6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2012/19606 E. , 2013/5701 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I- Sanıklar hakkında katılana yönelik hürriyeti tahdit ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde: Sanık ...'in adli sicil kaydında yer alan mahkumiyet kararının kesinleşme ve infaz tarihlerini gösterir örneği denetime olanak verecek şekilde getirtilip sonucuna göre, sanık hakkında TCK'nın 58.maddesi uyarınca değerlendirme yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, sanık ... ve savunmanı ile diğer sanıkların savunmanlarının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA,
II- Sanıklar hakkında katılana yönelik yağma ve sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasa'ya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
1.Kabule göre; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, yağma suçunun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
12.04.2011 tarihli “Yer Gösterme ve Teslim-Tesellüm Tutanağına” göre, sanık ...'ın yakınandan yağmaladıkları aracı bıraktıkları yeri polise göstermesi ve bu sayede yağmalanan eşyadan birinin soruşturma aşamasında yakınana teslim edilmiş olması karşısında; kısmi iade nedeniyle katılanın rızası sorulduktan sonra, sanıklar hakkında TCK’nın 168/4. maddesinin uygulama koşullarının tartışılması gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde uygulama yapılması,
2.Oluş ve dosya içeriğine göre;
04.04.2011 tarihinde yakınanın, sanıklar tarafından yağmalandığı olayda kullanıldığı belirtilen tabancaya ilişkin 05.04.2011 tarihinde poliste “Ellerimi bağladılar ve yanımda bulunan uzun boylu olan şahıs belinde bulunan eski, koyu renk, küçük namlulu toplu olan tabancayı benim başıma dayadı.” şeklinde; 13.04.2011 tarihli savcılık ifadesinde 'bu esnada başıma birisi silah dayadı. Bunun ... olduğunu hatırlıyorum. "şeklinde ve yargılama sırasında “Bu arada nereden çıkardığını görmediğim sanık ...'in elinde bir silah gördüm, tabancaydı, onu benim boynuma dayadı” şeklinde beyanlarda bulunduğu, 13.04.2011 tarihli polisteki ifadelerinde, sanık ... “Yere yıkılan misafire ... belinden çıkardığı kahverengi kabzalı siyah renk şarjörlü tabancayı misafirin şakağına dayadı.... Bana olaydan birkaç gün sonra ... Alaçatı'da bulunan evin içerisinde salonda bulunan kanepenin altında tabancayı unuttuğunu söyledi.” derken; sanık ... “... bir ara benim varlığından dahi haberdar olmadığım kahverengi kabzalı siyah namlulu marka ve modelini bilmediğim 7.65 mm'den büyük bir tabancayı belinden çıkardı ve ...'a doğrulttu.... olayda kullanılan tabancayı daha sonra görmedim. ...'in tabancayı ne yaptığını bilmiyorum.'' dediği ve sanık ... “Bu olaylar yaşanırken benim belimde kendime ait olan ruhsatsız Baretta marka 7.65 mm çapında şarjörü çantamda bulunan silahım vardı. Ancak bu esnada bu silahı kullanıp kullanmadığımı alkolünde etkisiyle tam hatırlamıyorum” dediği; katılan ve sanık beyanları birlikte değerlendirildiğinde, tabancanın sanık ...'e ait olduğunun anlaşılması ve bunun adı geçen sanık ... tarafından da hazırlıkta kabul edilmesine rağmen, soyut iddia dışında sanık ...'ün üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü kuşkudan uzak, hukuka uygun, yasal ve yeterli kanıt bulunmadığı gözetilmeden, beraati yerine, yerinde ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı şekilde hükümlülüğüne karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve savunmanı ile diğer sanıkların savunmanlarının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.