2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Kayyımlık (Ticari Şirkete Kayyım Atanması) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesi özetle ; --------- Şirketi'nin 2010 senesinde kurulduğunu, müvekkilinin daha sonra şirkete hisse devir almak suretiyle ortak olduğunu, 15-10-2014 tarihinde de diğer ortağın hisselerinin müvekkili tarafından devir alındığını ve şirketin tek ortaklı hale geldiğini, kuruluşundan beri gayri faal olan şirketi müvekkilinin aktif hale getirdiğini, 2019 senesi sonuna kadar birçok işin alınıp tamamlandığını, 2020 yılına sadece -------- ---------- işinin devredildiğini, 05-10-2017 tarihinde şirketin sermayesinin 500.000.- T.L. sına yükseltildiğini, 07-12-2017 tarihinde dava dışı---------- şirkete gayri resmi ortak olarak 380.000.- T.L. sı para koyduğunu, bu şekilde --------- Ailesi'nin resmi hisse devri yapılana kadar şirkete gizli ortak olduklarını, 03-01-2020 tarihli ortaklar kurulu kararı ile müvekkilinin 300.000.- T.L. lık sermaye payını ... ve 100.000.- T.L. lık sermaye payını da --------ortaklar kurulu kararı ile ...şirket müdürlüğüne seçildiğini ve şirketi münferiden temsile yetkili kılındığını, müvekkilinin hissedar Olduğu yine dava dışı -------- Şirketi'nin de tüm hisselerinin 2020 yılında davalıya devredildiğini, davalı ... müdür olarak atandıktan sonra şirkete kâr getirecek faaliyette bulunmak yerine ailesine ait işleri şirket üzerinden yaptığını, bu şekilde şirketi ve müvekkilini zarara uğrattığını, müvekkilinin birçok ihaleye girmek için ortaklarına bilgi verdiğini, ortakların ise ya işi beğenmediklerini ya da işi almak için gerekli çabayı göstermediklerini, kendi işlerini yaptıkları için yeni iş almaya ihtiyaç duymadıklarını, şirketteki bütün personelin işten çıkarıldığını, şirketin borç yülü altına sokulduğunu, 2020 yılında müvekkilinin çabaları ile -----------Belediyesi ---------- İnşaatı İşinin alındığını, ancak davalının zamanında malzeme bağlantıları yapmadığı için kur farkından ötürü maliyetlerin arttığını ve zarar edildiğini, 2020 ve 2021 yıllarında hiç iş yapılmamış olmasına rağmen 860.000.- T.L. sı civarında harcama olduğunu, 2020 yılındaki 655.783.- T.L. lık şirket borcunun 2021 yılında 1.589.196.- T.L. sına yükseldiğini, müvekkilinin şirketteki hissesinin ve varlığının yok edilmeye çalışıldığını, davalının babası ----------- 2017 yılında şirkete borç olarak verdiği 386.000.- T.L. sının büyük bir kısmı ödendiği halde 2021 yılında döviz kuruna çevrildiğini, bu şekilde --------- haksız kazanç temin edildiğini, --------- ödeme yapılırken davalıya ait --------- Şirketi'ne yapılan ödemeler T.L. olarak defterlere alacak kaydedildiğini, dava dışı şirket üzerinden davalının annesi --------- adına kayıtlı --------- ------- 6 adet villa işinin, davalının kendi adına kayıtlı -------- ------- -------- dairelik konut işinin, ---------- adına kayıtlı -------- -------- 12 dairelik inşaat işinin yapıldığını, ilgili belediyelerden ruhsat dosyalarının ve tapu kayıtlarının celbi halinde iş sahiplerinin kimler olduğunun anlaşılacağını, bu inşaatlar yapılırken müteahhitlik kârı hesaplanmadığını, fatura alınmadan ödemeler yapıldığını, maliyetlerin düşük belirlendiğini, vergi”e -------- primlerinin düşük olmasının sağlandığını, satış sırasında da düşük bedelle satıldığını, düşük vergi ve tapu harcı ödendiğini, şirketin kâr etmesinin engellediğini, gayri resmi muhasebe kayıtları ile şirketin resmi kayıtları karşılaştırıldığında durumun açık olarak görüleceğini, müvekkiline yanlışlıkla verdikleri gayri resmi muhasebe kayıtlarında 2020 yılında --------- inşaatı için yapılan ödemelerin 3.047.541,62 T.L. sı, ---------- için yapılan ödemelerin 1.907.408,31 T.L. sı gözükmesine rağmen, şirketin muhasebe kayıtlarında bu rakamların yer almadığını, yine gayri resmi muhasebe kayıtlarına göre ---------- bu işler için şirkete 5.489.361,47 T.L. sı ödeme yaptığını, müvekkiline 28-06-2021 ve 06-07-2021 tarihlerinde verilen mizanlarda gözüken inşaat işlerinin yıl sonu mizanlarında gösterilmediğini, 2020 yılında ------- ---------- inşaatı için 58.000.