Esas No
E. 2022/115
Karar No
K. 2022/115
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku

T.C. ... 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2022/115 Esas - 2023/931

TÜRK MİLLETİ ADINA

T.C.

...

10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

GEREKÇELİ KARAR

ESAS NO: 2022/115
KARAR NO: 2023/931
DAVA: Tazminat
DAVA TARİHİ: 18/02/2022
KARAR TARİHİ: 06/12/2023
KARAR YAZIM TARİHİ: 25/12/2023

Mahkememize açılan Tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda;

İDDİA

Davacı vekili, müvekkili ile davacı kurum arasında 2020/268858 İhale Kayıt numarası ile ihaleye çıkılan paket kapsamında trafo merkezlerinde personel hizmeti vermek üzere 5 kısım için 25.11.2020 tarihinde 5 ayrı sözleşme kurulmuş olduğunu, İhaleye katılan ve ihaleden elenmiş olan dava dışı bir firmanın ihaleye olan itirazı nedeniyle ...

17.İdare Mahkemesi nezdinde 2020/2072 E sayılı dosya ile açılan iptal davası, mahkemenin 2020/2072 E, 2021/431 K sayılı kararı ile ihalenin iptal edilmiş olduğunu, müvekkilinin uhdesinde kalan 5 kısım ihalenin, davalı kurumun kusuru neticesinde, mahkeme kararı ile iptal edilmesi üzerine, davalı kurum; müvekkili şirketin sözleşmelerini tek taraflı olarak feshetmiş olduğunu, Müvekkili şirketin 29.11.2021 tarihli yazı ile menfi ve müspet zararları ile sözleşmenin 29'ncu maddesinde yer alan yüklenici kâr'ının ödenmesi için davalı kuruma başvurmuş olmasına rağmen herhangi bir cevap alamadığını, ihalenin iptal gerekçesini, davalı kurum tarafından hazırlanan ihale şartnamesindeki bazı hükümlerin hukuka aykırı görülmesi olduğunu, müvekkili tarafından yapılan ve iadesi mümkün olmayan masraflar, sözleşmenin imzalanma aşamasında yapılan zorunlu ve sözleşmenin ifası için yapılan zorunlu masraflar olarak ikiye ayrıldığını, bu kapsamda müvekkili tarafından sözleşme aşamasında ve akabinde hukuka uygunluk karinesi gereğince sözleşmenin devam edeceği inancı ile bir takım masraflar yapmış olduğunu, bu kapsamda yaklaşık olarak 1.500.000,00 TL sözleşme damga vergisi, 285.000,00 TL geçici ve kesin teminat mektubu komisyonları ve 30.750,00 TL Kamu İhale Kurumu itiraz bedeli ödemek zorunda kalmış olduğunu, buna ilaveten sözleşmenin ifası için zorunlu olarak yaklaşık 2.500.000,00 TL tutarında ısı ve aleve dayanıklı elbise-başlık-kaban-pantolon, trafo merkezleri için alınan ve ikinci el durumuna düşen bilgisayarlar, ses kayıt cihazı, ups, büro mobilyaları, kalıcı hırdavat malzemeleri, yazıcı ve faks cihazları, adsl modem, elektrik süpürgesi, termal kamera, termosifon, cep telefonu gibi demirbaş eşyalar, çalışanlar için zorunlu iş güvenlik malzemeleri, kırtasiye ve büro malzemeleri alınmış olduğunu, Sözleşmenin idare tarafından hukuki imkansızlık nedeniyle feshedilmesi sonucunda, yüklenicinin uğradığı zararların tazmin edilmesi gerektiğine dair hem Danıştay hem de Yargıtay'ın istikrarlı içtihatları bulunduğunu, Dava şartı arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış olduğunu, Davanın kabulüne, sözleşmelerin feshinden kaynaklanan ve yargılama sonucunda belirlenecek olan menfi ve müspet zararın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tazminine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA

Davalı vekili, uyuşmazlığın çözüm yerinin idari yargı mercileri olduğunu, bu bakımdan davanın görevz yönünden reddi gerektiğini, Sözleşme konusu işlerin yapılacağı yerlerin İzmir, Konya, Kayseri, Elazığ ve Erzurum olduğunu, buna göre davanın ... mahkemeleri dışında görülmesi gerektiğinden yetki itirazında bulunduklarını, zamanaşımı, husumet ve hukuki yarar yokluğu def'ilerinde bulunduklarını, müvekkili ile davacı arasında kurulan sözleşmelere konu ihalenin yargı kararı ile iptal edilmesi nedeniyle, imzalanan sözleşmelerin feshedilmesi zorunluluğu doğmuş olduğunu, Müvekkilinin, sözleşmelerin uygulanması kapsamında herhangi bir bozucu iradesi bulunmadığını, sözleşmelerin yargı kararı neticesinde tasfiye edilmiş olduğunu, mahkeme kararlarına uymak tarafların zorunda oldukları Anayasanın 138'nci maddesinde düzenlenmiş olduğunu, bu konuda 4735 sayılı kanunda herhangi bir tazminat şartı bulunmadığını, bu bakımdan menfi ve müspet zararın müvekkili tarafından tazmin edilmesi talebinin uygun bulunmadığını, feshedilmek durumunda kalınan sözleşmeler bakımında müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığını, sözleşmenin diğer tarafı olan davacının sözleşmeyi hür iradesi ile imzalamış olduğunu, eğer kusur izafe edilecek olur ise davacı tarafında eşit derecede kusurlu olabileceğini, sözleşme kurulduktan sonra ortaya çıkan hukuki engel,

TBK 112 ve 136 maddeleri anlamında hukuki imkansızlık nedeniyle fesih işlemi gerçekleşmiş olduğunu, kabul etmemekle beraber, müvekkilinin kusuru olduğu düşünülse dahi istenecek tazminat kapsamının menfi zararla sınırlı kalacağını, zira menfi zarar ile müspet zararın aynı anda talep edilmesi hukuken mümkün olmayacağını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

HUKUKİ GEREKÇE Dava, hizmet sözleşmelerinin davalı tarafından tek taraflı olarak feshedilmesi nedeniyle uğranılan menfi ve müspet zararların tahsiline yöneliktir.

Taraflar arasında ihale edilen 2020/268858 kayıt numaralı yazılı işletme hizmetlerinin yapılmasına yönelik 25/11/2020 tarihli sözleşmeler imzalandığı aidiyeti çekişme konusu olmayıp, çekişme; ihaleden elenen dava dışı firma tarafından kamu ihale kurumuna yapılan şikayetin reddedilmesi üzerine ...

17.İdare Mahkemesi nezdinde 2020/2072 esas sayılı dosyada açılan iptal davası sonucu 2021/431 karar sayılı ilam ile ihalenin iptaline karar verilmesi, davacı şirketin uhdesinde kalan ihalenin davalı tarafından iptal edilmesi sonucunda davacının menfi ve müspet zarar talep edip edemeyeceği üzerinde toplanmakla taraflara davaya ilişkin delil ve belgeleri toplandıktan sonra davacı şirkete ait defter ve kayıtların incelenmesi için Erzurum Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış, yazılan talimata uygun olarak davacı defterleri ile ilgili olarak 19/01/2023 tarihli rapor alınmış, daha sora ...'da dosya mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesaplama uzmanından oluşturulan bilirkişi kuruluna tevdii edilerek 14/03/2023 tarihli alınan raporda; ".....

Davacı tarafından yapılan ve talep edilen masrafların 33 aylık sözleşme süresinin ayakta olduğu, 11 aylık süresi dışında talep edebileceği menfi zararın 2.547.950,76 TL olduğu Danıştay 13. Dairesi'nin emsal kararı gereği müspet zarar talep edemeyeceği...." yönünde görüş bildirmişler, bu rapora karşı taraf vekillerinin beyan ve itirazları alındıktan sonra davacı vekili tarafından 09/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile davanın ıslah edilerek daha önce talep edilen 25.000 TL gözönünde bulundurularak 2.547.950,76 TL 'nin faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesi istenmiş, taraf itirazlarının karşılanması yönünde dosya aynı bilirkişilere tevdii edilmiş, alınan 21/07/2023 tarihli ek raporda bilirkişiler görüşlerini değiştirmemişlerdir.

