Esas No
E. 2022/664
Karar No
K. 2023/1158
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Aramaya Dön
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

E. 2022/664 K. 2023/1158 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ, E. 2022/664, K. 2023/1158, T. 26.12.2023
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Daire
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas No
2022/664
Karar No
2023/1158
Karar Tarihi
26.12.2023
Dava Türü
DIGER
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

T.C. BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/664 Esas
KARAR NO: 2023/1158
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 22/07/2022
KARAR TARİHİ: 26/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 29/12/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı alacaklıyı tanımadığını, hiçbir hukuki ilişkisi olmadığını, icra takibi konusu bononun diğer borçlu ...'un elinde bulunan bedelsiz olan müvekkile iadesi gereken bir bono olduğunu, senedin boş senet olduğunu, davalı ve diğer borçlunun senedin tarih ve miktarını bir de lehtar kısmını hukuksuz doldurarak icraya verdiğini, bonodaki bedel ve tarihlerin kötüniyetli olarak yazıldığını, takip talebi incelendiğinde diğer borçlu ....'un hem borçlu hem de alacaklının avukatı olduğunu, bunun açıkça bedelsiz bir senedi icraya koyduklarının göstergesi olduğunu, buna ilişkin Bakırköy Cumhuriyet savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, savcılık soruşturmasının devam ettiğini, öncelikle tedbiren haksız takibin durdurulmasını, müvekkilin hesabına bloke konulduğu için ihtiyati haciz miktarı olan 50.000,00TLyi icra veznesine yatırdığını, bu paranın ve icra dosyasına girecek paranın alacaklıya ödenmemesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ederek müvekkilinin davalıya Bakırköy .... İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasından borcu olmadığının tespit edilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile senette yazılı miktar olan 200.000,00 TL’nin % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ...'un müvekkile gelerek çok yakın arkadaşı davacı ...'in paraya ihtiyacı olduğunu kendi hesaplarının şu anda müsait olmadığından bahisle arkadaşının müşküliyetini gidermek adına borç para istediğini, müvekkilinin de bu durumu kabul ederek birikimini ....'a elden verdiğini, ...'un da müvekkilden aldığı parayı davacıya gönderdiğini söylediği, aradan geçen süre zarfında müvekkilin verdiği paranın ödenmediğini, müvekkilinin mağdur edildiğini, bir süre sonra dava dışı ... takip konusu davacı ve kendisinin düzenlediği senedi getirerek müvekkiline teslim edildiğini, söz konusu senedin de vadesinde ödenmediğini, davacı tarafın müvekkili tanımadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacı taraf senedin boş olduğundan iadesi gereken bir senet olduğunu ileri sürmüşse de neden bir boş senet verdiğini veya neden iade edilmesi gerektiği konusunda bir beyanda bulunmadığı gibi senet üzerindeki imzasını da inkar etmediğini, senedin sebepten mücerret olduğunu, müvekkilin mağduriyetinin halen devam ettiğini, davacı tarafın kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın senedin varlığını kabul ettiğini, bu nedenle ispat yükünün davacı tarafta olduğunu, davacı tarafın bu hususta iddialarını ispat eder bir yazılı delil sunamadığını belirterek haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, haksız dava nedeniyle dava değerinin % 20'den az olmamak kaydıyla kötü niyet tazminatının davacıdan alınmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE: Dava, dava konusu senet nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. Keşidecisinin davacı olduğu, davalının lehtar konumunda olduğu, kefilin ...olduğu 200.000,00 TL bedelli senet nedeniyle davacının borçlu olup olmadığı noktasında uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17.12.2003 gün ve E:2003/19-781, K:2003/768; 12.10.2011 gün ve E:2011/19-473, K:2011/607; 04.12.2013 gün ve E:2013/19-89, K:2013/1645; 14.05.2014 gün ve E:2013/19-1155, K:2014/660; 18.02.2015 gün ve E:2013/19-1362, K:2005/826 sayılı ilamlarında da belirtildiği üzere; bütün mücerret alacaklarda olduğu gibi kambiyo senedi alacağı da kural olarak, uygun bir asıl borç ilişkisine, bir illi ilişkiye dayanır.

Bir kambiyo senedi düzenleyip veren ve bu senedi alan herkes, bütün hukuki işlemlerin yapılmasına temel teşkil eden bir gayeye ulaşmak istemektedir. Kambiyo senedinden kaynaklanan talebin geçerliliği, temel ilişkiden kaynaklanan temel talebin ve bununla ilgili olarak taraflar arasında varılmış amaca ilişkin mutabakatın geçerliliğinden tamamen bağımsızdır.

