşaat Konut ve Ortakları" Adi Ortaklığını bağlayacak nitelikleri haiz olmadığını, anılan protokol nedeniyle adi ortaklığı oluşturan ortaklar dava dilekçesinde zikredilen yükümlülükler altına girmediklerini, protokol başlıklı metinde imzacılardan birinin davacı ... Kentsel Dönüşüm A.Ş. unvanlı anonim şirket olduğunu, ancak; imza tarihinde, davacı şirketin yetkilisi .... sayılı ve ... tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlandığı şekliyle dava dışı ... olduğunu, şu hâlde; kural olarak davacı şirketi kural olarak ... yönetip, temsil edebileceğini, davacı şirketin Esas Sözleşmesinin; 8807 sayılı ve 24.04.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinin .... ve .... sayfasında ilân edildiğini, davacı şirketin esas sözleşmesinin şirketin temsili başlıklı 8. Maddesi açıkça; "Şirketin Yönetimi ve dışarıya karşı temsili Yönetim Kurulu'na aittir. Şirket tarafından verilecek bütün belgelerin ve yapılacak sözleşmelerin geçerli olabilmesi için bunların şirket unvanı altına konmuş ve şirketi ilzama yetkili kişi veya kişilerin imzasını taşıması gerekmektedir." hükmünü taşıdığını, Protokolün imza tarihinde, şirketin yetkilisi ve temsilcisinin ... olduğunu, anılan Türk Ticaret Kanunu hükümleri ile Davacı Şirket Esas Sözleşmesi birlikte değerlendirildiğinde; Protokolün imza tarihinde şirketin yetkilisi ve temsilcisinin ... olduğu, şirket esas sözleşmesinde işbu yönetim yetkisi yahut temsil yetkisinin 3. Kişilere Devredilebileceği yönünde şirket Yönetim Kuruluna yetki verilmediği ve hatta Davacı Şirket Esas Sözleşmesinde, davacı şirket adına yapılan Sözleşmelerin geçerli olabilmesi için, yetkili kişilerim imzasını taşımasının şart koşulduğu gerçeği karşısında, Kanuna ve Davacı Şirket Esas Sözleşmesine aykırı olarak anılan Protokolün davacı şirket tarafından imza edildiğini kabul etmenin mümkün olmadığını, dava dışı ...'in; Protokolün imza tarihi olan 15.10.2020 tarihinde, davacı şirketin yöneticisi ve temsilcisi olmadığının açık olduğunu, Protokolün imza tarihi itibarıyla dava dışı ...'in davacı şirketi temsil yetkisi de bu nedenle olmadığını, özetle ve sonuç olarak; anılan Protokolün davacı şirket tarafından imza edildiğini söylemenin hukuken mümkün olmadığını, 15.10.2020 tarihli Protokol hakkında yukarıdaki itirazları saklı kalmak kaydıyla; Protokol metni ile Adi Ortaklık Sözleşmesi bir bütün olarak değerlendirilir ise, huzurdaki davanın haksız ve hukuka aykırı olduğu bir kez daha anlaşılacağını, her ne kadar tüm ortaklar tarafından imza edilmediği için Adi Ortaklığı ve Ortaklarını bağlayıcı bir metin olmasa da ve aleyhe hususları kabul anlamına gelmemekle 15.10.2020 tarihli Protokol metni incelendiğinde; Adi Ortaklığın yaptığı birtakım işlerle ilgili hükümlerin yer aldığı, bu hükümlerde Adi Ortaklığa dair birkaç adımda olması / yapılması murat edilen hususların bulunduğu, birkaç vakıanın gerçekleşmesi / işlemin tamamlanması hâlinde ve şartıyla Adi Ortaklığın kapatılmasından bahsedildiğinin anlaşıldığını, ancak gerçekte, -Protokolün hukuki mahiyetine dair tüm itirazlarımız saklı kalmak kaydıyla- işbu Protokolde birer ihtimal yahut murat olarak yer alan hususların, protokolde belirtilen sıra ile gerçekleşmediğini, neticede müvekkilinin rücu, tazminat, dava, takip, şikayet ve sair hukuki başvurulara dair olanlar başta olmak üzere fazlaya ilişkin tüm hukuki hakları saklı kalmak kaydıyla; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığının açık olduğunu, taraflarınca ayrıca ve açıkça öne sürülen zamanaşımı def'i / itirazı dikkate alınarak davanın öncelikle zamanaşımı nedeniyle reddine, 15.10.2020 tarihli Protokol başlıklı metnin, Adi Ortaklığı oluşturan tüm şirketlerce imza edilmediği dikkate