Aramaya Dön

ANTALYA Bölge Adliye Mahkemesi

Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C.

ANTALYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA

DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/01/2021

DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 06/06/2024
KARAR YAZIM TARİHİ: 07/06/2024

Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davacı vekili, davalı .... ile davalılar ..... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15/04/2017 tarihinde davalı ...'e ait ve diğer davalı ... yönetimindeki ... plaka sayılı traktörün tekerinin yoldan çıkarak devrilmesi sonucu traktörde yolcu konumunda bulunan iki torununun ölümü ve iki torununun da yaralanması ile neticelenen davaya konu kazanın meydana geldiği, vefat eden torunlardan ... davacının oğlu, yaralanan ... ile ... da kızları olduğu, olay tarihi itibariyle ...'in 9, diğer kızların ise 12 ve 3 yaşlarında olduğu, davalı sürücünün küçük yaştaki çocukları traktöre bindirmek suretiyle kazaya davetiye çıkardığı, nitekim vuku bulan trafik kazasında dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan davalının tam kusurlu olduğu, davacının evladının ölümü sebebiyle derin elem ve üzüntü duyduğu, vefat edenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığı, diğer davalı ...'nin aracın kayıt maliki olması sebebiyle uğranılan zarardan sorumlu olduğu, zarara neden olan vasıtanın trafik sigortası olmaması sebebiyle ... müracaat edildiği, bu başvuru neticesinde 23/01/2018 tarihinde 15.269,00 TL ödeme alındığı, yapılan tediyenin davacının maddi zararını karşılamadığını beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla 100,00 TL destekten yoksunluk tazminatının tüm davalılardan, 50.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı gerçek kişilerden hakkın doğum tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, daha sonra 22/01/2020 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat talebini 94.086,26 TL'ye yükseltmiş, 04/01/2021 günlü dilekçesiyle ise 104.611,30 TL olarak ıslah etmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ:

Davalı ... vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; kazaya ilişkin davacının kuruma yaptığı başvuru üzerine davacıya tediyede bulunulduğu ve ibra alındığı, bu şekilde tüm sorumluluklarının sona erdiği, KTK 111 madde uyarınca ibranın iptalinin ancak gerçek zarar ile yapılan ödeme arasında fahiş fark olduğunda istenebileceği, kusurun ve zararın usulünce ispatı gerektiği, faiz başlangıç tarihine ilişkin talebin açık olmadığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalılar ... ve ... davaya cevap vermemişler, vekilleri yargılama aşamasındaki beyanlarıyla davanın reddini istemiştir.

DELİLLER

Denizli Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma numaralı dosya kayıtları, kusur ve tazminat bilirkişisi raporları, nüfus kayıtları, sosyal ve ekonomik araştırma tutanağı, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ :

İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; ödeme tarihindeki verilere yapılan hesaplamada ... tarafından davacıya yapılan tediyenin yetersiz olduğu, ödemenin güncellenerek indirilmesi sonucu bakiye 82.658,30 TL bakiye destekten yoksunluk tazminatı alacağı bulunduğu yönündeki bilirkişi raporu benimsenmiş ve yine olayda hatır taşıması ve müterafik kusur durumlarının bulunmadığı değerlendirilerek maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne ve 82.658,30 TL tazminatın ... yönünden dava tarihinden diğer davalı gerçek kişiler yönünden ise olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsil tahsiline, manevi tazminat isteminin tarafların kusur durumu, sosyal ve ekonomik konumları, davacının vefat edene yakınlığı ve oğlunun vefatının davacı üzerinde bıraktığı etkiye göre bu yöne ilişen davanın kısmen kabulü ile 40.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı gerçek kişilerden müştereken ve müteselsil tahsiline, fazlaya dair maddi ve manevi tazminat taleplerinin ise reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ :

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maddi tazminata ilişkin mahkemece 2020 yılı asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamaya itibarla hüküm kurulduğu, oysa karar tarihinin 2021 yılı olduğu ve Yargıtay uygulamalarına göre karar tarihindeki verilere maddi zararın belirlenmesi gerektiği, davalı ... 10/07/2017 tarihinde temerrüte düştüğünden belirtilen davalı yönünden dava tarihinden faize hükmedilmesinin hatalı olduğu, davacının henüz 9 yaşındaki oğlunu kaybetmesi nedeniyle derin elem ve üzüntü duyduğu, çocuğunun ölümünü bir ömür boyu hissedeceği, bu olgulara göre manevi tazminat talebinin tam kabulü gerektiği, yine ret sebebi ortak olan davalılar yararına tek vekalet ücreti verilmesi gereken yerde her bir davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri gibi hüküm kurulmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davaya konu kazaya ilişkin olarak davacının destekten yoksunluk talepli olarak Sigorta Tahkim Komisyonuna başvuru yaptığı ve .... esas ve .... sayılı kararın İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi ... hakem kararı saklama dosyası ile tevdi edildiği ve temyiz incelemesi için halen dosyanın Yargıtay'da olduğu, dolayısıyla eldeki dava ile tahkim komisyonu dosyasının derdestlik oluşturduğu, olayın tarlada vuku bulduğu, karayolunda gerçekleşmediğinden trafik kazası niteliğine haiz olmadığı ve ... bir sorumluluğunun bulunmadığı, davaya konu hadisenin trafik kazası olmadığı yönündeki itirazın araştırılmadığı, traktör üzerinde güvenli olmayan bir vaziyette 5 kişi seyahat edildiğinden ve ücretsiz taşıma yapıldığından müterafik kusur ve hatır taşıması nedeniyle lazım gelen tenzilatların yapılması gerektiği, yine tazminat bilirkişi raporunda yetiştirme gideri sebebiyle indirim yapılmadığı, ayrıca tazminat ödemesi yapılması durumunda müvekkili kurumun diğer davalı sürücü ve aracın işletenine rücu edeceği, bu durumda alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmiş olacağını beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir.

Davalılar ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; vefat eden ....'in davalı sürücünün öz torunu olduğu, olay günü çocukların dedesini ziyarete geldiği ve bağa giden dedesi ile birlikte traktöre bindikleri, kazanın da davalı .... ile diğer torununun şakalaşması sırasında sürücünün dikkatinin dağılması sonucu vuku bulduğu, olay yerinin karayolu olmadığı, hadisenin trafik kazası sayılamayacağı, tüm kusurun davalı sürücüye yüklenmesinin hatalı olduğu, zira davacının 4 çocuğun traktöre bindiğini gördüğü ve bu rızasından dolayı olayda ihmali bulunduğu, aracın kayıt maliki ....'nin olayla bir ilgisinin olmadığından hukuki sorumluluğunun da bulunmadığı, yine tazminat bilirkişi raporunda TRH-2010 yaşam tablosuna göre bakiye ömür süresinin belirlendiği, oysa PMK 1931 yaşam tablosunun kullanılması gerektiği, yetiştirme giderlerinin de hesaplanan tazminattan indirilmediği, 23/01/2020 tarihli bedel artırım dilekçesinin ıslah niteliğinde olduğu, ayrıca ıslah ile artırılan kısım yönünden zamanaşımı süresinin dolduğunu beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddini istemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm nedeniyle maddi manevi tazminat isteğine ilişkindir.

Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3 maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Güvence Hesabı, kazaya sebebiyet veren aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmaması veya aracın tespit edilememesi halinde maddi zarardan 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14. maddesi gereğince sorumludur.

Davalı ... küçük yaştaki 4 torunu ile tarla yolunda traktörle seyahat ettiği sırada traktör tekerinin yoldan çıkması ve akabinde aracın devrilmesi sonucu meydana gelen olayda iki torunu vefat etmiş ve iki torunu yaralanmıştır. Davacı, bu kazada vefat eden oğlu ....'in maddi ve manevi desteğinden mahrum kaldığını, kaza yapan vasıtanın trafik sigortası bulunmadığından ... başvuru yapıldığını ve kurumdan bir miktar ödeme alındığı, ancak yapılan tediyenin gerçek zararını karşılmadığını belirterek bakiye destekten yoksunluk tazminatının tüm davalılardan, manevi tazminatın ise aracın sürücüsü ve işleteni olan davalı gerçek kişilerden tahsilini talep etmiş, ilk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, bu karara karşı davacı vekili ile davalı ... vekili ile davalı ... ve ... vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı yapılan istinaf incelemesi sonucunda;

1.Karayolları Trafik Kanunun 109. maddesi gereğince motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve her halde kaza gününden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunmuşsa bu süre maddi tazminat talepleri için de geçerlidir. Yine 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince maddi veya manevi zarara ilişkin davalar zarara uğrayanın zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve herhalde zararı doğuran fiilin işlenmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır. Ceza zamanaşımı süresinin uygulanması için ceza davasının açılmış olması gerekmez, haksız eylemin suç niteliğinde olması yeterlidir. Takipsizlik kararı verilse dahi ceza zamanaşımı uygulanabilir. Ceza davasının hiç açılmaması durumunda, hukuk hakimi, haksız eylemin suç niteliği taşıdığını saptamışsa, uzamış ceza zamanaşımını uygulayacaktır. Trafik kazası 15/04/2017 tarihinde gerçekleşmiş, eldeki dava 30/01/2018 tarihinde açılmıştır. Davalı ...'ün taksirli eylemi sonucu iki kişi yaşımını yitirmiş, iki kişi de yaralanmıştır.

