13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız------ Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/
DAVA/TALEP;
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının 08.10.2022tarihinde müvekkili aleyhine -----. İcra Müd. -----. Sayılı dosya ile kambiyo senedine mahsus icra takibi başlattığını, müvekkilinin-----. İcra Dairesi'nin ----- sayılı dosya ile ile yapılan takip sonrası, borcunun 30 bin TL olduğunu, geçirdiği ağır rahatsızlık ve ameliyatlar nedeniyle ödeme yapamadığını ve ödemeye hazır olduğunun bildirdiğini, ancak davalı ile uzlaşma sağlanamadığını, müvekkilinin böyle bir borcu bulunmadığından icra takibine dayanak senetteki imza ve borca yasal sürede itiraz edildiğini, yargılamanın----- İcra Hukuk ------ sayılı dosya ile görüldüğünü, imza ve borca itiraz açısından reddedildiğini, kararın taraflarınca istinaf edildiğini, istinaf sürecinin devam ettiğini, müvekkilinin icraya konu edilen senete ilişkin borcu bulunmadığını, müvekkilinin böyle bir senet imzalamadığını, böyle bir borç edinmediğini, müvekkilinin, emekli, ciddi rahatsızlıkları olan ve bu rahatsızlıkları nedeniyle evden çok zor dışarı çıkabilen birisi olduğunu, müvekkilinin ,bu miktarda borç edinmesi için hukuki hiç bir gerekçesi bulunmadığını, ----- İcra Müd. -----. Sayılı dosyası ile icraya konulmuş olan senet imzası ve içeriğinin müvekkiline ait olmadığını, böyle bir borcu bulunmadığını, müvekkilinin ----- arazi tapulu arsası bulunmakta iken, ----- tapulu arsa ve gayrimenkuller için belirli miktar para karşılığında tapu vereceğine ilişkin kanun çıktığını, söz konusu yer için 83.000 TL bedel çıkartıldığını, müvekkilinin akrabası olması nedeni ile bu ihtiyacı karşılamak için davalıya başvurduğunu, davalının, parayı veririm ancak arsa üzerine bina yapıldığında bir daire alırım dediğini, böylece aralarında sözlü anlaşma yapıldığını, davalının bu anlaşmaya göre, davacıya senet karşılığında 30.000 TL borç verdiğini, ancak kalan kısmı ödemediğinden anlaşmanın bozulduğunu, müvekkilinin aldığı 30.000 TL lik miktar için 30.000 TL lik senet verdiğini, ve bu senedin -----. İcra Müdürlüğü ---- sayılı dosyası ile icraya koyulduğunu ve borcun icra yolu ile ödendiğini, bu ödemeden sonra müvekkilinin herhangi bir borcu kalmadığını, dolayısı ile ---- İcra Müd---- Esas sayılı dosyası ile icraya konulmuş olan borç senedi, senet imzası ve içeriğinin müvekkiline ait olmadığını, davalı taraf alacağını tahsil etmiş olmasına rağmen ---- İcra Müdürlüğü-----Esas sayılı dosya ile ile takibe devam edildiğini, işbu nedenle, davacının borçlu bulunmadığının tespiti için Mahkemeye başvurulduğunu, müvekkilinin yargılama giderleri ve teminatı kendisinin ve aile geçiminin önemli ölçüde zora düşürmeden karşılayamayacağını, engelli raporunun mevcut olduğunu, arz ve izah olunduğu üzere, müvekkilinin yargılama giderleri ve teminatı kendisi karşılayamayacağından öncelikle adli müzaheret kararı verilmesini, icranın/icra veznesine girecek herhangi bir paranın alacaklıya ödenmemesi için teminatsız ihtiyatı tedbir kararı verilmesini, borcun yokluğunun tespiti ile senedin ve takibin iptali ve davanın kabulüne, %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP /TALEP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı vekilinin daha evvel ikame ettiği -----İcra Hukuk Mahkemesi'nin -----. Sayılı davanın dava dilekçesinde; ----İcra Dairesi'nin -----Esas sayılı dosyası ile davacı aleyhine kambiyo senetlerine ilişkin takip yapıldığını, takibin, usulsüz tebligat ile kesinleştirildiğini, müvekkilinin hesaplarına haciz konulduğunu ve müvekkilinin 21.11.2022 tarihinde bu takipten haberdar olduğunu,------. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasından müvekkiline gönderilen usulsuz tebligatın tespiti/iptaline, tebligata dayanarak yapılan usulsuz hacizlerine kaldırılmasına, takibe konu senette ki imzaya ve borcu itirazlarının kabulü ile takibin iptaline karar verilmesini talep ve dava ettiğini, davacının imzaya itirazının değerlendirilmesi bakımından, resmi kurumlarda bulunan imza asıllarını içerir belgeler getirtildiğini, dosya mevcut haliyle bilirkişiye tevdi edilmiş olmakla, grafoloji uzmanı ---- tarafından düzenlenen 20/06/2023 günlü raporda inceleme konusu senette ön yüzde yer alan borçlu imzalarının ... tarafından atılıp imzaladığı hususunda kesin kanaat bildirildiğini, usulsüzlüğü ileri sürülen tebligatın TK 21/2 maddesi uyarınca yapılmış olduğu ve tebligat adresinin davacının güncel mernis adresi olmadığı anlaşıldığını, bu suretle yapılan tebligatın TK 21/2 maddesine aykırı olduğu anlaşıldığından, davacının takipten beyan ettiği tarihten önceki bir tarihte haberdar olduğuna ilişkin bir delil de bulunmadığından tebligatın usulsüzlüğüne, takip usulüne uygun olarak kesinleşmeden konulan hacizlerin kaldırılmasına, imzaya itiraz yönünden hazırlanan bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu ve imzanın davacıya ait olduğuna yönelik kesin kanaat getirildiği anlaşılmakla davacınınimzaya itirazının reddine, ayrıca davalı taraf borca itirazını İİK 169/a maddesinde sayılan nitelikte belgeler ile ispatlayamadığından borca itirazının reddine karar verilmiş,asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verildiğini, işbu nedenle taraflarınca alacağın tahsili noktasında icra takibine devam edilirken davacı tarafından bu defa da huzurdaki dava ikame edildiğini, davacı taraf kendisine ait olduğu sabit olan borcu ödememek ve alacağı sürüncemede bırakmak adına defaatle kanuni yollara başvurduğunu, ancak bu davaların tümüyle kötü niyetli ve Medeni Kanun md. 2 kapsamında dürüstlük kuralıyla bağdaşmayacak nitelikte olduğunu, işbu nedenle detaylı inceleme yapılmaksızın salt davacı taraf beyanları ile hükmedilen teminatsız tedbir kararının kaldırılması yahut davacıdan borç tutarında teminat talep edilmesi ve davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı borçlu tarafından davalıya verilmiş iki adet senet bulunmakta olup, biri işbu davaya konu------ İcra Dairesi'nin ----- nolu icra dosyası ile icra edilmiş, bir diğeri de----- İcra Dairesi'nin ------ sayılı dosyası ile icra edildiğini, icra edilen diğer senet imzalar aynı olmasına rağmen koşulsuz şartsız ödenmiş ve infaz edilmiş olmasına rağmen, işbu dosya alacağının tutarının fazla olması nedeniyle davacı borçlu zaman kazanma saiki taşıdığını, takiplere konu iki senet de incelendiğinde açıkça görüleceği üzere borçluya ait imzaların aynı olduğunu, aynı zamanda davacı borçlunun avukatına vermiş olduğu vekaletnamede geçen imzası dahi senetteki imzaların birebir aynısı olduğunu, davacı borçlu iddia ettiği gibi maddi durumu yetersiz biri olmayıp, bu husus davacının üzerine kayıtlı olan ve taraflarınca haciz şerhi işlenmiş değerli araziden dahi anlaşılacağını, izah edilen nedenler ve resen gözetilecek hususlar ışığında davacı borçlu tarafın davalının haklı alacağını sürüncemede bırakmak adına haksız şekilde bir kez daha imzaya ve borca itiraz ettiği gözetilerek, teminatsız tedbir kararının kaldırılmasına, aksi kanaat halinde dahi davacı tarafından borç tutarınca teminat yatırılmasına, haksız ve mesnetsiz iddialar ile ikame edilmiş davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLER
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı---- İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyası ,-----. İcra Hukuk M.----- sayılı dosya, ------. İcra Müdürlüğü ----- sayılı dosyası----- İcra Hukuk Mahkemesinin ---- , dosyası, Davacı Asılın UYAP sistemi üzerinden alınan ----- Sorgu Sonuçları, Nüfus kayıtları, --- Araştırma Tutanakları, dosyadaki sair bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, 6100 Sayılı HMK'nin 106 ve 2004 Sayılı İİK'nin 72/1-3 maddeleri gereğince açılmış Menfi Tespit ( (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) istemine İlişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre; 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak ön inceleme duruşması açılmıştır. Ancak davacı vekilinin duruşma öncesi vaki davadan feragat beyanı ve duruşmadaki imzalı beyanı üzerine ön inceleme duruşması tamamlanmadan doğrudan aşağıdaki şekilde karar verilmesi gerekmiştir. Zira davacı vekili tarafından UYAP sistemi Avukat Portal üzerinden gönderilen 21/03/2024 tarihli dilekçeyle eldeki davadan feragat edildiği ve buna göre karar verilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından duruşmada feragat beyanı tekrar edilmiş ve imzası alınmıştır.
