6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/3186 E. , 2012/6959 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Sanığın adli sicil kaydına göre tekerrüre esas hükümlülüğü bulunduğu halde hakkında 5237 sayılı Yasanın 58/6-7.maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I- Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre sanık ...'ın temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II- Hırsızlık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesine gelince; Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.09.03.2007 tarihli keşfe ve yakınanın anlatımlarına göre; sanığın hırsızlık yapmak amacıyla gece vakti yakınanın kapalı olan iş yerindeki kepengin asma kilidini kırdıktan sonra pvc pencereyi zorlayarak açmak suretiyle iş yerine girmesi karşısında; sanığın eyleminin TCK’nun 142/1-b maddesine uyan suçu oluşturduğu gözetilmeden, haksız yere elde bulundurulan veya taklit anahtarla ya da diğer bir aletle kilit açmak suretiyle hırsızlık suçlarında uygulama olanağı bulunan aynı Yasanın 142/2-d maddesi ile hüküm kurulması, uygulamaya göre de, gerekçede sanığın hırsızlık suçunu işlemeyi alışkanlık haline getirdiği ve geçimini bu yolla sağladığı değerlendirilmesiyle alt hadden uzaklaşılarak ceza verildiğinin belirtilmesine karşın hüküm fıkrasında alt sınırdan uygulama yapılması suretiyle hükmün karıştırılması,
2.TCK’nun 53.maddesinin (c) fıkrasındaki kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından yoksunluğun koşullu salıverilme tarihine kadar süreceğinin gözetilmemesi suretiyle aynı maddenin üçüncü fıkrasına aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ...'ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.04.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.