Esas No
E. 2022/11696
Karar No
K. 2024/466
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Genel Hukuk

10. Hukuk Dairesi         2022/11696 E.  ,  2024/466 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

SAYISI: 2018/544 E., 2022/13 K.
KARAR: Kısmen Kabul, Red

Taraflar arasında Mahkemede görülen iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl dava dosyasının kısmen kabulüne, birleşen dava dosyalarının reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA

Davacılar vekili meydana gelen iş kazası neticesinde davacılar murisinin vefat ettiği, kazanın meydana gelişinde davalıların kusurlu olduklarından bahisle asıl dava dosyasında eş Ülkü için 112.792,94 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, çocuklar .... için 16.167,77 TL maddi 10.000,00 TL manevi, çocuk .... için 13.211,61 TL maddi 10.000,00 TL manevi, çocuk ... için 12.474,78 TL maddi, 10.000,00 TL manevi, baba .... için 7.000,00 TL manevi tazminat, 2007/382 Esas sayılı birinci birleşen dava dosyasında eş için 43.413,17 TL daha, çocuk .... için 1.258,56 TL daha maddi tazminat, 2011/162 Esas sayılı ikinci birleşen dava dosyasında 45.442,66 TL daha maddi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemenin 01.11.2011 tarih ve 2005/79 Esas, 2011/460 Karar sayılı kararıyla; asıl dava dosyasının davalısı Mustafa açısından husumet nedeniyle davanın reddine, diğer davalı ... yönünden davacılar eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin hem asıl hem de birleşen dava dosyaları açısından kabulüne, eş lehine 9.000,00 TL, çocuklar lehine 7.000,00'er TL, baba lehine 6.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verilmiştir.

Mahkemenin 01.11.2011 tarih ve 2005/79 Esas, 2011/460 Karar sayılı kararına karşı davalılar vekili tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 03.12.2012 tarih, 2012/1499 Esas, 2012/21777 Karar sayılı kararı ile davacı tarafa iş kazasını Sosyal Güvenlik Kurumuna ihbarda bulunması, olayın Kurumca iş kazası olarak kabul edilmemesi halinde Sosyal Güvenlik Kurumuna ve hak alanını etkileyeceğinden işveren aleyhine “iş kazasının tespiti” davası açması için önel verilmesi, tespit davasının eldeki dava için bekletici sorun yapılarak çıkacak sonuca göre, olayın Kurumca iş kazası olduğunun kabul edilmesi halinde ise davacı tarafa iş kazası sigorta kolundan gelir bağlanması için önel verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bu aşamadan sonra davacılar vekili 31.08.2016 tarihli dilekçesi ile davacı eşin ikinci birleşen dava dosyasındaki maddi tazminat istemini 19.986,00 TL daha artırmıştır.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen 06.06.2017 tarih, 2013/180 Esas, 2017/193 Karar sayılı kararla davalı ... hakkındaki davanın reddine, davacı eşin bozmadan sonra ıslahına değer verilmeksizin eş ve çocuk.....'nın maddi tazminat istemlerinin kabulüne, fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına, davacı çocuk .... lehine 11.648,14 TL, davacı çocuk ... lehine 13.127,00 TL maddi tazminat ödenmesine, eş lehine 9.000,00 TL, çocuklar lehine 7.000,00'er TL, baba lehine 6.000,00 TL manevi tazminat ödenmesine karar verildikten sonra mahkemece verilen 10.07.2017 tarihli tashih şerhi ile ikinci birleşen dava dosyasında eş lehine hüküm altına alınan 45.442,66 TL maddi tazminatın silinerek bu tutarın 65.428,66 TL olarak tashihine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A

. Bozma Kararı

1.Mahkemenin 06.06.2017 tarih, 2013/180 Esas, 2017/193 Karar sayılı kararına karşı taraflarca temyiz yoluna başvurulmuştur.

