3. Hukuk Dairesi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2024/222 Esas (Derdest dosya)
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahke- mesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının kullanımında olan tesisatta müvekkili kurum tarafından yapılan kontrolde, ''EPDK THY' nin 42/1-a maddesine göre perakende satış sözleş- mesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi'' üzerine, zabıt tarihinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğin'in 42/1-a maddesi uyarınca, dava konusu ... seri numaralı ve 07/11/2023 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, tutanağa istinaden, 10110 kwh karşılığı olarak 93.021,79 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, ayrıca davalı adına tanzim olunan ... seri numaralı ve 03/11/2023 tarihli mükerrer kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetme liği'nin 46/3 maddesi gereği, ceza kat sayısı 2 olarak esas alınarak tahakkuk gerçekleştirildiğini, davalı borçlu aleyhine tahakkuk ettirilen 93.021,79 TL kaçak elektrik bedeline, 217,05 TL gecikmiş gün faizi ve 43,41 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 93.282,25 TL fatura bedeli için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takibin durduğu beyanla, öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasını, yapılacak yargılama sonucunda itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce 05.04.2024 tarihli ara karar ile: alacağın varlığı ve muaccel olduğu yargılamayı gerektirdiğinden ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
İstinaf Başvurusu: Ara karar davacı tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde:Her ne kadar ilk derece mahkemesince, dava konusu edilen alacağın varlığı ve muacceliyeti hususlarının yargılamayı gerektirdiği ve davanın esasına etki edecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilemeyeceği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmişse de; müvekkili şirket görevlilerince yapılan incelemeler sonucunda hazırlanan kaçak elektrik tespit tutanaklarının yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu, kaçak elektriğe ilişkin tespit ve tahakkukta hata bulunduğunu iddia eden davalının bu hususu ispatlamasının gerektiğini, fakat davalı yanca henüz aksi yönde bir delil sunulmadığını, dava konusu iddiaların dosyaya mübrez kaçak elektrik tespit tutanağı, kaçak tahakkuk hesap bülteni, faturalar, uzman görüşü ve kaçak elektrik kullanımını gösterir fotoğraf ışığında yaklaşık olarak ispat edildiğini, ihtiyati haciz koşullarının oluştuğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir.
İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;İstinaf başvurusu yapılan kararın niteliği dikkate alındığında uyuşmazlık; bir özel hukuk tüzel kişisi olan (dağıtım lisansına sahip) dağıtım şirketine bağlı görevliler tarafından tesisatta kaçak elektrik kullanıldığının tespiti üzerine düzenlenen tutanak ile ekindeki belgeler, sonrasında bu tutanak nedeniyle ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurusunda yaklaşık ispata elverişli olup olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. ... A.Ş. Vekili tarafından ihtiyati haciz kararı verilebilmesinin şartlarını düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (2004 sayılı Kanun) 257 ve devamı maddelerinin yargılamaya konu olaylara uygulanmasında, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi ve Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi tarafından verilen kesin nitelikteki kararlar arasında uyuşmazlık bulunduğundan bahisle yaratılan uyuşmazlığın giderilmesi talep edilmiştir. Söz konusu talep kapsamında Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nce tesis edilen 2024/83 E., 2024/1218 K. Nolu 25.03.2024 tarihli kararda özetle; kaçak elektrik kullandığı tespiti üzerine ilgili mevzuat uyarınca tahakkuk ettirilen faturalar nedeniyle yapılan ihtiyati haciz başvurularında; somut olayın özellikleri ile bildirilen delillerden, alacağın ve 2004 sayılı Kanun’un 257 ve devamı madde- lerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının varlığı kanaatine varan mahkemenin, ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verebileceğine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi ile Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nin kesin nitelikteki kararları arasındaki görüş ve uygulama uyuşmazlığının bu şekilde giderilmesine karar verilmiştir. 2004 sayılı Kanun’un “İhtiyati Haciz Şartları” kenar başlıklı 257.maddesi şöyledir: Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir:1.Borçlunun muayyen yerleşim yeri yoksa;
2.Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa; Bu suretle ihtiyati haciz konulursa borç yalnız borçlu hakkında muacceliyet kesbeder.”, Aynı Kanun’un “İhtiyati Haciz Kararı” kenar başlıklı 258. maddesi; “İhtiyati hacze 50 nci maddeye göre yetkili mahkeme tarafından karar verilir. Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeğe mecburdur. Mahkeme iki tarafı dinleyip dinlememekte serbesttir. İhtiyati haciz talebinin reddi kararı gerekçeli olarak verilir ve bu karara karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Yüzüne karşı aleyhinde ihtiyati haciz kararı verilen taraf da istinaf yoluna başvurabilir. Bölge adliye mahkemesi bu başvuruları öncelikle inceler ve verdiği karar kesindir.” hükmünü içermektedir. 