Diğer yandan 6102 Sayılı TTK'nın 792. maddesinde "Çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790'ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür.'' denilmiştir. Belirtilen kanun hükmü uyarınca davacının, kendisinin yetkili hamili olduğunu ve yeni hamilin çeki kötü niyetle iktisap etmiş olduğunu veya iktisapta ağır kusurlu bulunduğunu kanıtlaması gerekmektedir.

Açık poliçeye ilişkin TTK. m. 680 hükmüne göre: “Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun”. Anılan hüküm dikkate alındığında, tamamen doldurulmamış bir poliçenin karşı tarafa verilmesi ve karşı tarafın iradesiyle doldurulmasına imkan verilmesi mümkündür. Bu hüküm TTK. m. 778/2-f hükmünü yollamasıyla bono için de uygulama alanı bulmaktadır. TTK. m. 777/2 hükmüne göre de “vadesi gösterilmemiş olan bono, görüldüğünde ödenmesi şart olan bir bono sayılır”. Dolayısıyla davacının, dava konusu bononun vade içermediği bazı unsurlarının boş olarak davalıya verildiği bu bakımdan bono vasfını taşımadığı yönündeki iddiası yerinde değildir. Yine, bononun unsurlarına ilişkin TTK. m. 776 hükmüne göre: “(1) Bono veya emre yazılı senet;

a)Senet metninde “bono” veya “emre yazılı senet” kelimesini ve senet Türkçe’den başka bir dille yazılmışsa, o dilde bono veya emre yazılı senet karşılığı olarak kullanılan kelimeyi,

b)Kayıtsız ve şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini,

c)Vadeyi,

d)Ödeme yerini,

e)Kime veya kimin emrine ödenecek ise onun adını,

f)Düzenlenme tarihini ve yerini,

g)Düzenleyenin imzasını, içerir”.

Dava konusu senedin anılan unsurları taşıdığı, iddia edilenin aksine senet metninde herhangi bir şartın yer almadığı, senet metninin kayıtsız şartsız belirli bir bedeli ödemek vaadini içerdiği görülmektedir. Senedin geçersizliğine sebep olacak olan şartın, senet metninde yer alması gerekir. Bu bakımdan, dava konusu bedelin şart içerdiği dolayısıyla geçersiz olduğu yönündeki iddia yerinde değildir.

Açık poliçeye ilişkin TTK. m. 680 hükmüne göre: “Tedavüle çıkarılırken tamamen doldurulmamış bulunan bir poliçe, aradaki anlaşmalara aykırı bir şekilde doldurulursa, bu anlaşmalara uyulmadığı iddiası, hamile karşı ileri sürülemez; meğerki, hamil poliçeyi kötüniyetle iktisap etmiş veya iktisap sırasında kendisine ağır bir kusur isnadı mümkün bulunmuş olsun”.

Davacı tarafından davalının bonoyu kötüniyetle iktisap ettiğine veya iktisap sırasında ağır kusurlu olduğuna ilişkin somut bir delil sunulmamıştır. Yine aynı şekilde bonodaki imzanın sahte olduğuna ya da bononun anlaşmaya aykırı şekilde doldurulduğuna ilişkin de somut bir delil bulunmamaktadır.

Somut davada, davacı taraf senedin boş olduğunu, kefil olan ...un hem borçlunun hem de alacaklının avukatı olduğunu, bonodaki bedel ve tarihlerin kötü niyetli doldurulduğunu iddia etmişse de, gerek dosya kapsamında gerekse soruşturma dosyasında davalının kötüniyet ve ağır kusurlu hareket ettiğine dair bir delil bulunmamaktadır. Senet üzerindeki imzanın davacıya ait olduğu, soruşturma dosyasında verilen takipsizlik kararının kesinleştiği, kambiyo senetlerinin illetten mücerret olduğu, kötüniyet ve ağır kusur yönünden ispat külfetinin davacı tarafta olduğu, yemin deliline dayanılmışsa da 226/1-c maddesi gereğince bu hususun yemine konu olamayacağı anlaşılmakla davanın reddine dair aşağıda yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın REDDİNE,

2.İnfaz edilmediğinden İİK'nın 72/4 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına,

3.Harçlar Kanunu'na göre belirlenen 269,85TL ilam harcından peşin alınan 4.755,99TL harcın mahsubu ile bakiye 4.486,14TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,

5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 43.773,95TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak kendisini vekille temsil ettiren davalıya verilmesine,

6.HMK’nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra artan avansın taraflara iadesine, Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/12/2023 Katip ...

(e-imzalıdır)

Hakim ...

(e-imzalıdır)

İlgili Mevzuat & Etiketler
REDDİNE BAKIRKÖY 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ DIGER Ticaret Hukuku 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu TTK md.792 İİK md.72/4 K6102 md.792 HMK md.333
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog