Esas No
E. 2022/40
Karar No
K. 2024/481
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
İcra İflas Hukuku

T.C.

İSTANBUL

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2022/40 Esas
KARAR NO: 2024/481
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 11/12/2014
KARAR TARİHİ: 25/06/2024

Mahkememizin ..., 19/07/2018 tarihli kararı İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 2019/... Esas 2021/... Karar sayılı ilamı ile KALDIRILARAK Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili, 08/03/2013 tarihinde, davalıların sürücüsü işleteni ve sigortacısı oldukları ... plakalı aracın davacı adına kayıtlı ... plakalı araca arkadan çarpması sonucunda aracın hasarlandığını, yetkili servis tarafından onarılan araçta 31.898,38 TL hasar meydana geldiğini, bunun yanında araçta değer kaybı oluştuğunu, tamirat süresince taksi kullanmak zorunda kaldığını belirterek 31.989,38 TL tazminatın 08/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesi talebinde bulunmuştur.

Davalılar ... vekili, düzenlenen kaza tespit tutanağına göre kusurlu tarafın davacı taraf olduğunu, davalı araç sürücüsünün alkollü olduğunun öğrenilmesi sonrasında davacının, hasar talebinde bulunduğunu, öncesinde ise herhangi bir talebinin bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... AŞ vekili, kazanç kaybının teminat kapsamında olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.

Dosya kusur-hasar-zarar uzmanı ile nörolog bilirkişiden oluşan bilirkişi heyetine tevdi olunmuş, düzenlenen 02/06/2017 tarihli raporda; kaza yeri tespit tutanağında davacıya ait aracın sol arka köşe kısmından darbe aldığı çizilmişse de araçtaki hasarlı parçalar dikkate alındığında, aracın sağ arka köşe kısmından darbe aldığı dolayısıyla tutanak ile kazanın oluş şeklinin uyumlu olmadığı, dava konusu olayda dosyadaki bilgi ve belgelere göre davalı sürücü ...'nun aracının hızını yol, hava ve trafik şartlarına göre ayarlamadığı, meskun mahalde aşırı hızlı, tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullandığı, önündeki araçlarla arkasında emniyetli bir takip mesafesi bırakmadığı, aşırı sürati ile önünde seyreden araca arkadan çarptığı, kazadan önce havadan, yoldan, araçtan kaynaklanan herhangi bir olumsuzluk mevcut olmadığı, tüm bu şartlar birlikte değerlendirildiğinde davalı sürücü ...'nun olayda %100 oranında kusurlu olduğu, tutanağa göre davalının 2,53 promil alkollü olduğu, artık 1,00 promil ve üzeri alkol oranında başkaca bir bulguya gerek kalmadan güvenli sürüş yeteneğinin bulunmadığının Yargıtay'cada kabul edildiği, davalı sürücünün aracıyla seyrederken araçtan, yoldan ve trafikten kaynaklanan herhangi bir teknik zorunluluk olmamasına rağmen önündeki araca şiddetle arkadan çarptığı ve duramayıp sağ şeritte seyreden dava dışı ticari taksiyede arkadan çarptığı, davalı sürücünün meskun mahalde aşırı süratli, tedbirsiz ve dikkatsiz araç kullandığı, kazayı önlemek için aklı selim sahibi bir sürücüden beklenen asgari gerekli refleksleri gösteremediği, tehlikeyi farketmesine rağmen tehlikeden kaçınamadığı, zamanında fren yaparak aracını yavaşlatamadığı, mevcut aşırı süratiyle frensiz şekilde önündeki araca çarpıp kontrolsüz şekilde sağ şeride geçtiği ve buradaki bir araca daha çarptığı, sürücünün tavır ve davranışlarından koordinasyon, algı ve muhakemede belirgin bozulma, tepki zamanının, kendini kontrol etme yeteneğinin belirgin şekilde bozulduğu ve dolayısı ile güvenli araç sürme yeteneğini kaybettiği, bu nedenle dava konusu trafik kazasının davalı sürücünün münhasıran güvenli sürüş kabiliyetini kaybedecek derecede alkollü olması nedeniyle meydana geldiği kanaatine varıldığı, davacıya ait araçtaki gerçek hasar miktarının 31.989,38 TL olduğu belirtilmiştir.

