Esas No
E. 2021/18309
Karar No
K. 2024/2276
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

7. Ceza Dairesi         2021/18309 E.  ,  2024/2276 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI: 2015/206 E., 2016/378 K.
SUÇ: 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz isteği; eylemin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde açma olması nedeniyle cezada artırım yapılması gerektiğine, bilirkişi raporuna itirazların karşılanmadığına, hangi gerekçeyle alt sınırdan hüküm kurulduğunun açıklanmadığına ve resen tespit edilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

Sanık müdafiinin temyiz isteği; son duruşma gün ve saati sanığa tebliğ edilmediğinden son sözün sorulmadığına, zarar miktarının sanığa bildirilmediğine ve sanığın zararı gidermeye yönelik taleplerinin engellendiğine, sanığın olumsuz kanaat oluşturabilecek kişilik özelliklerinin açıklanmadığına, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve lehe hükümlerin uygulanması şartlarının oluştuğuna ilişkindir.

II. GEREKÇE

Orman muhafaza memurları tarafından yapılan kontrolde, açma yapılan, beton kazık ve kafes telle çevrili alan tespit edilmiştir. Sanık hakkında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır. Sanık savunmalarında, beton kazık çakıp tel ile çevirdiği alanı kendisinin kullandığını, orman olduğunu bilseydi böyle bir eyleme girişmeyeceğini beyan etmiştir.

Mahallinde yapılan keşif sonucu orman ve fen bilirkişileri tarafından düzenlenen raporda suça konu yerin kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve diri örtü kaldırılarak sürülmüş halde olduğu tespit edilmiştir. Suç tutanağı, sanık savunması, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. Sanık hakkında kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen aşağıda belirtilen husus dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde vekâlet ücreti, maktu ve nisbi olmak üzere belirlenmiştir. Maktu vekalet ücreti, davanın konusunun para olmadığı veya para ile ölçülemediği hallerde belirlenen ücret, nisbi vekalet ücret ise davanın konusunun para olması veya para ile ölçülebilir olması halinde bu değer üzerinden belirlenen ücrettir. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 365 inci maddesinin ikinci fıkrasının aksine ceza davalarında şahsi hak talebi halinde mahkemece bu hususta da karar verilmesi gerektiği yolunda bir düzenleme bulunmaması ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun 112, 113 ve 114 üncü maddeleri hükümleri karşısında; davada kendisini vekille temsil ettiren katılan İdare lehine hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, ayrıca müsaderesine karar verilen tesis değeri üzerinden nisbi vekâlet ücretine de hükmedilmesi, isabetli bulunmamıştır.

III. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan vekili ve sanık müdafiin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hükümden nispi vekâlet ücretine hükmedilmesine ilişkin (9) numaralı bendin çıkartılması suretiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

04.03.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.