3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamaları sonunda :
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
" Müvekkil, ... Şti.'nin sahibi olup reklam ve tabela oluşum ve kurulum hizmeti sağlamaktadır. Şüpheli ise aracılık ettiği organizasyon ve diğer işler için müvekkilden hizmet almakta ve birkaç senedir iş alımları devam etmektedir. Sık Sık sorunlar yaşanmasına rağmen müvekkil kalan parasını kurtarabilmek adına sanık ile iletişim kurmaya devam etmektedir. Ama sanık borcunun sadece bir kısmını kabul etmekte ancak kalan kısmını kabul etmemektedir. Bunun üzerine tarafımızca ... 8. İcra Müdürlüğü'ne ait...
E. Sayılı icra takibi ikame edilmiştir.
Anılı dosyaya borçlu tarafından borca itiraz dilekçesi sunulmuş ve takip durdurulmuştur. Bunun akabinde yine tarafımızca tutanağı ekte yer alan arabuluculuk başvurusu yapılmıştır. 20.09.2022 tarihinde arabuluculuk görüşmemizin ilk ve son toplantısı düzenlenmiş olup toplantı esnasında sanık toplantının başladığı andan itibaren sürekli olarak gergin, sinirli, kavgacı, agresif tavırlar sergilemiştir. Sürekli olarak bu tavırlarını (Kalp hastası olduğunu tahmin ediyoruz.) hastalığı sebebiyle yaşandığını dile getirdiği için hem müvekkilce hem toplantıda yer alan vekilce hem de meslektaşımız arabulucu tarafından üst düzey bir sabırla kendisine tahammül edilmiştir. Ancak şüpheli toplantı esnasında defalarca kez gerçekleştirdiği nezaketsizlk ve saygısızlık timsali hareketlerin yanı sıra hakaret içerir cümlelerde kurmaya başlayınca tarafımızca toplantının sona erdirilmesi talep edilmiş ve anlaşmama tutanağı düzenlenmiştir. İşbu sebeple hakkında suç duyurusunda dahi bulunulmuştur. Bir sonuca varılamayacağı anlaşılan arabuluculuk görüşmesi anlaşmama olarak tutanağa geçirilmiş ve sona erdirilmiştir. Müvekkil reklam işi ile uğraşmakta yaklaşık 30 senedir aynı semtte aynı işi yapmaktadır. Birçok küçüklü büyüklü firma ile çalışmakta boyutları ve cinsleri oldukça değişken birçok tabela, afiş, broşür vs. hizmetlerini gerçekleştirmektedir. Davalı ise bir pr hizmeti görüp asıl müşteri ile müvekkil arasındaki iletişimi sağlamaktadır. Davalı ile tanıştıkları günden bu yana birden fazla işte çalışmışlar ancak davalının müşterinin isteklerini doğru iletmemesi, sürekli olarak teslim tarihine az kala bitmiş işin boyut, ebat değişikliğini talep etmesi, yine teslim tarihi gelmiş işleri vazgeçtim diyerek iptal etmesi vs. gibi birçok tutarsızlığı sebebi ile müvekkilin bakiye olarak yüklü miktarda alacağı kalmış müvekkilde bunları tahsil edebilmek adına son bir iş kabul etmiştir.
Bu işte huzurdaki iş olup müvekkil işi eksiksiz teslim etmiş olmasına rağmen sırf müşterisi fikir değiştirdi diye üründe kusur bulduğunu iddia eden, iddialarının altını dolduramayan, parayı ödemeyen, asılsız iddialar ile defalarca kez müvekkilin şahsını ve personelini işin yapıldığı sahaya çağıran, işi sürüncemede bırakarak ve yokuşa sürerek müvekkilin pes etmesini bekleyen davalı haksız yere işlere tıpkı icra dosyasına olduğu gibi itiraz etmektedir. Davalının daha önceki işleri nasıl eksiksiz ve talebine uygun yapıldıysa icra takibine konu işte öyle eksiksiz yapılmıştır. Eksikliğe ilişkin tarafımıza herhangi bir net ve geçerli sebep belirtilmemiştir. Ancak davalı bir sürü bahane ile teslimi sağlanan ürün ve hizmetin bedeli ödememiştir. İşbu sebeple huzurdaki davaya konu itirazın iptaline karar verilmesini, haksız yere itiraz eden davalıya %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini..." talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Cevap dilekçesi özetle şöyledir; " Müvekkil tarafından itiraz edilen ...
8.İcra Müdürlüğü ... E sayılı icra dosyası takip talebinde 25.10.2021 tarihli fatura alacağı bakiye tutarı talep edilmektedir. Davacı icra takip talebine 25.10.2021 tarihli fatura için 25.000TL'lik bakiye tutar ve 1892TL'lik bakiye tutar şeklinde toplamda 26897,47 TL fahiş bir tutar yazmıştır. Ayrıca ödeme emrinin ekine takip konusu, borcun sebebi ve borcun dayanağı ile alakası olmayan 18.10.2021 tarihli fatura eklenmiştir. İfade etmek gerekir ki 25.10.2021 tarihli fatura alacağı cevap dilekçemizin ekinde de sunulacağı üzere 5310 TL'dır. Bu fahiş tutarlar haksız ve kötü niyetli şekilde yazılmıştır.Ayrıca davacı 25.10.2021 tarihli faturanın ifası konusunda, ödeme zamanında hesabının blokeli olduğunu beyan etmiş ve ödemenin oğlunun hesabına gönderilmesini istemiştir. Buna istinaden Müvekkil ödemeyi, davacı limited şirket sahibi ve yöneticisinin oğlu olan .... hesabına (102 numaralı fatura ödemesi açıklaması ile) göndermiştir. Burada ifade etmek gerekir ki Türk Borçlar Kanununda ifanın kime yapılacağı özel olarak belirtilmemiştir. Alacaklının yetkilendirdiği ve gösterdiği 3. Kişilere yapılan ifa da geçerli bir ifadır.
Davacı ile müvekkil arasındaki daha önceki işlere ait fatura bedellerinin zaten davacı şirketin hesabına gönderildiği, Alacaklının, ifanın gerçekleşeceği zamanda hesabının blokeli olduğu gerekçesini beyan etmesi ve yine alacaklının talimatı ile ödemenin davacı şirket sahibinin oğlunun(...) banka hesabına gönderildiği, ödeme tarihinin fatura tarihinden yaklaşık bir ay sonra olan 23.11.2021 tarihinde olduğu ve fatura tarihi ve ödeme tarihi arasındaki zamanın makul bir süre olduğu, ödeme miktarının 25.10.2021 tarihli faturadaki tutarla eşleştiği, ödeme banka makbuzunun açıklamasında 102 nolu fatura ibaresinin mevcudiyeti dikkate alındığında ifanın gerçekleşmiş olduğu açıktır . Davacı icra takibinin dayanağı olan 25.10.2021 tarihli faturaya istinaden ödemeyi almasına rağmen kötü niyetli ve haksız bir şekilde Müvekkike icra takibi başlatmıştır. Müvekkil ödemeyi yapmış ve herhangi bir borcu bulunmamaktadır.
İtirazın İptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlıdır. Alacağın kaynağı bakımından da bu ilişki geçerlidir. İcra takip talebinde alacağın kaynağı 25.10.2021 tarihli fatura alacağı olarak belirtilmiştir.
Fakat ödeme emrinin ekinde takip dayanağı ve alacağın kaynağı ile alakası olmayan bir fatura da eklenmiştir. Bu davacının kötü niyetli olduğunun bir göstergesidir. Bu husus hem hukuki öngörülebilirlik hem de savunma hakkı açısından da hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Davanın görevsiz mahkemede ikame edilmesi sonucunda dava şartının eksik olması sebebiyle görevsizlik kararı ile davanın usulden reddine karar verilmesini..." talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; komisyonculuk sözleşmesine aykırılık nedeniyle başlatılan icra takibine yapılan İİK 67. Madde uyarınca itirazın iptali talebine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 2. Maddesinde; "(1) Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir. (2) Bu Kanunda ve diğer kanunlarda aksine düzenleme bulunmadıkça, asliye hukuk mahkemesi diğer dava ve işler bakımından da görevlidir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 11/2. Maddesinde; "Ticari işletme ile esnaf işletmesi arasındaki sınır, Cumhurbaşkanı kararıyla belirlenir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 12. Maddesinde; "(1) Bir ticari işletmeyi, kısmen de olsa, kendi adına işleten kişiye tacir denir. (2) Bir ticari işletmeyi kurup açtığını, sirküler, gazete, radyo, televizyon ve diğer ilan araçlarıyla halka bildirmiş veya işletmesini ticaret siciline tescil ettirerek durumu ilan etmiş olan kimse, fiilen işletmeye başlamamış olsa bile tacir sayılır. (3) Bir ticari işletme açmış gibi, ister kendi adına, ister adi bir şirket veya her ne suretle olursa olsun hukuken var sayılmayan diğer bir şirket adına ortak sıfatıyla işlemlerde bulunan kimse, iyiniyetli üçüncü kişilere karşı tacir gibi sorumlu olur" şeklinde düzenleme yapılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 2023/1559 E 2024/216 K sayılı ilamında özetle; " İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi ise, "...Davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de cevabi yazılardan çekişmeli dönemde davalının vergi mükellefi olmadığının (ticareti terk ettiğinin) ve Ticaret Odasına kayıtlı olmadığının anlaşıldığı, kaldı ki davalının mükellefi olduğu dönemde dahi işletme esasını göre defter tutup 2. Sınıf tüccar olduğu, ticari şirkete ortaklığın ise tek başına kişiye tacir sıfatı kazandırmayacağı, bu nedenle davalının tacir olmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ..." gerekçesiyle görevsizlik yönünde hüküm kurmuştur. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 4/1. maddesinde her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılacağı hüküm altına alınmış, maddenin (a) bendinde bu kanunda öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ile çekişmesiz yargı işlerinin ticari dava ve çekişmesiz yargı işi sayılacağı belirtilmiştir.
Buna göre bir uyuşmazlığın ticari dava niteliğinde olabilmesi için, her iki tarafın da ticari işletmesini ilgilendirmesi yahut aynı maddenin alt bentlerinde düzenlenen istisnalardan birine dahil olması gerekmektedir.
Dava, kaçak elektrik kullanımından yani haksız fiilden kaynaklanan alacağın tahsili için başlatılan ilâmsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup dava 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Davalının ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı bulunmamaktadır. Elektrik hizmeti alan yer ticarethane grubuna dahil ise de, abonelik kaydının esnaf işletmesi mi yoksa tacir sıfatının varlığının kabulünü gerektirir nitelikte ticari işletmeye mi olduğuna dair bir bilgi ve belge bulunmamaktadır. Kaçak elektrik kullanılan yerin salt iş yeri olmasının, davacıyı tacir olarak nitelendirmek için yeterli değildir. Davalının tacir ve tüketici sıfatı bulunmaması nedeniyle uyuşmazlığın genel hükümler HMK 2/2. maddesi uyarınca davanın İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılmsı gerekmektedir." şeklinde karar verilmiştir.
Mahkememizce Gelir İdaresi Başkanlığı'na yazılan müzekkereye davalının gelir vergisi mükellefi olduğu ve işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu bildirilmiştir. İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü yazı cevabına göre ise davalının gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı bildirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; taraflar arasındaki uyuşmazlığın mutlak ticari davalardan olmadığı, uyuşmazlık tarihi itibariyle davalının TTK 11/2'de belirlenen sınırları aşar mahiyette vergi mükellefiyetinin bulunmadığı, işletme hesabı esasına göre defter tuttuğu, gelir vergisi mükellefiyetinin bulunduğu ve gerçek kişi ticari işletme kaydı bulunmadığı ve tacir sıfatını haiz olmadığı anlaşılmakla taraflar arasındaki uyuşmazlığın esasını değerlendirme görev ve yetkisinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaati hâsıl olmakla mahkememizin görevsizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ sebebiyle davanın HMK 114/1-c ve 115/2 uyarınca USULDEN REDDİNE,
*Görevli mahkemenin İstanbul Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunun TESPİTİNE,
2.HMK 20. Madde uyarınca Mahkemece verilen kararın kesinleşmesi ve kararın kesinleşmesini müteakip 2 haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
*Süresi içerisinde talep edilmemesi hâlinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına(ihtarat yapıldı)
3.HMK 331/2 uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinin görevli mahkemece değerlendirilmesine, süresinde başvurusu yapılmaması halinde talep üzerine yargılama giderleri ve vekalet ücreti hakkında mahkememizce karar oluşturulmasına,
Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde mahkememize veya bulunulan yer asliye ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 11/07/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)