2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
BURSA
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
Mahkememize tevzi edilen İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA VE SAVUNMA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin 1992 yılından bu yana faaliyet göstermekte olup, vermiş olduğu hizmet ve ürettiği ürünlerin kalitesi ile tüm ülke çapında ve yurtdışında da aranılan bir firma olduğunu, bu kapsamda da davalı şirket ile ilişkisinin olduğunu, 2014 yılı sonundan 2017 yılı Eylül ayına kadar daval ışirkete müvekkili şirket tarafnıdan pirinç ve çelik malzemelerden mamul insert üretimi yapıldığını, 2015 yılı içerisinde birleştirmeli parçalar diye adlandırılan müvekkili şirket tarafından üretilen insert ürünlerin başka parçalarla birleştirerek set olarak hazırlanan ürünleri de davalı şirkete üretmeye başladığını, 2017 yılı Mayıs Haziran aylarında davalı şirket yetkilisi ile yapılan toplantıda davalı şirket yetkilisinin üretim adetlerinin arttığını ......................'un bu adetlere zorlanarak cevap verdiğini tespit ettiğini, bu durumun giderilmesi için müvekkili şirketin yatırım yapması gerektiğini toplantıda aktardığını, ancak ....................'nun taahhüt ettiği ödeme vadesi olan 90 gün vadeye hiçbir zaman uyulmaması ve birim fiyatların da iyileştirilmesi sebebiyle ek yatırım yapılmayacağının davalı şirkete bildirildiğini,bir süre davalı firmanın makinaları alması beklenmesine rağmen 2 ay sonra ise davalı firmanın sadece 1 makine almak istediğini belirttiği ve bu makinenin davalı şirkete teslim edildiğini, hal böyle olmasına rağmen müvekkili şirket tarafından davalı şirkete verilen ürünlere ilişkin olarak ödeme yapılmadığını, uzun süre müvekkili şirketin oyalandığını, müvekkili şirketin defalarca sözlü ve yazılı olmak üzere borcun ödenmesi hususunda davalı şirketi uyarmasına rağmen davalı şirket tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine Bursa 10. Noterliğinden 17/11/2017 tarihinde ............ yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini ve 240.061,68 Tl'nin 3 gün içinde ödenmesinin talep edildiğini, bu ihtarın davalı şirket tarafından borca herhangi bir itiraz olmaksızın borcun ödenmesine yönelik olarak 22/11/2017 tarihinde e-posta yoluyla bir plan sunulduğunu, müvekkili şirket yetkilisi tarafından da davalı şirket için üretilen ve müvekkili şirket elinde kalan parçalarında alınması halinde söz konusu vadenin kabul edileceğini iletmiş olmasına rağmen davalı şirket tarafından bu durumun kabul edilmediğini ve herhangi bir ödemenin de davalı şirket tarafından müvekkili şirkete yapılmadığını, bu sebeple 24/11/2017 tarihinde Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ........................ esas sayılı dosyasından davalı şirket aleyhine icra takibi yapıldığını, icra takibinden sonra 28/11/2017 tarihinde müvekkili hesabına 208.278,87 TL ödeme yapıldığını, geriye 31.911,06 TL asıl alacak işlemiş faiz alacağı ile diğer alacakların kaldığını, davalı şirketten bu süreçte yapılan herhangi bir itiraz bulunmadığını, müvekkili tarafından üretilen ve teslim edilen ürünlerin ayıpsız ve tam olduğunu, davalı şirketin icra takibinden sonra tamamen icra takibini durdurmak ve müvekkili şirkete zarar vermeye yönelik bir itiraz olup, itirazların da dahi ayıp veya eksiğin ne olduğunu açıkça bildirdiklerini, bu nedenlerle itirazın iptali ile Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ........................... esas sayılı alacağın dosyanın davalı tarafından ödenen 208.278,87 TL düşüldükten sonra devamı ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkilinin piyasada güvenirliği ve borçlarına olan sadakati ile bilinen bir şirket olduğunu, kaldı ki davalı müvekkiline davacı tarafından 240.189,93 Tllik takip başlatıldığını, davacı yanın aslen borçlu bulunan 208.278,67 Tllik tutar söz konusu takibe ilişkin ödeme emri dahi tebliğ edilmeden, zaten davalı müvekkili tarafından davacı yana ödendiğini, davacı yanın kabulünde olmayan 31.911,06 Tllik tutar için işbu davayı açtığını, müvekkilinin davalıya borcunun bulunmadığını, davacı yanın kötü niyeti bulunduğunu, taraflar arasında imzalanan tedarik sözleşmesinin ilgili maddeleri uyarınca hatalı üretilen mallara ilişkin olarak davalı müvekkilinin keseceği iade faturalarına, davacı yanın itiraz etme hakkı bulunmamasına rağmen hatalı ürünlere ilişkin diğer faturada davacı yan tarafından kabul edilmediğini, davalı müvekkilinin davacı ile ticari ilişkileri boyunca davacı yanın kendisine yaşattığı gerek üretim kayıpları gerekse kalite kayıplarına rağmen aralarındaki ticari ilişkiden başka akrabalık ilişkisi ve davacı yanın sürekli ricaları sebebiyle uzun süre tahammül sınırlarını da aşarak ticari ilişkisini sürdüremeyeceğini anlamasına rağmen yine de tüm iyiniyeti ile davacı yanı zor durumdan kurtarmak amacıyla davacı yanın elindeki makineyi mevcut piyasa şatlarının üzerinde bir fiyata satın aldığını ve bu satın alma esnasında davacı yan tarafından davalı müvekkiline taahhüt edilen mastar, matkap, vs birçok ekipman da davalı müvekkiline teslim edilmediğini, buna rağmen tedarik edilen ürünlerin birçoğunun davalı müvekkilince sipariş bile edilmemiş olmasına rağmen davacı yanın elinde kalmaması amacıyla davalı müvekkili tarafından satın alındığını, müvekkilinin davacı yan ile ticari ilişkisinin başlangıcından beri ona göstermiş olduğu tüm iyi niyete rağmen davacının davalı müvekkilinin borcu olmayan tutar için müvekkiline haksız takip başlattığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, cevaba cevap dilekçesi, ikinci cevap dilekçesi, tarafların karşılıklı beyan dilekçeleri, Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ................... sayılı icra takip dosyası, Bursa 10. Noterliğinin 17/11/2017 tarih,.................... yevmiye numaralı ihtarnamesi, bilirkişi raporu, yazılan müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ SONUÇ
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun 67. Maddesine göre açılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı tarafından faturaya dayalı olarak 24/11/2017 tarihinde ilamsız takip talebinde bulunmuştur. İcra Dairesi tarafından davalı borçluya ilamsız takiplerde ödeme emri 30/11/2017 tarihinde tebliğ edilmiş ve davalı tarafından yasal süre içinde 04/12/2017 tarihinde borca itiraz etmiştir. Dosya taraflar arasındaki alacak borç ilişkisinin açıklığa kavuşturulması yönünden 1 SMMM bilirkişi ile 1 makine mühendisi bilirkişiye tevdi edilmiştir.
Bilirkişi heyetinin mahkememize sunmuş olduğu 25/11/2018 tarihli raporunda özetle: Davacı şirketin davalı şirketten icra takibi yapılan tutardan kalan 31.783,01 Tl asıl alacak bakiyesi alacaklı olduğu, davacı şirket tarafından itirazın iptali davasında 31.782,81 Tl asıl alacak olarak alındığı, asıl alacağa değişen oranlarda avans faizi uygulanması gerektiği mütalaa edilmiştir.
Bilindiği üzere 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).
