6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2009/20852 E. , 2012/23808 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1.Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen 12.05.2004 tarihli olay yeri inceleme raporunda yazılı tespitlere göre, yakınana ait işyerinin alüminyum kapısının kilit çerçevesinin sert bir cisim ile zorlanmak suretiyle kırılarak açıldığının anlaşılması karşısında; esneme özelliği taşıyan alüminyum kapının sağlam ve dayanıklı vasıfta olup olmadığına ilişkin kanıtların neler olduğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yazılı şekilde 765 sayılı TCK'nın 493/1. maddesi ile hüküm kurulması,
2.Sanıkların işyerinin kapı kilit çerçevesini sert bir cisimle zorlayarak açtıklarının belirlenmesi ve bu işlem sırasında anahtar ya da başka bir aleti, anahtar gibi kullandıklarına ilişkin kanıt bulunmadığının anlaşılması karşısında; 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi gereğince lehe olan yasanın belirlenmesi aşamasında, eyleminin 5237 sayılı TCK çerçevesinde anılan Yasanın 142. maddesinin 1-b fıkra ve bendine uyduğu gözetilmeden, aynı yasa maddesinin 2-d fıkra ve bendi esas alınmak suretiyle uygulama yapılması,
3.5237 sayılı TCK’nın 141 ve 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK’nın 491, 492 ve 493. maddelerinde yer alan suçun ögelerinin farklı olduğu; geceleyin iş yerinden kapı kilidini kırarak gerçekleştirilen hırsızlığa kalkışma eyleminin, yakınana karşı hırsızlığa kalkışma suçunun yanı sıra, 5237 sayılı TCK’nın 116/2-4, 119/1-c, 35/2. maddelerine uyan iş yeri dokunulmazlığını bozmaya kalkışma ve aynı Yasanın 151/1.maddesine uyan mala zarar vermek suçlarını da oluşturduğu halde, bu suçlarla ilgili bir uygulama yapılmaması,
4.Sanıkların eylemine uyan 765 sayılı TCK’nın 491/2 ya da 493/1, 61/1,(sanık ... için 522/1 pek hafif, 59/2, 647 sayılı Yasanın 4/2, 6.), (sanık ... için 81/2-3) maddelerine göre, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nın aynı suça uyan 142/1-b, 143/1, 35/2, (sanık ... için 62/1, 51), 116/2-4, 119/1-c, 35/2, (sanık ... için 62/1, 51), 151/1,(sanık ... için 62/1), 53. maddelerinde öngörülen cezaların türü, alt ve üst sınırları ile işyeri dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar vermek suçları bakımından 5271 sayılı CMK'nın 253 ve 254. maddelerinde öngörülen “uzlaşma” hükümleri bakımından ve sanık ... yönünden ertelemenin hukuki sonuçları da dikkate alınarak, 5237 sayılı Yasanın 7/2, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddeleri ışığında, lehe olan yasanın yerinde yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
5.Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre, hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde; 1/1. fıkrası yollamasıyla aynı Kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereği sanık ...'un hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
6.5271 sayılı CMK'nın 326/2. maddesi uyarınca, birlikte işlenmiş suç nedeniyle mahkum edilmiş olan sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar ... ve ... savunmanının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan kısmen yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 10.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.