11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2020/6350 E. , 2023/9345 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/318 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 204 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca 2 yıl hapis cezasına mahkûmiyet, hak yoksunluklarına ve cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.22.04.2015 tarihinde kolluk görevlilerince ...sokak üzerinde şüphe üzerine durdurulan sanık ... Başaran'ın kimlik tespiti yapılırken sanığın görevlilere ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanını ibraz ettiği, bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.
2.Sanığın savunmasında, atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.
3.Dosya içerisinde bulunan uzmanlık raporuna göre; ... adına düzenlenmiş nüfus cüzdanının tamamen sahte olarak hazırlanıp düzenlendiğinin bildirilmiş olduğu görülmüştür.
4.Sanığın nüfus ve adli sicil kaydının dosya içerisinde mevcut olduğu belirlenmiştir.
5.Suça konu belge aslı Mahkemece incelenerek unsurlarının tam olup olmadığı ve aldatıcılık niteliği taşıyıp taşımadığı konusunda gözlem yapılmamıştır.
6.Mahkemesince sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunun sübut bulduğu kabul edilerek temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükmü kurulmuştur. IV. GEREKÇE
1.Belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu, belge aslının aldatıcılık niteliği yönünden bir değerlendirme yapılmadığı göz önüne alınarak, suça konu belge aslı duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle özellikleri duruşma tutanağına yazıldıktan sonra aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi ve denetime olanak sağlayacak şekilde belge aslının dosya içinde bulundurulması gerektiği gözetilmeden, eksik incelemeyle hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
2.Kabule göre de;
a)Tekerrüre esas başkaca mahkûmiyeti bulunmayan sanığın, UYAP üzerinden incelenen güncel adlî sicil kayıt örneğinden anlaşıldığı üzere inceleme konusu ilâmda tekerrüre esas alındığı belirtilen, İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.04.2012 tarihli ve 2010/417 Esas, 2012/326 Karar sayılı kararına konu suçun, 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası kapsamında kaldığı, 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun’un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun’a eklenen geçici 12 nci maddenin birinci fıkrasına getirilen; “Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanunun 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanunla yapılan düzenlemeden faydalanabilir.”
Şeklindeki düzenleme uyarınca tekerrüre esas alınan ilâm yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığının tespiti ile sanık hakkında hükmolunan cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 58 inci maddesinin altıncı fıkrası gereği mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilip çektirilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b)5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasında Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararının gözetilmesinde zorunluluk bulunması
Bozmayı gerektirmiş,
c)Adli emanetin 2015/9042 sırasında kayıtlı suça konu belge hakkında bir karar verilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur. V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul 6. Asliye Ceza Mahkemesinin, 11.12.2015 tarihli ve 2015/318 Esas, 2015/500 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
04.12.2023 tarihinde karar verildi.