Aramaya Dön

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas No
E. 2023/760
Karar No
K. 2024/416
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2023/760 Esas
KARAR NO: 2024/416
DAVA: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ: 21/11/2023
KARAR TARİHİ: 04/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ...'e ait ... adresinde yer alan 01 ve 04 nolu dairelerini 21/07/2021 tarihinde sigortalattığını, dava dilekçesi ekinde bulunan ekspertiz raporunda 11/03/2022 tarihinde ...'a ait yer altı kablolarının patlaması ile oluşan yüksek akım sonucu sigortalı konutlardaki elektronik cihazların hasarlandığının tespit edildiğini, gerçekleşen hasar sonrası müvekkili şirketin sigortalısına 01 nolu dairesi için 3.951,53-TL ödendiğini, sigortalıya ödenen meblağların tahsili amacıyla hasar meydana gelmesinde kusuru bulunan davalı borçlu aleyhine 1 nolu daire için ..

33.İcra Müdürlüğü'nün ...Esas ve 4 nolu daire için ...

33.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyalarından icra takibi yapıldığını, borçlu davalıya giden ödeme emirleri sonrası borçlu tarafından haksız olarak takibe itiraz edildiğini, takibin durmasına sebebiyet verdiğini, ekspertiz raporunda da görüldüğü gibi davalının kusuru nedeni ile sigortalı dairelerde hasar meydana geldiğini, haksız ve mesnetsiz yapılan bu itirazın iptali ile öncelikle arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak davalı taraf ile anlaşılamadığını, tarafların anlaşamaması üzerine ...

33.İcra Müdürlüğü ... ve ...esas sayılı dosyalara yapılan itirazın iptali ile takibin devamı için mahkememize başvurduklarını, davalı borçlunun icra müdürlüğünün dosyalarına yapılan itirazların ayrı ayrı iptaline ve takibin devamına, yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğu sabit olduğundan davalının %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili tarafından sunulan 02/01/2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dosyanın görevsiz mahkemede açılmış olduğundan huzurdaki davanın görev yönünden usulden reddi gerektiğini, dava dilekçesi ekinde belirtilen delillerin taraflarına tebliğ edilmemiş olduğundan işbu delillere karşı beyanda ve savunmada bulunma haklarının saklı olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte iddia olunan hasarın tazmini için mevzuatın öngördüğü şartların ihtilaf konusu olayda mevcut olmadığını, iddia olunan hasarın davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına ait elektrik tesisatından kaynaklandığını, iddia olunan zarar ile davalı müvekkili şirketin dağıtım faaliyeti arasında illiyet bağı bulunmadığını, mutlaka mahallinde keşif ve bilirkişi incelemesi ile hasarın ortaya çıkma nedeninin şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğinin ondan sonra sorumluluk tayini yapılmasının gerektiğini, davacı tarafından sigortalısına yapılan ödemenin sigorta hukuku bağlamında kabul görür bir ödeme olup olmadığının da değerlendirilmesinin gerektiğini, davacının talep konusu ettiği meblağın fahiş olduğunu, davacı tarafça talep edilen değerin tespitinin hangi kriterlere göre yapıldığının belli olmadığını, davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkar tazminatına ilişkin şartların somut olay bağlamında gerçekleşmediğini ve bu nedenle reddinin gerektiğini, huzurdaki davanın haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, davacının %20'den az olmamak kaydıyla kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Dava konusu uyuşmazlık, 21/07/2021 tarihinde dava dışı sigortalı ...'e ait ...adresinde yer alan 01 ve 04 numaralı dairelerin davalı sigorta şirketi tarafından konut poliçesi ile sigortalanmasından sonra meydana gelen hasar sonucu dava dışı sigortalıya ait taşınmazda meydana gelen hasar miktarının sigorta şirketince ödenmesi sonrasında halefiyet ilkesi gereği hasar bedelinin davalı kurumdan rücuen tahsili istemine ilişkindir.

21.07.2021-21.07.2022 dönemlerinin kapsar şekilde düzenlenen ... Poliçesinde, ...adresindeki konutun sigortalandığı sigortalının ... olarak belirtildiği anlaşılmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun 4/1-(a) maddesinde, her iki tarafın da ticari işletmesi ile ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadığına bakılmaksızın, bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı açıkça düzenlenmiştir.

Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu'nun 22.03.1944 tarihli 37 Esas ve 9 Karar sayılı kararında bu husus “sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava değildir. Bu nedenle, halefiyet davası bir ticari dava sayılamaz. Bu dava, aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa aynı hak, sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur” şeklinde vurgulanmaktadır. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu Kanun, her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsar.” hükmüne yer verilmiştir.

Satıcı; kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye mal sunan ya da mal sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi kapsar. Tüketici ise ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Aynı kanunun 3. maddesinde de “Tüketici işlemi: Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi” ifade eder şeklinde tanımlanmıştır. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.

Görev kuralları kamu düzenine ilişkin olup, yargılamanın her aşamasında mahkemece resen gözetilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472. maddesine göre, sigortacı, sigorta tazminatını ödedikten sonra, hukuken sigortalının yerine geçerek, sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hakkın, tazmin ettiği bedel kadar sigortacıya intikal edeceği, sorumlulara karşı bir dava veya takip başlatılmışsa, sigortacının, mahkemenin veya diğer tarafın onayı gerekmeksizin, halefiyet kuralı uyarınca, sigortalısına yaptığı ödemeyi ispat ederek, dava veya takibi kaldığı yerden devam ettirebilecektir. Bu durumda da görevli mahkeme, dava dışı sigortalı ile davalı arasındaki ilişkinin hukuki içeriğine göre belirlenecektir.

Somut olayda; dava dışı sigortalı tarafından konut olarak kullanılan dairede meydana geldiği iddia olunan hasarın, davalıya ait yer altı kablolarının patlaması ile oluşan yüksek akım sonucu oluştuğu nazara alındığında; dava dışı sigortalı ile davalı arasında uyuşmazlığın davalının kusuru ile gerçekleşmesine sebebiyet verdiği iddia edilen haksız fiilden kaynaklandığı anlaşılmakla, davaya bakma görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu bu nedenle de HMK'nun 114/1-c maddesine göre, görevsizlik nedeniyle HMK'nun 115/2. maddesi gereğince dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.)Davanın DAVA ŞARTI-GÖREV YÖNÜNDEN USULDEN REDDİNE, Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE,

2.)Görevsizlik kararının kesinleşmesine müteakiben 2 hafta içinde mahkememize başvurulması halinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine,

3.)Süresi içerisinde dosyanın gönderilmesi için mahkememize başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine,

4.)HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,

5.)Görevsizlik kararının kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içerisinde görevli mahkemeye başvurulmadığı takdirde harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti konusunda ek karar yazılmasına,

Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 04/06/2024

Katip

(e-imzalıdır)

Hakim

(e-imzalıdır)

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.