12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Mahkeme
- İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Daire
- 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Esas No
- 2022/812
- Karar No
- 2024/521
- Karar Tarihi
- 11.06.2024
- Dava Türü
- DIGER
- Hukuk Alanı
- İcra İflas Hukuku
- Karar Sonucu
- REDDİNE
T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tasarrufun İptali (İİK 277 Ve Devamı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA :Davacı vekili davası ile davalı ... İnşaat Trz. Teks. Gıda. San. Ltd. Şti'nin müvekkiline 83.283.191.753 TL borçlu olduğunu, borcun bir kısmına karşılık 82.431.724.253 TL tutarlı çeklerin ödenmediğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... ve ... sayılı dosyaları ile takibe konulduğunu, keşide yeri ... olmakla idari birim olmadığı nedenle takiplerin iptal edildiğini, .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası ile yapılan takibe itiraz edildiği, itirazın iptali için davacının .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyası ile dava açıldığı, 83.282.191.753 TL'nin %70 faizi ve 36.181.884.653 TL inkâr tazminatının tahsiline karar verildiği, alınan kararın icra dosyasında infaz edildiği, ancak tamamının tahsil edilemediği, aciz belgesinin alındığı, ...'daki taşınmazın 10.05.2001 tarih ... yevmiye ile ...'a daha sonra 24.09.2011'de ...'a satıldığı, ... plakalı aracın 10.05.2001 tarih 09017 nolu belge ile ...'ye, bilahare ...'a satışın yapıldığı, ... plakalı aracın ise 12.04.2002 tarihinde ... yevmiye ile ... Araç Paz. ve Tic A.Ş'ye satışının yapıldığı, değerlerin düşük olup, mal kaçırma amacıyla yapıldığı, söz konusu satışların iptaline karar verilmesi talep ve dava olunmuştur.
CEVAP
Davalı ... İnşaat Trz. Teks. Gıda. San. Ltd. Şti cevabında iddiaların yersiz olduğunu, davanın ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açılması gerektiğini, borcun ikmalinin davacı şirkete yapılan ödemeler esas alındığında borcun bulunmadığının anlaşılacağı, taşınmazın satışının borç ödemek amacı ile hacizli olarak 3.000.000.000 TL bedelle ...'a sattığını, araç satışlarında aynı amaçla gerçek satış değerleri üzerinden iyi niyetle yapıldığını, bu davada İİK 277, 278, 280 ve diğer maddelerin uygulama olanağı olmadığını, tasarruf işlemleri tarihi itibariyle doğmuş bir alacağın olmayıp davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı ... cevabında, mahkemenin görevli olmadığını, müvekkilinin 4.şahıs durumda olup taşınmazı ihtiyacı için gerçek satış değeri üzerinden aldığını, tarafları ve borçlarını bilmediğini, deprem geçirmiş bir binayı harcama yaparak elden geçirdiğini, satın alma amacına uygun olarak şirket idari birimi olarak kullanıldığını, iyi niyetli olduklarını, haksız davanın reddini talep ettikleri görülmüştür.
Davalı ... vekili cevabında, mahkemenin görevsiz olduğunu, Sulh Hukuk yada Asliye Hukuk Mahkemeleri'nde görülmesi gerektiğini, taşınmaz üzerinde hacizli olarak haciz kaldırılarak taşınmazı sattığını, itirazın iptali davasının henüz kesinleşmediğini, dava konusu taşınmazı üzerindeki hacizle 39.000.000.000 TL'ye alıp haczi kaldırdıktan sonra sattığını, para kazanmak için de gayrimenkulu iyi niyetli malike sattığını,
İİK 282. md koşullarının bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
Davalı ... ... Paz ve Tic A.Ş vekili cevabında, eksik harç bulunduğunu, müvekkili aleyhine herhangi bir talep bulunmadığını,
İİK 280 ve devam madde koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin kötü niyetli olduğunu ispata yönelik delil sunulmadığını, yapılan satış işleminde aracın rayiç değeri üzerinden işlem yapıldığını, satın alındıktan sonrada fatura kesilerek başka bir şirkete satışının yapıldığını, müvekkilinin işi gereği alım satım işinin olup, muvazalı bir işlemin söz konusu olmadığını, kayıtlarda belirli olduğunu, koşulları bulunmayan davanın reddine karar verilmesi istenmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava Mahkememizin ... esasına kaydedilmiştir.