alınarak, Adi Ortaklığı bağlayıcı nitelikte olmayan bir belgeye dayalı dava açılamayacağından davanın reddine, tarafların ortak olarak bulundukları Adi Ortaklık henüz tasfiye edilmediğinden ve Adi Ortaklık tasfiye edilmeden huzurdaki davanın ikame edilemeyeceği dikkate alınarak konusuz olan davanın bu nedenle reddine, davaya konu edilen KDV İade Ödemesi hakkında müvekkil şirket uhdesinde hiçbir ödeme / para / bedel bulunmadığından davanın müvekkil açısından reddine, davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen 05/04/2023 havale tarihli raporda; "Davacı tarafın ticari defterlerini incelemeye sunmadığı, Davalı ...SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ.’nin 2015-2016 yılı ticari defterlerini sunduğu, Davalı ... ... SAN. VE TİC. A.Ş.’nin 2021-2022 yılı ticari defterlerini sunduğu, Davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.’nin ticari defter ve kayıtlarında davaya konu olan herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığı, Bu durumda davacı ve Davalı .... SAN. VE TİC. LTD. ŞTİ. arasında karşılıklı olarak davaya konu olan ödeme ile ilgili herhangi bir kayıt olup olmadığı ile ilgili değerlendirme yapılamadığı, Davalı ... SAN. VE TİC. A.Ş.’nin 2021-2022 yılı ticari defter ve kayıtlarında davaya konu olan ödeme kaydına rastlanılmadığı, 25.02.2023 Tarihli Üst Yazı Ekinde Bulunan CD Dökümde, ... Bankası .... Şubesine Ait ... İnşaat Ve Ortakları Adi Ortaklığı’nın ... Hesap Numaralı Hesabının 26.05.2015-31.10.2022 Tarih Aralığına Ait Hesap Ekstresinin Yollandığı, İşbu ekstrede; 04.06.2021 tarihinde “... GELIR İDAR. OD. HES ....----- İADE” açıklaması ile adi ortaklığın hesabına 662.853,50 TL tutar yatırıldığı, 30.06.2021 tarihinde “PARA TRANSFERİ HESAP ... A.Ş.” açıklaması ile 29.023,02 TL ödeme yapıldığı, 10.09.2021 tarihinde “... .... SAN. VE TİC. LTD.” açıklaması ile 636.718,40 TL ödeme yapıldığı, 10.09.2021 tarihinde adi ortaklık tarafından ödenen 636.718,40 TL tutarın yarısının (½) 318.359,20 TL tutara denk geldiği, Taraflar arasındaki 15.10.2020 tarihli protokolün kanuna aykırı olduğu yönünde herhangi bir bilgi/belgeye rastlanılmadığı, bu sebeple 636.718,40 TL tutarın yarısının (½) yani 318.359,20 TL’nin davacıya ödenmesi gerektiği," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen 29/05/2023 havale tarihli ek raporda; "Hukuki Yönden; 15.10.2020 tarihli protokolün geçerli olduğu, Adi ortaklığı oluşturan şirketler adına imzalanan protokolün tarafları bağlayıcı olduğu kanaatine varıldığından, protokolün 3. maddesindeki ifadeden hareketle, toplam tutardan 150.000 TL’nin mahsup edilmesi, Davacı ile Davalı .... Dekorasyon arasında %50-%50 paylaştırılacak bakiyenin ona göre tespit edilmesi gerektiği, Mali Yönden; Hukuki bölümde değerlendirilen protokolün 3. maddesindeki ifadeden hareketle, 636.718,40 TL toplam tutardan 150.000,00 TL’nin mahsup edilmesi sonucu ortaya çıkan 486.718,40 TL tutarın davacı ile Davalı .... Dekorasyon arasında %50-%50 paylaştırılmak suretiyle 243.359,20 TL tutarın davacı tarafa ödenmesi gerektiği," sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Bilirkişi Heyeti tarafından düzenlenen 20/11/2023 havale tarihli 2. ek raporda; "Mali Yönden; Ek Bilirkişi raporundaki mali görüş ve sonucun değişmediği, Hukuki Yönden; Ek Bilirkişi raporundaki görüş ve sonucun değişmediği, ancak Ek Rapor’da yer alan “……..nazara alınamayacağı kanaatine varılmıştır. Bununla birlikte” ifadesinin hemen ardından “Sayın Mahkemece aksi kanaate varılması ihtimalinde” şeklindeki ifadenin eklenmesi sehven unutulmuş olup, Ek Rapor’da yer alan ilgili paragrafın iş bu 2.Ek Rapor’da belirtildiği şekilde olması gerektiği" sonuç ve kanaatine varıldığı belirtilmiştir.

