19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili vermiş oldukları dava dilekçesinde özetle; ...
37.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının 22/02/2024 tarihli ara karar ile davalı ... Limited Şirketi yönünden davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiş olup, taraflarından ... 37 Asliye Hukuk Mahkemesinin ...esas sayılı tensip kararı ile davalı ...Şirketi'nin ihyasına yönelik dava açması ve dava açtığına ilişkin tevzi formu ve dava dilekçesini sunmak üzere 1 aylık kesin süre verildiğini, müvekkili bakanlık ile ihyası istenilen ...Tic. Ltd.Şti arasında ...
37.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile alacak davası bulunduğunu, söz konusu davanın yargılaması sırasında ... Ticaret Sicil Müdürlüğü tarafından ihyası istenilen şirketin resen ticaret sicilinden terkin edildiğini, mahkemece davalı şirketin ihyası yönünden dava açmak ve mahkemeye bildirmek üzere taraflarına süre verilmiş olup devam eden davanın görülebilmesi ve taraf teşkilinin sağlanması için ... Ltd.Şti.'nin ticaret sicile yeniden tescili ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava edilmesi zorunluluğunun hasıl olduğunu, ihyası istenilen şirketin ... Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ve ... Tic. Ltd.Şti. unvanlı şirket olduğu ve ticaret merkezinin...olduğu, şirketin 09/10/2015 tarihinde TTK'nın Geçici 7. maddesi gereğince sicilden resen terkin edildiğini, davacı tarafından ihyası istenilen şirket aleyhine ...
37.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... sayılı esas üzerinden dava açıldığı sabit olup, derdest olan bu dayanın devamı için gerekli olan taraf teşkilinin sağlanması bakımından şirketin ihyasının talep mesinde hukuki yarar bulunduğundan açılan davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı Ticaret Sicili Müdürlüğü vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğü, 6102 Sayılı TTK m. 32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü, ticaret siciline tescil konusundaki taleplerinin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiğini ve sonuca bağlağını, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, müvekkili Ticaret Sicili Müdürlüğünün re’sen terkin işleminin, “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi”, “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığını, müvekkili Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ...ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan ...Şirketi'nin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi gereğince re'sen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 09.10.2015 tarihinde sicil kaydının re’sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun Geçici 7’nci maddesi uyarınca, resen terkin kapsamına alınan şirketlerin, bu durumun kendilerine tebliğinden itibaren iki ay içerisinde münfesih olma sebeplerini ortadan kaldırarak buna ilişkin ispat edici belgeleri Ticaret Sicil Müdürlüğüne ibraz etmesi ya da şirketin faaliyetinin devamının mümkün olmaması halinde aynı süre içerisinde tasfiye memurunu bildirmesi, ayrıca şirketin davacı ya da davalı sıfatıyla sürmekte olan davasının bulunması halinde, (Müvekkil Ticaret Sicili Müdürlüğünce bu hususun tespit edilmesi mümkün olmadığından) buna ilişkin yazılı beyanı Ticaret Sicili Müdürlüğü'ne vermesi gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicilinden terkin edileceği hususunun, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici m.7/f.4-a kapsamında bu kapsama giren tüm şirketlerle birlikte Ticaret Sicil Gazetesinde ilan da edildiğini, diğer yandan; işbu ilanın da, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu geçici madde 7/f.4-a’da, 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat hükümleri yerine geçtiği hükme bağlandığından; müvekkili tarafından davaya konu şirkete yapılan ihtarın (bildirimin), dava konusu şirketin eline ulaşmadığı bir an için kabul edilse dahi, müvekkilin re’sen terkine ilişkin prosedürde bir eksik işlem yaptığından