Davanın mahiyeti dikkate alınarak mahkememizde yargılamasına devam olunmuş, iddia ve itirazlar tekrarlanmış, takip dosyaları, dava dosyası, tapu kayıtları, satış işlemleri, trafik kayıtları ve diğer dayanılan tüm deliller dosyaya celp edilmiş, davacı alacağına konu itirazın iptali davası .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyası ile kısmen kabul ile sonuçlanıp kesinleştiği, başta bulunmayan dava şartının gerçekleştiği görülmüştür. İncelenen tapu kaydı ile taşınmaz yönünden davalı ... İnşaat Trz. Teks. Gıda. San. Ltd. Şti tarafından 10.05.2001 tarihinde üzerindeki haciz ile 3.000 TL'ye ... tarafından satın alındığı, bilahare yapılan masraflar ve haczin kaldırılması ile 10.000 TL'ye ...'a satıldığı, Dava konusu ... plakalı araca yönelik ise alım-satım işleri ile uğraşan davalı ... Araç. Paz. ve Tic. A.Ş tarafından 12.04.2002 tarihinde 98.934 TL'ye bilahare 06.08.2002 tarihinde de ikinci bir satışı gerçekleştirdikleri, Dava konusu ... plakalı aracın ise davalı ... İnşaat Trz. Teks. Gıda. San. Ltd. Şti adına kayıtlı iken 10.05.2001 tarihinde ...'ye 338.980 TL'ye bilahare 19.06.2001 tarihinde ... adına satış ve devir olunduğu anlaşılmıştır. İncelenen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasının 28.12.2007 tarihinde karara bağlandığı, 13.11.2008 tarihinde Yargıtay 19. HD.nin 2008/3960-10917 sayılı ilamı ile onanarak kesinleşmiş, söz konusu dosya bekletici mesele yapılmıştır.
Mahkememizce tarafların iddia ve itirazları doğrultusunda alacak miktarı, yapılan tasarrufa ait işlemler bilirkişilerce de denetlenmiş, davacı vekilince sunulan .... İcra Müdürlüğü yazı ve derkenarları ile İİK 143 md gereğince alacaklı ... Ltd Şti tarafından borçlu ... İnşaat Trz. Teks. Gıda. San. Ltd. Şti hakkında yapılan icra takibinde borçluya ait menkul, gayrimenkul, 3.kişilerde hak ve alacaklarına rastlanmadığı alacağa mahsuben 49.663,16 TL'nin borçtan mahsup edildiği, 02.02.2012 tarihinde dosya borcuna ilişkin 410.000 TL alacak hesaplandığı belirtilmiştir.
Tasarrufun iptali davasında İİK 284 md değerlendirilmesi işlemin vukuu tarihinden değil, haciz takip yada iflasın açılma tarihi olarak değerlendirildiğinde itirazın iptali davasının 13.11.2008 tarihinde kesinleştiği ve davacı alacağının belirlendiği, haczi kabil borcu karşılar mal varlığının bulunmadığı, tasarrufu yapanın tasarrufun yapıldığı tarihte borçlu durumunda olması, borcun doğumundan sonra yapılması, alacaklarının zararına olacağının bilerek zarar veya kastı ile yapılması, tasarrufta bulunulanların borçluların borcunu bilecek durumda olmalarının belirlenmesi gerektiği hususlarının cevaplanması gerekmektedir. Davacı alacağına ilişkin takibin 18.06.2001 tarihinde yapıldığı, süresinde itiraz ile davanın 13.11.2008 tarihinde sonlanarak kesinleştiği, mahkememizde davanın 22.09.2005 tarihinde açıldığı yapılan tasarrufların takip öncesi 10.05.2001 ve 2002 yılında yapıldığı belirlenmiştir.
Mahkememizce yapılan bilirkişi incelemeleri ile de tasarrufların hacizler ile satışlarının yapıldığı, rayiç değerlere yakın değerler ve rayiç değer üzerinden satışların gerçekleştiği, tasarrufta bulunulanların ise amaç yönünden bu işi yapan şirket konumunda bulundukları, tasarrufa konu mameleklerin davalı asıl borçlunun kayda değer mal varlığını oluşturduğu, borçlu tarafından borca mahsuben ödemelerin devam ettiği, davacının davalıların bu mamelekleri borcu bilerek mal kaçırma amacına yardım gayesi ile aldıklarına dair kötü niyetlerini belgeler herhangi bir dayanağın bulunmadığı, tasarrufların yekününü oluşturan büyük bir kısmının borcun doğumundan önce yapıldığı, sunulan aciz vesikasının yargılamanın son aşamalarında ibraz edildiği, usul ekonomisi açısından dosyada değerlendirildiği, taşınmazın satışının üzerindeki haciz ile yapıldığı, keza araçlara ait satışlarında usulüne uygun olarak rayiç değerler üzerinden belirlendiği, satış tarihindeki mevcut konumları itibariyle eksik yada fazla değerin söz konusu olmadığı, sunulan projeler ile taşınmazın mevcut durumu ve sonraki hallerinin belirlendiği, mal varlığı borçlarını karşılamaya yetmeyen borçlunun alacaklısına zarar verme kastı ile yaptığı işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durum ve zarar verme kastının yapılan işlemin tasarrufu kabul eden tarafınızca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğunu ispat etmeleri gerekeceği, bu yönde dayanak olmadığı, davalıların usulü itirazlarının dosya kapsamı ve işlemler doğrultusunda yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı, sunulan deliller doğrultusunda koşulları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen 04/04/2012 tarihli karar Yargıtay 17 HD.nin 01/11/2013 tarihli kararı ile “ ikinci satış yönünüden Davalı ...’in borçlu şirketin kiracısı olduğu iddia edildiği bu durumun araştırılarak tüm delillerin değerlendirilmesi ile birlikte 10/05/2001 tarihli tasarruf yönünden denetlemenin yapılması, dava konusu edilen ... plakalı aracın bedele dönüştüğü dikkate alınarak 19/06/2001 tarihindeki bedeli yönünden bilirkişiden rapor alınarak belirlenecek bedeli ile davacının alacak ve ferileri ile sınırlı olarak davalı ...'nin tazminat sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisinin doğru olmadığı, dava konusu edilen ... plakalı araç satışına ilişkin tasarruf yönünden ise aracın 3.kişi tarafından 4.kişiye satıldığı bu durumda bedele dönüştüğü dikkate alınarak, 3.kişi tarafından elden çıkarıldığı 06/08/2002 tarihindeki değeri yönünden bilirkişiden alınacak rapor ile sonucuna göre değerlendirme yapılması” hususunun tartışılması için mahkememize gönderilmiştir. Bozma sonrasında mahkememizin 2014/147 esasına kaydı yapılan dosyada tarafların yargıtay ilamına karşı tüm beyanları alınmış uyulmasına karar verilmiştir . İlam doğrultusunda tüm değerlendirmelerin incelenmek üzere, mahkememizce uzman bilirkişilerle bilirkişi inceleme kararı oluşturulmuştur.
Yapılan inceleme ve değerlendirmede, davalı ... ... ve Tic A.Ş. nin incelenen defterlerinde ... İnş.Trz...Ltd.Şti ile araç satışı haricinde herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığı, ... plakalı aracın 06/08/2002 tarihindeki rayic değerinin ortalama olarak 103.500,00 TL olarak belirlendiği yine dava konusu diğer araç ... plakalı aracın bedele dönüştüğü 19/06/2001 tarihindeki değerinin ise 36.500,00 TL olarak tespit edildiği, belirlenmiştir.
Davanın İİK. 277 devamı ve maddesine göre açılmış tasarrufun iptali davası olarak açıldığı, araçların bedellerine ait gerekli teknik değerlemelerin yapıldığı, tasarrufun iptali davasında iptal koşullarının denetlenerek , mal kaçırma kastının bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerekeceği, kötü niyetin değerlendirilmesi gerektiği, 3. şahıs elinden malı çıkarmışsa bu malın yerine geçen değere göre 3.şahıs nakten tazmine mahkum edilecek olup, malı elinden çıkardıkları tarihteki gerçek değeri arasında ve alacak miktarı ile sınırlı olarak tazmine karar verilmesi gerektiği, Yargıtay bozma ilamına konu edilen taşınmaz yönünden satışının iptaline tabi olması hususunda ilk satışın 10/05/2001 olup bu tarihte borçlu olan davalı ... ...Ltd.Şti. tarafından diğer davalı ...'a 3.000,00 TL bedelle satıldığı, hacizden ve acizden geriye doğru iki yıl geriye dönük tasarrufun İİK 278 maddesi gereği uygulama alanın bulunmadığı, ... İnşaatın taşınmazı davalı ...'a satışındada şirketin tacir sıfatının bulunup, ticari faaliyetini sürdürdüğü, taşınmazını sattığı, bilhare ...'dan ...'ın bu taşınmazı satın aldığı, ... İnşaat Ltd.Şti nin kayıtlarında ve ... .......A.Ş.nin ticari defter ve kayıtlarında bu iki şirket arasında başka bir ticari ilişikinin bulunmadığı, yani ......A.Ş'nin borçlunun durumunu bilebilecek durumda olmadığı, araçlara ilişkin ise ilam doğrultusunda gerekli değere ilişkin değerlendirmelerin yapıldığı, anlaşılmış olup raporlar tüm itirazlar çercevesinde dosyaya sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamı ve Yargıtay ilamı doğrultusunda yapılan inceleme ve değerlendirme ile birlikte davalı ... yönünden davanın daha önce takipsiz bırakıldığı, davalı ...’ın ölümü sonrası mirasçılarının davalı konumu açısından davalı ... ve ... İnşaat Ltd.Şti yönünden açılan davalarda Tasarrufun iptali koşullarının bulunmadığı oluşmadığı, bu nedenle 10/05/2001 tarihli tasarruf yönünden belirlenen gerçek bedeli ile tapudaki satış bedeli arasında fark bulunmasına rağmen İİK 278.madde gereğince 2 yıllık süre dikkate alınarak iptal koşullarının oluşmadığı denetlenmiş, kötü niyete herhangi bir delil ve dayanağında dosyada yer almadığı, Davalı ...'ın borçlunun kiracısı olmasının bu durumu belirlemediği, dava konusu edilen ... yönünden ise ... plakalı aracın davalı ... ... ...A.Ş.hakkındaki dava yönünden ise yine belirlenen değer dikkate alındığında tasarrufun iptali koşullarının bulunmadığı, ancak ... Plakalı araç için davalı ... hakkında açılan davanın ise bedele dönüştüğü dikkate alınarak alacağın alacak ve ferileri ile sınırlı olmak üzere söz konusu aracın satış tarihindeki rayiç değerinin ortalama 36.500,00 TL olduğu nedenle bu miktar üzerinden davalıdan tahsili hususu denetlenmiş, tüm bu veriler karşısında davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekilince temyiz edilmiş, Yargıtay 17, Hukuk Dairesinin 05.02.2020 tarih, 2017/4992 esas 2020/734 karar sayılı kararı ile "1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde, bir usulsüzlük bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2.Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Mahkemece bozma ilamına uyulmakla beraber bozmanın gereği tam yerine getirilmemiştir.
