6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/3706 E. , 2013/5104 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın adli sicil kaydına göre hırsızlık suçundan tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Yakınanın 21.04.2006 günü kolluk beyanlarında bir mağazadan alışveriş yaptıktan sonra ödeme için kasaya geldiğini, omuz çantasını yanına koyup ödeme yaptığı sırada sanığın çantasının fermuarını açıp cep telefonunu aldığını söylediği, ancak 23.05.2006 tarihli oturumda alınan beyanlarında ise çantasının elinde olduğunu, sanığın yarı kapalı çantasına elini uzatarak telefonu aldığını ifade ettiği, anlaşılmıştır . Hakim dosyaya yansıyan iddia, savunma ve delilleri değerlendirerek somut olayın gerçekte nasıl olduğunu saptar. Öncelikle eylemin bir suç teşkil edip etmediğini; ediyor ise uygulanacak normu belirlemek zorundadır.
Hal böyle olunca; öncelikle telefonun alındığı anda çantanın yakınanın üzerinde olup olmadığı veya kendisi ile irtibatlı olmayacak şekilde masa üzerine bırakıp bırakmadığı hususunun kesin olarak saptanıp sonucuna göre telefonun yakınanın çantayı üzerinde taşıdığı sırada içinden alınması halinde 5237 sayılı Yasanın 142/2-b maddesi, çanta yakınanın üzerinde olmadığı sırada masa veya başka bir yere bırakılmış iken içinden cep telefonu alınmış ise 142/1-b maddesindeki suçu oluşturduğu gözetilmeden yakınanın aşamalardaki beyanları arasındaki olayın oluşuna dair çelişkiler de giderilmeden eksik soruşturma ile yetinilip duruşmaya devamla yerinde ve yeterli olmayan gerekçe ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Sanığın,
TCK’nun 53. maddesinin 2. fıkrası uyarınca hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar aynı maddenin 1. fıkrasında öngörülen hakları kullanmaktan yoksun kılınmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca da kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından, söz konusu yasaklamanın koşullu salıverilen sanık hakkında uygulanmamasına, karar verilmesi gerekirken, yazılı biçimde uygulama yapılması,
3.21.04.2006 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 22.04.2006 olarak yazılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle istem gibi BOZULMASINA, 14.03.2013 tarihinde oybirliği ile karar verildi.