6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2013/4842 E. , 2013/5901 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
HÜKÜMLÜLER : ..., ...
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle;
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 5.2.2013 günlü kenar yazısı ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Hükümlü ... hakkında verilen hükme karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde; Hükümlü ...'nin cezaevi idaresine verdiği 09.10.2012 tarihli beyanı ile temyiz başvurusundan vazgeçtiğinin anlaşılması karşısında; dosyanın inceleme yapılmaksızın Mahkemesine iadesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,
II- Sanık ... hakkında verilen hükme karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Adli sicil kaydına göre, kasıtlı suçtan hükümlülüğü bulunan sanık hakkında, 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı anlaşılmakla yapılan incelemede:
Sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 53. maddesindeki haklardan yoksun bırakılmasına karar verilmemiş ise de, hükümlülüğün yasal sonucu olarak infaz aşamasında dikkate alınması olanaklı görüldüğünden; sanığın suç arkadaşlarıyla birlikte hırsızladığı av malzemeleri ve silahların, kolluk güçlerinin şüphe üzerine çevrede yaptığı araştırmada yakınanın iş yerinden çalındığını belirledikleri ve eşyaları yakınana iade ettiklerinin anlaşılması karşısında, somut olayda sanığın etkin pişmanlık iradesi ile hareket etmediği ve suça konu eşyaların otomobilde kolluk güçlerince ele geçirildiğinin kabulü gerekirken, “etkin pişmanlık” müessesesine yanlış anlam verilerek sanığın cezasından kalkışma aşamasında kalan suçta uygulama yeri olmayan 5237 sayılı TCK'nın 168/1. maddesi ile indirim yapılması, karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
III- Hükümlü ... hakkında verilen hükme karşı yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise;
Bursa 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2004 günlü, 2002/515-2004/4 sayılı hükümlülük kararının, hükümlü tarafından temyiz edilmeksizin kesinleştiği; anılan kararın sanık ... tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 09.11.2005 gün ve 2004/15059- 2005/14881 sayılı ilamıyla özetle “5237 sayılı TCY’nın 7. maddesi, 5252 sayılı Yasanın 5349 sayılı Yasayla değişik 9. maddesi uyarınca, sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi ve bozmadan sanık ...'ın da yararlanmasına” denilerek bozulmasına karar verildiği ve Mahkemece yeniden yargılama yapılıp bozmaya uyularak, bozma ilamından hükmü temyiz etmeyen hükümlü de yararlandırılarak 12.04.2006 günlü kararın verildiği anlaşılmışsa da; 5252 sayılı Yasanın 9. maddesinde Yasa koyucu sonradan yürürlüğe giren yasa hükümleri uyarınca yapılacak uyarlama yargılaması ve sonuçlarını özel olarak düzenlemiş bulunduğundan, somut olayda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 325. maddesi hükmünün lehe yasa değerlendirmesi gerekçesiyle yapılan bozmalarda uygulama koşul ve olanağının bulunmadığı; hükümlü hakkında verilen 15.01.2004 günlü, 2002/515- 2004/4 sayılı hükümlülük kararının kendisi yönünden temyiz edilmeksizin kesinleştiği gerçeğinin, Yasa Koyucunun iradesine aykırı yöntemle çözülemeyeceği, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 18.09.2007 gün ve 2007/125- 2007/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere, bozma ilamı sonrasındaki yargılamanın, temyiz olunmaksızın kesinleşmesi nedeniyle lehe Yasanın belirlenmesine ilişkin olduğu kabul edilen hükümlü hakkındaki uyarlama yargılaması ile genel hükümlere göre hakkındaki yargılama süren sanık ... hakkındaki davanın, farklı hükümlere bağlı olması ve birlikte görülemeyeceği gözetilip, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesi uyarınca hükümlüler ... hakkındaki davadan ayrılmasına karar verildikten sonra, uyarlama yapılması zorunluluğunun gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, 25.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.