Davacı vekili 08/05/2023 tarihli dilekçesiyle dava değerini arttırmış ve ıslah etmiştir. Dava dilekçesi, cevap dilekçeleri, taraf beyanları, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; Dava, adi ortaklıktan kaynaklı alacak isteminden ibarettir.

Dava konusu; davacı ile davalılardan oluşan adi ortaklığın tasfiyesi için 15/10/2020 tarihinde imzalanan protokole uyulmadığı iddiasına dayalı olarak, adi ortaklığı temsil ve imza yetkisi veren imzaların kötüye kullanılarak adi ortaklığa vergi dairesince iade edilen 636.718,40-TL KDV iadesinden, davacıya verilmesi gereken 318.359,20-TL'nin zimmete geçirildiği iddiasına dayalı olarak, alacağın 10/09/2021 tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesi istemli olduğu görülmüştür. Dava konusu miktar 318.359,20-TL 'dir. - Taraflar arasında, 29.04.2015 tarihli yazılı ve ".... İnşaat Konut ve Ortakları Adi Ortaklığı" unvanlı adi ortaklık sözleşmesi bulunmaktadır. - Adi ortaklık sözleşmesinin 13. maddesinde tasfiye usulünün düzenlendiği, ilgili hükmün incelenmesinde; "Tasfiye, yönetici olmayan ortak da dahil olmak üzere, bütün ortakların elbirliğiyle yapılır. Tasfiye 10. maddedeki esaslar çerçevesinde yapılacaktır. " şeklinde olduğu görülmüştür. Bu hüküm TBK' nın 643 ve 644. maddelerine uygun düzenlenmiştir. - Taraflar arasında var olan adi ortaklıktan kaynaklı 15.10.2020 tarihli bir protokol düzenlenmiştir. İş bu protokolün 4. maddesi; "Beklenen KDV iadesi (yaklaşık ibaresi) 700.000 TL (Vergi dairesinden gelecek nemalara göre hesaplama olacak) Bu paranın 150.000 TL' si ... peyzaj firması alacağına ödenecek kalan Yaklaşık 550.000 TL' nin %50' sini .... İnşaat %50' sini .... A.Ş. Alacaktır. Bu bedel daha fazla gelirse yine aynı oranda paylaşılacaktır." şeklindedir. - ... Bankası ... Şubesine ait .... İnşaat ve Ortaklığı' nın ... hesap numarasına ilişkin hesap hareketlerinin incelenmesinde; 04.06.2021 tarihinde Gelir İdaresi tarafından iade açıklamalı 662.853,50 TL tutar yatırıldığı, 30.06.2021 tarihinde "PARA TRANSFERİ HESAP .... A.Ş." açıklaması ile 29.023,02 TL ödeme yapıldığı ve 10.09.2021 tarihinde "... SAN. VE TİC. LTD." açıklaması ile 636.718,40 TL ödeme yapıldığı görülmüştür. - Adi ortaklığın hesabına giren KDV iadesi miktar 662.853,50 TL' dir. Bu miktar içerisinden, adi ortaklığın hesabında dava dışı başka bir şirkete 29.032,02 TL ödeme yapıldığı ve bakiye olarak 636.718,40 TL miktarın kaldığı görülmüştür. Davacının, dava dilekçesinde dava konusu yapmış olduğu tam miktar da, 636.718,40 TL' dir. - Taraflar arasında düzenlenen 15.10.2020 tarihli protokol zamanında, davacı şirketi temsil yetkisinin münferiden ... ve yine münferiden ...' nda olduğu; protokol tarihi öncesinde 14.10.2020 tarihli yetki belgesi ve vekaletname başlıklı belge ile 15.10.2020 tarihli protokolün düzenlenmesi ve imzalanması açısından, yetkili ... tarafından ...' e yetki verildiği; bu yetki kapsamında 15.10.2020 tarihli protokolün, davacı şirket adına ... tarafından imzalandığı görülmüştür. Protokolün imzalanması sırasında herhangi bir itirazda bulunmayan davalıların, daha sonradan yetkisiz kişi iddiasına dayalı protokolün geçersizliği iddiasında bulunmalarının, dürüstlük kuralına aykırılık teşkil eder mahiyette hakkın kötüye kullanılması olduğu mahkememizce kabul edilmiştir. Ayrıca, dava