Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/1185
Karar No
K. 2024/210
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/1185 Esas
KARAR NO: 2024/210
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 08/12/2023
KARAR TARİHİ: 04/03/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle : Müvekkili şirket nezdinde .... numaralı Modüler Kurumsal Sigorta Poliçesi ile sigortalı ........ Tarım Gübre Tohum İth. İhr. Ve Mat. Malzemeleri ..... Madencilik San. Tic. A.Ş.'ye ait, .... Mah. ..... Bulvarı .... Modern No:... D:...... Başakşehir/İSTANBUL riziko adresli sigortalı mahale, 12.06.2021 tarihinde, davalı/borçlu ....... Kağıt Makina Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketi' nin maliki olduğu mahalden su akması ve buradan akan suların sigortalı konuta sirayet etmesi neticesinde maddi hasar meydana geldiğini, müvekkili şirkete vaki hasar ihbarına müteakip hazırlatılan ekspertiz raporuna istinaden meydana gelen hasarın 30,561,35-TL olarak tespit edilmiş muhatabına ödendiğini, bu ödenen 30,561,35-TL tutarındaki tazminatın ödeme tarihi olan 17.08.2021 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte müvekkili sigorta şirketi, TTK m.1472 hükmü gereği sigortalısının haklarına halef olduğunu, olay sonucu sigortalıya ait mahalde meydana gelen zarara ilişkin müvekkili şirket tarafından tanzim ettirilen ekspertiz raporundan da anlaşılacağı üzere davalı/borçlu ....... Kağıt Makina Sanayi İç Ve Dış Ticaret Limited Şirketinin, su sızıntısı kaynaklı oluşan sigortalı mahalede meydana gelen maddi zarardan Borçlar Kanunu’nun m.49 ve m. 69 gereğince sorumlu olduğunu, rücuen tazminat alacağı olan 30,561,35-TL hasar tazminatı bedelinin ödeme tarihi olan 17.08.2021 tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili için davalı/borçlu aleyhine İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ...... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve davalı/borçlunun yasal süresi içinde yetkiye, borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, yetki itirazı sonucunda takibe Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyası ile devam edildiğini, davalı/borçlunun yetkili yerde başlatılan icra takibine de yasal süresi içinde borca, faize ve tüm fer’ilerine itiraz ettiğini, davalının (borçlunun) itirazları haksız ve alacağı geciktirmeye yönelik olduğunu, bu nedenlerle Küçükçekmece İcra Müdürlüğü’nün ..... Esas sayılı dosyasına haksız olarak yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, arabuluculuk vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline, yargılama harç ve giderleri ile ücret-i vekâletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacının haksız ve hukuka aykırı taleplerinin tümden reddi gerektiğini, Davanın ..... İş Modern Site Yönetimine ve mülk sahibine ihbarı talebinin bulunduğunu, müvekkili şirketin, 11/06/2023 Pazar günü mesai saatleri dışında İhbar olunan Site Yönetimi İş Merkezinde bulunan Ana depoda temizlik yaptığı, temizlik sırasında tüm su hatları site yönetimince kesilmiş olduğunu ve temizlik sonrası dükkanlara verilen suyun barının yüksek verilmesi neticesinde müvekkilinin iş yerindeki su borusu patladığını, su basıncının Site Yönetimince fazla verilmesi neticesinde İş Merkezinde bir çok dükkanda su boruları patladığını ve bazı iş yerlerinin de zarar gördüğünü, davacı tarafın, müvekkilinin kusurundan kaynaklı olmayan bir sebepten dolayı Sigorta şirketi tarafından zarar hesaplaması yapılmış olduğunu ve bu ödemeyi davacı sigortalısına ödeyerek rücu davası açtığını, davacının, müvekkilinin kusurundan yahut hukuka aykırı davranışından kaynaklı olmayan bir sebepten dolayı bu davayı müvekkiline yöneltmesi hukuka açıkça aykırı olduğunu; kabulünün mümkün olmadığını, davacının zararı ile müvekkilinin eylemi arasında illiyet bağı bulunmadığını, zira müvekkilinin zarar konusunda ihmali, kusuru yahut hukuka aykırı bir eylemi bulunmadığını, müvekkilinin, "imal olunan şey" kapsamında değerlendirilen sitenin su hattına müdahale etme gibi bir durumunun söz konusu olmadığını, müvekkilinin musluğu açık bırakarak suyun alt katta bulunan davacının sigortalısına böyle bir zarar vermiş olmuş olsaydı davanın taraflarına yöneltilmesinin kabul edilebilir bir durum olduğunu, ancak yapılan tespitlerde ve mahkemece yapılacak Bilirkişi incelemesinde de böyle bir durumun olmadığını başka iş yerlerinde de aynı sebepten dolayı site yönetiminin depo temizliği sırasında basıncı fazla vermek suretiyle borularda patlama meydana geldiğinin sabit olduğunu, müvekkilinin o tarihte davacının sigortalısı şirket ile görüştüğünü ve zarar gören malların hesaplanarak zararın giderilmesi için tüm iyi niyetini gösterdiğini ve sigorta şirketi tarafından zarar gören malın değerinin hesaplanarak müvekkiline zarar gören malın kendisine verilmesi gerektiğini ilettiğini, ancak ne sigorta şirketi ne de sigortalı şirketinin bu duruma yanaşmadığını, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Küçükçekmece İcra müdürlüğünün ...... Esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı / alacaklı şirketin, davalı / borçlu aleyhinde 30.561,35-TL asıl alacak ve 1.871,88-TL faiz olmak üzere toplam 32.433,23-TL alacağının tahsili ile takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile masrafları ve vekalet ücreti ile birlikte tahsili için icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde itiraz ettiğini belirterek takibin durmasına sebebiyet verdiği, icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; oluşan zarara ilişkin zararın tahsili için girişilen icra takibine itirazın iptali davasıdır.

