43. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/213
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/11/2020
NUMARASI: 2020/196 Esas - 2020/576 Karar
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ... davalı ...A.Ş.'nin %50 hissedarı olduğunu, 2017-2018 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısının 25/12/2019 tarihinde yapıldığını, davacı temsilcisi olan ... yurt dışında mukim bir şahıs olduğundan, vekaleten genel kurul toplantısına katılarak ... temsil etmesi için Av. ... yetkilendirdiğini, söz konusu temsil yetisinin yer aldığı vekaletnamenin Arslesheim (İsviçre) Noteri ... mührünü taşımakta olup geçerli bir vekaletname olmasına rağmen diğer hissedarların Av. ... müvekkilinin temsilcisi sıfatıyla toplantıya katılmasını hukuka aykırı olarak engellediğini ve 25/12/2019 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar dikkatle incelendiğinde, toplantıya katılan hissedarlardan ... ve ...'un ibra edilmesi ve bu kişilerin yönetim kurulu üyesi seçildiğine ilişkin kararların kanuna ve dürüstlük kuralına aykırı olması sebebi ile 2017-2018 yılları olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların iptali gerektiğini, diğer ortakların Anonim Şirketlerin Genel Kurul Toplantılarının Usul ve Esasları ile Bu Toplantılarda Bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Temsilcileri Hakkında Yönetmelik’in 18/7. fıkrasının, 21. maddesinin ve vekaletnamede apostil şerhi bulunmamasını ileri sürdüğünü, Yönetmelik’in 18/7. Fıkrasında "Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin Ek-3’teki örneğe uygun olarak noter onaylı şekilde düzenlenmesi veya noter onaylı olmayan vekaletnamelerde noter huzurunda düzenlenmiş imza beyanının eklenmesi gerekir.” düzenlemesinin olduğunu, dolayısıyla bir eksiklik olmadığını, yine vekaletnamede pay adedinin yazılmasının zorunlu olmadığını, yönetmelik hükümlerinin kanuna aykırı olduğunu, normlar hiyerarşisine göre kanunun uygulanması gerektiğini, toplantıya katılması engellenen davacının ortaklık haklarını kullanamadığını, dolayısıyla toplantının yok hükmünde olduğunu beyanla,
... A.Ş.’nin 25.12.2019 tarihinde yapılan 2017/2018 yılları olağan genel kurulunda alınan kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının vekaletnamesinde eksiklik olduğunu, yabancı olan davacıdan teminat alınması gerektiğini, kaldı ki TTK'nın 448. Maddesi uyarınca da teminat yatırılmasını gerektiğini, davaya konu genel kurul toplantısına katılım için davacı tarafın vekiline verdiği vekaletnamenin yönetmelikteki şekil şartını içermediğini ve geçersiz olduğunu, yabancı ortağın Türkçe dilinde vekalet vermesi, noter onayının tercümesinin olmaması, imza sirküsünün eklenmemesi, Lahey sözleşmesine aykırı olması, apostil şerhini içermemesi ve pay adedinin vekaletnamede yazılmaması nedenleriyle vekaletnamenin geçersiz olduğu, bu nedenle Av. ... toplantıya alınmamasının yerinde olduğunu, toplantı ve karar nisabının oluştuğunu ve kanuna uygun olarak kararlar alındığını, sonraki olağanüstü genel kurul toplantısına apistil şerhli vekaletname ibraz eden davacının hatasını bu şekilde ikrar ettiği, iptali gerektirir bir durum olmadığını beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Davacı tarafın davaya konu genel kurul toplantısına katılmak için sunduğu vekaletname ile davalının genel kurul toplantısına çağrı belgesi ekinde gönderdiği vekaletname örneğinin bire bir aynı ve yukarıdaki örneğe benzer olduğu ancak pay adedine ilişkin bir açıklama olmadığı, davacı temsilcisi Dr. ... imzasının noter onaylı olduğu görülmüştür. Ancak hem örnek vekaletnamede, hem de davacının verdiği vekaletnamede pay adedi yazılmamıştır. Vekaletnamedeki noter onayının ön yüzünde sadece mühür, arka sayfasında ise mühür ve imza olması yeterli olup, ön yüzdeki imzanın noter tarafından tasdik edildiğini gösterir. Davacının, davalı şirkette %50 yap sahibi olduğu, davacı temsilcisinin Dr. ... olduğunu taraflar bilmektedirler. Davacı adına toplantıya katılmak isteyen başka bir temsilci de bulunmamaktadır. Tarafların birbirini bilmesine, çağrı ekindekine uygun ve noter onaylı vekaletnameye rağmen sırf pay adedinin yazılmamasının vekaletnameyi geçersiz kılamayacağını kabul etmek gerekir. Pay sahipliğinden doğan hakların sırf bu nedenle kısıtlanması hakkaniyeti aykırı olacağı gibi, davalının kendisinin örnek sunduğuna uygun vekaletnameyi kabul etmemesi dürüstlük kuralı ile de bağdaşmaz. Davalının itirazlarının dürüstlük kuralı ile bağdaşır bir yanı olmadığı, vekaletnamenin örneğe uygun ve noter tasdikli olduğu anlaşıldığına göre, %50 pay sahibi davacının kullanacağı oy ile nisabı tersine çevirme durumu olduğu ve bu durumda toplantının tamamının TTK'nın 446/1-b maddesi uyarınca iptali gerektiği anlaşılmakla, davacının davasının kabulüne" karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının mahkemeye sunmuş olduğu genel vekaletnamenin geçerli olup olmadığı incelenmeksizin hüküm tesis edildiğini, Mahkeme kararının zahiri gerekçeli karar niteliğinde olup, ilam niteliğini haiz olmadığını, mahkemenin varsayımlardan hareketle davanın kabulüne karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, mahkeme, vekaletnamenin lahey sözleşmesinde düzenlenen onay (apostil) şerhini ihtiva etmediğine ilişkin iddialarını değerlendirmediğini, vekaletnamenin, TTK'ya dayanılarak hazırlanan yönetmelik hükümlerinde yer alan geçerlilik şartlarını ihtiva etmesinin zorunlu olduğunu, vekaletnamenin yabancı dilde düzenlenen ikinci sayfasının türkçe tercümesinin dahi yapılmadığını, vekaletname ekinde noter onaylı imza beyannamesinin yer almadığını, vekaletnamede pay sahibinin pay adedinin yer almadığını, yönetim organı ve toplantı başkanı, genel kurul toplantısını usulüne uygun olarak yönetmekle yükümlü olduğunu, davacının ibraz ettiği vekaletnamenin içeriği hukuki işlem güvenliğini zedelediğini, Mahkeme kararının HMK m. 353/1-a(6) uyarınca gerekçeli karar ve ilam niteliklerini haiz olmaması, zahiri gerekçeli karar olması nedenleriyle kesin olarak ortadan kaldırılmasına, Mahkeme kararının eksik inceleme ile delillerinin değerlendirilmeksizin tesis edilmiş olması, uluslararası sözleşmelere, usule ve mevzuata aykırı olması nedenleriyle ve HMK m. 355 gereği resen tespit edilecek diğer nedenlerle ortadan kaldırılmasına, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
GEREKÇE
Dava; anonim şirketin 25/12/2019 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan kararlarının iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiş olup davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Anonim şirket genel kurulunda alınan kararların iptali hususu TTK 446.maddede, butlanı hususu ise TTK 447. maddede düzenlenmiştir.TTK.