Mahkememizin ..., 19/07/2018 tarihli kararı ile: "davanın kısmen kabulü ile 34.989,38 TL'nin (31.989,38 TL hasar bedeli + 3.000,00 TL değer kaybı) 08/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan (davalı ... yönünden 30/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ve poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) müştereken ve müteselsilen tahsiline; 1.050,00 TL araç mahrumiyet zararının ise 30/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'ndan tahsiline, bu talep yönünden davalı ...'ya açılan davanın reddine" şeklinde karar verilmiştir.

Karara karşı davalılar ... ve ... vekili, kök raporun, ek raporun tebliğinden sonra tebliğ edildiğini, asıl rapora yönelik itirazlarda bulunmuş olmalarına rağmen yeniden ek rapor alınmadan karar verildiğini, bunun gerekçesinin de açıklanmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Karara karşı davacı vekili, sigorta şirketi yönünden taleplerinin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç mahrumiyet zararı ile değer kaybına ilişkin sigorta şirketinden talepte bulunulmamış olmasına rağmen bu yönden red kararı verilerek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesinin 16/11/2021 T. 2019/3501 Esas 2021/1689 Karar sayılı ilamı; "Somut olayda, kök rapor henüz davalı tarafa tebliğ edilmeden davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alındığı, bu arada kök rapor, davalı tarafa tebliğ edilmeden ek rapor alındığının anlaşılması üzerine raporun, bu kerre davalılara tebliğe çıkarıldığı, davalılar vekilince de 23/05/2018 tarihli dilekçe ile ayrıntılı ve gerekçeli bir şekilde kök rapora itirazda bulunulduğu, ancak mahkemece, ek rapor alınmadan ve bunun gerekçesi de açıklanmadan davanın sonlandırıldığı görülmektedir.

Davacı vekilinin itirazları doğrultusunda ek rapor alınmasına rağmen davalının itirazları doğrultusunda ek rapor alınmadan karar verilmesi, silahların eşitliği ilkesine aykırı olduğu gibi adil yargılanma hakkının en önemli unsuru olan hukuki dinlenilme hakkının ihlalini teşkil eder. Davanın esasına etkili delillerin toplanmamış ve/veyahut toplanan delillerin değerlendirilmemiş olması HMK 353/1-a/6. maddesinde kararın kaldırılması nedeni olarak öngörülmüştür.

O halde, davalılar vekilinin kök rapora yönelik itirazları doğrultusunda ek rapor alınması, tarafların itirazlarına göre gerektiğinde heyet halinde oluşturulacak bilirkişiler eliyle inceleme yaptırılması ve sonucuna göre karar verilmesi amacıyla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

Kabule göre de, araç mahrumiyet zararı bakımından reddedilen miktarı geçemeyecek şekilde vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değil ise de; davalılar vekilinin istinaf başvurusu doğrultusunda hükmün bütünüyle kaldırılacak oluşu nedeniyle, bu husus, yeniden yapılacak yargılama neticesinde verilecek kararda değerlendirilmek üzere bu aşamada eleştirmekle yetinilmiştir." şeklindedir. DELİLLER VE GEREKÇE: Taraflara usulune uygun davetiye tebliğ edilmiş olup, makbuzlar, ... İdare Mahkemesi'nin 2013/... esas sayılı dosyasının UYAP sureti, SBGM'den gelen poliçe bilgisi dosya arasına alınmıştır. Dosya Nörolog bilirkişi ...'e tevdi edilmiş olup, düzenlenen 05/09/2022 tarihli raporda;

A- Bu kazanın oluşumunda ... plaka sayılı araç sürücüsü ...'in 2918 Sayılı K.T.K nun şerit izlemek ve değiştirme kuralını ihlali ile asli kusurlu ise ve ... plaka sayılı araç sürücüsü olan alkollü sürücü ... tali kusurlu ise dava konusu oluşan trafik kazasının salt (münhasıran) alkolün etkisiyle gerçekleşmediği, kazada diğer sürücünün durumu gibi başka etkenlerinde rol oynadığının anlaşıldığı;