TCK'nın 85/2 maddesinde yazılı ceza miktarı itibarı ile ceza davası zamanaşımı süresi TCK'nın 66/1-d maddesi gereğince 15 yıldır. Haksız fiil tarihinin 15/04/2017 olduğu dikkate alındığında halen uzamış zamanaşımı süresi dolmamıştır.

2.Davalı ...'ün traktör sürücüsü olduğu, trafik kazasının meydana gelmesinde tam kusurlu olduğu, traktörün sebebiyet verdiği zarar nedeniyle 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereğince traktörün kayıtlı maliki ve işleteni olan davalı ...'ün diğer davalı ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu, ceza soruşturma dosyası itibariyle davacının çocukların traktöre bindiği sırada orada olduğuna yönelik bir delilin bulunmadığı, aksine gerek davacı ve gerek davacının eski eşinin beyanına göre ölen çocuklarını gezmek amacıyla davalı dedesinin yanına gönderdikleri, bu nedenle ölenin bakım ve gözetiminden davalıların sorumlu oldukları, gerek davacının ölen oğlunun traktöre bindiği sırada orada olmaması ve gerek ölenin yaşı nedeniyle traktöre binmesi nedeniyle davacı tarafın müterafik bir kusurunun bulunmadığı, davalılar ile ölen arasında usul-füru ilişkisi bulunduğundan ölenin hatır amaçlı taşınmadığı, destekten yoksun kalma tazminatı zararlarının TRH-2010 yaşam tablosuna göre hesaplanması gerektiği, davacının ev hanımı olduğu gözetildiğinde hesaplanan destek tazminatından yetiştirme giderinin düşülmesinin mümkün olmadığı dikkate alındığında davalıların aksi yöndeki istinaf itirazları yerinde görülmemiştir.

3.Davalı Güvence Hesabı dava açılmadan önce başvuru üzerine ... 'in vefatı nedeniyle davacıya 23/01/2018 tarihinde 15.269,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödemiştir.

Davacı bu ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek eldeki destekten yoksun kalma tazminatı davasını açmıştır.

Davacı eldeki dava devam ederken, vekili aracılığıyla davalı ...'nın yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu ileri sürerek karşılanmayan zararının tahsili için ayrıca Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan yargılama üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 11/05/2020 gün ve 2020/İHK-10208 sayılı kararı ile 84.111,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 23/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ... tahsiline karar verilmiş, bu karar Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 14/06/2021 gün ve ... esas, .... karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiştir.

Davacının, davalılardan ... yönelik Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yaptığı başvuru 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde düzenlenen ve isteğe bağlı alternatif bir uyuşmazlık çözüm yoludur. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen kararlar adli yargı yerinde de kesin hükmün sonuçlarını doğurur.

Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 11/05/2020 gün ve 2020/İHK-10208 sayılı kararının, eldeki davada hüküm tarihinden sonra, ancak henüz hüküm kesinleşmeden kesinleştiği ve davacının oğlu ....'in ölümü nedeniyle bakiye karşılanmayan destekten yoksun kalma tazminatının 84.111,42 TL olduğu anlaşıldığından davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmesi gereklidir.

4.Davalı ... cevap dilekçesinde kaza tarihi itibariyle destekten yoksun kalma tazminatı için trafik sigorta poliçe limitinin 368.000,00 TL olduğunu beyan etmiştir.

Gerek ilk derece mahkemesince ve gerek Sigorta Tahkim Komisyonunca belirlenen zararın daha önce yapılan ödeme dikkate alındığında poliçe limitini aşmadığı anlaşılmaktadır. Davacı kısmi dava şeklinde açtığı davada bakiye karşılanmayan destek zararını 100,00 TL olarak açıkladıktan sonra, 22/01/2020 tarihli dilekçesiyle fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak maddi tazminat miktarını 94.086,26 TL'na, 04/01/2021 tarihli dilekçesiyle 104.611,30 TL'na çıkarmıştır. Eldeki dava kısmi dava olarak açıldığından HMK'nın 176/2 maddesi gereğince 04/01/2021 tarihli ikinci ıslah dilekçesine itibar edilmesi mümkün değildir. İkinci ıslah geçerli olmadığından, davacının eldeki davada talep ettiği tazminat miktarı ve dava değeri 94.086,26 TL'dir. Tazminat bilirkişisi 21/01/2020 tarihli ilk raporunda TRH-2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle ve devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulamak suretiyle tazminat hesabı yapmış ve davacının karşılanmayan destekten yoksun kalma tazminatını 94.186,26 TL olarak tespit etmiştir.