bahsetmenin mümkün olamayacağını, dava konusu şirketin ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması gerektiğini, dava konusu şirketin ticaret sicil kaydının terkinine ilişkin işlemin iptal edilmeksizin yalnızca sınırlı olarak ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesine kanaat getirilmesi durumunda; TTK Geçici 7. madde fıkra 15 gereğince uygulanması gereken ("Bu maddede düzenlenmeyen hususlarda ilgili kanun ve esas sözleşmelerde öngörülen usullere göre hareket edilir.") TTK m. 547/2 hükmü gereğince, dava konusu şirkete tasfiye memuru atanması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle müvekkili ticaret sicili müdürlüğü, “yargılama giderleri” ve “vekâlet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını,öte yandan da, davacı tarafın ihya/ek tasfiye isteminde haklı olması, müvekkil müdürlüğün terkin işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğu anlamına gelmeyeceği gibi yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulması da HMK’daki temel ilkelerle ve hakkaniyetle bağdaşmadığını, müvekkili müdürlük aleyhine isnat edilebilecek bir kusur ve sorumluluk bulunmadığını, re'sen terkin prosedürü diğer bir ifadeyle, TTK geçici 7. maddede kapsam dâhilindeki şirketlerin tasfiye edilmemiş olması, malvarlığının/borçlarının bulunması durumlarında ticaret sicilinden terkin edilmeyeceklerine dair bir düzenleme bulunmadığını, dava konusu şirketin daha önce başkaca uyuşmazlıklar kapsamında da (...
4.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... e. ... K. sayılı ilâmı, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...E. ...K. sayılı ilâmı ve ...
9.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... E. ... k. sayılı ilâmı.), TTK m. 547 gereğince ihyasına; müvekkil müdürlüğün yasal hasım olması nedeniyle aleyhe vekâlet ücretine ve yargılama gidelerine hükmedilmemesine karar verildiğini beyanlarla davanın reddine, mahkemece davanın kabulüne kanaat getirilmesi hâlinde ise dava konusu şirketin, anılan dava dosyası kapsamında ek tasfiyesine ve tasfiye memuru atanması ile müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE: ...
37.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dava dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacı ... tarafından Davalılar ... Şirketi, ...Şti., ... Şirketi, ... Ticaret Limited Şirketi, ... ...işletmesi, ... Limited Şirketi, Tasfiye Halinde ... Şirketi, Tasfiye Halinde... Şirketi, ... Şirketi, ... Şirketi aleyhine Alacak (Kurum Zararı Nedeniyle) istemli dava açıldığı, dosyanın derdest olduğu, taraf teşkilinin sağlanması bakımından ... Şirketi'nin ihyasının işbu mahkememiz dosyası üzerinden talep edildiği anlaşılmıştır. .... Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün yazı cevabının dosya içerisinde olduğu görülmüştür. Dava, TTK'nın geçici 7.maddesi gereğince tasfiye sonucunda resen terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. Somut olayda; İhyası istenen şirketin Ticaret Sicilinde kayıtlı bulunan şirket merkezinin Fatih/ İstanbul olduğu ve mahkememizin yargı yetkisi içinde bulunduğu anlaşılmıştır. Uyuşmazlığın çözümünde HMK. 14/2. ve T.T.K.nun 547/1. maddesi hükmü gereğince mahkememiz kesin yetkilidir.
Ticaret sicilinden terkin edilen şirketlerin yeniden ihyasının sağlanması amacıyla 6102 Sayılı TTK kapsamında iki farklı yol öngörülmüştür. Buna göre, tasfiye sürecine giren şirketlerin tasfiye işlemlerinde eksiklik olması halinde TTK'nın 547. maddesi kapsamında sicilden terkin edilen şirketin tekrar sicile kaydedilmesi mümkündür. Şirkete ait bir malvarlığının bulunması bu duruma örnek olarak gösterilebilir. Bir diğer yol ise TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca sicilden terkin edilen şirketlerin yeniden tescilidir. Buna göre asgari sermaye miktarına ulaşmayan, adres değişikliğini bildirmeyen şirketlerin re'sen kayıtlardan terkini halinde şirketin faal olması ve gerekli bazı koşulların da gerçekleşmesi halinde tekrar sicile kaydı mümkündür.
