4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/25598 E. , 2024/4394 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanıklar hakkında kasten yaralama suçundan hükmolunan 1.500,00 TL adlî para cezalarına ilişkin mahkûmiyet kararının, tür ve miktarları itibarıyla 5320 sayılı Kanun'un geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulundukları anlaşılmıştır.
Sanıklar hakkında hakaret suçundan kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanunun 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanunun 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanunun 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanunun 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkemenin kararı ile sanıklar hakkında;
1.Kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası ile üçüncü fıkrasının (a) bendi, 29 uncu, 62 ve 52 nci maddeleri uyarınca 1.500,00 TL adli para cezaları ile cezalandırılmalarına,
2.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 129 uncu maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanık ...’un üzerine atılı suçları işlemediğine, sanık ... daha önce de katılanı darp ettiğine dair ikrarının bulunmasına karşın Mahkemece bu hususun değerlendirilmediğine, sanık ...’ın suç işleme eğiliminde olduğuna, kararın bozulması gerektiğine yöneliktir.
Katılan Sanık ... müdafiinin temyiz istemi, sanıklar hakkında kurulan kararın hukuka aykırı olduğuna, delillerin içeriklerinden bahsedilmediğine, hangi delillere dayanılarak hüküm kurulduğunun açıklanmadığına, sanık ... hakkında beraat hükümleri kurulması ve sanık ...’un ise cezalandırılması gerektiğine yöneliktir. III. GEREKÇE
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Hükümlerin tür ve miktarı itibarıyla 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26 ncı maddesi ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 2 nci maddesi uyarınca kesin nitelikte bulunduğu anlaşılmakla, katılan sanıkların temyiz isteklerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemleri için, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
2.5237 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.01.2015 tarihli savunmaları olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı sürelerinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir. IV. KARAR
A. Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanıklar müdafilerinin temyiz isteklerinin, 1412 sayılı Kanun'un 317 nci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Hakaret Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik katılan sanıklar müdafilerinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin,1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
03.04.2024 tarihinde karar verildi.