Tazminat bilirkişisi 26/12/2020 tarihli ek ilk raporunda TRH-2010 yaşam tablosu kullanılmak suretiyle ve progresif rant formülü uygulamak suretiyle tazminat hesabı yapmış, tazminat 5 yıl önceden peşin olarak ödeneceğinden iskonto uygulayarak zararı 101.966,68 TL olarak bulup, ... tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş değerinin mahsubu sonrasında karşılanmayan destekten yoksun kalma tazminatını 82.658,30 TL olarak tespit etmiştir. Destekten yoksun kalma tazminat hesabının TRH-2010 yaşam tablosu kullanılmak ve progresif rant formülü uygulamak suretiyle yapılması gerekir. Zarar görenin tazminat alacağını toptan ve peşin olarak alacağı gerekçesiyle iskonto indirimine tabi tutulması mümkün değildir. O halde ek rapor itibariyle davacının destek zararı 164.224,00 TL'den ... tarafından davadan önce ödenen tazminatın 19.308,40 TL güncellenmiş değeri mahsup edildiğinde bakiye karşılanmamış destekten yoksun kalma tazminatı 144.915,60 TL olmalıdır.

Yukarıda da açıklandığı üzere kesinleşen Sigorta Tahkim Komisyonu kararına göre davacının sigorta tarafından karşılanmayan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı 84.111,42 TL olarak belirlendiğinden, trafik kazasına sebebiyet veren traktör sürücüsü ve işleteni olan davalılar ... ve ...'ün bu miktar tazminatla sorumlu olması gerekmektedir.

UYAP işletim sistemi üzerinden yapılan inceleme sonucunda Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti'nin 11/05/2020 gün ve 2020/İHK-10208 sayılı kararı ile hükmedilen 84.111,42 TL tazminat ile 23/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizinin infazının Denizli (Kapatılan) 2. İcra Dairesinin .... takip (Denizli İcra Dairesinin ... esasına devredilen) sayılı dosyası ile talep edildiği ve takip borçlusu ... tarafından 30/07/2021 tarihinde takip dosyasına 133.926,36 TL yatırıldığı görülmektedir.

Takip borcunun tamamen ödenip ödenmediği icra dairesinden sorulmuş, icra dairesi 03/06/2024 tarihli yazısı ile 30/07/2021 ödeme tarihi itibariyle 2.958,24 TL bakiye borç kaldığı, yazı itibariyle borç miktarının 5.917,40 TL.'na ulaştığı bildirilmiştir. Bu yazı doğrultusunda takip borcunun tamamıyla ödenmediği anlaşılmaktadır.

5.Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Olay tarihi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, haksız fiilin ölümle sonuçlanması, davalı tarafın tam kusuru, davalı tarafın ölenin dede ve büyükannesi olması, paranın satın alma gücü, günün ekonomik koşulları ve yukarıda açıklanan ilkeler dikkate alındığında davacı anne için hükmedilen 40.000,00 TL manevi tazminat miktarı dosya kapsamına göre azdır. Belirtilen nedenler ile hak ve nesafet kuralları çerçevesinde davacı anne için dava dilekçesiyle talep edildiği gibi 50.000,00 TL tazminat, davacının manevi zararlarını karşılayacak miktardadır. Dairemizin davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunun kabul gerekçesine göre, davalılar ... ve ... vekilinin manevi tazminat miktarına yönelen istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.

6.Davacı eldeki davada maddi ve manevi tazminat talep etmiştir. Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/4 maddesi gereğince "Manevi tazminat davasının, maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün diğer taleplerle birlikte açılması durumunda; manevi tazminat açısından avukatlık ücreti ayrı bir kalem olarak hükmedilir."

Yine aynı tarifenin 3/2 maddesi gereğince "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur."

İlk derece mahkemesince aynı gerekçeyle davalılar aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davalarının kısmen reddine karar verilmiştir. Bu durumda reddedilen maddi tazminat için davalılar yararına tek, reddedilen manevi tazminat için davalılar yararına tek vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, her bir davalıya ayrı ayrı vekalet ücreti verilmesi de usul ve yasa ile tarifeye aykırı düşmüştür.

