6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2013/19101 E. , 2013/15025 K.
"İçtihat Metni"
Silahlı yağmaya teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda mahkumiyetine ilişkin Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2010 gün ve 2008/124 Esas, 2010/36 Karar sayılı ilamı ile,
TCK'nın 149/1-a-c, 35/2, 31/2, 62/1 maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Kanunun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine karar verildiği, hükmün süresinde suça sürüklenen çocuk müdafii tarafıdan temyiz edildiği Dairemizin 29.04.2013 gün ve 2011/274 Esas, 2013/9287 karar sayılı ilamı ile Onanmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.06.2013 gün ve 6–2010/268272 itiraz sayılı yazıları ile özetle: “İtirazın konusunu oluşturan uyuşmazlık; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunmasına karar verilmesinin mümkün olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir.
Uyuşmazlık konusuna ilişkin yasal düzenlemeye bakıldığında; 5395 Sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesi; "(1) Koruyucu ve destekleyici tedbirler, çocuğun öncelikle kendi aile ortamında korunmasını sağlamaya yönelik danışmanlık, eğitim, bakım, sağlık ve barınma konularında alınacak tedbirlerdir. Bunlardan;
a)Danışmanlık tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimselere çocuk yetiştirme konusunda; çocuklara da eğitim ve gelişimleri ile ilgili sorunlarının çözümünde yol göstermeye,
b)Eğitim tedbiri, çocuğun bir eğitim kurumuna gündüzlü veya yatılı olarak devamına; iş ve meslek edinmesi amacıyla bir meslek veya sanat edinme kursuna gitmesine veya meslek sahibi bir ustanın yanına yahut kamuya ya da özel sektöre ait işyerlerine yerleştirilmesine,
c)Bakım tedbiri, çocuğun bakımından sorumlu olan kimsenin herhangi bir nedenle görevini yerine getirememesi hâlinde, çocuğun resmî veya özel bakım yurdu ya da koruyucu aile hizmetlerinden yararlandırılması veya bu kurumlara yerleştirilmesine,
d)Sağlık tedbiri, çocuğun fiziksel ve ruhsal sağlığının korunması ve tedavisi için gerekli geçici veya sürekli tıbbî bakım ve rehabilitasyonuna, bağımlılık yapan Maddeleri kullananların tedavilerinin yapılmasına,
e)Barınma tedbiri, barınma yeri olmayan çocuklu kimselere veya hayatı tehlikede olan hamile kadınlara uygun barınma yeri sağlamaya, yönelik tedbirdir. (2) Hakkında, birinci fıkranın (e) bendinde tanımlanan barınma tedbiri uygulanan kimselerin, talepleri hâlinde kimlikleri ve adresleri gizli tutulur. (3) Tehlike altında bulunmadığının tespiti ya da tehlike altında bulunmakla birlikte veli veya vasisinin ya da bakım ve gözetiminden sorumlu kimsenin desteklenmesi suretiyle tehlikenin bertaraf edileceğinin anlaşılması hâlinde; çocuk, bu kişilere teslim edilir. Bu fıkranın uygulanmasında, çocuk hakkında birinci fıkrada belirtilen tedbirlerden birisine de karar verilebilir.” 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesi; "(1) Bu Kanunda düzenlenen koruyucu ve destekleyici tedbirler, suça sürüklenen ve ceza sorumluluğu olmayan çocuklar bakımından, çocuklara özgü güvenlik tedbiri olarak anlaşılır.", 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 31. maddesi; "(1) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmamış olan çocukların ceza sorumluluğu yoktur. Bu kişiler hakkında, ceza kovuşturması yapılamaz; ancak, çocuklara özgü güvenlik tedbirleri uygulanabilir. (2) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./5.mad) Fiili işlediği sırada oniki yaşını doldurmuş olup da onbeş yaşını doldurmamış olanların işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayamaması veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmemiş olması hâlinde ceza sorumluluğu yoktur. Ancak bu kişiler hakkında çocuklara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur. İşlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin varlığı hâlinde, bu kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla; müebbet hapis cezasınıgerektirdiği takdirde dokuz yıldan onbir yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların yarısı indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası yedi yıldan fazla olamaz. (3) (Değişik fıkra: 29/06/2005-5377 S.K./5.mad) Fiili işlediği sırada onbeş yaşını doldurmuş olup da onsekiz yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde onsekiz yıldan yirmidört yıla; müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde oniki yıldan onbeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Diğer cezaların üçte biri indirilir ve bu hâlde her fiil için verilecek hapis cezası oniki yıldan fazla olamaz." hükmünü içermektedir.
Yukarıda gösterilen yasal düzenlemelere göre, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5. maddesinin uygulanamayacağı aşikardır.
İncelemeye konu dosyaya bakıldığında, suça sürüklenen çocuk ..., nüfus kayıt örneğine göre 25/05/1995 doğumlu olup, suçun işlendiği 28/03/2008 tarihinde 13 yaşındadır. Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 02/03/2010 gün ve 2008/124 Esas, 2010/36 Karar sayılı ilamı ile TCK'nın 149/1-a-c, 35/2, 31/2, 62/1. maddeleri uyarınca 2 Yıl 3 Ay 15 Gün Hapis Cezasına hükmedilmiştir. Ceza sorumluluğu vardır ve mahkumiyet kararı verilmiştir. Artık 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 5. maddesindeki tedbirlere hükmedilemeyecektir.
Özel Dairenin, suça sürüklenen çocuk hakkında yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükmün, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk ... hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunmasına karar verilmesi nedeniyle bozulmasına, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden düzeltilerek onanmasına karar vermesi yerine yazılı şekilde karar vermesinde isabet görülmemiştir.” gerekçesi ile itiraz yasa yoluna başvurulması üzerine: Dosya Dairemize gönderilmekle okunarak gereği düşünüldü; T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2010 gün ve 2008/124 Esas, 2010/36 Karar sayılı suça sürüklenen çocuk hakkındaki kararının; 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11 ve 5237 sayılı TCK'nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin 2. fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12–15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında danışmanlık tedbirine hükmolunmasına karar verilmesi bozmayı gerektirdiğinden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının kabulüne karar verilmesi gerektiği anlaşılmakla; Yukarıda açıklandığı üzere;
1.Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABULÜNE,
2.Dairemizin 29.04.2013 gün ve 2011/274 Esas, 2013/9287 Karar sayılı Onama kararının KALDIRILMASINA,
3.Uşak Ağır Ceza Mahkemesinin 02/03/2010 gün ve 2008/124 Esas, 2010/36 Karar sayılı suça sürüklenen çocuk hakkındaki kararının “5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 11 ve 5237 sayılı TCK’nın 31. maddeleri uyarınca çocuklara özgü güvenlik tedbirlerinin; 12 yaşını doldurmamış çocuklar ile aynı maddenin ikinci fıkrasına göre işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan ya da davranışlarını yönlendirme yeteneği yeterince gelişmemiş 12-15 yaş grubunda bulunan çocuklar hakkında uygulanması olanağının bulunduğu gözetilmeyerek, ceza sorumluluğu bulunan ve mahkumiyet kararı verilen suça sürüklenen çocuk hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu'nun 5/1-a maddesi uyarınca danışmanlık tedbirine hükmolunmasına karar verilmesi,
Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında hüküm fıkrasından ''5. fıkradaki Çocuk Koruma Kanununun 5/1-a maddesi gereğince danışmanlık tedbirinin uygulanmasına’ ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 24/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.