- TL. sı ödendiğini, bunun sadece 15.000.- T.L. sının bankadan çekle verildiğini, şirketin --------- Ailesi için yaptığı özel işler hakkında müvekkiline bilgi verilmediğini, bu şekilde hiç kâr gösterilmediğini, giderler ve maliyetler için fatura alınmadığını, şirketin riske sokulduğunu, faturasız gider ödemelerinin bankadan yapılma zorunluluğuna uyulmadığını, şirkete ait kredi kartları ile davalı ve ailesine ait araçların kasko bedellerinin ödendiğini, şirketin zarara uğratıldığını, genel kurul toplantılarının yapılmadığını, şirket adına kayıtlı --------- plâkalı -------- marka aracın ruhsat ve anahtarları müvekkilinde olduğu halde 09-03-2022 tarihinde satıldığını, müvekkilinin şirkete giriş ve çıkışının engellendiğini iddia ederek; dava dışı şirkete yönetim kayyımı atanmasına, kayyımın görevinin yeni müdür seçilinceye kadar devamına, davalının müdürlük görevinden azline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000.- T.L. lık zararın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve dava dışı şirkete ödenmesine, yargılama giderlerinin ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesi özetle ; Davacının 2021 senesi sonu itibarıyla dava dışı şirket ortaklığından ayrılmaya karar verdini, hatta bunu piyasaya duyurduğunu, şirketin itibarını zedelenmemesi için davacı ile bir toplantı yapıldığını, 16-02-2022 tarihinde hisselerini devredeceği konusunda davacı ile bir anlaşma imzalandığını, ancak davacını anlaşmaya riayet etmediğini ve kötü niyetli olarak bu davayı açtığını, şirketin 2010 senesinde müvekkilinin arkadaşı ve akrabası tarafından kurulduğunu, daha sonra davacının şirketi devir aldığını ve 2010 senesinin başında da müvekkilinin ortak olduğunu, müvekkilinin ortak olmadan önce şahsi gayrimenkulünü dava dışı şirket için -------- Bankasına ipotek ettirdiğini, müvekkilinin müdür olduktan sonra bütün yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, davacının şirket ile istediği bilgiyi edebilecek konumda olduğunu, ancak yazılı hiçbir talepte bulunmadığını, şirket| ortaklarının şirket içinde sürekli iletişim halinde olduklarını, davacımin genel (kurul toplantısının yapılmasını talep etme hakkını kullanmadığını, 2020 ve 2021 yılı toplantılarının ------- 20-03-2020 tarihli yazısı kapsamında yapılamadığını, daha sonra da davacının ayrılma bahanesiyle müvekkilini oyaladığını, müvekkilinin haksız rekabette bulunmadığını, davacının bahsettiği -------- Projesiyle kendisinin de ilgilendiğini, davacının tek ortak olduğu dönemde -------- borç olarak aldığı 100.000.- Dolar karşılığı 386.000.- T.L. sını şirket kayıtlarına işlemediğini, davacının kendisine 400.000.- T.L. sına daire aldığını, --------- olan borcun da şirket tarafından ödenmediğini, şirkette bununla ilgili bir kaydın yer almadığını savunarak; kötü niyetle açılmış olan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava ; davalının müdürlükten azli ile davalının eylemleri nedeniyle dava dışı şirketin uğradığı zararların tazminine ilişkin sorumluluk davasıdır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları resen belirlenerek, kanıtlar toplanmak ve bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle sonuçlandırılmıştır. Düzenlenen bilirkişi raporu gerekçeli ve denetime elverişli bulunmakla hükme esas alınmıştır.Bu itibarla toplanan deliller, mahkememizce benimsenen bilirkişi raporu, tarafların iddia ve savunmaları, hep birlikte değerlendirildiğinde;Dava dışı ..., --------- Ticaret Sicili Müdürlüğü'nde --------- sicil numarasıyla kayıtlıdır.Şirket tek ortaklı ve 500.000.- T.L. lık sermayesinin tamamı davacı ... ait iken, ... bu sermaye payının;- 300.000.- T.L. lık kısmını davalı ...,- 100.000.- T.L. lık kısmını --------- devir etmiştir.Söz konusu devir işlemleri dava dışı şirketin 03-01-2020 tarihli ve ------ sayılı ortaklar kurulu toplantısında kabul edilmiş, 08-01-2020 tarihinde tescil edilmiş, 14-01-2020 tarihli ve --------- sayılı ------- yayımlanmıştır.
Hisse devirlerinin kabul edildiği toplantıda; ..., aksi karar alınıncaya kadar şirket müdürü olarak seçilmiş ve şirketi münferiden temsile yetkili kılınmıştır. Önceki müdür ... görevi sona ermiştir. Bu kararlarda, hisse devri ile ilgili olarak belirtilen tarihlerde tescil ve ilân edilmiştir.Davacı ... vekili, müvekkilinin döneminde alınan işlerin tamamlandığını, -------- Ailesinin ortaklığından sonra, dava dışı şirketin yeni iş alamadığını, ucuz fiyata ailenin işlerinin yapıldığını, kâr edilemediğini, şirketin kötü yönetildiğini, zarar ettiğini, borçlarının arttığını, müvekkilinin zarara uğradığını iddia etmiştir.------- soyadlı kişiler, dava dışı şirkete 2020 senesinin hemen başında ortak olmuşlar ve aynı tarihte davalı ... şirket müdürü olarak seçilmiştir. Davacının tek ortaklık ve müdürlük dönemi de 2020 senesinin hemen başında sona ermiştir.Dava dışı şirketin yıllar itibariyle net satış tutarları ; 2019 yılında 914.621,87 TL, 2020 yılında 6.406.942,93 TL, 2021 yılında 5.787.867,25 TL, 2022 yılında 4.503.972,85 TL'dir.Davacının döneminde ciro 914.621,87 TL. si iken, davalı ortak ve müdür olduktan sonra ciro 6.406.942,93 T.L. Sına yükselmiştir.Davacının döneminde şirket zarar etmiştir. Davalı ortak ve müdür olduktan sonra ise 584.568,41 T.L. sı kâr elde etmiştir.Dava dışı şirketin öz kaynakları davacının döneminde 802.034,60 T.L. sı iken, davalı ortak ve müdür olduktan sonra artarak 1.225.541,33 T.L. sı olmuştur. Şirketin defter ve kayıtları üzerinde yapılan tespitler, davacının iddiaları ile bağdaşmamaktadır.Keza, borçlar için de aynı durum söz konusudur. Davacının döneminde 5.855.013,67 T.L. sı olan borçlar, 2020 senesi sonunda 1.326.641,38 T.L. sina gerilemiştir.Bir şirketin mali yapısındaki gelişmeyi gösteren en temel gösterge, şirketin öz varlığındaki artıştır. Olayımızda da dava dışı şirketin özvarlığı, davalının ortak ve müdür olmasından sonra sürekli artmıştır.Şirketin envanterinde -------- plâka numaralı araçlar kayıtlı olup, bu araçların taşıt vergileri ödenmektedir.
Davacı vekilinin ruhsat ve anahtarı müvekkilinde olduğu halde satıldığını ifade ettiği -------- plâka numaralı araçta dava dışı şirkete aittir.Yine dava dilekçesinde bahsedilen 2017 senesinde -------- alınan 386.000.- T.L. lık borcun, dava dışı şirket tarafından Dolar olarak ödendiğine dair kayıt dava dışı şirketin defterlerinde görülememiştir.Dava dışı şirketin; -2020 Senesine ilişkin yevmiye defterine ------- Noterliği tarafından --------- inci sayfada 30-06-2021 tarihinde görülmüştür (kapanış) tasdiki,-2021 Senesine ilişkin yevmiye defterine --------- Noterliği tarafından ------- üncü sayfada 30-06-2022 tarihinde görülmüştür (kapanış) tasdiki yapılmıştır.Öte yandan dava dışı şirket beyannamelerini süresinde bağlı bulunduğu vergi dairesine vermiştir.Bütün bu hususlar, kayıtlarda oynamanın, değiştirmenin ve ilâvenin mümkün olmadığını ortaya koymaktadır.TTK m. 630/2'de haklı sebeplerin varlığı halinde ortakların, yöneticilerin yönetim ve temsil yetkisinin kaldırılmasını talep edebileceği öngörülmüştür. TTK m. 630/3'te ise nelerin haklı sebep sayılabileceği düzenlenmiştir. Buna göre, yöneticinin özen ve bağlılık yükümü başta gelmek üzere kanun ve şirket sözleşmesi ile öngörülen yükümlülükleri ağır bir şekilde ihlal etmesi haklı sebep olarak kabul edilebilecektir.Haklı sebebin ortaya çıkmasında müdürün kusurlu olması aranmadığı gibi şirketin zarara uğraması da şart değildir .Bu bilgiler ışığında huzurdaki uyuşmazlığa dönecek olursak, yukarıdaki mali incelemede davacının şirketin zarara uğradığına yönelik bir tespit yapılmadığından davacının iddialarının ispata muhtaç olduğu ve bu nedenle TTK m. 630 uyarınca azil şartlarının oluşmadığı, davacının tazminat talebinin yerinde olmadığı belirlenmekle kanıtlanamayan dravanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Kanıtlanamayan Müdürlükten Azil ve Tazminat davasının REDDİNE,
HARÇLAR
2.Her iki dava konusu yönünden ayrı ayrı alınması gerekli 427,60 TL x 2 = 855,20 TL harcın dava açılışı sırasında davacı tarafından yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik bakiye 774,50 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, VEKALET ÜCRETİ
3.Müdürlükten azile ilişkin dava yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesine göre davalı vekili için takdir olunan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Tazminata ilişkin dava yönünden Avukatlık asgari ücret tarifesinin 13/2. Maddesi gereği 5.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, YARGILAMA GİDERLERİ
5.Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
6.Davalı tarafından yargılama gideri sarf edilmediğinden bu hususta bir karar verilmesine yer olmadığına,
7.Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile --------- Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolunun açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 29/05/2024