Açılan dava yukarıda belirtildiği gibi hizmet sözleşmelerinin davalı tarafından feshedilmesi nedeniyle uğranıldığı iddia olunan menfi ve müspet zararın tazminine yöneliktir. Davacı şirket tarafından sözleşme yapılan işlere 01/12/2020 tarihi itibariyle başlanılmış, 25/11/2021 tarihinde kurulan sözleşmeler davalı tarafından 31/10/2021 tarihinde feshedilmiştir. Sözleşilen iş 33 aylık süreyi kapsamakta, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi Danıştay'ın emsal kararı gözönünde bulundurulduğunda davacı tarafça ancak 33 aylık hizmet sözleşmesinin ayakta olduğu 11 aylık süre dışında menfi zarar talep edebileceği gözönünde bulundurulduğunda davacının talep edebileceği menfi zarar 2.547.950,76 TL olup, Danıştay 13. Dairesi'nin 2014/4570 esas, 2017/2654 karar sayılı emsal içtihadı gözönünde bulundurulduğunda davacı müspet zarar isteyemez.

Davacı vekili, her ne kadar davasını ıslah etmiş ise de; dava dilekçesinde menfi ve müspet zarar olarak ayrım yapmadığından bu hususta açıklama yapması için davacı vekiline süre verilmiş, 27/11/2023 tarihli dilekçe ile davacı vekili, dava dilekçesinde müspet zarar olarak 1.000 TL, menfi zarar olarak da 24.000 TL talep ettiğini beyan ettiğinden davacının müspet zarar olarak istediği 1.000 TL'yi talep edemez, dava dilekçesinde belirtilen 24.000 TL menfi zarar ile bakiye ıslah olan menfi zarar tutarı sözleşmeyi haksız olarak fesheden davalı idareden isteyebilir.

Toplanan delillere göre taraf şirketler arasında 25/11/2020 tarihli sözleşmeler imzalandığı, 01/12/2020 tarihi itibariyle davacının yüklendiği işle ilgili hizmetlere başladığı, 11 ay hizmet yaptıktan sonra 31/10/2021 tarihi itibariyle sözleşmenin feshedildiği, belirtilen emsal içtihatlara göre davacının sözleşmenin ayakta olduğu 11 aylık süre dışındaki menfi zararını isteyebileceği, bunun da bilirkişi raporu ile belirlendiği, davacının da menfi zararla ilgili olarak talebini ıslah ettiği, davacının yine emsal idare mahkemesi kararına göre müspet zararını isteyemeyeceği kanaatine varılmakla menfi zarar yönünden ıslah olunan davanın kabulüne, müspet zarar yönünden açılan davanın ise reddine, davalı davadan önce temerrüde düşürülmediğinden menfi zarar yönünden asıl davada talep edilen miktara asıl dava tarihinden, bakiye miktara ise ıslah tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1.-Davanın kısmen kabulüne,

2.546.950,56 TL menfi zararın 24.000 TL'ne dava tarihi olan 18/02/2022, bakiye kısmına ise ıslah tarihi olan 09/05/2023 tarihi itibariyle işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya verilmesine, Davacının müspet zarara ilişkin talebin reddine,

2.-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince, alınması gereken 173.982,19 TL nispi karar ve ilam harcı için alınan 426,94 TL peşin harç ile 43.085,70 TL ıslah harcı toplamı 43.512,64 TL'nin mahsubu ile noksan olan 130.469,55‬ TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

3.-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 265.347,53 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

4.-Davalı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte bulunan AAÜT gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,

5.-Davacı tarafından yatırılan 426,94 TL peşin harç ile 43.085,70 TL ıslah harcı toplamı 43.512,64 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6.-Arabulucu ücreti olarak suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.320,00 TL'nin davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.559,39 TL'nin davalıdan, 0,61 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,

7.-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL başvuru harcı ile 6.264,5‬0 TL posta/tebligat/bilirkişi gideri olmak üzere toplam 6.345,2‬0 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesaplanan 6.342,71 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8.-Davacı tarafça yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde iadesine, Taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 Hafta içinde ... Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere 06/12/2023tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Karar Etiketleri
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.

İçtihat Pro Blog