6100 sayılı Kanun’un “İhtiyati Tedbir Talebi” kenar başlıklı 390. maddesinin (3) numaralı fıkrası; “Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.” hükmünü içermektedir. Anılan maddenin gerekçesinin yaklaşık ispata ilişkin bölümü ise şöyledir; “...Geçici hukukî koruma yargılamasını, asıl hukukî korumadan ayıran diğer bir özellik ispat ölçüsü bakımın- dadır. Kanunda açıkça öngörülmemişse ya da işin niteliği gerekli kılmıyorsa, bir davada (normal bir yargılamada) yaklaşık ispat değil, tam ispat aranır. Çünkü, hâkim, mevcut ispat ve delil kuralları çerçevesinde, tarafların iddia ettiği bir vakıa konusunda tam bir kanaate varmadan o vakıayı doğru kabul edemez. Örneğin, bir alacak davasında taraflardan biri bir sözleşmenin varlığına dayanıyorsa, hâkim bu sözleşmenin varlığı konusunda (mevcut ispat yükü ve delil kuralları çerçevesinde) tam bir kanaate sahip olmalıdır. Yani, zayıf veya kuvvetli bir ihtimal, karar vermek için yeterli değildir. Söz- leşmenin varlığı konusunda tam kanaat uyanmazsa, o zaman, ispat yükü kendine düşen tarafın aleyhine bir karar verilmesi gerekir. Ancak, kanun koyucu, bazen ya doğrudan kendisi düzenleme yaparak ya da işin niteliği ve olayın özelliği gereği hâkime, bu durumu belirterek, ispat ölçüsünü düşürme imkânı vermiştir. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Doktrinde bu yön, karar verilmesi için tam ispat ölçüsü yerine yaklaşık ispat ölçüsü olarak ifade edilmektedir. Ancak, yaklaşık ispatla yetinilmiş ol- ması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tara- fın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir. Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez. Bu sebepledir ki, genelde geçici hukukî korumalara özelde ihtiyatî tedbire ve ihtiyatî hacze karar verilirken, haksız olma ihtimali de dikkate alınarak talepte bulunandan teminat alınması öngörülmüştür. Geçici hukukî korumalarda, bazen karşı tarafın dinlenmemesi, tüm delillerin ayrıntılı bir biçimde incelenmesine yeterli zamanın olmaması gibi sebeplerle, yaklaşık ispat yeterli görülmüştür. Bu çerçevede, aslında ispat ölçüsü bakımından bir yenilik getirilmemekle birlikte, “yaklaşık ispat” kavramı kullanılarak, doktrinde kabul gören ifade Tasarıya alınmış, ayrıca burada hem tam ispatın aranmadığı belirtilmiş hem de basit bir iddianın yeterli olmadığı vurgulanmak istenmiştir.Bu bilgiler ışığında eldeki dosya ele alındığında; davalının kullanımında olan tesisatta davacı ... çalışanları tarafından yapılan kontrolde, perakende satış sözleşmesi olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi kullanıldığının tespit edilmesi üzerine dava konusu H/648805 seri numaralı ve 07.11.2023 tarihli Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı'nın düzenlendiği, bu tutanağa istinaden, 10110 kwh karşılığı olarak 93.021,79 TL kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığı, ayrıca davalı adına daha önceki tarihte düzenlenen H/624237 seri numaralı ve 03.11.2023 tarihli tutanak mükerrere esas alınarak ceza kat sayısının 2 olarak kabulü suretiyle 93.021,79 TL tutarında kaçak elektrik bedeli tahakkuk edildiği , bu bedele 217,05 TL gecikmiş gün faizi ve 43,41 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 93.282,25 TL tutarındaki alacağın tahsili için İstanbul .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası üzerinden takibe girişildiği, davalı borçlunun itirazı nedeniyle takip durduğundun itirazın iptali talebiyle eldeki davanın açıldığı, ancak öncelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi talep edilmektedir.Dava konusu alacak ... seri numaralı ve 07.11.2023 tarihli tutanağa dayalı olup borçlunun tespit anında hazır olduğu,ancak imzadan imtina ettiği, davacının bu tarihten önce de kaçak elektrik kullandığına dair ... seri numaralı ve 03.11.2023 tarihli tutanak düzenlendiği anlaşılmaktadır.Kaçak kullanımın tespitine yönelik fotoğraflar dosyada mübrezdir.Borçlu icra dosyasına sunduğu itiraz dilekçesinde, "alacaklı görünene borcum yok, söz konusu fatura zor durumda bırakmak amacıyla düzenlenmiştir. Borca ,faize ve fer'ilerine itiraz ediyorum" şeklinde beyanda bulunmuş, mahalde kullanıcı olmadığına dair bir beyan ve itirazı yoktur.Dava dilekçesi TK 35. Md gereğince tebliğ edilmiş, davaya cevap verilmemiştir.Dosya kapsamına göre davacının dava konusu alacağının varlığı ve miktarı yaklaşık olarak ispatlanmıştır. Alacak muaccel olup faturanın son ödeme tarihinde ödenmediği anlaşılmaktadır.Hal böyle iken ,mahkemece ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur.Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.04.2024 tarih 2024/222 Esas sayılı ara kararın kaldırılmasına,tespit edilen eksiklikler yeniden yargılama gerektirmediğinden, HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince, aşağıdaki şekilde yeniden ara karar tesis etmek gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf talebinin kabulüne, İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 05.04. 2024 tarih ve 2024/222 Esas sayılı ara kararın kaldırılmasına,
HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince yeniden; DAVACININ İHTİYATİ HACİZ TALEBİNİN KABULÜ ile, 97.282,25 TL ile sınırlı olmak üzere İİK.nun 257. maddesi uyarınca davalı ... Ltd. Şti.'nin menkul ve gayrımenkul malları ile 3. kişilerdeki hak ve alacakları üzerine dava sonuna kadar İHTİYATİ HACİZ KONULMASINA, Kabul edilen 97.282,25 TL miktar üzerinden takdiren %15 oranında HMK 87. maddesine uygun nakit veya kesin ve süresiz banka teminat mektubunun talep eden davacı tarafça kararın tebliğinden itibaren 1 hafta içinde dosyaya sunulmasına, teminatın ilk derece mahkemesince alınmasına, Peşin alınan istinaf karar harcının, istinaf edene isteği halinde ilk derece mahkemesince iadesine,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK.nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 04/06/2024