Esas No
E. 2022/744
Karar No
K. 2022/744
Karar Tarihi
Karar Sonucu
KALDIRILMASINA
Hukuk Alanı
Sigorta Hukuku

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/744 - 2024/800

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

K A R A R

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ : 06/01/2022

NUMARASI : 2018/803 Esas 2022/17 Karar

DAVACI

KARAR TARİHİ: 06/06/2024

GEREKÇELİ KARAR

YAZILMA TARİHİ : 01/07/2024

İlk Derece Mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili, davalı ... vekili ile katılma yoluyla davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI

Davacı vekili, 17.11.2017 tarihinde davalı ...'e ait olup idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile seyir halinde iken davacı ... idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen kazada davacının yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunu, Ankara Batı 5. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/278 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda ve kaza tespit tutanağında davalının asli ve tam kusurlu olduğunun, davacının kusursuz olduğunun belirtildiğini, davacının Ankara Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Engelli Sağlık Kurulu Raporuna göre % 8 oranında sürekli beden gücü kaybına uğradığını, mesleği çilingirlik olan davacının tedavi sürecinde işe gidemediğini, sağlığına kavuşamadığını, ayrıca kaza nedeniyle manevi olarak da zarara uğradığını, davalı sigorta şirketine uğranılan maddi zararların tahsili için yapılan başvuru sonucunda 03.10.2018 tarihinde 42.299,77 TL ödendiğini, bu tutarın son derece yetersiz olduğunu, davanın 6100 sayılı HMK’nin 107. maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak açıldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 25.00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 25.00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 50,00 TL tedavi masrafı olmak üzere toplam 100,00 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 20.000,00 TL manevi tazminatın ise davalı ...'den kaza tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebini 205.840,32 TL olarak artırmıştır.

Davalı ... vekili, davalıya ait aracın trafik sigortası bulunduğunu ve tüm zararı karşıladığını, davacının sigorta şirketine müracaatı üzerine 42.299,77 TL ödeme yapıldığını ve tüm maddi zararının giderildiğini, maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini, olayın meydana gelmesinde davalının kusuru bulunmadığını, tüm kusurun davacıda olduğunu, ceza davasında düzenlenen raporu kabul etmediklerini, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden rapor alınmasını talep ettiklerini, maluliyete ilişkin raporun hiçbir dayanağı bulunmadığını, talep edilen manevi tazminatın fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalı sigorta şirketi vekili, dava dilekçesinde bahsi geçen ... plakalı aracın davalı şirkete Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunduğunu, poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere ölüm/sakatlık halinde azami 330.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, teminat limiti bildirmenin davayı kabul anlamına gelmediğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalısının kusuru olması halinde söz konusu olacağını, poliçeden dolayı sigorta şirketine müracaat edilerek ihbarda bulunulduğunu, aktüer hesabı yapılarak belirlenen 42.299,77 TL'nin 03.10.2018 tarihinde davacıya ödendiğini, davacının başkaca zararının bulunmadığını, geçici iş göremezlik talebinin poliçe teminatı kapsamında olmadığını, davacıya SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının ya da gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin sigorta kapsamı dışında olduğunu, davacının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiz talebinin haksız olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davanın trafik kazasında yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, üç kişilik makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 05/05/2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 85 oranında, davacının % 15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 07/02/2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 11 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, 13/09/2021 tarihli raporda nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından tedavi giderinin 665,12 TL olarak belirlendiği, davacının asgari ücret üzerinde gelirinin bulunduğunun belgelendirilemediği, aktüer bilirkişiden alınan 08/11/2021 tarihli rapordaki tespit ve asgari ücret üzerinden yapılan hesaplamalar esas alınarak ve taleple bağlı kalınarak maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 2.397,19 TL geçici iş göremezlik, 71.189,16 TL sürekli işgöremezlik, tedavi gideri kapsamında değerlendirilen tazminatın taleple bağlı kalınarak 50,00 TL olmak üzere toplam 73.636,35 TL'nin davalı sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihi olan 25.09.2018 tarihinden itibaren, diğer davalı ... yönünden kaza tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun poliçe limitleri dahilinde tutulmasına, fazlaya ilişkin maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat davasının kabulü ile 20.000,00 TL'nin davalı ...'den kaza tarihi olan 17/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili istinaf dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olup dava ve ıslah dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davacının maaşını ispatlar iş yerinden alınan yazı ve sosyal ekonomik durum araştırmasında maaşının 3.500,00 TL olarak tespit edildiğini, ancak mahkemece asgari ücret esas alınarak yapılan hesaplamaya göre karar verildiğini, davacının 10 yılı aşkın süredir çilingir mesleğini icra ettiğini ve asgari ücret ile çalıştığının kabulünün doğru olmadığını, emsal ücret araştırması dahi yapılmadığını, mesleği gereği ellerini etkin bir şekilde kullanması gereken davacının elinde güç kaybı meydana geldiğini ve mesleğini icrasını zorlaştırdığını, 2014-TÜİK verilerine göre dahi hesaplama yapılması halinde davacının 2018 yılı maaşının 3.552,51 TL olarak hesaplandığını, 08/11/2021 tarihli raporda davacıya yapılan ödemenin faizi ile hesaplanarak tazminattan düşülmesinin doğru olmadığını, ödenen tazminatın zaten mahsup edildiğini, ödenen miktar yönünden zaten faiz işletilmeyeceğini, eksik incelemeye dayalı hukuka ve hakkaniyete aykırı karar verildiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde, davacı tarafından 20.000,00TL manevi tazminat talep edidiğini ve bu talebin aynen kabulüne karar verildiğini ve kararın hukuka aykırı olduğunu, hüküm altına alınan manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu, manevi tazminatın zenginleşme aracı olarak kullanılamayacağını, maddi tazminat talebi yönünden davacının davalı sigorta şirketine müracaat ettiğini ve yapılan ödeme ile zararının giderildiğini ve ibraname verildiğini, davacının yeniden maddi tazminat talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu, maddi tazminat talebinin reddi gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Davalı Sigorta Şirketi vekili istinaf dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda progresif rant sistemine göre hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, 1.8 teknik faiz ile yeni bir rapor alınması gerektiğini, uzman görüşüne göre davacının Adli Tıp Kurumu raporu ile belirlenen maluliyet oranının rasyonel olmadığının tespit edildiğini, ibraz edilen raporda davacı muayene edilerek maluliyet oranının % 8 olarak tespit edildiğini, maluliyet oranları arasında fark olması halinde Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurumundan rapor alınması gerektiğini, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme ile davacının tüm zararının karşılandığını, geçici iş göremezlik kazarının poliçe teminatı kapsamı dışında olduğunu, yeni Genel Şartlar esas alınarak değerlendirme yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğu bulunmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE

6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak dosya içindeki bilgi ve belgeler, Mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonucunda;

Davacı vekili, 17.11.2017 tarihinde davalı ...'e ait olup idaresinde olan ve davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ile davacı ... idaresindeki ... plakalı aracın çarpışması sonucunda meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin yetersiz olduğunu belirterek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebinde bulunmuş, mahkemece makine mühendisi bilirkişi heyetinden alınan 05/05/2020 tarihli raporda kazanın meydana gelmesinde davalı sürücünün % 85 oranında, davacının % 15 oranında kusurlu olduğunun belirtildiği, Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu tarafından Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre düzenlenen 07/02/2020 tarihli raporda davacının özür oranının % 11 olduğu, iyileşme süresinin 3 ay olduğunun belirlendiği, 13/09/2021 tarihli raporda nöroloji uzmanı bilirkişi tarafından tedavi giderinin 665,12 TL olarak belirlendiği, aktüer bilirkişi ek raporunda davacının geliri yönünden asgari ücret üzerinden yapılan esas alınarak davanın maddi tazminat talebi yönünden kısmen kabulüne, manevi tazminat talebi yönünden kabulüne karar verilmiş, hükme karşı davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekili tarafından katılma yoluyla istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Dosya içeriğinden dava dilekçesinde 17/11/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığı belirtilerek sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri talebinde bulunulduğu, ayrıca davacının mesleğinin çilingir olduğunun belirtildiği, 11/12/2018 tarihli dilekçe ile davacının kaza tarihinde çilingirlik mesleğini icra ettiği, çalışmış olduğu yerden alınan yazı uyarınca aylık kazancının 3.500,00 TL olduğu belirtilerek talepte bulunulduğu, davacı hakkındaki sosyal ve ekonomik durum araştırmasında davacının anahtarcı olarak çalıştığı ve aylık 3.500,00 TL gelirinin bulunduğunun belirtildiği, bu durumda mahkemece öncelikle davacının gelirinin net olarak belirlenmesi için davacı tarafa mesleğini ve gelirini ispat imkanı verilmesi, davacının SGK kayıtları ve çalıştığı iş yerlerinden maaş belgesi, bordro, makbuz veya ödeme belgesi gibi gelire ilişkin tüm belgelerin istenmesi, taraflarca bu yönde gösterilen delillerin eksiksiz toplanması, tüm deliller değerlendirilerek davacının gelirin açıklığa kavuşturulması, tespit edilecek gelir durumuna göre gerektiğinde bilirkişiden gerekçeli, denetime ve hüküm vermeye elverişli rapor alınması ve varılacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle aktüer bilirkişi tarafından ibraz edilen 08/11/2021 tarihli ek raporda asgari ücret düzeyinden yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmiş olması doğru değildir.

Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile hükmün, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın yeniden görülmek üzere kararı veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile;6100 sayılı HMK’nın 353/1-a-6. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,

Yeniden yargılama yapılması için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, kaldırma sebeplerine göre sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,

2.Taraflarca yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilgilisine iadesine,

3.İstinaf yoluna başvuran taraflarca yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına,

4.Karar tebliği, harç ve gider avansı iade işlemlerinin İlk Derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nun 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 06/06/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

Üye

Üye

Katip

* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog