3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2023/178
- Karar No
- 2024/241
- Karar Tarihi
- 11.03.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- Genel Hukuk
- Karar Sonucu
- KABULÜNE
T.C. BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesi ve duruşmadaki beyanlarında özetle; davalı aleyhine ticari defterlerdeki cari hesap alacağına istinaden Bakırköy ..... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe ve borca itirazı üzerine takibin durduğunu, cari hesap ekstresinde belirli miktar alacağın söz konusu olup bu alacağın tutulan ticari defterlerde de mevcut olduğunu beyanla itirazın iptali ile takibin devamını, davalı tarafın % 20 oranından az olmamak üzere icra/inkâr tazminatı ile mahkumiyetini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf; dava dilekçesi ve duruşma gününün tebliğine rağmen davaya cevap vermemiş, duruşmalara katılmamıştır. Dava,
İİK 67 vd md ne dayalı itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan takipte davalının takibe itirazının haklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
SMMM Bilirkişi .... arafından yapılan inceleme sonucu düzenlenen ve itibara layık bulunan 08/12/2023 tarihli rapora göre ; '' Davacı tarafça incelemeye ibraz edilen; 2021 yılı yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, 2022 ve 2023 yılları yevmiye ve kebir defterlerinin e-deftere tabi olduğu, e-deftere tabi yevmiye ve kebir defterlerinin e- beratlarının yasal süresinde verildiği, sadece açılış tasdikine tabi envanter defterlerinin ise açılış tasdiklerinin yasal süresinde yaptırıldığı, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen yasal defter kayıtları incelendiğinde davacı tarafça davalıya icra takip tarihi itibariyle toplamda 119.023,63 TL tutarında fatura düzenlendiği, buna karşılık davalı tarafça davacıya 85.200 TL ödeme yapıldığı ve neticede davacının davalıdan 33.823,63 TL alacağının kaldığı yönde bakiyesinin bulunduğu, davalı tarafça yasal defter ve dayanak belgeler incelemeye ibraz edilmediğinden dava konusu olaylar yönünden davalı yasal defterler kayıtları üzerinde herhangi bir inceleme yapılamadığı, dava konusu alacak dayanağının faturaların davacı tarafça davalıya “Ticari Fatura” olarak düzenlendiği, davacı tarafça incelemeye ibraz edilen E-Fatura Ekran Görüntüsünde ; 10.09.2021 tarih ve .... nolu “ürün ve nakliye” muhteviyatlı 56.221,10 TL tutarındaki faturanın davalı tarafça kabul edildiği, 30.11.2021 tarih ve .... nolu "Fiyat Farkı"(faturanın açıklama bölümünde .... NO FATİST € KUR FARKI olduğu belirtildiğinden Kur Farkı olarak değerlendirilmiştir) muhteviyatlı 12.704,10 TL tutarındaki faturanın davalı tarafça herhangi bir cevap verilmediği ancak faturanın ret edilmediği için otomatik olarak kabul edilmiş sayıldığı, ancak 30.11.2021 tarih ve .... nolu 12.704,10 TL tutarındaki faturanın muhteviyatı her ne kadar “Fiyat Farkı” olarak belirtilmiş ise de söz konusu faturanın sol alt kısmında yapılan açıklamada “.... NO FAT.İST € KUR FARKI ” olduğu belirtildiğinden fatura muhteviyatının “Kur Farkı” muhteviyatlı fatura olduğunun anlaşıldığı, her ne kadar davalı tarafça söz konusu kur farkı faturası davalı tarafça ret edilmemiş ise de Yargıtay ilamında da belirtildiği üzere faturanın tek başına alacağın varlığına karine teşkil etmediği, davacının kur farkı bedelini talep edebilmesinin ilk koşulunun düzenlenen faturanın döviz cinsinden düzenlenmesi gerektiği, ancak davacı tarafça davalı adına düzenlenen faturaların TL cinsinden düzenlendiğinin görüldüğü, belirtilen nedenlerle davacının davalıdan bu aşamada kur farkı talep edemeyeceği, davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle talep edebileceği asıl alacak tutarının (33.823,63-12.704,10-) 21.119,53 TL, İşlemiş faiz tutarının 241,87 TL olmak üzere toplamda 21.361,40 TL olarak hesaplandığı'' hususu belirtilmiştir.
Dosya ve Tüm Deliller Birlikte Değerlendirildiğinde;
Davacının yasal defterlerinin ve kayıtlarının incelenmesinde davacı ile davalı arasında ticari ilişki olduğunun anlaşılması, davacı tarafından düzenlenen faturalara karşılık davalı tarafça ödeme yapıldığının anlaşılması ve davacının düzenlediği faturalara karşılık davalı ödemelerinin mahsubu neticesinde davacının 33.823,63 TL alacaklı olduğunun tespiti ve davacı tarafından düzenlenen 12.704,10 TL'lik kur farkı faturasının davacı tarafça düzenlenen faturalar TL cinsinden olması nedeniyle bu fatura yönünden alacak hakkı oluşmadığı değerlendirilerek davacının 21.119,53 TL alacaklı olduğunun tespiti ve davalının defter ve belge ibrazından kaçınması karşısında düzenlenen bilirkişi raporuna itibarla davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1.DAVANIN KISMEN KABULÜNE, Davalının Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyasında yapmış olduğu itirazının 21.119,53 TL alacak yönünden iptaline, takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte TAKİBİN DEVAMINA, Toplam alacağın % 20'si üzerinden hesap edilen 4.223,90 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
2.Harçlar Kanunu gereğince tahsili gereken 1.442,67 TL karar ve ilam harcının mahkeme vez- nesine yatırılan 411,45 TL peşin/nispi harcının mahsubu sonucu bakiye 1.031,22 TL karar harcının davalıdan tahsili ile Hazine'ye irat kaydına,
Davacı tarafından yatırılan 179,90 TL başvuru harcı + 411,45 TL peşin nispi harç + 25,60 TL vekalet harcından ibaret toplam 616,95 TL harcın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine,
3.a.) Davacı tarafından sarf olunan (2.000,00 TL bilirkişi ücreti + 231,75 TL posta/tebligat/ müzekkereden ibaret) 2.231,75 TL yargılama giderinin kabul/red oranına göre 1.361,36 TL'sinin davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
b)) Davalı tarafça sarf olunan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar tesisine yer olmadığına,
c)) Sarf olunmayan gider/delil avansının karar kesinleştikten sonra ilgilisine iadesine,
4.6235 sayılı Hukuki Uyuşmazlıklarda Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesinin 13 ncü fıkrası uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve yargılama giderinden sayılan (Taraf başına 330,00 TL x 2 saat= 660,00 TL) X 2 = 1.320,00 TL arabulucuk ücretinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 805,20 TL'sinin davalıdan, 514,80 TL'sinin ise davacıdan tahsili ile Hazineye İRAT KAYDINA,
5.Kendisini vekil ile temsil ettiren davacı lehine hüküm altına alınan dava değerine göre yürürlükte bulunan Av. Kan. ve AAÜT gereğince takdir olunan 17.900,00 TL vekalet ücretinin dava- lıdan tahsil edilerek davacı tarafa ödenmesine dair,
Davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda 5235 Sayılı Kanun'un geçici 2. maddesine göre Bölge Adliye Mahkemeleri'nin kurulmasına ve 20 Temmuz 2016 tarihinde göreve başlamalarına dair kararların 07/11/2015 tarih ve 29525 sayılı Resmi Gazete'de ilan edildiği anlaşılmakla 6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu'nun 341 ila 360. md hükümleri gereğince mahkememize veya aynı sıfatta başka bir mahkemeye verilecek dilekçe ile kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde veya istinaf dilekçesi kendisine tebliğ edilen taraf, başvuru hakkı bulunmasa veya başvuru süresini geçirmiş olsa bile, mahkememize veya aynı sıfattaki başka bir mahkemeye vereceği cevap dilekçesi ile iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 11/03/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)