Bozma ilamında; dava konusu gayrımenkul yönünden bedel farkının mevcut olduğu ancak bedel farkı ile birlikte İİK 278 kapsamında 2 yıllık sürenin de olması gerektiği, kanunun aradığı söz konusu 2 yıllık sürenin geçtiği ancak dava konusu gayrımenkulün davalı borçlunun işyeri olarak kullanılması sebebi ile İİK 280/3 kapsamında ticari işletme devri olup olmadığının da araştırılarak bu gayrımenkul yönünden sonucuna göre karar verilmesi gerektiği,
Dava konusu ... plakalı aracın ise davalı borçlu tarafından yanında çalışan işçisi ...'a, ...‘dan da davalı dördüncü kişi olan ...’e devredildiğinin anlaşıldığı, davalı 4. kişli ...’in kötü niyetinin ispat edilememesi sebebi ile davalı ...’ın davalı ...’e devrettiği tarihteki aracın gerçek değerinden sorumlu tutulmasına karar verilmesi gerektiği, ... plakalı araç yönünden de davacının beyanlarına göre söz konusu aracı davalı borçludan satın alan ... Araç ile davalı borçlu arasında ticari ilişki olduğu iddiasına göre davalı borçlu ile davalı ... Araç‘ın ticari defterlerinin incelenerek dava konusu araç satışı haricinde aralarında başkaca ticari ilişki olup olmadığının belirlenmesi, ticari ilişki olduğunun anlaşılması halinde dava konusu aracın dava dışı 4. kişiye devredildiğinin anlaşılmasına dava dışı 4. kişinin de davaya dahil edilmemesine göre davalı ... Araç‘ın dava dışı 4. kişiye devrettiği tarihteki aracın gerçek değerinin belirlenerek davalı ... Araç‘ın tazminat ile sorumlu tutulmasına karar verilmesi gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduğu belirtilerek davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ancak bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir.
Dosya içerisinde yer alan belgelere göre davalı borçlu adına kayıtlı gayrımenkulün arsa vasıflı olduğu, ancak üzerinde 3 katlı bina bulunduğu, söz konusu binanın da inşaat işleri ile iştigal eden davalı borçlunun işyeri olduğu anlaşılmaktadır. Davalı dava konusu, işyeri olarak kullandığı gayrımenkulünü elektrik işleri ile iştigal ettiği iddia edilen ...’a devretmiştir.
İİK 280/2'e göre “Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği" hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda mahkemece davalı 3. kişi olan ...’ın ne iş ile iştigal ettiği araştırılıp aynı sektörde çalışıp çalışmadıkları değerlendirilerek dava konusu gayrımenkulün davalı borçlu firmanın İİK 280/3 gereğince ticari işletmesinin mühim bir kısmını oluşturup oluşturmadığı hususu tartışılmaksızın söz konusu gayrımenkul ile ilgili yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir..." gerekçesi ile davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma sonrasında Mahkememizin 2022/812 esasına kaydı yapılan dosyada yargılamaya devam olunmuştur.
Müteveffa ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın ... İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak vefat etmeden önce ne işle iştigal ettiği, Müteveffa ... T.C. Kimlik numaralı ...'ın ...'na müzekkere yazılarak kaydının olup olmadığı hususunda bilgi alınması hususunda müzekkere yazılmış, gelen yazı cevapları ile birlikte dosyanın yeniden bilirkişi heyetine tevdi edilerek davalı ... ile davalı borçlu ..... ticari- defterleri incelenmek suretiyle davalı 3. kişi olan ...’ın ne iş ile iştigal ettiğinin, davalı borçlu ile aynı sektörde çalışıp çalışmadıklarının, dava konusu gayrimenkulün davalı borçlu firmanın İİK 280/3 gereğince ticari işletmesinin mühim bir kısmını oluşturup oluşturmadığı ile bozma ilamında belirtilen hususlarda rapor alınmasına karar verilmiştir.
Alınan raporda özetle; Davalı ... ... ... Ve Tic. A.ş.'nin incelenen 2000, 2001, 2002, 2003, 2004 yılları ticari defterlerinde diğer davalı ... İnşaat Turizm Tekstil Ve Gıda San.tic. Ltd. Şti. ile araç satışı haricinde herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, davalı ... 'nin incelenen 2001, 2002, yılları ticari defterlerinde diğer davalı ... ... ... Ve Tic. A.ş. ile araç satışı haricinde herhangi bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı, Ticaret sicil müdürlüğünce gönderilen sicil kayıtlarında da davalı 3.kişi murisin borçlu şirketin faaliyet alanıyla ilgili bir hususta faaliyetinin olmadığı, davalı 3. kişi olan ...'ın vefatından önce emlak alım satım işleri ile ilgilendiği ve aynı zamanda ... Belediyesi Meclis Üyeliği yaptığı ve elektrik işleri ile uğraştığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı görüş ve kanaati bildirilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan belgelere göre davalı borçlu adına kayıtlı gayrımenkulün arsa vasıflı olduğu, ancak üzerinde 3 katlı bina bulunduğu, söz konusu binanın da inşaat işleri ile iştigal eden davalı borçlunun işyeri olduğu anlaşılmaktadır. Davalı dava konusu, işyeri olarak kullandığı gayrımenkulünü elektrik işleri ile iştigal ettiği iddia edilen ...’a devretmiştir.
İİK 280/2'e göre “Ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği" hüküm altına alınmıştır.
Bu durumda mahkemece davalı 3. kişi olan ...’ın ne iş ile iştigal ettiği araştırılıp aynı sektörde çalışıp çalışmadıkları değerlendirilerek dava konusu gayrımenkulün davalı borçlu firmanın İİK 280/3 gereğince ticari işletmesinin mühim bir kısmını oluşturup oluşturmadığı hususu tartışılarak karar verilmesi gerekçesi ile mahkeemmizce verilen karar bozulmuştur.
Bozma ilamı doğrultusunda, mirasçı...’ın taşınmazın devri sırasında ne işle iştigal ettiği hususu ilgili kollukça araştırılmış, dosya önceki bilirkişi heyetine yeniden tevdi edilmiş bilirkişi heyeti sunmuş olduğu raporda, tüm dosya kapsamında sunulu bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davalı 3. kişi olan ...’ın vefatından önce emlak alım satım işleri ile ilgilendiği ve aynı zamanda ... Belediyesi Meclis Üyeliği yaptığı ve elektrik işleri ile uğraştığına dair bilgi ve belgeye rastlanmadığı, Ticaret Sicil Müdürlüğünce gönderilen sicil kayıtlarında da davalı 3.kişi murisin borçlu şirketin faaliyet alanıyla ilgili bir hususta faaliyetinin olmadığının tespit edildiği anlaşılmış olup, iik m.280/2 kapsamında ticari işletme devri olmadığından ve yine daha önce mahkememizce verilen 28/06/2017 tarihli kararın gerekçesi doğrultusunda davalı ... mirasçıları açısından davanın reddine karar vermek gerekmiş, diğer davalılar bakımından verilen kararın bozma konusu yapılmaması ve kesinleşmesi nedeniyle bu davalılar hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
1.Davalı ... mirasçıları ..., ..., ... ile Davalı ... ve ... İnş. Tic....San.Ltd.Şti. yönünden açılan davaların reddine,
2.Diğer davalılar yönünden verilen karar bozma konusu yapılmayarak kesinleştiğinden yeniden karar verilmesine yer olmadığına,
3.Alınması gerekli 427,60 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 540,00 TL'den mahsubu ile fazla alınan 112,40 TL bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4.Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
5.Davalı ... Mirasçılarınca yapılan 100,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile bu davalılara verilmesine,
6.Kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,
7.Davalı ... mirasçıları vekille temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve taktir olunan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, Dair, dava dosyasının daha önce Yargıtay denetiminden geçmiş olmasından dolayı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde Yargıtay Temyiz yolu açık olmak üzere davacı vekili ile Davalı ... mirasçıları vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/06/2024 Katip ...
(e-imzalıdır)
Hakim ...
(e-imzalıdır)