5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili sigorta şirketi nezdinde -------ile sigortalanmış davalı ----- sahibi bulunduğu ----plaka sayılı aracın ---- tarihinde sürücü ----sevk ve idaresindeyken---- plakalı araca arkadan çarpmasının etkisiyle bu aracında park hâlindeki ----- plakalı araca çarpması ile sonuçlanan üç araçlı maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazanın Covid-19 pandemi dönemine denk gelen sokağa çıkma yasağının olduğu dönemde gerçekleştiğini, davalı ---- maliki bulunduğu sürücü ---- sevk ve idaresinde bulunan --- plakalı aracın, KTK 84/d (Arkadan çarpma) maddesini ihlal ederek %100 kusurla zincirleme trafik kazasına sebebiyet verdiğini, sokağa çıkma yasağı genelgesini de ihlal ettiğinden KTK ve ----uyarınca ağır kusurlu olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından ---- poliçesi kapsamında davalının kusuru oranında, iş bu kaza sonucunda zarar gören ----- hasar tazminatı ödendiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından sigortalı araç sürücüsünün sokağa çıkma yasağı genelgesini ihlal ederek park halindeki ----- plakalı araca çarpmasıyla oluşan kazada ağır kusurlu olduğu kaza tespit tutanağından da görüleceği üzere sabit olduğunu, dolayısıyla müvekkili şirketin işbu ödemiş olduğu hasar bedelini davalı sigortalısından -----uyarınca rücuen talep etme hakkının doğduğunu, bu hasar sebebi ile müvekkili sigorta şirketi tarafından ödenen hasar tazminatından doğan rücuen tazminat alacağının sağlanması amacıyla davalı/borçlu aleyhine ----- icra dosyaları ile birlikte ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi talepli ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı (borçlu) süresi içerisinde borçlu olmadığı iddiası ile borca, takibe ve tüm işlemlere itiraz ederek takibi durdurduğunu, açıklanan nedenlerle; Davalı borçlunun ------- haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesine, --- plaka sayılı aracın davalı üzerine kayıtlı olması halinde ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığının, müvekkili şirket mülkiyetindeki ---- numaralı ve--- başlangıç----- bitiş tarihli ----- nezdinde tanzim edildiğini, müvekkili şirket mülkiyetindeki aracın sürücüsünün ---------yürürlükte olduğu dönemde sokağa çıkması, kazaya sebebiyet verme kastı ile hareket ettiği şeklinde yorumlanamayacağını, -------- yaptırım uygulanmaktan vazgeçilmiş olması karşısında, davacı sigorta şirketinin bu hususu gerekçe göstererek rücu isteminde bulunmasının haksız olduğunun, davacı sigorta şirketinin uğradığını iddia ettiği zararların meydana gelmesinde, müvekkili şirketin yahut maliki olduğu aracın sürücüsünün herhangi bir sorumluluğu bulunmadığının, dolayısıyla sorumluluğun şartlarından illiyet bağı huzurdaki uyuşmazlıkta mevcut olmadığının, davaya konu kazaya karışan müvekkili şirkete ait ------ sayılı aracın kaza tarihinden önce müvekkil şirket ile yürütülen bayilik ilişkisi kapsam ve şartları altında müvekkil şirket markası altında üçüncü kişilere kiralama yoluyla tasarrufta bulunmak üzere kiralandığı dava dışı ----- tarafından, müvekkil şirket adına ve hesabına, alt kiralama yolu ile dava dışı---- kiralandığını, ilgili şirket tarafından da kiralama silsilesinin sonunda kazaya karışan araç sürücüsü dava dışı ------ kiralanarak teslim edildiğini, kira sözleşmesinin devam ettiği süre boyunca aracı fiili hakimiyetinde bulunduran,---- ayrılmaz bir parçası ve eki olan ---- uyarınca, aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işleten---------sürücü / araç kiracısı, Araç Kira Sözleşmesi ve Yasal Mevzuat hükümleri uyarınca meydana geldiği iddia olunan zarardan sorumlu olacağını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı yan tarafından uğranıldığı iddia olunan zarardan müvekkilinin sorumlu olması ihtimalinde müvekkili şirketin, halefiyet ilkesi gereğince sorumlulara rücu hakkı doğacağından davanın; ----- araç sürücüsü---- ihbarını talep ettiklerini, müvekkili mülkiyetindeki --- plaka sayılı aracın --- tarihinde karıştığı çift taraflı ve maddi hasarlı trafik kazası neticesinde; kazada zarar gören ---- plaka sayılı araç maliklerine müvekkil şirket aracının ----- tarafından hasarın niteliğinin ve miktarının tespiti için yapılan incelemeler sonucu, bahse konu araçlarda meydana gelen hasara istinaden 25.918,36-TL ödeme yapıldığı iddia edildiğini, ilgili ödemenin rücuen tazmini istemiyle öncelikle------ icra takibi başlatıldığını, sonrasında yine ----- üzerinden, aynı kazaya ilişkin yapılan ek 43.000,00-TL ödemenin rücuen tazmini istemiyle icra takibi başlatıldığını, aynı kazaya ilişkin zarar görenlere ödenen 10.000,00-TL değer kaybı tazminatının rücuen tazmini istemiyle------------ dosyası üzerinden üçüncü bir icra takibi başlatıldığını, ödendiği iddia edilen tazminat tutarlarına ilişkin davacı sigorta tarafından dosyaya sunulan herhangi bir dekont, makbuz vb. bulunmadığı gibi müvekkili şirket ilgili ödemelerden ödeme emirleri kendisine tebliğ edildiğinde haberdar olduğunun, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında olan davacının ihmali tutum ve davranışlarından dolayı uğranıldığı iddia olunan zarara, zarar görenin müterafik kusuru sebebiyet verdiğinden iddia olunduğu gibi bir zarar mevcut ise de işbu zarardan müvekkili şirketin sorumlu tutulması dürüstlük kuralına ve hakkaniyete aykırılık teşkil edeceğini, "Maddi Hasarlı Kaza Tespit Tutanağı" kesin delil niteliğinde olmadığını, davayı kabul anlamına gelmemekle beraber dava konusu zarardan müvekkili şirketin sorumluluğunun gündeme gelmesi halinde öncelikle, Sigorta şirketi nezdinde araştırma yapılmalı, davacıya aynı talepler hakkında mükerrer ödeme yapılmasının engellenmesi gerektiği, yapılan ödemeler var ise ve bunlar tespit edilecek zararları karşılar nitelikte ise davacının talepleri konusuz kalacağından davanın reddi gerektiğini, müvekkili şirketin davacıya takibe konu borcu bulunmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesinin mümkün olmadığının, dava