B- Bu kazanın oluşumunda ... plakalı aracın sürücüsü ...'in hatalı şekilde şerit değiştirmeyip (kusursuz); ... plakalı aracın 2.53 promil alkollü sürücüsü ...'nun hatalı şekilde şerit değiştirdi ise (kendi asli kusuru ile); olayın münhasıran ... plakalı aracın 2.53 promil alkollü sürücüsü ...'nun güvenli sürüş yeteneğini kaybedecek derecede 2.53 promil alkollü olmasıyla meydana geldiği kanaatine varılmıştır. Dosya Makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiş olup, düzenlenen 05/09/2022 tarihli raporda; Takdiri sayın mahkemeye ait olmak üzere, davalı vekilinin kök ve ek rapora yaptığı itirazlar yönünden yeniden yapılan incelemede:

1.Dava konusu olayda davalı sürücü ...nun % 100 oranında tam kusurlu olduğu,

2.Dava konusu trafik kazasının, münhasıran, 2,53 promil aşırı alkollü davalı sürücünün aldığı alkol sebebiyle, aracı güvenli sürme yeteneğini kaybetmesi sonucu meydana geldiği,

3.Davacıya ait ... plakalı araçtaki gerçek hasar miktarının 31.989,38 TL olduğu,

4.Davacıya ait araçtaki değer kaybının 3.000,00 TL olduğu,

5.Davacının 21 günlük tamir süresince araç kiralama giderinin net 3.175,00 TL olduğu görüş ve kanaati saygı ile arz olunur. Dosya yeniden oluşturulmuş Aktüer, Makina bilirkişisi ve Nörolog bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, düzenlenen 20/05/2024 tarihli ek raporda;

1.) ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...'nun %100 oranında tamamen asli kusurlu olduğu,

2.) ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davacı ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı,

3.) Hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararların doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı,

4.) Olay tarihinde davacı ...'e ait ... plaka ve (...) şasi numaralı otomobilin olay döneminde onarım bedelinin 31.989,38 TL, değer kaybının 3.000,00 TL, mahrumiyet kaybının 3.675,00 TL olduğu, kaza nedeniyle davacı tarafın uğradığı toplam zararın 38.164,38 TL olduğu, davalı ...Ş. tarafından icra dosyasına 27.09.2018 tarihinde 40.376,00 TL ve 10.10.2018 tarihinde 13.025,85 TL tutarında ödeme yapılarak azami 25.000,00 TL olan ZMS (Trafik) sigortası poliçe limitinin tüketildiğinin beyan edildiği, diğer davalılar tarafından ise 24.09.2018 tarihinde akdedilen sulh sözleşmesi çerçevesinde toplam 21.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı,

5.) ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 08.03.2013 tarihinde yaptığı kaza anında en az 2,53 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği,

6.)Yukarıdaki tespitler doğrultusunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna ve usulü kazanılmış haklara göre davacının talep edilebilir alacaktutarının ve temerrüt tarihinin aşağıdaki gibi olacağı,Araç hasarı nedeniyle talep edilebilir tutar 31.989,38 TL, Değer kaybı nedeniyle talep edilebilir tutar 3.000,00 TL, Araç mahrumiyeti nedeniyle talep edilebilir tutar 1.050,00 TL (davacı bakımından kesinleşen tutar), Sigorta şirketinin araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle sorumluluğu 25.000,00 TL limit ile sınırlı olup, araç mahrumiyeti zararından sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, Sigorta şirketinin vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden, sorumluluğu kapsamında olan toplam zararın limite oranı olan %71,45 inden sorumlu olacağı, Davalı araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüt tarihinin 08.03.2013 olay tarihi, sigorta şirketi bakımından 30.05.2013 dava tarihi olarak kesinleşmiş olduğu görüş ve kanaatine varılmıştır.

Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, maddi hasarlı trafik kazasından kaynaklanan hasar bedeli ve değer kaybı ve araç mahrumiyet zararı istemine ilişkindir. ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...'nun %100 oranında tamamen asli kusurlu olduğu, ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davacı ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı, hadisenin meydana gelmesinde, dava konusu zararların doğmasında ve artmasında kusurlu başkaca kişi, kurum, kuruluş ve etkili faktör bulunmadığı, olay tarihinde davacı ...'e ait ... plaka ve (...) şasi numaralı otomobilin olay döneminde onarım bedelinin 31.989,38 TL, değer kaybının 3.000,00 TL, mahrumiyet kaybının 3.675,00 TL olduğu, kaza nedeniyle davacı tarafın uğradığı toplam zararın 38.164,38 TL olduğu, davalı ...Ş. tarafından icra dosyasına 27.09.2018 tarihinde 40.376,00 TL ve 10.10.2018 tarihinde 13.025,85 TL tutarında ödeme yapılarak azami 25.000,00 TL olan ZMS (Trafik) sigortası poliçe limitinin tüketildiğinin beyan edildiği, diğer davalılar tarafından ise 24.09.2018 tarihinde akdedilen sulh sözleşmesi çerçevesinde toplam 21.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, ... plakalı araç sürücüsü ...'nun 08.03.2013 tarihinde yaptığı kaza anında en az 2,53 promil alkollü olduğu, alkol etkisiyle güvenli araç sürüş yeteneğini kaybettiği, kazanın münhasıran alkole bağlı olarak meydana geldiği, bu tespitler doğrultusunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle davalıların %100 kusur oranındaki sorumluluk durumuna ve usulü kazanılmış haklara göre davacının araç hasarı nedeniyle 31.989,38 TL, değer kaybı nedeniyle 3.000,00 TL, araç mahrumiyeti nedeniyle 1.050,00 TL (davacı bakımından kesinleşen tutar) tazminat alacağının olduğu, sigorta şirketinin araç hasarı ve değer kaybı nedeniyle sorumluluğunun 25.000,00 TL limit ile sınırlı olduğu, araç mahrumiyeti zararından sigorta şirketinin sorumluluğunun söz konusu olmayacağı, davalı araç sürücüsü ve işleten bakımından temerrüt tarihinin 08.03.2013 olay tarihi, sigorta şirketi bakımından 30.05.2013 dava tarihi olarak kesinleşmiş olduğu, sigorta şirketinin vekalet ücreti ile yargılama giderlerinden sorumluluğu kapsamında olan toplam zararın limite oranı olan %71,45 inden sorumlu olacağı hükme ve denetime elverişli son bilirkişi teknik heyet raporundan anlaşılmıştır. Raporda ... plakalı araçta meydana gelen hasar tutarı 31.989,38 TL, değer kaybı 3.000,00 TL ve mahrumiyet (kazanç kaybı) 3.675,00 TL olarak belirlenmiştir.

Olayda %100 kusurlu bulunan ... plaka numaralı hususi otomobilin sürücüsü davalı ...’nun yasal sınırın üzerinde alkollü olması ve olayında münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olması davalı ... şirketi ile davalı araç sürücüsü arasındaki rücu ilişkisine etki etmektedir. Kazanın münhasıran alkolün etkisi ile meydana gelmiş olmasının iş bu davada davalı olanların davacıya karşı sorumluluğuna bir etkisi söz konusu olmayacaktır. BAM kararından önce verilen hükümde araç hasarı olarak 31.989,38 TL, değer kaybı olarak 3.000,00 TL hüküm altına alınmıştır. BAM kararından önce alınan 02.04.2018 tarihli raporda araç mahrumiyet zararının 3.675,00 TL olduğu ve bu tutardan 500,00 TL amortisman gideri düşülerek araç mahrumiyet zararının 3.175,00 TL olduğu belirlenmiştir. Ancak mahkememizce kaldırma ilamı öncesindeki hükümde araç mahrumiyeti bakımından 02.04.2018 tarihli rapora itibar edilmeyerek tespit dosyası ile belirlenen 1.050,00 TL hüküm altına alınmıştır. Karara karşı davalılar ... ve ... vekili, kök raporun, ek raporun tebliğinden sonra tebliğ edildiğini, asıl rapora yönelik itirazlarda bulunmuş olmalarına rağmen yeniden ek rapor alınmadan karar verildiğini, bunun gerekçesinin de açıklanmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Karara karşı davacı vekili, sigorta şirketi yönünden taleplerinin poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, araç mahrumiyet zararı ile değer kaybına ilişkin sigorta şirketinden talepte bulunulmamış olmasına rağmen bu yönden red kararı verilerek vekalet ücretine hükmedilmesinin doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.