Davalı vekili ise, 09/05/2024 tarihli ilk celse icra edilmeden önce aynı gün UYAP sistemi Avukat Portal üzerinden gönderdiği yazılı beyanında; tarafların protokol yaparak uzlaştıklarını, davadan feragat beyanını kabul ettiklerini, vekalet ücreti ve yargılama gideri taleplerinin olmadığını, gereğinin buna göre yapılmasını beyan ve talep etmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 74.maddesi kapsamında dosyaya mübrez vekaletname üzerinde yapılan incelemede, davacı vekilinin davadan feragat yetkisinin bulunduğu görülmüştür.6100 sayılı HMK'nin 309/1.maddesi gereğince; feragat dilekçe ile veya sözlü olarak yapılır. HMK'nin 310/1 maddesi gereğince; Feragat hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. HMK'nin 309/2.maddesine göre ise; feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına bağlı değildir. HMK'nin 309/4 maddesine göre de; Feragat kayıtsız ve şartsız olmalıdır. 6100 Sayılı HMK'nin 311.maddesinde; "Feragat ve kabul, kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur." hükmü bulunmaktadır.6100 Sayılı HMK'nin 312/1.maddesine göre ise "Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilir. Feragat veya kabul, talep sonucunun sadece bir kısmına ilişkin ise yargılama giderlerini mahkumiyet, ona göre belirlenir." hükmü bulunmaktadır.Yukarıda yapılan açıklamalar ve anılan yasal düzenlemeler ışığında yapılan inceleme ve değerlendirmede; davacı vekili tarafından usulüne uygun olarak yapılan ve davayı sona erdiren taraf işlemi niteliğindeki vaki feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir. 6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderleri ise her ne kadar davacının adli yardımdan yararlanmasına karar verilmiş ise de, HMK'nin 339/1 maddesi çerçevesinde davanın feragat ile sonuçlanmış olması gözetilerek aynı yasanın 312/1 maddesi gereğince tamamen davacı üzerinde bırakılmıştır. Ancak davalı vekilinin vaki vazgeçme beyanı nedeniyle yargılama gideri olarak davalı lehine vekalet ücreti hesap ve takdir edilmemiştir. Ayrıca yargılama gideri kapsamında kalan 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13)maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden AÜT uyarınca ödenen arabuluculuk ücretinden de davacı sorumlu tutulmuş ve bu kapsamda arabuluculuk ücretinin de davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
1.)Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2.)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,
3.)492 Sayılı Harçlar Kanunu'na bağlı (I) sayılı tarifenin (III) kısmınin 2-a fıkrası gereğince alınması gereken 427,60-TL karar ve ilam harcının Harçlar Kanununun 22.maddesi gereğince davanın ön inceleme duruşması yapılmadan önce feragat ile sonuçlanmış olması nedeniyle 1/3'ü alınacağından, alınması gereken 142,53-TL karar ve ilam harcının dosyada adli yardım kararı bulunduğundan ve daha önce harç alınmadığından işbu 142,53 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4.)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5.)Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirmesine rağmen vaki vazgeçme beyanına göre davalı taraf lehine vekalet ücreti hesap ve takdirine yer olmadığına,
6.)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansınin yatırana iadesine, (Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına) Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.