Esas No
E. 2020/10211
Karar No
K. 2024/2063
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

12. Ceza Dairesi         2020/10211 E.  ,  2024/2063 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/639 E., 2016/22 K.
SUÇ: Taksirle öldürme
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma

Sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ

Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3, 62, 63, 53/6. maddeleri uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca bozma kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; ceza miktarına, TCK'nın 62. maddesinin uygulanmasına, cezanın yeterli olmadığına, eksik vekalet ücreti takdir eidldiğnie ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; kusur durumuna, tüm suçun sanığa yüklenmesine, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR

Yerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; 19.09.2015 günü gece saat 03.00 sıralarında, sanığın sevk ve idaresindeki kamyonet ile aydınlatmanın olduğu meskun mahalde bölünmüş tek yönlü yolda seyir halindeyken önünde aynı yönde seyreden kamyona sol arka kesiminden çarpması sonucu aracında yolcu olan ...'nın ölümüne tamamen kusurlu olarak neden olduğu, sanığın olay esnasında 0,96 promil alkollü olması nedeniyle eyleminde bilinçli taksirin koşullarının oluştuğu kabul edilerek, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 22/3 maddeleri uyarınca mahkumiyetine kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE ve KARAR

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşılmakla, sanık müdafiinin ve katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

1.Adli Tıp Kurumunun bilimsel verilere dayanarak oluşturduğu görüşlere ve Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına göre, 1.00 promilden fazla alkol miktarı güvenli sürüş yeteneğini ortadan kaldıracağından, Beşinci Adli Tıp İhtisas Kurulunca düzenlenen 04.01.2016 tarihli raporda sanığın kaza anında 0,96 promil alkollü olduğunun tespit edildiği somut olayda, bilinçli taksirin koşullarının oluşmadığı gözetilmeksizin, sanık hakkında TCK'nın 22/3. maddesi uygulanmak suretiyle fazla ceza tayin edilmesi,

2.Karar tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre katılan lehine 1800 TL vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken 1500 TL olarak eksik vekalet ücretine hükmedilmesi, Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 41. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafiini ve katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

30.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.