6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2010/27501 E. , 2013/8572 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2007 ve 05/11/2010 tarihli tebliğnameleri ile Daireye gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: Dosya içerisindeki 14.08.2006 günlü hükümlü dilekçesinin 22.06.2005 tarihli ek karara yönelik olduğu kabul edilmekle yapılan incelemede;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27.12.2005 tarih, 2005/3-162-173 ve 11.07.2006 tarih, 2006/5-182/182 sayılı kararlarında belirtildiği üzere; sonraki yasa ile suçun unsurlarının veya özel hallerinin değiştirilmesi, cezanın tayin ve takdiri ile artırım ve indirim oranlarının belirlenmesi, seçimlik cezalardan birinin tercihi ve seçenek yaptırımların uygulanmasını ya da cezanın kişiselleştirilmesini gerektiren hallerde duruşma açılarak karar verilmesi gerekir. İnceleme konusu karara gelince;
1.Sanığın olay günü sabah saatlerinde, hayvan pazarında sattığı hayvanları kamyonete yükleyen yakınana yaklaştığı, yardım etme bahanesi ile yanına iyice sokulup cebindeki 165 TL'yi aldığı, bunu farkeden yakınanın sanığı kovalayıp yakaladığı ve yakasından tutup parasını çaldığını söyleyerek geri istediği, bu sırada yakınanın henüz paralar üzerindeyken cebindeki bıçağı çıkartarak salladığı ve yakınanın bu sebeple geri çekilmesinden faydalanarak kaçmaya devam ettiği, yeniden kaçmaya başladıktan sonra çevredekilerin takibinden kurtulmak için parayı attığı ancak tekrar sıkıştırılarak yakalandığı olayda;
Hükümlünün eyleminin her iki yasada da tamamlanmış yağma suçunu oluşturduğu bu bağlamda 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca, hükümlü yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle bulunacağından dosya içeriğine göre hükümlünün eylemine uyan, 765 sayılı TCK’nın 497/1, 81/2-3. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCY’nın 149/l-a 53. maddeleri uyarınca, uygulama yapılıp, her iki Yasaya göre denetime olanak sağlayacak şekilde uygulanan Yasa maddeleriyle, verilmesi gereken cezalar ayrı ayrı tespit edilip, sonuç cezalar karşılaştırılarak lehe olan yasa belirlenerek hüküm kurulması gerekirken, lehe yasa değerlendirmesi sırasında hükümlünün eyleminin 5237 sayılı Yasada hırsızlık ve silahla tehdit suçlarını oluşturacağı, bu durumda 142/2-b maddesine göre 3 yıl, 106/2-a maddesine göre 2 yıl ceza verileceğinin belirtilerek yazılı şekilde hüküm kurulması ve bu değerlendirme yapılırken duruşma açılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2.Kabul ve uygulamaya göre de; 5237 sayılı TCY’nın 7/3. maddesinin açık hükmü karşısında, 01.06.2005 tarihinden önce işlenen suçlar nedeniyle aynı Yasanın 58/6. ve 7. fıkralarında düzenlenen mükerrirlere ilişkin infaz hükümlerinin uygulanamayacağı ve 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesine göre lehe yasa saptaması yapılırken maddi ceza hükümlerinin ayrı, infaz hükümlerinin ayrı olarak değerlendirmesi gerektiği gözetilmeden, lehe yasa değerlendirmesi sırasında “hükümlünün tekerrüre esas mahkumiyeti bulunduğu tekerrür halinde işlenen suçtan dolayı mahkum olunan cezanın dörtte üçünün çekilmesi gerekeceği bu nedenle hükümlünün cezaevinde kalması gereken sürenin fazla olacağı” gerekçesi ile 765 sayılı Yasanın lehe olduğunun kabulü,
Bozmayı gerektirmiş, hükümlü ...’ın temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 28.03.2000 tarihli ilk hükümdeki ceza süresini aşmamak koşuluyla infaz aşamasında verilen uyarlama kararlarının kazanılmış hak oluşturmayacağının gözetilmesine, 18.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.