19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 10/03/2015 tarihinde, davalı ... A.ş ile birleşmesinden evvel ... Sigorta A.ş ile sigorta acenteliği sözleşmesi akdetmiş olduğunu, ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 31/08/2020 tarihinde ... Anonim Şirketi'nin acenteliğini üstlendiğini, davalı şirketin aralarındaki acentelik ilişkisini 3 aylık ihbar süresi dolduğunda sonlandıracağına ilişkin ihbarnamenin müvekkiline ulaşmasından 3 ay sonra ...yevmiye tarihli ... yevmiye numaralı ...
15.Noterliği ihtarnamesi ile davalı şirket müvekkili arasında var olan sözleşmeyi herhangi bir haklı nedene dayanmaksızın, ihbar öneline uymak suretiyle feshettiğini, davalı sigorta şirketine 05/10/2023 tarihinde PTT İadeli Taahhütlü Posta yoluyla yapmış oldukları denkleştirme istemine ilişkin başvuruları 10/10/2023 tarihinde şirkete tebliğ edildiğini, davalı sigorta şirketinin 17/10/2023 tarihli yazısında söz konusu taleplerinin reddedildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine taraflarınca acentelik sözleşmesinde taraflarca getirilmiş yetki kuralına istinaden ... Arabuluculuk Bürosu nezdinde arabuluculuk başvurusunda bulunulduğunu, görüşmenin anlaşamama ile sonuçlandığını, müvekkilinin haklı olan denkleştirme alacağını alamamış olması ve acentelik sözleşmesinde yer alan yetki kuralı sebebi ile mahkeme nezdinde dava yoluna başvurduklarını, davalarını gerekçelendirmek ve taleplerini açıklayabilmek için müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilmiş olan sigorta acenteliği sözleşmesinin mahiyeti ile sona erme şartlarının irdelenmesi gerektiğini, Davalı şirket ile devralma işlemi sonrasında akdedilen acentelik sözleşmesinde sözleşmenin bir yıl için yapıldığı ve süre bitiminde aynı şartlarla yenileneceği yönünde düzenleme bulunmaktaysa da kanunen belirli süreli acentelik sözleşmesinin süre bitiminde feshedilmemesi halinde belirsiz süreli sözleşme halini alacağı açıkça düzenlendiğini, her ne kadar 10/03/2015 tarihli sigorta acenteliği akdi ... Sigorta A.Ş. İle müvekkili arasında akdedilmişse de davalı ... Anonim Şirketi, devraldığı şirketi tüm hak ve borçlarıyla devralmış olduğu için müvekkili ile ... Sigorta A.Ş. Arasındaki hukuki her türlü hak ve alacağı da üstlenmiş durumda olduğunu, davalı şirketin, müvekkiline tebliğ edilen evrak ile müvekkilli şirket arasındaki sözleşmenin 3 aylık ihbar süresi sonunda feshedileceğini beyan ettiğini, Sigorta şirketi fesih ihbarnamesinde ve ihtarnamesinde feshe ilişkin olarak herhangi bir haklı nedene dayanmadığını, 3 aylık ihbar süresine uymak suretiyle gerçekleştirmiş olduğu feshin haklı nedene dayanmadığı aşikar olup müvekkilin haksız fesih nedeniyle uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi için huzurdaki davayı açtıklarını, müvekkilinin 10/03/2015 - 20/12/2022 tarihleri arasında davalı şirketin acenteliğini yürütmüş olup davalı şirketin haklı bir sebebi olmaksızın aralarındaki akdi feshetmesi nedeniyle müvekkilinin denkleştirme alacağının gündeme geleceğini, davanın kabulüne, bilirkişi raporu sonrası belirli hale getirilmek üzere şimdilik 100,00-TL denkleştirme alacağının fesih tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faiziyle birlikte davalı şirketten alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Davacı, dilekçesinde müvekkil şirketin acentesi olarak faaliyet gösterirken acentelik sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğini, kendisinin sözleşmeye uygun olarak hareket etmesine rağmen zararının meydana geldiğini iddia ederek eldeki davayı müvekkil Şirket aleyhine ikame ettiğini, davacının iddia ve taleplerinin haksız ve dayanaksız olduğunu, davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, Davacı, alacak talebine havi dilekçesi ile müvekkili şirket aleyhine huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, kanuni noksanlıklar içeren dava dilekçesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, Dava dilekçesi haricinde müvekkili Şirkete herhangi bir belge gönderilmediğini, Bu aşamada sadece dava dilekçesinden anlaşılan hususlara karşı itirazlarını sunduklarını, gönderilecek belgelerin incelenmesi neticesinde çıkacak yeni durumlara karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını, dava konusu taleplerin belirsiz alacak davası ile ileri sürülmesinin olanaklı olmadığını, davacının dilekçesinde bahsetmiş olduğu müşteri odaklı eylemlerin dava konusuyla herhangi bir ilgisi bulunmadığını,
Davacı taraf, acente olması sebebiyle müşteriler nezdinde şirketlerini temsil etmekle yükümlü olup bahsettiği gibi müşterilerle yürütmüş olduğu ilişki, zaten şirketlerinin faaliyetlerinin bir yansıması ve sonucu olduğunu, Dolayısıyla davacının tamamen ticari bir karşılığı olan bu eylemleri neden kamu yararına yapıyormuş gibi gösterdiğini anlamadıklarını, müvekkili şirket tarafından davacı tarafa sözleşmesinin haklı nedenlerle feshedildiğini bildirdiğini, feshin nedeni “Verimsizlik H/P Yüksek olması” verimsizlik ve üretim yetersizliği sözleşmenin feshi son çare olmuş olduğunu, davacının acentelik sözleşmesinin feshedildiğini, davacı tarafından da bu hususun bilindiği dava dilekçesinden anlaşılmakta olduğunu, davacı tarafın önceden bu hususu bertaraf etmeye çalışır açıklamalar yapmış olduğunu, düşük verimi nedeniyle uyarıldığını, tüm yapıcı yaklaşımlara rağmen olumsuz dönüşler aldığının ortada olduğunu, davacının portföy tazminatı talep hakkının bulunmadığını, fazlaya ilişkin tüm dava, talep ve itiraz hakları saklı kalmak kaydıyla, dava konusu talep miktarı belli olduğundan davacıya eksik harçların tamamlatılması ve dava değerinin bildirilmesi için süre verilmesine, süre içerisinde harç tamamlatılmaz ise davanın usulden reddine, davanın zamanaşımı yönünden reddine, dava bu aşamada usulden reddedilmesi halinde esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava; taraflar arsında yapılan acentelik sözleşmesi kapsamında hak edilmiş olmasına rağmen ödenmeyen denkleştirme alacağının tahsili talepli olduğu, Davacının talep ettiği denkleştirme alacağı TTK da düzenlenen sözleşme bitiminden itibaren 1 yıl içerisinde talep edilmesi gereken alacak türlerinden biri olduğu, bu sürenin hak düşürücü süre olarak kanun koyucu tarafından düzenlendiği,
Dava dosyasında yer alan belgeler ve deliller neticesinde 20/12/2022 tarihinde fesih işlemlerinin tebliğ ile gerçekleştiği, denkleştirme alacak talep süresinin bu tarihten itibaren başlayacağı kanaatine mahkememizce varıldığı, dolayısıyla yapılan incelemede hak düşürücü sürenin dolduğu anlaşıldığı, hak düşürücü sürenin değerlendirilmesi mahkemece resen dikkate alınacağı da göz önüne alındığında davanın hak düşürücü süre ile reddine karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
1.Davanın hak düşürücü süre sebebiyle usulden reddine,
2.Alınan harç yeterli olduğundan başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 100,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4.Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5.Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 3.120,00.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6.Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.31/05/2024
Katip
(e-imzalıdır)
Hakim
(e-imzalıdır)