tarihi öncesinde 26.03.2021 tarihi itibariyle de, davacı şirketin münferiden yetkililerden biri de 15.10.2020 tarihli protokolü imzalayan .... olmuştur. Davacı şirketin yetkisiz temsile yönelik herhangi bir iddiası bulunmaması ve sonradan ...' in yetkili kılınması sebebiyle de, bu temsile davacı şirketin de icazeti olduğu anlaşılmıştır. Sözleşmenin kurucu unsularında herhangi bir sakatlık bulunmamaktadır. - Taraflar arasındaki 15.10.2020 tarihli protokolün 4. maddesi kapsamında, dosya içerisine celp edilen icra takip dosyasından anlaşıldığı üzere ..... peyzaj firmasına ödenmesi gereken 150.000 TL' nin henüz ödenmediği anlaşılmıştır. Bu haliyle protokol kapsamında adi ortaklığın, bu miktar yönünden sorumluluğu bulunmakta olup ve bu miktar iade edilen KDV miktarından mahsup edilerek, kalan miktarın paylaştırılması gerekmektedir. - Taraflar arasındaki 29.04.2015 tarihli adi ortaklık sözleşmesinin Yönetim - Temsil başlıklı 6. maddesi; " İşbu Adi ortaklığın yönetimi ve üçüncü kişilere karşı temsili A Grubu yanında B ve C grubu hisse ortaklardan herhangi 1' sinin müştereken imzaları ile hüküm ifade edecektir. Adi Ortaklığı temsilen yapacağı işlemler (ortaklık adına kambiyo taahhüdünde bulunmak, çek / bono keşide etmek, T.C. dahilinde bilumum bankalarda her türlü hesap açmak - kapatmak, bu hesaplardan dilediği miktarlarda para çekmek, gümrük müdürlükleri, vergi daireleri vs. Yasalarla kurulmuş ve kurulacak devlet dairelerinin tümünde gerekli her türlü kanuni işlemleri yapmak, işleri takibetmek vs burada sayılmayan diğer her türlü işlerde ortaklığı her türlü temsil, ortaklık adına imza atmak, taahhütte bulunmak) hukuken geçerli ve bağlayıcıdır. İşbu temsil yetkisi, iş bu sözleşmenin devamı ve ortaklığın tasfiyesi sürecince görevine devam eder. " şeklindedir. - Yine adi ortaklık sözleşmesi kapsamında; A Grubu hisse sahibi ortağın davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. , B Grubu hisse sahibi ortağın davacı .... San. ve Tic. A.Ş. ve C Grubu hisse sahibi ortağın davalı ... San. Tic. A.Ş. Olduğu görülmüştür. - Her ne kadar mahkememizce, adi ortaklığın ticari defter ve belgelerini sunmak üzere davacı tarafa süre verilmişse de; yukarıda belirtilen sözleşme hükmü kapsamında, adi ortaklığın ticari defter ve belgelerinin A Grubu hisse ortağı davalı ... San. ve Tic. Ltd. Şti bünyesinde bulunması gerektiği mahkememizce kabul edilmiştir. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sırasında da, davalı Yıldırım şirketi tarafınca adi ortaklığa ilişkin ticari defter ve belgeler sunulmamıştır. Bu sebeple, davalı şirketin adi ortaklıktan alacağı olduğuna dair iddialarını ispatlayamadığı anlaşılmış ve yine bu alacak iddiasına ilişkin kendi ticari defter ve kayıtlarından da bilirkişi incelemesi sırasında herhangi bir tespit yapılamamıştır. - ... Bankası .... Şubesine ait .... İnşaat ve Ortaklığı' nın .... hesap numarasına ilişkin hesap hareketlerinde yer alan, 10.09.2021 tarihli ".... .... SAN. VE TİC. LTD." açıklamalı ve 636.718,40 TL ödeme miktarlı işlemin; adi ortaklık sözleşmesinin yukarıda belirtilen Yönetim - Temsil başlıklı hükmü içeriğinden anlaşıldığı üzere, ancak A Grubu hisse sahibi ortak davalı .... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve C Grubu hisse sahibi ortak davalı ... San.

Tic. A.Ş.' nin müşterek imzaları ile gerçekleştirilebileceğinden, her iki davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu (birbirlerine rücu hakkı saklı kalmak kaydıyla) olduğu mahkememizce kabul edilmiştir.

Yukarıda açıklanan hususlar kapsamında; dava konusu yapılan KDV iadesi miktar olan 636.718,40 TL' den, henüz ödeme yapılmayan ve protokol de hüküm altına alınan ... peyzaj firmasına ödenmesi gereken 150.000 TL' nin mahsubu sonrasında kalan 486.718,40 TL' nin, %50' si olan 243.359,20 TL üzerinde davacının hakkı olduğu, ancak ödenmediği anlaşılarak, davacının davası kısmen kabul edilmiş ve 243.359,20 TL' nin işlem tarihi olan 10.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin 75.000 TL' lik istemin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE KISMEN REDDİNE,

-243.359,20-TL'nin 10/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, -Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,

2.Harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 16.623,87-TL karar harcından, dava açılırken alınan 426,94-TL peşin harç yargılama sırasında yatırılan 5.010,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 5.436,94-TL'nin mahsubu ile bakiye 11.186,93-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAD KAYDINA, -Arabuluculuk sonuç tutanağı tarihi itibariyle yürürlükte bulunan tarifeye göre tahakkuk eden 3.200,00-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranı dikkate alındığında %76,44'ü olan 2.446,08‬-TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye İRAT KAYDINA, bakiye 753,92-TL'sinin davacıdan alınarak hazineye İRAT KAYDINA, -Davacı tarafça sarf edilen toplam 5.529,14‬-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

3.Davacı tarafından yapılan ( Bilirkişi ücreti ve posta masrafları) olmak üzere toplam 6.292,25-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 76,44'ü olan 4.809,80-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davacı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan miktarın karar kesinleştiğinde yatıran tarafa İADESİNE, (Gerekçeli kararın tebliğe çıkarılma masraflarının kalan gider avansından karşılanmasına)

4.Davalı ... Şirketi tarafından yapılan toplam 2.000,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 23,56'sı olan 471,2‬0-TL'nin davacıdan alınarak davalı ... Şirketine VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davalı üzerinde BIRAKILMASINA, -Davalı ... Şirketi tarafından yatırılan gider avansından arta kalan miktarın davalı tarafa İADESİNE,

5.Davalı ... Şirketi tarafından yapılan toplam 2.000,00-TL'nin kısmen kabul - red oranları ve takdiren % 23,56'sı olan 471,2‬0-TL'nin davacıdan alınarak davalı .... Şirketine VERİLMESİNE, Bakiye masrafların davalı üzerinde BIRAKILMASINA,

6.Davanın kabul miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 38.503,88‬-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,

7.Davanın red miktarı dikkate alınarak karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca tayin ve takdir olunan 17.900,00TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/02/2024 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.