Esas No
E. 2011/3678
Karar No
K. 2013/21553
Karar Tarihi
Karar Sonucu
BOZULMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Malvarlığı

6. Ceza Dairesi         2011/3678 E.  ,  2013/21553 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: Hırsızlık, mala zarar verme, işyeri dokunulmazlığını bozma,
HÜKÜM: Kısmen Mahkumiyet, kısmen Beraat, kısmen şikayet yokluğu nedeniyle Düşme

Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanığın yakınan ...'a ait... isimli iş yerine yönelik gerçekleştirdiği iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanunun 108/2. maddesi uyarınca, tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK'nın 58/7. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi ve infazda duraksamaya neden olmaması için, sanığın tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından; “TCK’nın 53. ile 58/6-7. maddenin uygulanmasına ” ilişkin bölümler çıkarılıp, yerlerine, “Sanığın,

TCK’nın 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, 3. fıkrası uyarınca da kendi alt altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına; 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi gereğince, sanık hakkında hükmolunan cezanın, Ankara 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.12.2004 gün 2004/885-2004/1412 sayılı ilamı ve bu ilamdaki hırsızlık suçuna ilişkin önceki hükümlülüğü nedeni ile cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazdan sonra denetimli sersbestlik tedbirinin uygulanmasına ” cümlelerinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

II-Sanığın yakınan ...'a ait... isimli iş yerine yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık suçundan ve yakınan ...'ye ait ... isimli iş yerine yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;

Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçların sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;

1.Sanığın yakınan ...'a ait... isimli iş yerine girdiği ancak bir şey alamadan çıktığının anlaşılması karşısında, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

2.Kasten işlemiş olduğu yakınan ...'a ait... isimli iş yerinden hırsızlık suçu için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1.maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezanın infazı tamamlanıncaya kadar, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı hakkındaki Kanunun 108/2.maddesi uyarınca,tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktarın, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamayacağının anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK.nun 58/7. maddesinin uygulanma koşullarının değerlendirilebilmesi ve infazda duraksamaya neden olmaması için, sanığın yakınan ...'a ait... isimli iş yerinden hırsızlık suçu için tekerrüre esas alınan önceki mahkumiyet hükmünün denetim olanağı verecek biçimde karar yerinde gösterilmemesi,

4.Sanığın yakınan ...'ye ait ... Ticaret isimli iş yerine hırsızlık amacıyla gelip kapıyı murç ile zorladığı ancak kapıyı tam olarak açamaması nedeniyle içeriye giremediğinin anlaşılması karşısında, sanığın hırsızlık suçundan mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, kanıtların takdirinde yanılgıya düşülerek beraat hükmü kurulması,

5.Sanığın yakınan ...'ye ait ... Ticaret isimli iş yerine yönelik gerçekleştirdiği iş yeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarının hırsızlık suçuyla birlikte işlendiği ve suç tarihi itibariyle şikayete tabi olmadığı gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm kurulması,

Bozmayı gerektirmiş, Üst Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle kısmen isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 05.11.2013 günü oybirliğiyle karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.