3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kıymetli Evrak İptali (Bono İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Rize'de mutfak mobilyalarının imalatı faaliyeti kapsamında vergi mükellefi olduğunu, 01/01/1999-15/09/2021 tarihleri arasında ilgili faaliyet alanında çalıştığını, müvekkilinin çalıştığı dönemde ticari faaliyetini yürütürken en son 30/06/2021 tediye tarihli .... Mobilya Malzeme Ticaret Limited Şirketi'nin alacaklı olduğu senetlere imza attığını, o dönemde o senetleri tanzim ettiği sırada tanık şahitliğinde dört adet bonoyu imzaladığını, gelecekte kullanmak üzere diğer hiçbir kısmı doldurmadan sadece imza atarak bonoları defterlerinin arasında sakladığını, 2023 yılında dahi defterlerinin arasındaki sadece imzalı olan bonoları mobilya boya ustası ...'da gördüğünü, müvekkilinin bunların ne olduğunu, neden imzalı olduklarını sorduğunu, müvekkilinin geçmişte imzaladığı bonolardı dediğini, ancak müvekkilinin Rize'de mesleki faaliyetini bırakıp İstanbul'a geldikten sonra ilgili defteri de imzalı bonoları da kaybettiğini, müvekkilinin bono koçanındaki dört adet bonoya sadece imzasını attığını, kendi iradesi dışında sadece imzasını attığı dört bonoyu kaybettiğini, kendi iradesi dışında sadece imzasını attığı dört adet bonoyu kaybettiğini, açık bonoların ticari hayatta tam bono gibi devri mümkün olduğunu ve bir başkası tarafından doldurulabileceğini, bu nedenle müvekkilinin doldurmadığı bonoyu zilyetliğine geçiren 3. Kişi konumundaki hamil müvekkilinin karşı hak iddia edebileceğini, bu nedenle ödeme yasama konulması yönünden tedbir alınmasını, müvekkilinin bonoyu ödemeten men edilmesin yönelik ihtiyati tedbir konulmasını, imzası müvekkilini ait olan dört adet sadece imzalı emre yazılı senetleri zayii nedeniyle iptalini,
TTK'nın 761 ve 762. Maddelerindeki amir hükümleri gereğince Ticaret Sicil Gazetesinde üç defa ilan yapılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, TTK'nın 757, 764/1 ve 818/1 maddeleri uyarınca açılan kıymetli evrak iptali davasıdır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin istikrar kazanmış kararlarında belirtildiği üzere; henüz keşide edilmemiş, çek vasfında olmayan tamamen boş çek yapraklarının tedavüle konmuş sayılmayacağından hesap sahibi tarafından zayi nedeni ile iptal davası açılamaz. Ele geçirilenlerce imzalanıp doldurulması sonrasında çeke dayalı hak iddia edene karşı menfi tespit davası açılabilir. Boş çek yapraklarına dayanarak iptal isteminde bulunmakta hukuki yarar bulunmamaktadır.
TTK'nın 818. maddesi yollaması ile aynı yasanın 680. maddesi uyarınca bir çekin kısmen doldurulmuş veya sadece imzalanmış olması halinde tedavüle çıkarılması mümkün ve geçerli olup böyle bir çek için TTK'nın 757, 758, 759 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini istemek hakkı sadece hamile aittir. Böyle bir iddiaya sahip keşideci yani imzasını içeren fakat kaybettiği çekin bedelinin kendisinden istenmesi halinde aynı kanunun 792. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespiti yönünde dava açmak hakkına sahiptir. Çek iptali davası ile amaçlanan hamilin belgesi olarak borçludan çek bedel tahsil hakkı sağlamaktır. Keşidecinin böyle bir alacağı da söz konusu değildir. Çek keşidecisi bu hali ile ancak rızası dışında elinden çıktığını söylediği çek bedeli kendisinden talep edildiğinde veya çekin kimde olduğunu öğrendiğinde TTK'nın 790-792. maddeleri uyarınca çeki elinde bulunduran kişiyi hasım gösterip davasını açmak ve mahkemeden o aşamadan sonra tedbirleri istemek hakkına sahiptir. Yargıtay .... Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı ilamnına göre; "...Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, keşideci tarafından çek iptali davası açılamayacağı, davalılara husumet yöneltilemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir. Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA..."
Dosya ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesi içeriğine göre iptalini talep ettiği 4 adet bononun keşidecisi olduğunun anlaşılması; kıymetli evrak iptali davasının ancak meşru hamil tarafından açılabileceği, keşideci olan davacının huzurda görülen davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığı anlaşıldığından, hasımsız açılan bu davada HMK'nın 320/1. maddesi göz önüne alınıp toplanması gereken delil söz konusu olmadığından duruşma yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda hukuki yarar yokluğuna ilişkin dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
1.Açılan davanın HMK'nın 114/1-(h) ve 115/2. maddeleri uyarınca hukuki yarar yokluğu nedeniyle dava şartı noksanlığından USULDEN REDDİNE,
2.Peşin harcın mahsubu ile bakiye harç tayinine yer olmadığına,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4.Karar kesinleştiğinde davacı tarafından yatırılan avansın kullanılmayan kısmının HMK 333.md.uyarınca yatıranlarına iadesine,
Dair; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341. ile 360. madde hükümleri uyarınca mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacının yokluğunda dosya üzerinden karar verildi. 13/02/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)