Esas No
E. 2024/75
Karar No
K. 2024/1404
Karar Tarihi
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

37. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2024/75

KARAR NO: 2024/1404
KARAR TARİHİ: 08/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 10/10/2023

NUMARASI: 2023/227 2023/381

DAVANIN KONUSU: Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

Taraflar arasındaki davada İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemelerince ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için gönderilen dosya içindeki tüm belgeler incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R Dava,Tazminat talebine ilişkindir. İstanbul 17.Asliye Ticaret Mahkemesince,"...mahkememizin görevinin deniz ticaretine ilişkin olması sebebiyle mahkememizin Karşı Görevsizliğine, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli olduğu..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesince, "... davacı deniz taşımacılığı kapsamında haksız rekabet durumunun tespiti, meni ve oluşan maddi ve manevi zararın tazmini talebinde bulunmuş olup uyuşmazlığın deniz taşımacılığından kaynaklanmış olmasına göre, davanın denizcilik ihtisas mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir..." gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. 6102 sayılı TTK' nun 4/1-c. maddesi uyarınca, TBK' nun 444 ve devamındaki maddelerde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin tazminat davaları tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardır. Davanın mutlak ticari dava olarak kabulünde güdülen amaç ticari sır kavramının ticaret mahkemesince değerlendirilmesidir. Bu itibarla, davacı tarafça haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan eylemin iş akdinin sona ermesinden sonra meydana geldiğinin ileri sürülmüş olması da nazara alınarak davanın Ticaret Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. ( Yargıtay HGK’nın 2011/11-781 Esas ve 2012/109 Karar sayılı 29/02/2012 tarihli İlamı, Yargıtay HGK’nın 2011/9-508 Esas, 2013/292 Karar sayılı 27/02/2013 tarihli İlamı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/8763 Esas - 2019/13748 Karar sayılı İlamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2017/5116 Esas - 2017/2490 Karar sayılı İlamı) Dava dilekçesinde, davacı şirkette davalılardan ...'ın şirket ortak ve müdürü olduğunu, bu davalının eşi olan davalının eşi olan diğer davalı ... tarafından aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin kurulduğunu, şirket kurulduktan sonra davacı şirketin feshedilmeye çalışıldığını, ayrıca ticari ilişki içerisinde olan bir kısım şirketlerle ticari ilişkilerin bozulduğunu, davalı şirketin yakın zamanda davacı şirket ortağının eşi tarafından kurulduğu, dolayısıyla davalı ... tarafından sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, rekabet yasağı ve ticari sır saklama taahhüdünü ihlal ettiği ve haksız rekabet ettiği iddiasına dayanılmış ve davacı şirketin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istenmiştir. Gerek dava dilekçesinde davalılara isnat edilen yükümlülük ihlallerinin kapsamı, gerekse de davanın özelliğine göre rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 444 ve 447 maddeleri (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 348.maddesi) kapsamında değerlendirilmesi gerektiği açıktır.  Somut olayda dosya kapsamına göre denizcilik ihtisas mahkemesinin spesifik alanına değil, genel ve mutlak ticari dava niteliğindeki davanın İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 6100 sayılı HMK’nın 21 ve 22. maddeleri gereğince İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE 08/05/2024 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6102 sayılı TTK' nun 4/1-c. maddesi uyarınca, TBK' nun 444 ve devamındaki maddelerde düzenlenen rekabet yasağına ilişkin tazminat davaları tarafların sıfatına bakılmaksızın mutlak ticari davalardır. Davanın mutlak ticari dava olarak kabulünde güdülen amaç ticari sır kavramının ticaret mahkemesince değerlendirilmesidir. Bu itibarla, davacı tarafça haksız rekabet oluşturduğu iddia olunan eylemin iş akdinin sona ermesinden sonra meydana geldiğinin ileri sürülmüş olması da nazara alınarak davanın Ticaret Mahkemesinde görülerek sonuçlandırılması gerekmektedir. ( Yargıtay HGK’nın 2011/11-781 Esas ve 2012/109 Karar sayılı 29/02/2012 tarihli İlamı, Yargıtay HGK’nın 2011/9-508 Esas, 2013/292 Karar sayılı 27/02/2013 tarihli İlamı, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2016/8763 Esas - 2019/13748 Karar sayılı İlamı, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2017/5116 Esas - 2017/2490 Karar sayılı İlamı) Dava dilekçesinde, davacı şirkette davalılardan ...'ın şirket ortak ve müdürü olduğunu, bu davalının eşi olan davalının eşi olan diğer davalı ... tarafından aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketin kurulduğunu, şirket kurulduktan sonra davacı şirketin feshedilmeye çalışıldığını, ayrıca ticari ilişki içerisinde olan bir kısım şirketlerle ticari ilişkilerin bozulduğunu, davalı şirketin yakın zamanda davacı şirket ortağının eşi tarafından kurulduğu, dolayısıyla davalı ... tarafından sadakat yükümlülüğüne aykırı davrandığı, rekabet yasağı ve ticari sır saklama taahhüdünü ihlal ettiği ve haksız rekabet ettiği iddiasına dayanılmış ve davacı şirketin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istenmiştir. Gerek dava dilekçesinde davalılara isnat edilen yükümlülük ihlallerinin kapsamı, gerekse de davanın özelliğine göre rekabet yasağına aykırılığı düzenleyen, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 818 sayılı Borçlar Kanunu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu K6100 md.22 K6102 md.447 HMK md.21 TBK md.444 TTK md.4/1 K818 md.348
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog