1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İZMİR
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle ;
TTK 4.maddesi gereğince tarafların tacir olması ve uyuşmazlık her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlara ilişkin olmasıyla, iş bu davaya bakma konusunda Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu, müvekkili ile davalı arasında müvekkilinin yaptığı mal satımı/hizmet verilmesinden kaynaklı bir ticari ilişki olduğu, bu ticari ilişki sonucunda müvekkilinin davalıdan 8.800,96 TL bakiye alacağının kaldığı, müvekkili şirket bu alacağının ödenmesi için davalıya yönelik bütün başvuruları sonuçsuz kalınca, müvekkilinin alacaklarının tahsili için İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi yapıldığı, bu dosyadan gönderilen ödeme emrinin tebliği üzerine davalı borçlunun takibin tamamına itiraz ettiği için icra takibinin durduğu, davalının icra takibine ve alacağa yönelik itirazlarıın haksız olduğu, bu nedenle davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı dosyasındaki icra takibine ve borca yaptığı itirazın iptaline, takibin devamına, %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen, davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamıştır.
DELİLLER
1.Mahkememizce davaya konu İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı dosyası getirtilmiş olup, dosyanın incelenmesinden davacı alacaklı tarafından davalı borçlu aleyhinde 09.10.2017 tarihinde 11.800,96 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, davalı borçlunun süresi içerisinde icra takip dosyasına sunmuş olduğu itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu anlaşılmıştır.
2.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi açısından davacı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, Mali Müşavir... tarafından düzenlenen 09.08.2019 tarihli raporda;
Davacı tarafça sunulan 2017 yılına ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve envanter defterlerinin kanuni süresi içerisinde açılış ve yevmiye defterinin kapanış tasdiklerinin yapıldığı, taraflar arasında 2017 yılı inceleme döneminde ticari bir ilişkinin olduğu, ticari ilişkiye istinaden davacı şirketin defter kayıtları incelendiğinde 31.08.2017 tarihi itibariyle davalının davacıya 8.800,96 TL borçlu olduğu, dosya içeriğinde taraflar arasında düzenlenen sözleşme ve davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin noter ihtarnamesi görülmediğinden faiz hesabı yapılamadığı, tarafların bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirdikleri Ba-Bs bildirimleri karşılaştırıldığında her iki tarafın da 2017 döneminde bildirdikleri B formu bildirimlerinin 8 adet belge, 38.051,00 TL tutarlı olarak bildirildiği, bildirimlerin birbiriyle uyumlu olduğu, bu nedenle 8 adet faturanın tamamının davalıya teslim edildiğinin bildirildiği sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
3.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalının bağlı bulunduğu vergi dairesine müzekkere yazılarak 2017 ve 2018 yılına ait Ba/Bs formları getirtilerek dosya arasına eklenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ KABUL
Dava; İİK 67.maddesi gereğince açılmış itirazın iptali davası olup, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili sunmuş olduğu dava dilekçesiyle, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalıya satılıp teslim edildiği bildirilen mallardan dolayı davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturalardan dolayı bakiye 8.800,96 TL'lik alacağın davalı tarafça ödenmediği, bu kapsamda bu alacağın tahsili için davalı hakkında başlatılan icra takibine vaki davalının haksız itirazının iptaliyle icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davalı tarafça esasa cevap süresi içerisinde davaya karşı cevap dilekçesi sunulmamış olup, icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesinde davalının davacı alacaklıya ödeme emrinde belirtildiği şekilde herhangi bir borcunun bulunmadığı belirtilerek alacağın tamamı ile birlikte faiz ve fer'ilerine itiraz edildiği bildirilmiştir. Taraflar arasındaki ihtilaf takip tarihi itibariyle davacının davalıdan takibe konu edilen miktar kadar alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilebilmesi açısından her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş olup, davalı tarafa ticari defter ve kayıtlarını ibraz etmesi yönünde meşruhatlı davetiye çıkartılmış olmasına rağmen davalı tarafça mahkememizce tayin edilen inceleme gün ve saatinde ticari defter ve kayıtların mahkeme dosyasına ibraz edilmediği, bu kapsamda bilirkişi incelemesinin sunulan davacı şirkete ait ticari defter ve kayıtlar ile dosya kapsamı belgeler ve yine davalıya ait vergi dairesinden gelen 30.04.2019 tarihli cevabi yazı ekindeki Ba/Bs formlarındaki kayıtlar karşılaştırılmak suretiyle yapıldığı, bu kapsamda alınan bilirkişi raporuna göre davacı şirketin incelenen 2017 ve 2018 yılı ticari defter ve kayıtlarının TTK hükümleri uyarınca usulüne uygun tutulduğu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalı adına düzenlenen toplam 8 adet ve toplam 44.900,96 TL bedelli faturaların davacı şirket defterlerine kaydedildiği ve davalı tarafça yapılan 36.100,00 TL toplam tutarlı ödemenin mahsubu ile davacının takip tarihi itibariyle davacı şirket defterlerine göre davalıdan 8.800,96 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı şirketin vergi dairesinden gelen Ba formlarının incelenmesi neticesinde davacı şirket için 8 adet belge kapsamında KDV hariç toplam 38.051,00 TL tutarlı bildirimde bulunulduğu, bu bildirimin davacı şirket kayıtlarıyla uyumlu olduğu, bu kapsamda vergi dairesinden gelen kayıtlara göre davalı şirketin 2017 döneminde davacı tarafından davalı adına düzenlenen 8 adet faturanın tamamını vergi dairesine bildirdiği, bu şekilde kayıtlarına almış olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir.
Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı belgelerin birlikte değerlendirilmesi neticesinde taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafça davalı adına 8 adet toplam 44.900,96 TL bedelli faturaların düzenlendiği, düzenlenen bu faturalar kapsamında davalı tarafça davacı şirket kayıtlarına göre toplam 36.100,00 TL ödeme yapıldığı ve takip tarihi itibariyle bu ödeme mahsup edildiğinde davacının davalıdan 8.800,96 TL bakiye alacağının kaldığı, her ne kadar davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar ibraz edilmemiş ise de, vergi dairesinden gelen kayıtların incelenmesinden davalının 2017 yılı Ba formları incelendiğinde davacı şirket açısından 8 adet ve KDV hariç toplam 38.061,00 TL bedelli faturaların bildirildiği, vergi dairesine bildirilen tutar olan 38.051,00 TL'ye %18 KDV tutarı olan 6.849,18 TL ilave edildiğinde toplam fatura tutarının 44.900,18 TL olduğu, bu şekilde davalının vergi dairesine 2017 yılı içerisinde bildirmiş olduğu fatura adet ve tutarının tam olarak davacı şirket kayıtlarıyla uyumlu olduğu, bu şekilde tacir olduğu anlaşılan davalı kayıtlarına alındığı görülen dava konusu 8 adet fatura bakiyesi olan takip ve davaya konu 8.800,96 TL 'lik bakiyenin ödendiği yönünde dosyada herhangi bir belge bulunmadığı gibi bu yönde de bir savunmanın davalı tarafça dile getirilmediği görülmekle, ödenmediği anlaşılan bakiye 8.800,96 TL'lik tutar nedeniyle davanın kabulüne, davalı borçlunun İzmir... İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 8.800,96 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren her iki tarafın tacir olması nedeniyle yerinde görülen davacı talebi gereğince, davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, dava konusu alacak faturaya dayalı olup, likit olduğundan kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.760,19 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verme gereği doğmuştur. HÜKÜM / Yukarıda açıklanan gerekçelerle ; Davanın KABULÜNE, davalı borçlunun İzmir ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki itirazının kısmen iptaliyle 8.800,96 TL asıl alacak üzerinden, takip tarihinden itibaren davacı talebini aşmamak üzere değişen oranlarda avans faizi işletilerek takibin devamına, Kabul edilen kısım üzerinden hesaplanan 1.760,19 TL %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 601,19 TL nispi karar ve ilam harcından başlangıçta yatırılan toplam 150,90 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 450,29 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
Davacı tarafından başlangıçta yatırılan 192,00 TL peşin harç ile, 142,20 TL tebligat gideri, 42,00 TL posta gideri ve 400,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 584,20 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan bulunması halinde karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair, davacı vekili ile davalının yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İzmir Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 14/01/2020 Katip ... E imza Hakim ... E imza