Somut olayda, ihyası talep olunan ...Şirketi'nin 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun geçici 7. Maddesi ile 30/12/2012 tarih 28513 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Münfesih olmasına veya Sayılmasına Rağman Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler ile Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicil Kayıtlarının Silinmesine ilişkin tebliğin 5. Maddesi (1-b) uyarınca 09/10/2015 tarihinde resen terkin edildiği anlaşılmıştır.
Bir şirket veya kooperatifin ihyası davasında davacı taraf, şirket ortaklarından herhangi biri, şirket veya kooperatifin en son yetkilileri, o şirkette veya kooperatifte daha önce çalışmış bulunan herhangi bir işçi, şirket veya kooperatiften alacağı bulunan herhangi bir gerçek veya tüzel kişi alacaklı, özetle hukuki menfaati bulunan herhangi bir kişi olabilir.
Davacı tarafça ihyası talep olunan şirket aleyhine 37. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile alacak davası açıldığı, bu halde davacının dava açmakta hukuki menfaati olduğu kanaatine varılmıştır.
Bir malvarlığının tasfiyesi ya da bir dava veya takibin görülmesi ve infazı işlemleriyle sınırlı olarak ihya kararı verilebilir. Bu şekilde sınırlı ihya kararı verilmesinde ise TTK'nın 547.maddesi kıyasen uygulanarak tasfiye memuru da atanmalıdır (bknz: Emsal nitelikte Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 2017/11-3184 E- 2021/1107 K sayılı ve 28.09.2021 tarihli ilamı; emsal Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2023/4049 E- 2023/568 K sayılı, 18.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2023/4718 E- 2023/5260 K sayılı, 25.09.2023 tarihli ilamı; aynı Dairenin 2022/1340 E- 2023/5265 K sayılı, 25.09.2023 tarihli içtihatları). Açlaklanan nedenle tasfiye memuru tayini yoluna gidilmiştir. Sicil dosyasının incelenmesinde; davanın resen terkinden sonra açıldığı, davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünün davanın mevcudiyetinden haberdar da olamayacağı hususları göz önüne alınarak davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayini yoluna gidilmemiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Şirket tüzel kişiliğinin ticaret sicilinden terkin ile sona ereceği, tüzel kişiliğin sona ermesi için de tasfiye işlemlerinin eksiksiz tamamlanması gerektiği, şayet tasfiye işlemleri gerektiği gibi tamamlanmamış ve tasfiyesi gereken hususlar eksik bırakılmış ise tüzel kişiliğin ticaret sicilinden silinse bile şirketin tüzel kişiliğinin sona erdiğinin kabulünün olanaksız olduğu, tüzel kişiliğinin ihyası için haklı nedenle dava açıldığı anlaşılmakla, ... Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne karşı açılan davanın kabulü ile, ...Şirketi'nin 37. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar vermek gerekmiştir. Anayasa Mahkemesinin 22/6/2023 Tarihli ve E: 2023/33, K: 2023/117 Sayılı Kararı ile TTK'nın geçici 7.maddesinin 15. fıkrasındaki beş yıl ibaresi iptal edilmekle davanın da süresinde açıldığı anlaşılmıştır.
1.... Şirketi'nin 37. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere İHYASINA,
2.Tasfiye memuru olarak ...'nın atanmasına,
3.Şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına ilişkin karar kesinleştiğinde ticaret sicilde tescil ve ilanına,
4.Tasfiye memuruna ücret atanmasına yer olmadığına,
6.Davacı kurum harçtan muaf olmakla harç alınmasına yer olmadığına,
7.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
8.Davacı vekilince yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 06/06/2024
Başkan
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Üye
(e-imzalıdır)
Katip
(e-imzalıdır)