20. Hukuk Dairesi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/11/2020
NUMARASI : 2019/190 E. - 2020/420 K.
VEKİLİ
GEREKÇE
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davalının “...” ibareli marka başvurusunda bulunduğu, başvurunun yayınlanmasından sonra davacının "... +ŞEKİL" ibareli markalarını gerekçe göstererek başvuruya itiraz ettiği, davacının itirazının markaların kapsamlarında bulunan mal ve hizmetlerin arasında benzerlik bulunmaması nedeniyle reddedildiği, davacının YİDK iptali istemi ile iş bu davayı açtığı, mahkemece davalının "...+ ŞEKİL" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... +ŞEKİL" ibareli önceki başvurusu - tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtia benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, davacı taraf tanınmışlık ve kötüniyet iddiasında bulunmuş ise de bu hususların da kanıtlanmadığı, ancak haksız rekabet olduğu yönünde karar verildiği, bu karara yönelik olarak davalı ... istinaf yoluna başvurulduğu, bu kapsamda dosyadaki uyuşmazlığın somut uyuşmazlık açısından haksız rekabet hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. 6769 sayılı SMK'nın 6/1. maddesinde, tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvurunun reddedileceği belirtilmiştir.
Açıklanan hüküm çerçevesinde mahkemece davalının "... + ŞEKİL" ibareli marka başvurusu ile davacıya ait "... +ŞEKİL" ibareli önceki başvurusu - tescilli markası arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil olarak benzerlik bulunmakla beraber davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtia benzemediğinden SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı ve davacı tarafın tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının kanıtlanmadığı belirlenmiş olup, mahkemece belirlenen bu hususlar istinafın konusu yapılmamıştır. Az önce de belirtildiği üzere Dairemiz önündeki uyuşmazlık, davalının marka başvurusunun davacı markası karşısında haksız rekabet oluşturup oluşturmayacağı noktasındadır.
Mahkemece, davalının başvuru markasındaki tasarımsal şekil ile davacıya ait tasarımsal şekil arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik olması haksız rekabet olarak nitelendirilmiş ve dava kabul edilmiş ise de, bu değerlendirme doğru olmamıştır. Zira, davalının başvuru markasında bırakılan emtia ile davacıya ait markanın kapsamındaki emtianın benzemediği yani somut olayda SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşulunun oluşmadığı, ayrıca davacı tarafın tanınmışlık ve kötüniyet iddialarının kanıtlanamadığı sabit bulunmaktadır. Diğer bir ifade tarzı ile davalının marka başvurusunun tescil edilmesinin önünde hukuken bir engel bulunmamaktadır. Haksız rekabetin ana unsuru hukuka aykırı bir fiil bulunması olup, hukuka uygun olarak yapılan bir marka başvurusunun davacı açısından haksız rekabet yarattığından da bahsedilemeyecektir. O halde mahkemece davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
HMK'nın 353/1-b-2. maddesine göre, yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmişse "düzelterek yeniden esas hakkında" duruşma yapılmadan karar verilmelidir. Diğer bir ifade ile kanun koyucu, temyiz kanun yolunda Yargıtay tarafından verilen yerel mahkeme hükmünün düzeltilerek onanması kararını, istinaf mahkemeleri için öngörmemiş, bu halde istinaf mahkemesince yeniden esas hakkında karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan bu yanlışlığın giderilmesinin ise yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediği anlaşıldığından, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İlk derece mahkemesince, dava dilekçesinde ve sonraki izahat dilekçesinde "marka başvurusunun reddi" talep edilmekle SMK kapsamında tescilli markaların iptali veya hükümsüzlüğü söz konusu olabileceğinden bu konudaki istemin reddine karar verilmiş olup, bu karara yönelik olarak davanın ilgili taraflarınca kanun yoluna başvurulmadığı anlaşıldığından, bu karara yönelik olarak Dairemizce bir inceleme yapılmamış, aşağıda gösterildiği şekilde önceki hüküm aynen korunmuştur.
1.Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi 30/11/2020 gün ve 2019/190 Esas - 2020/420 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
2.Davanın REDDİNE,
3.Dava dilekçesinde ve sonraki izahat dilekçesinde "marka başvurusunun reddi" talep edilmekle SMK kapsamında tescilli markaların iptali veya hükümsüzlüğü söz konusu olabileceğinden bu konudaki istemin REDDİNE,
4.Harçlar Kanunu'na göre alınması gereken 427,60.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 44,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 383,20.TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
5.Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap olunan takdiren 25.500,00.TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
6.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
7.Davalı ... tarafından istinaf aşamasında yapılan 50,00 TL posta ve tebligat gideri, 220,70.TL istinaf kanun yoluna başvuru harcı olmak üzere toplam 270,70 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı ... verilmesine,
8.Davalı şahıs tarafından herhangi bir yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8.Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen taraflara iadesine (HMK m.333),
9.Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70.TL istinaf karar ve ilam harcının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davalı ... iadesine,
10.İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 10/06/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/06/2024
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...