447.Madde gereğince" (1) a ) Genel kurulun, özellikle; pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıldır." şeklindedir. İptal davası açabilecek kişiler ise 446. Maddede " (1) a) Toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten, b) Toplantıda hazır bulunsun veya bulunmasın, olumsuz oy kullanmış olsun ya da olmasın; çağrının usulüne göre yapılmadığını, gündemin gereği gibi ilan edilmediğini, genel kurula katılma yetkisi bulunmayan kişilerin veya temsilcilerinin toplantıya katılıp oy kullandıklarını, genel kurula katılmasına ve oy kullanmasına haksız olarak izin verilmediğini ve yukarıda sayılan aykırılıkların genel kurul kararının alınmasında etkili olduğunu ileri süren pay sahipleri, c) Yönetim kurulu, d) Kararların yerine getirilmesi, kişisel sorumluluğuna sebep olacaksa yönetim kurulu üyelerinden her biri, iptal davası açabilir. "şeklinde tahdidi olarak sayılmıştır. İptal sebepleri de 445,. maddede açıklanmış olup "(1) 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler." şeklindedir.Davacı şirket, İsviçre'de mukim ve davalı şirkette %50 pay sahibidir.Türk Ticaret Kanunu'nun 426. maddesine göre, Senede bağlanmamış paylardan, nama yazılı pay senetlerinden ve ilmühaberlerden doğan pay sahipliği hakları, pay defterinde kayıtlı bulunan pay sahibi veya pay sahibince, yazılı olarak yetkilendirilmiş kişi tarafından kullanılır. Davalı şirketin 25/12/2019 tarihli genel kurul toplantısına katılabilmek için davacı vekili, vekaletname sunmuştur. Ancak sunulan vekaletnamenin anonim şirketlerin genel kurul toplantılarının usul ve esasları ile bu toplantılarda bulunacak Gümrük ve Ticaret Bakanlığı temsilcileri hakkında yönetmeliğin 18/7. maddesi gereğince, vekaletnamenin noter onaylı veya ekinde noter onaylı imza sürküsü olmadığından, apostil bulunmadığından ve yönetmeliğin 21. maddesi gereğince vekaletnamede pay sahibinin pay adedinin bulunmaması nedeniyle geçersiz kabul edilerek davalı temsilcileri tarafından kabul edilmemiş, davacının temsilcisinin genel kurula katılması ve oy kullanması davalı tarafça engellenmiştir.Adı geçen yönetmeliğin, 18. maddesine göre ''Gerçek veya tüzel kişi pay sahiplerini temsilen genel kurula katılacakların ayrıca temsil belgelerini de ibraz etmeleri zorunludur. Halka açık olmayan şirketlerde gerek nama gerek hamiline yazılı pay senetleri sahiplerinin vekilleri vasıtasıyla toplantıda temsil edilebilmeleri için vekâletnamenin Ek-3’teki örneğe uygun olarak noter onaylı şekilde düzenlenmesi gerekir.''Vekaletnamenin Unsurlurı ve Geçerlilik süresi'' başlıklı 21/1. maddesinde ise; " Vekaletnamede; şirketin ünvanı, ait olduğu genel kurul toplantısının tarihi, vekilin adı ve soyadı, pay sahibinin pay adedi ile adı ve soyadı, veya ünvanı ve imzasının bulunması şarttır. Bu bilgilerden herhangi biri bulunmayan özel ve genel vekaletnameler geçersizdir" hükmü düzenlenmiştir. Davacı temsilcisi tarafından sunulan vekaletnamede davacı şirket temsilcisi Dr. ...'in imzasının bulunduğu ve imzanın noter onaylı olduğu, pay adedinin belirtilmediği görülmüştür. Ancak davalı şirketin davacı şirkete gönderdiği genel kurula çağrı belgesi ekinde bulunun vekaletname örneğini aynen içerdiğinin tespiti karşısında davalı tarafın pay adedinin vekaletnamede belirtilmemiştir. TTK'nın 426. maddesinde vekalet yetkisinin yazılı olarak verilmesi yeterli görülmüş olup davacının toplantıya katılmak isteyen kişiyi temsilci olduğunu kabul etmesi ve itiraz etmemesine göre davacı temsilcisinin toplantıya katılımı sağlanması gerektiği, zira payın nisaba etkisi olduğu gözetildiğinde diğer paydaşlarca temsilci sıfatına itiraz edilmesi halinde değerlendirme yapılması gerektiği değerlendirilmiştir. Bu nedenlerle davaya konu genel kurul kararının iptaline karar verilmesine dair ilk derece mahkemesinin tespit ve gerekçesinin isabetli olduğu kanaatine varılmış, bu konulardaki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Ayrıca davacı vekilince 04/09/2020 tarihinde sunulan tercüme evrakında davacı şirketin şirketi temsile yetkilisi tarafından dava dilekçesinde adı yer alan vekile vekalet verildiği görülmüş olmakla davalı vekilinin bu hususa ilişkin istinaf isteminin de reddi gerekmiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın,
HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.18/04/2024