Hal böyle olunca; açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalılar ... ve ... vekilinin istinaf itirazlarının 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine, davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat miktarı ile vekalet ücretine yönelen, davalı ...nın kesin hüküm (derdestlik) itirazına yönelen istinaf istemlerinin kabulüyle 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, kabul edilen istinaf nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzelterek yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle; davacının davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince usulden reddine, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 84.111,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Denizli (Kapatılan) 2. İcra Dairesinin .... (Denizli İcra Dairesinin .... esasına devredilen) takip sayılı dosyasında talep edilen 84.111,42 TL tazminat alacağı ve 23/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle tahsilde tekerrür olmayacak şekilde) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 15/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, eldeki davanın açılmasından sonra Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurulmasına rağmen davalı ... tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde derdestlik itirazında bulunulmadığı ve nihayetinde kesin hüküm halinin eldeki kararın verilmesinden sonra gerçekleştiği ve bu duruma davalı ... sebebiyet verdiği anlaşıldığından davalı ... lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davacının destekten yoksun kalma zararının 84.111,42 TL olduğu ve ilk derece mahkemesince 82.658,30 TL maddi tazminata hükmedildiği, davacının geçerli ıslah talebinin 94.086,26 TL olduğu dikkate alındığında, kabul edilmesi gereken 84.111,42 TL maddi tazminat yönüyle davacı yararına, ret edilmesi gereken 9.974,84 TL maddi tazminat yönüyle davalılar ... ve ... yararına nispi vekalet ücreti takdirine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davalılar ... ve ... vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,

2.Davacı vekilinin maddi ve manevi tazminat miktarı ile vekalet ücretine yönelen, davalı ... kesin hüküm (derdestlik) itirazına yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE,

3.İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin .... Esas - .... Karar sayılı, 29/01/2021 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA,

4.Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle;

a)Davacının, davalı ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının kesin hüküm dava şartı yokluğu nedeniyle HMK'nın 114/1-i ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,

b)Davacının, davalılar ... ve ... aleyhine açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 84.111,42 TL destekten yoksun kalma tazminatının 15/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (Denizli (Kapatılan) 2. İcra Dairesinin ... (Denizli İcra Dairesinin .... esasına devredilen) takip sayılı dosyasında talep edilen 84.111,42 TL tazminat alacağı ve 23/01/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizle tahsilde tekerrür olmayacak şekilde) bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine,

c)Davacının, davalılar ... ve ... aleyhine açtığı manevi tazminat davasının KABULÜ ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 15/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

ç)Davacının peşin ıslah ve tamamlama yolu ile ödediği (171,12 TL + 150,24 TL + 36,00 TL + 171,10 TL) 528,46 TL karar harcının Hazineye gelir kaydına, bakiye 8.632,69 TL karar harcının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,

d)Davacı tarafından sarf edilen 35,90 TL başvurma harcı, 528,46 TL peşin harç, 1.121,10 TL gider avansı (tebligat, posta, kep, bilirkişi) olmak üzere toplam 1.649,56 TL yargılama giderinin harçlar oran dışı tutulduğunda davanın %93 kabul oranına göre 1.606,98 tutarındaki kısmının davalılar ... ve ...'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

e)Davacı maddi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden kabul olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi gereğince belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

f)Davalı ... aleyhindeki davanın usulden reddi sebebiyle bu davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

g)Davalılar ... ve ... maddi tazminat davasında kendilerini vekil aracılığıyla temsil ettirdiklerinden reddolunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi gereğince belirlenen 9.974,84 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalılara verilmesine,

ğ)Davacı manevi tazminat davasında kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden kabul olunan maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/4 ve 13/1 maddeleri gereğince belirlenen 17.900,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

h)Artan gider avansının ilgililerine iadesine,

5.Davacı ve davalı Güvence Hesabı ile davalılar ... ve ... tarafından ayrı ayrı peşin yatırılan 162,10 TL istinaf yoluna başvuru harcının ve davalılar ... ve ...'ün peşin ödediği 2.037,00 TL istinaf karar harcının Hazineye gelir kaydına, 109,15 TL istinaf karar harcının davacıya; (59,30 TL + 1.353,00 TL) 1.412,30 TL istinaf karar harcının ise davalı ... talebi halinde iadesine, 6.341,79 TL bakiye istinaf karar harcının davalılar ... ve ...'ten müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine,

6.Davalılar ... ve ...'ün başvurusunun reddedilmesi ve davacı ile davalı ... başvurusunun kabul gerekçesine göre istinaf giderlerinin başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,

7.Kesin olan işbu kararın taraflara tebliği, avans iade ve harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 Sayılı HMK'nun 362. maddesi (1-a) bendi uyarınca 06/06/2024 tarihinde KESİN olmak üzere oy birliğiyle ile karar verildi. ...

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.