Esas No
E. 2013/18129
Karar No
K. 2013/23529
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Aramaya Dön
YARGITAY

6. Ceza Dairesi

E. 2013/18129 K. 2013/23529 T.
Karar Sonucu REDDİNE
Resmî Atıf Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2013/18129, K. 2013/23529, T. 18.11.2013
PDF DOCX UDF
Karar Künyesi
Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Ceza Dairesi
Esas No
2013/18129
Karar No
2013/23529
Karar Tarihi
18.11.2013
Dava Türü
Ceza
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku
Karar Sonucu
REDDİNE
Karar Metni Tam metin · resmî kaynaktan

6. Ceza Dairesi         2013/18129 E.  ,  2013/23529 K.

"İçtihat Metni"

Yağma suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 148/1, 35/2, 62. maddeleri gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesine göre hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin MANİSA 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26/02/2013 tarihli ve 2012/438 esas, 2013/30 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 05/03/2013 tarihli ve 2013/177 değişik iş sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 26/04/2013 gün ve 2013/6819/27404 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20/05/2013 gün ve KYB/2013/156066 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 29/05/2013 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (Dosya kapsamına göre, adı geçen sanık hakkında tehdit suçundan yapılan yargılama sonucunda şikayetten vazgeçme nedeniyle Manisa Ağır Ceza Mahkemesinin 06/03/2007 tarihli ve 2007/54 esas, 2007/116 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 73. maddesi gereğince sanık hakkındaki kamu davasının düşmesine karar verilmesini müteakip kararın temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 02/11/2012 tarihli ve 2009/9657 esas, 2012/18911 karar sayılı ilâmı ile eylemin geceleyin nitelikli yağma suçunu oluşturduğundan bahisle bozma kararı verildiği ve mahkemesince de bozma kararına uyulduğunun anlaşılması karşısında, bozmaya uyma sonrası yapılan yargılama sonucunda nitelikli yağma suçundan hüküm kurulması gerektiği cihetle, mahkemesince alt sınırdan ceza verildiği nazara alınarak 5237 sayılı Kanun'un 149/1-h maddesi gereğince verilecek 10 yıl hapis cezasından, aynı Kanun'un 35/2. maddesi gereğince 3/4 oranında indirim yapıldığında 2 yıl 6 ay hapis cezasına ve anılan Kanun'un 62. maddesi gereğince 1/6 oranında indirim yapıldığında sonuç olarak 2 yıl 1 ay hapis hapis cezasına hükmedilmesi gerektiği, bu suretle sonuç ceza 2 yıldan fazla olduğundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyeceği gözetilerek itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Yasasının 23.maddesi ile kabul edilmiş olup, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23.maddesiyle, 5271 sayılı Yasanın 231.maddesine eklenen 5-14. fıkraları için kabul edilmiş, başlangıçta yetkinin sanıklar yönünden şikayete bağlı suçlarla sınırlı olan bu hal, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasa ile değişik 231.maddesi ile bazı suç türleri dışında tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir. 5560, 5728, 5739 ve 6008 sayılı Yasalar ile 5271 sayılı CMK 231.maddesindeki değişiklikler mevcut haline ulaşmıştır.

Sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmemesi, yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak CMK 223.maddesi uyarınca düşme sonucunu doğurur. Ancak süresi içinde yeni suç işlenmesi halinde, sanık hakkında mahkumiyet hükmü açıklanacaktır.

Bu açıklamalar ışığında; sanık hakkında kurulan mahkumiyet hükmünün hukuki sonuç doğurmamasını ifade eden hükmün açıklanmasının geri bırakılması, esas itibariyle bünyesinde iki karar barındıran bir kurumdur. İlk hüküm teknik anlamda hüküm sayılan ancak açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi nedeniyle hukuken varlık kazanamayan, bu nedenle hüküm ifade etmeyen koşullara uygun davranılması halinde düşme hükmüne dönüşecek, aykırı halde varlık kazanacak mahkumiyet kararı, ikinci karar ise, bu ön hüküm üzerine inşa edilen ve önceki hükmün varlık kazanmasını engelleyen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır. Bu ikinci kararın en temel ve belirgin özelliği, varlığı devam ettiği sürece ön hükmün hukuken sonuç doğurma özelliği kazanamamasıdır.

Anılan süreç tamamlanmadan, temyiz merciince denetleme olanağı bulunmamaktadır. Yasa yararına bozma yolu ise, temyiz ve istinaf incelemesinden geçmeden kesinleşen karar veya hükümlere karşı başvurulacak bir yasa yoludur. Bu yasa yoluna başvurabilmenin ilk ve temel koşulu verilen hüküm veya kararın istinaf ve temyizden geçmeden kesinleşmesidir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması itiraz yasa yoluna tabi olup, hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hüküm hukuken varlık kazanması halinde olağan ve/veya olağanüstü yasa yollarının denetimine tabi olabileceğinden hukuken varlık kazanmayan bir hükmün olağan ve/veya olağanüstü yasa yolu ile denetlenmesi mümkün değildir.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı itiraz yasa yoluna tabidir. Burada unutulmaması gereken hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karşı itirazı inceleyen makamın denetlediği hüküm olmayıp, hükmün üzerine inşa edilmiş hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı olduğudur. Hükmün içeriğindeki hukuka aykırılıklar ancak hükmün varlık kazanması halinde olağan ve olağanüstü yasa yolu ile denetime konu olabileceğinden, itiraz makamının hukuken varlık kazanmayan bir hükmü denetleme olanağı da bulunmamaktadır. Hal böyle olunca;

Açıklanan nedenlerle, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine göre, Manisa 2. Ağır Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 05.03.2013 tarih ve 2013/177 değişik iş sayılı kararına yönelik kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, 18.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

İlgili Mevzuat & Etiketler
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog