11. Ceza Dairesi
11. Ceza Dairesi 2021/27505 E. , 2024/6095 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bakırköy 9. Ağır Ceza Mahkemesinin, 29.04.2014 tarihli kararı ile sanıklar hakkında tacir veya şirket yöneticisi olan kişilerin dolandırıcılığı suçundan 3'er yıl hapis ve 20.000,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
2.Yargıtay 15. Ceza Dairesi tarafından anılan hükmün; sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 157 nci maddesinde düzenlenen ve uzlaştırma kapsamında kalan basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu gerekçesiyle, bozulmasına karar verilmiştir.
3.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararı ile sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun(5237 sayılı Kanun) 157 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2'şer yıl hapis ve 4.800,00'er TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında aynı Kanun'un 58 inci maddesi gereğince tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıkların temyizleri, bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanıkların, suç tarihi itibariyle “... Nakliyat Otomotiv” ünvanlı işyerinde ayrı vergi mükellefi olarak otomobil alım-satım işi yaptıkları, olay tarihinde katılanın, sahibi bulunduğu 22 EU ... plaka sayılı otomobilin satımı hususunda sanık ... ile 19.000,00 TL'ye anlaştığı, bu esnada sanık ...’in iş yerinde iken katılana kendisini emekli polis memuru olarak tanıtıp güvenilir kişi olduğunu söylemek suretiyle katılanın güvenini kazanmaya çalıştığı, diğer sanık ...’in katılana kapora olarak 3.300,00 TL verdiği, geri kalan borç için ise olaya hukuki bir görüntü vermek kastıyla bir bono düzenleyerek katılana verdiği, kalan borcu zamanında ödeyecekleri konusunda katılanı ikna edip aracın satışını temyiz kapsamında bulunmayan diğer sanık ... üzerine alınmasını sağladıkları, katılana olan bakiye borcu ise ödemedikleri, katılanın aracı hukuki yollara başvurarak geri alma ihtimaline karşı da alelacele bir başka şahsa satıp devrederek haksız çıkar sağladıkları, bu surette dolandırıcılık suçunu işledikleri kabul edilerek sanıkların dolandırıcılık suçundan cezalandırılmasına dair temyiz incelemesine konu mahkûmiyet hükümlerinin kurulduğu anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
1.Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nin 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile düzeltilen husus dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak;
3.Sanık hakkında bozma öncesinde kurulan hükmün yalnızca sanık tarafından temyiz edildiği ve sanık lehine kazanılmış hak teşkil ettiği gözetilmeksizin, bozma öncesi hükümde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmamış olmasına rağmen, mevcut hükümde tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrasına aykırı davranılarak sanığın kazanılmış hakkının ihlal edilmiş olması hukuka aykırı olup söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ...
Hakkında Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu kararında sanığın temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasından tekerrür hükümlerinin uygulanması ile ilgili kısmın çıkarılması suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
07.05.2024 tarihinde karar verildi.