Kaldırma ilamı sonrasında alınan son raporda belirlenen araç hasarı ile değer kaybı bedeli hüküm altına alınan tutarlar ile aynıdır. Araç mahrumiyet zararı ise ilk karar ile hüküm altına alınandan fazladır. İlk kararın davacı tarafından red vekalet ücreti yönünden istinaf edilmesi ve yine ilk kararın davalılar lehine kaldırıldığı dikkate alındığında ilk karardaki araç mahrumiyet zararı davacı bakımından kesinleşmiş olacaktır. Temerrüt tarihi bakımından ise davalı araç sürücüsü ve işleten bakımından 08.03.2013 olay tarihi, sigorta şirketi bakımından 30.05.2013 dava tarihi olarak kesinleşmiştir. Sigorta şirketinin araç hasarı ve değer kaybı zararı bakımından sorumluluk limiti 25.000,00 TL ile sınırlı olarak, araç mahrumiyet zararından ise bir sorumluluğu söz konusu olmayacaktır. Bu durumda; kaldırma ilamı sonrasında alınan son rapordaki tespitler doğrultusunda usulü kazanılmış haklar dikkate alındığında davacı lehine hüküm altına alınacak tazminat tutarları ilk kararla aynı olmuştur.

Mahkememizce verilen ilk karar, davacı tarafından icraya konu edilmiştir. Davalı ... şirketi tarafından poliçe limiti ile sınırlı olarak ödeme yapılmıştır. Davalı araç sürücüsü ve işleten ile davacı arasında varılan sulh sözleşmesi kapsamında bakiye tutar davalı araç sürücüsü ve işleten tarafından ödenmiştir.

Davacı vekili ödemeler ve sulh sözleşmesi kapsamında davanın konusuz kaldığını beyan ve kabul etmiştir. Davalı araç sürücüsü ve işleten tarafından ise sulh sözleşmesinin ve ödemelerin icra baskısı altında yapıldığı belirtilerek BAM kararı doğrultusunda yargılamanın devam etmesi gerektiği belirtilmiştir. BAM kararı ile icraya konulan ilk karar kaldırılmıştır. Bu durumda da icra takibi kapsamında yapılan tüm ödemeler yersiz hale gelmiştir. Tarafların talep etmesi halinde bu ödemelerin geriye iadesi mümkündür. Bu durumda icra baskısı altında yapılan ödemelerin Mahkememizce verilecek hükümde dikkate alınması mümkün değildir.

Mahkememizce kaldırma ilamı sonrasında yeniden verilen karar aynı şekilde önceki icra dosyası ile infaz edilecektir. Bu durumda da icra takibi sonrası icra takibine dayalı yapılan tüm ödemelerin icra dosyasında infazda dikkate alınması gerekecektir. Bu nedenle Mahkememizce ilk karar esas alınarak yapılan icra takibine dayalı yapılan ödemeler dikkate alınmaksızın ilk karardan bağımsız olarak usulü kazanılmış haklar dikkate alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere;

1.Davanın KISMEN KABULÜNE-KISMEN REDDİNE,

A-Araç hasar bedeli ve değer kaybı davası yönünden; 34.989,38 TL tazminatın davalı işleten ile sürücüden 08/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ve davalı ... şirketi yönünden 30/05/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte (davalı ... şirketinin 25.000 TL teminat limiti ile sınırlı olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, B-Araç mahrumiyeti davası yönünden; 1.050 TL tazminatın 08/03/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, C-Araç mahrumiyeti davası yönünden; davalı ... şirketi yönünden davanın reddine, D-Fazlaya ilişkin talebin reddine,

2.Harçlar Kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 2.461,85-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 975,08-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.486,77-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak hazineye irad kaydına, (732,67-TL'sinden ...'nin sorumlu olması kaydıyla)

3.Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

4.Davalılar ... ve ... kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.125,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'na verilmesine,

5.Davacı tarafından yapılan; 546,30-TL Peşin harç, 428,78-TL Tamamlama Harcı olmak üzere toplam 975,08-TL harcın davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,

6.Davacı tarafından yapılan; 5.050,00-TL Bilirkişi ücreti, 1.092,75-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 6.142,75-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 5.800,72-TL lik kısmının davalılardan müştereken müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, (4.023,88-TL'sinden ...'nin sorumlu olması kaydıyla), Bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,

7.Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalılar vekilinin yokluğunda tebliğden itibaren 2 haftalık sürede HMK 341 maddesi uyarınca istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi. 30/06/2024 Katip ... Hakim ...

(e-imzalıdır)

Karar Etiketleri
REDDİNE YERELHUKUK HUKUK İcra İflas Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu HMK md.341 HMK md.353/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.