O halde yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı ile davalı arasında pirinç ve çelik mamul insert üretim ve satımına dair ticari ilişki kapsamında davalıya mal ve ürün satarak faturaların düzenlendiği, taraflar arasında TTK m. 87/2 anlamında yazılı bir cari hesap sözleşmesinin bulunmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin, uygulamada sıkça karşılaşılan “açık hesap” ilişkisinin olduğu, tarafların ticari defterlerinin usulune uygun tutulduğu ve ticari defterlerin birbiri ile uyumlu olduğu, yapılan bilirkişi incelemesi ile bilirkişi heyetinin 25/10/2018 tarihli raporunda davacının 31.782,81 TL alacaklı olduğunun tespit edildiği, uyuşmazlık noktasının davalı tarafından davacıya düzenlenen 01/11/2017 tarihli 10.351,13 TL bedelli iade fatura ile 28/12/2017 tarihli 23.340,40 TL bedelli iade faturadan kaynaklandığının anlaşıldığı ve davalının bu iade faturalarına konu malların ayıplı olduğu ileri sürülmekle, malların ayıplı olduğunun öğrenilmesine rağmen iade faturalarının tebliğine dair bir belge sunulmadığı gibi ayıp ihbarınında usulune uygun olarak TTK' nın 18. Maddesine göre yapılmadığından ayıp savunmasına itibar edilmediği ve davalı şirketin davacıya e-mail yoluyla borcun kabul edildiğine dair ödeme planı sunulduğu anlaşılmakla davacının alacaklı olduğu ödemeyen 31.782,81 TL asıl alacak yönünden talebin kabulu ile icra takibinin devamına, işlemiş faiz yönünden, davalı borçlunun icra takip tarihinden önce TBK'nın 117. maddesi uyarınca usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediğinden asıl alacak yanında takip tarihine kadar olan dönem içerisinde işlemiş faize yapılan itirazın iptaline yönelik talebin reddi ile davanın kısmen kabulune, icra inkar tazminatı yönünden alacağın fatura alacağı olduğu, likit olduğu, davalının asıl alacak yönünden itirazında haksız olduğundan koşulları oluşmakla, icra inkar tazminatı talebinin kabulune, dava konusu alacağın reddedilen işlemiş faiz yönünden kötü niyet tazminatının, davacı tarafından alacakla ilgili davalıya Bursa 10. Noterliğinin 17/11/2017 tarihli ihtarnamenin gönderildiği 3 günlük mühlet verildiği bu süre içerisinde takibin başlatıldığından borçlunun temerrüde düşmeyeceği ve işlemiş faizin oluşmayacağının sabit olduğu halde işlemiş faiz yönünden kötü niyetli takip başlattığı anlaşılmakla işlemiş faiz yönünden kötü niyet tazminat talebinin kabulüne, karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlere,
1.Davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, Davalının Bursa 2. İcra Müdürlüğünün ................. esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 31.782,81 TL asıl alacak üzerinden, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2.İİKnun 67. maddesi gereğince icra inkar tazminatının koşulları oluştuğundan 6.356,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3.Davalı lehine işlemiş faiz yönünden kötü niyet tazminatının koşulları oluştuğundan işlemiş faizin %20'si olan 25,65 TL kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.171,08 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 31,40 TL'nin mahsubu ile bakiye 2.139,68 TL nispi karar ve ilam harcının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5.Davacı tarafından yapılan bilirkişi gideri 900,00 TL, posta, talimat ve tebligat gideri 142,00 TL olmak üzere toplam 1.042,00 TL yargılama giderinden kabul ve red oranlarına göre hesaplanan 1.037,81 TL yargılama gideri ve 31,40 TL peşin harç olmak üzere toplam 1.069,21 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6.Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7.Davacı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 3.813,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8.Davalı vekil ile temsil edildiğinden AAÜT'ye göre belirlenen 128,25 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
9.HMK'nın 333. Maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesinden sonra ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMKnın 341. Ve 345. Maddeleri gereğince 2 haftalık yasal süre içinde Bursa Bölge Adliye Mahkemesine İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2019 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)