4. Ceza Dairesi
4. Ceza Dairesi 2021/28950 E. , 2024/5581 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun'un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun'un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Kuşadası 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.05.2016 tarihli ve 2016/20 Esas, 2016/687 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında,
1.Tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
2.Hakaret suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 125 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına,
3.Her iki suç yönünden, 5237 sayılı Kanun'un 53 ve 58 inci maddeleri uyarınca hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına, Karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz sebepleri, usûl ve yasaya aykırı karar verildiğine, tanığın beyanlarının hayatın olağan akışına uygun olmadığına, atılı suçu işlemediğine, cezalandırılması için şüpheden uzak, somut bir delilin bulunmadığına, adil yargılanma hakkının ihlal edildiğine, adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması, erteleme ve lehe hükümlerin değerlendirilmediğine ve resen belirlenecek nedenlere ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Sanığın, eski çalışanı olan katılana telefonda sinkaflı sözlerle hakaret edip, tehdit niteliğinde sözler söylemek suretiyle atılı suçları işlediği, sanık savunması, katılan beyanı, tanık ...'nin anlatımı ve tüm dosya kapsamıyla Yerel Mahkemece kabul olunmuştur.
IV. GEREKÇE
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre, sanığın adli sicil kaydında yer alan ve daha ağır cezayı içeren ilamı tekerrüre esas alınmamış ise de, aleyhe temyiz olmadığından bu hususta bozma yapılamayacağı anlaşılmakla, yapılan incelemede sanığın bozma sebebi dışındaki temyiz sebepleri ile başkaca nedenler yerinde görülmemiştir. 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinde "Basit Yargılama Usulü" düzenlenmiş olup, bu düzenlemenin uygulanmasıyla ilgili olarak, 5271 sayılı Kanun'a 7188 sayılı Kanun'la eklenen geçici 5 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “hükme bağlanmış” ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararıyla "basit yargılama usulü" yönünden Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı görülerek iptaline karar verilmesi karşısında, temyiz incelemesi yapılan ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren suçlar yönünden; Anayasa'nın 38 inci maddesi ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci vd. maddeleri gereğince yeniden değerlendirme yapılmasında zorunluluk bulunduğunun belirlenmesi, bozmayı gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
30.04.2024 tarihinde karar verildi.