Davacı sigorta şirketi, bu davayı sigortalısının halefi olarak açtığına göre, görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli ..... Esas ve ..... Karar sayılı ilamında bu husus "sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" şeklinde vurgulanmaktadır.

Öte yandan, TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.(eski TTK 1301.) maddesinde; "sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder" hükmüne yer verilmiştir.

Somut olayda; Davalının, dava dışı sigortalı ile aynı binada farklı bağımsız bölümlerde yaşadığı; davacı sigorta şirketi, sigorta poliçesi ile sigortalı olan dava dışı ..... 'e ait taşınmazda meydana gelen hasarın kendisi tarafından karşılanması sonucunda, bu hasar bedelinin davalıdan tazminini talep ettiği; bu haliyle davacı tarafın davalıya rücu hakkının doğduğunun ve zarar görenin haklarına halef olunduğunun iddia edildiği, halefiyet ilkesi gereği halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise o hakka sahip olacağı, velhasıl dava dışı şahsın ne hakkı varsa bunların davacı şirkete geçmesiyle davacı şirketin de hukuken dava dışı kişi yerine geçtiği, halefiyete bağlı açılan davalarda görev hususunun davacının haklarına halef olduğu kişi ile davalı arasındaki ilişki baz alınarak değerlendirileceği, bununla birlikte uyuşmazlığın kat mülkiyetinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır. Kat mülkiyetinden kaynaklı uyuşmazlıklarda sulh hukuk mahkemesi görevli olup, tarafların tacir olması mahkemenin görevini bertaraf edemeyecektir. Yine davacı ile davalı arasındaki sigorta ilişkisinin de, bu dava yönünden önemi bulunmamaktadır. Zira bu konudaki görev hususu kanunun açık hükmüne dayanmakta olup, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı da dikkate alınarak uyuşmazlığın çözümünde Kat Mülkiyeti Kanunu uygulanacağından, görevli mahkemenin sulh hukuk mahkemesi olması nedeniyle aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.Davacının açtığı davada,mahkememizin görevli olmadığı anlaşılmakla;açılan davanın, HMK'nun 115/2.maddasi uyarınca aynı kanunun 114/1-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden REDDİNE,mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin görevsizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARATINA,

3.HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın görevli Bakırköy Sulh Hukuk Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere Bakırköy Hukuk Mahkemeleri Tevzi Müdürlüğü’ne GÖNDERİLMESİNE,

4.Mahkememizce verilen görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili ve görevli mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK' nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin İHTARATINA,

5.Harç ve masrafların görevli mahkemede nazara ALINMASINA, 5235 sayılı Kanunun geçici 2'nci maddesine göre ,Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmî Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla;6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 ilâ 360'ncı madde hükümleri uyarınca,mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf,başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup,usulen anlatıldı.04/03/2024 Katip .....

(e-imzalıdır)

Hakim .....

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.