11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2024/1022 E. , 2024/5252 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
EK KARAR SAYISI : 2022/3702 E., 2023/1911 K.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen 25.09.2023 tarihli ve 2022/3702 Esas, 2023/1911 Karar sayılı ek kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir ve temyiz isteminin süresinde olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin ek kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Sanık hakkında, İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.05.2017 tarihli ve 2016/153 Esas, 2017/132 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kamu görevlileriyle ilişkisinin olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle aldatarak dolandırıcılık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 158 inci maddesinin ikinci fıkrasının yollaması ile 158 inci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü ve 58 inci maddeleri uyarınca neticeten 4 yıl hapis 10000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, bilahare 21.12.2017 tarihli ek karar ile tekerrüre ilişkin kısmın hükümden çıkarılmasına karar verilmiştir.
2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 16.10.2017 tarihli ve 2017/1955 Esas, 2017/1997 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
3.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2022/3702 Esas, 2023/1911 Karar sayılı ek kararı ile sanığın temyiz başvurusu hakkında, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrası gereği “temyiz isteminin kabule değer sayılmamasından dolayı reddine” karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık temyizinde özetle; bir kısım mahkeme dosyalarından bahsederek mükerrer cezanın önlenmesi için 43 üncü madde zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesini, suçun basit dolandırıcılık olup zamanaşımına uğradığını, hak ihlali yapıldığını, 5271 ve 5320 sayılı Kanunlar uyarınca temyiz incelemesi yapılması gerektiğini ileri sürmüştür.
III. GEREKÇE 5271 sayılı
Kanun’un 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen suçlar ve aynı Kanun’un 296 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümünde yer alan; “... temyiz edilemeyecek bir hüküm temyiz edilmiş ise …, hükmü temyiz olunan bölge adliye veya ilk derece mahkemesi bir karar ile temyiz istemini reddeder.” şeklindeki hüküm birlikte değerlendirildiğinde sanığın temyiz istemi yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin, 25.09.2023 tarihli ve 2022/3702 Esas, 2023/1911 Karar sayılı ek kararında hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 296 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİ İLE EK KARARIN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
18.04.2024 tarihinde karar verildi.