Esas No
E. 2022/11374
Karar No
K. 2024/2940
Karar Tarihi
Karar Sonucu
ONANMASINA
Hukuk Alanı
Ceza Hukuku - Adam Öldürme

1. Ceza Dairesi         2022/11374 E.  ,  2024/2940 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/357 E., 2021/697 K.
SUÇ: Kasten öldürmeye teşebbüs
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İstinaf bozması sonrası, Burdur Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.11.2020 tarihli ve 2019/582 Esas, 2020/469 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2, 29/1, 62/1, 53. ve 5271 sayılı Kanun'un 283. maddeleri uyarınca kazanılmış hak nedeniyle 3 yıl 9 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2.Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2021/357 Esas, 2021/697 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303/1-f maddeleri uyarınca (5271 sayılı Kanun'un 283. maddesi ile yapılan uygulamadaki hesap hatası düzeltilerek sonuç cezanın 3 yıl 9 ay üzerinden infazına şeklinde) düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; atılı suçun sanık tarafından gerçekleştirilmediğinden sübuta, aksinin kabulü halinde suç vasfına, meşru savunma ve gönüllü vazgeçme hükümlerinin uygulanması gerektiği ile haksız tahrik ve teşebbüsün derecesine ilişkindir. III. GEREKÇE

Katılan ile tanık Nebi'nin önceden arkadaş oldukları, olay günü katılan ile tanık Nebi'nin alkollü bir mekana eğlenmeye gittikleri, aynı mekanda bulunan sanığın başka kişilerle tartışma içerisinde olduğu, tartışmasının bitmesi sonrasında ise önce sanık ile tanık Nebi'nin, sonra da katılanın mekandan ayrıldıkları, tanık Nebi ile telefonla görüşen katılanın, konuşmak için sanık ve tanığın yanına Salda'ya gittiği, burada taraflar arasında kavga başladığı, olay esnasında sanığın üzerinde taşıdığı bıçakla katılanı sol koltuk altı ve göğsünden hayati tehlike geçirmesine sebep olacak şekilde yaraladığı olayda;

1.Katılanın yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaralandığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı Kanun'un 35. maddesi ile yapılan uygulama sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı ile aynı Kanun'un 3. maddesinde cezada orantılılık ilkesi birlikte gözetilerek makul bir ceza tayini yerine yazılı şekilde 10 yıl 6 ay hapis cezasına hükmolunması suretiyle eksik ceza tayini hukuka aykırı bulunmuş ise de, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. 2.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, dosyada mevcut delillerin isabetli şekilde değerlendirildiği, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, hedef alınan bölgeler, katılandaki yaralanmaların niteliği dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak belirlenmesinde isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunmanın uygulanma koşullarının oluşmadığı, ilk haksız hareketin kimden geldiğinin tespit edilemediği gerekçesi ile uygulanan haksız tahrik hükümlerinde ve indirim oranında isabetsizlik görülmediği, sanığın vazgeçme iradesini ortaya koyan aktif çabası ve sonucun gerçekleşmesini önlemeye yönelik etkin eylemi mevcut olmadığından gönüllü vazgeçme koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

IV. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 15.03.2021 tarihli ve 2021/357 Esas, 2021/697 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda eleştiri nedeni dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Burdur Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

29.04.2024 tarihinde karar verildi.

© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.