2.Yargıtay (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 22.10.2018 tarih, 2017/4560 Esas, 2018/7634 Karar sayılı kararı ile somut olayda, davacı vekilinin 02.08.2007 tarihli hesap raporuna karşı 13.11.2007 celsede bir diyeceğimiz yoktur şeklinde beyanda bulunması üzerine, davalı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan, davacılara iş kazası sigorta kolundan bağlanan gelirlerin ilk peşin sermaye değerlerinin rücu edilebilecek kısımlarının tenzilinin bu 02.08.2007 tarihli bilirkişi hesap raporunda belirlenen tavan zarar tutarları dikkate alınarak yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, usuli kazanılmış hak aşılarak fazlaya karar verilmesinin doğru olmadığından bahisle mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra verilen temyiz incelemesine konu 20.01.2022 tarih, 2018/544 Esas, 2022/13 Karar sayılı kararla son bozmadan sonra vefat eden asıl dava dosyasının davalısı .... mirasçıları yönünden husumet nedeniyle davanın reddine, ... davalı ... mirasçıları yönünden asıl dava dosyasında; eş lehine 9.000,00 TL, çocuklar lehine 7.000,00’er TL, baba lehine 6.000,00 TL manevi, eş lehine 54.492,34 TL, çocuk .... lehine 5.962,52 TL, çocuk .... lehine 4.576,51 TL maddi, çocuk .... lehine 4.427,48 TL maddi tazminat ödenmesine, ... davalı ... mirasçıları yönünden her iki birleşen dava dosyasının reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle, davalı ... mirasçıları yönünden davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminatların az olduğunu, manevi tazminat red vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini, Yargıtay bozma ilamına göre yapılması gerekenin 02.08.2007 tarihli bilirkişi kök raporundaki hesaplamaya esas alınan tavan ücretlerin hükme esas alınan bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih olan 2020 yılına kadar olan dönem, fiili çalışma işlemiş gelir olarak hesaplanıp 2020’den sonraki dönem ise fiili çalışma iskontolu gelir olarak hesaplama yapılması olduğunu, evlenme olasılığı indiriminde hata bulunduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik, hatalı, usul ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, her ne kadar bozma ilamına uyulmuş ise de Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararları, Yargıtay Hukuk Genel Kurul Kararları ve Yargıtay Kararları ile istikrar kazanılmış olduğu üzere usulü kazanılmış hak ilkesinin istisnalarından birisinin de kamu düzenine ilişkin durumlar olduğunu ve asgari ücretin de kamu düzenine ilişkin bir durum olduğunu, iş bu dosyada murisin hesaplamaya esas alınan gelirinin asgari ücret olduğunu ve kamu düzenine ilişkin bulunduğunu, bu nedenle hükme en yakın tarihteki asgari ücretin bilirkişi raporundaki hesaplamaya esas alınması gerektiğini belirterek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

2.İlgili Hukuk 6100 sayılı HMK Geçici 3 üncü maddesi delaletiyle uygulama imkanı bulan 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 1086 sayılı HUMK’un 427 ilâ 444 üncü maddeleri.

3.Değerlendirme

Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 6100 sayılı HMK’nın 297/1-b maddesine göre hüküm tarafların ve davaya katılanların kimlikleri ile Türkiye Cumhuriyeti kimlik numarası, varsa kanuni temsilci ve vekillerinin ad ve soyadları ile adreslerini içermelidir. Somut olayda gerekçeli kararın asıl dava dosyasına ilişkin bölümünde davacı çocuklar ... ve ...'in gösterilmemiş olması hatalı olduğu gibi davacı çocuk Nazlı'nın sıfatının "Talep Edilen" olarak belirtilmesi isabetsizdir. Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HMK'nın geçici 3 üncü maddesi delaletiyle HUMK’nun 438/7 nci maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle; Gerekçeli karar başlığında yer alan;

A. "Talep Edilen : ...

- Atburgazı Mahallesi, Söke/ Aydın" ibarelerinin tamamen silinerek başlıktan çıkarılması,

B. "Davacılar : 1)- ...

- TC kimlik No:....., Atburgazı Mahallesi Söke/ Aydın

2.- ... - TC Kimlik No:...., Atatürk Mah. Abdi İpekçi Cad. No:24 Atburgazı Kasabası Söke/ Aydın" ibarelerinin tamamen silinerek yerlerine geçmek üzere; "Davacılar : 1)-... - TC kimlik No:.... Atburgazı Mahallesi Söke/ Aydın

2.-... - TC Kimlik No:.... Atatürk Mah. Abdi İpekçi Cad. No:24 Atburgazı Kasabası Söke/ Aydın

3...... TC Kimlik No:....Atatürk Mah. Abdi İpekçi Cad. No:24 Atburgazı Kasabası Söke/ Aydın

4.-... TC Kimlik No:....Atatürk Mah. Abdi İpekçi Cad. No:24 Atburgazı Kasabası Söke/ Aydın

5.-..... TC Kimlik No:.... Atatürk Mah. Abdi İpekçi Cad. No:24 Atburgazı Kasabası Söke/Aydın" ibarelerinin yazılması suretiyle mahkeme kararının DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgilisine iadesine, Dosyanın kararı veren Mahkemeye gönderilmesine,

23.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Karar Etiketleri
ONANMASINA YARGITAYKARARI HUKUK Genel Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.297/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.