konusu alacağın likit olmadığı, açıklanan nedenlerle; fazlaya dair tüm talep, cevap ve dava haklarının saklı kalması kaydıyla; dava dilekçesine karşı cevaplarının kabulü ile davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının öncelikle usulden sayın mahkeme aksi kanaatte ise esastan reddine ve takibin iptaline, davacı aleyhine %20' den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, davanın; -------araç sürücüsü ---- ihbarına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin(KDV Hariç) davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacı sigorta şirketi ile davalı arasındaki---- sigortası kapsamında 23/05/2021 tarihli kaza nedeniyle davacı tarafça 3. kişilere yapılan ödemelerin davalı sigortalıya rücuen tazmini için başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir. İtirazın iptali davası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; ilamsız takip yapılmış olması, borçlunun bu takibe itiraz etmesi, itirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. Nitekim aynı hususlara---------kararında da değinilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- sayılı İcra Dosyası ---üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, sigorta poliçeleri, hasar dosyaları celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.İtirazın iptali istemine konu,---- takip dosyasının incelenmesinde; ---- tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı ve dava dışı ------olduğu; takibin 10.000,00-TL asıl alacak, 1.370,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.370,00-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 19.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 27.03.2023 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 05.01.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 88.735,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, ---- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 03.03.2023 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı ve dava dışı-------- olduğu; takibin 25.918,36-TL asıl alacak, 3.551,64-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.470,00-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 11.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 08.03.2023 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 05.01.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 88.735,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır. İtirazın iptali istemine konu, ------- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; 03.03.2023 tarihinde başlatılan takibin alacaklısının mahkememiz dosyası davacısı borçlunun davalı ve dava dışı ----------olduğu; takibin 43.000,00-TL asıl alacak, 4,895,00-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 47.895,00-TL alacağın tahsiline yönelik yapılan icra takibi olduğu; ödeme emrinin borçluya 12.03.2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 20.03.2023 tarihli borca ve fer'ilerine yönelik itiraz dilekçeleri sundukları, dilekçenin davacı tarafa tebliğine ilişkin dosya kapsamında bilgi ve belge bulunmadığı, davanın 05.01.2024 tarihinde 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde 88.735,00-TL alacak üzerinden açıldığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı sigorta şirketinin davalıya ait --- plaka sayılı aracı---- sigortaladığı, sigortalı aracın ------- plaka sayılı araçlarla maddi hasarlı trafik kazasına karıştığı ve davacı sigorta şirketinin bu araçlara hasar ödemesi yaptığı hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmadığı, uyuşmazlığın davalının kaza günü COVİD-19 tedbirleri kapsamında alınan sokağa çıkma yasağını ihlal edip etmediği, etmiş ise bu durumun ------ kapsamında rücu sebebi kabul edilip edilemeyeceği, edebilecek ise davalıya ait araç sürücüsünün kusurunun olup olmadığı, kazaya karışan araçlarda oluşan hasar miktarı ile davacının rücu için davalı aleyhine başlattığı ----- sayılı takip dosyalarına davalı tarafından yapılan itirazların iptallerinin gerekip gerekmediği, talep edilen faiz miktarlarının yerinde olup olmadığı ve icra inkar ve kötü niyet tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplandığı anlaşılmıştır.ZMMS Genel Şartlarının ''ZARAR GÖRENLERİN HAKLARININ SAKLI TUTULMASI VE SİGORTACININ SİGORTALIYA RÜCU HAKKI '' başlıklı B-4 maddesinin (b) fıkrası; ''Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,'' şeklinde düzenlenmiş olup, eldeki davada yalnızca sokağa çıkma yasağının ihlal edilmiş olmasının trafik kurallarının ağır ihlali olarak değerlendirilemeyeceği açık olup rücu sebebi olarak kabul edilemeyeceğinden davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı yönünden; İ.İ.K’nin 67/2. maddesinde itirazın iptali davasında alacaklının takibinde haksız ve kötü niyetli olması halinde alacaklı aleyhine tazminata hükmedileceği hükme bağlamaktadır. Anılan kanun hükmü uyarınca borçlu davalı lehine tazminata hükmedilebilmesi için davacı alacaklı tarafından yapılan icra takibinin haksız olmasının yanı sıra takibin kötü niyetle yapılması şarttır.Eldeki davada davacının takip başlatmakta ve dava açmakta kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davanın reddine,
2.Davalının kötü niyet tazminatı talebinin şartları oluşmadığından reddine,
3.Alınması gerekli karar harcı 427,60-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.458,53-TL harcın mahsubu ile artan 1.030,93-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4.Davalı tarafından yapılan 10,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5.TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.120,00-TL arabuluculuk ücreti davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
6.Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 17.900,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
7.Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine, Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde -------- Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu. 03.07.2024