6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2011/15412 E. , 2013/24937 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık ... hakkında hırsızlık suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre, sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA, oybirliğiyle ile II-Sanıklar ... ve ... hakkında hırsızlık suçu nedeniyle verilen hükme yönelik yapılan temyiz itirazlarının incelenmesine gelince ise; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimin takdirine göre; suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Çocuk olan sanıklar hakkında 5395 sayılı Yasanın 35/1. madde ve fıkrasına göre sosyal inceleme raporu aldırılmaması ve aynı Yasa maddesinin 3. fıkrasına göre de, bahsedilen raporun alınmama gerekçesinin kararda gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ... ve ... savunmanlarının temyiz itirazları ve tebliğnamedeki düşünce bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 09.12.2013 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. Karşı Oy Gerekçesi: Mersin 2.Çocuk Mahkemesinin 17.09.2008 tarih ve 2008/357 Esas 2008/354 Karar sayılı kararı dairemizce temyizen incelenmiş olup, sanık ... hakkındaki hükmün onanmasına; Sanıklar ... ve ... hakkındaki hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Sayın çoğunluk, sanıklar ... ve ... hakkındaki kararını “çocuk olan sanıklar hakkında 5395 sayılı Yasanın 35/1. madde ve fıkrasına göre sosyal inceleme raporu aldırılmaması ve aynı yasa maddesinin 3. fıkrasına göre de bahsedilen raporun alınmama gerekçesinin kararda gösterilmemesi” gerekçesine dayandırmıştır. 5395 sayılı Yasanın Sosyal incelemeye ilişkin maddesi şu şekildedir.
Madde 35- (1) Bu Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet Savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılır. Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur. (2) Derhâl tedbir alınmasını gerektiren durumlarda sosyal inceleme daha sonra da yaptırılabilir. (3) Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir. Aynı konu Çocuk Koruma Kanunun Uygulanmasına İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Yönetmelikte de şu şekilde düzenlenmiştir. Sosyal inceleme talebi, yaptırılması ve değerlendirilmesi, Madde 20 - (1) Kanun kapsamındaki çocuklar hakkında mahkemeler, çocuk hâkimleri veya Cumhuriyet Savcılarınca gerektiğinde çocuğun bireysel özelliklerini ve sosyal çevresini gösteren inceleme yaptırılabilir. Soruşturma ve kovuşturma aşamalarında çocuğun, veli veya vasisi ya da müdafi veya bu kimselerin avukatları da mahkeme veya çocuk hâkimine müracaat ederek çocuk hakkında sosyal inceleme yapılmasını talep edebilirler. (2) Fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak on sekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme yaptırılması zorunludur. (3) Fiili işlediği sırada on iki yaşını bitirmiş onbeş yaşını doldurmamış bulunan çocuklar ile onbeş yaşını doldurmuş ancak onsekiz yaşını doldurmamış sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığını takdir yetkisi münhasıran mahkemeye aittir. Sosyal incelemeyi yapan bilirkişi, çocuğun içinde bulunduğu aile ortamı, sosyal çevre koşulları, gördüğü eğitim, fiziksel ve ruhsal gelişimi hakkında bir rapor düzenler. Hâkim, bu yaş grubuna giren çocuğun kusur yeteneğinin olup olmadığını takdir ederken, görevlendirdiği bilirkişinin hazırlamış bulunduğu raporda yer verilen gözlem, tespit ve değerlendirmeleri göz önünde bulundurur. (4) İkinci ve üçüncü fıkralardaki hâllerde, hâkim veya mahkeme, sosyal inceleme raporu ile birlikte çocuğun işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin belirlenebilmesi amacıyla adlî tıp uzmanı, psikiyatrist ya da zorunluluk hâlinde uzman hekimden görüş alır. (5) Derhâl tedbir alınmasını gerektiren acil durumlarda sosyal inceleme sonucu beklenmeden tedbir kararı verilebilir. Ancak sosyal inceleme daha sonra yaptırılarak, gerektiğinde tedbir konusunda verilen karar değiştirilebilir. (6) İnceleme, kararda gösterilen sürede tamamlanmalıdır; gerektiğinde ek süre talep edilebileceği gibi kararda bir süre belirtilmemiş olması hâlinde incelemenin çocuğun durumunun aciliyetine uygun bir süre içerisinde tamamlanarak, raporun mahkemeye sunulmuş olması gerekir. (7) Mahkeme veya çocuk hâkimi tarafından çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması hâlinde, gerekçesi kararda gösterilir. 5395 sayılı Yasanın 35/1. maddesinde sosyal inceleme raporunun hangi amaçla aldırıldığı ve ne için kullanılacağı açıklanmış olup “Sosyal inceleme raporu, çocuğun, işlediği fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin mahkeme tarafından takdirinde göz önünde bulundurulur.” şeklinde belirtilmiştir.
TCK 31/2. maddesine göre eski tabirle Farik Mümeyyizlik yeni düzenleme ile İşlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişip gelişmediği raporu 12-15 yaş aralığındaki suça sürüklenen çocuklar için gerekli olup, 15-18 yaş grubundaki çocuklar için böyle bir rapor alınması zorunluluğu yoktur. Bu rapor hakim tarafından Farik mümeyyizlik değerlendirilmesinde kullanılacağına, 15-18 yaş grubunda böyle bir değerlendirme yapılması söz konusu olmadığına göre bu gruptaki şahıslar için sosyal inceleme raporu aldırılmasının istenmesinin yasal bir dayanağı yoktur.
Çocuk koruma kanununun uygulanmasına ilişkin yönetmeliğin 20/2-3.maddesinde bu durum daha açık olarak belirtilmiş, 12-15 yaş gurubundaki çocuklar ile 15-18 yaş grubundaki sağır ve dilsizlerin işledikleri fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama yeteneğinin ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından sosyal inceleme yaptırılması zorunludur şeklinde düzenleme yapılmıştır. 5395 sayılı Yasanın 35/3 maddesinde belirtilen raporun alınmama gerekçesinin yazılması da 15-18 yaş grubu için olmayıp,
TCK 31/2 maddesi kapsamındaki çocuklar içindir. Bu açıklamalardan da anlaşılacağı üzere yasada TCK 31/3. maddesi kapsamındaki suça sürüklenen çocuklar yönünden sosyal inceleme yaptırılmasına ilişkin bir düzenleme olmadığından sayın çoğunluğun bozma yönündeki kararına katılmıyorum. 09.12.2013