1. Ceza Dairesi
1. Ceza Dairesi 2022/11308 E. , 2024/2943 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.08.2019 tarihli ve 2019/282 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılana karşı neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 29/1 ve 53. maddeleri uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2.İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/2975 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvuruları üzerine 5271 sayılı Kanun’un 280/1. maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının Esas No : 2022/11308 kaldırılmasıyla sanık hakkında katılana karşı kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 81/1, 35/2, 29/1, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 10 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın eylemini tasarlayarak gerçekleştirdiğine ve haksız tahrik hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine ilişkindir.
2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanığın yaralama kastıyla hareket ettiğinden bahisle suç vasfına, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin uygulanması gerektiği ile teşebbüs indiriminin derecesine ilişkindir. III. GEREKÇE
Olay günü, katılanın, kız arkadaşına mesaj gönderen ve aynı mahallede oturan sanığı konuşmak için parka çağırdığı, her ikisinin de yanında tanık olarak beyanları alınan birer arkadaşının bulunduğu, aralarında bu nedenle tartışma çıkması üzerine, katılanın yanında getirdiği sopa ile vurması üzerine, tanıkların katılanlar ve sanığı ayırdığı buna rağmen sanığın da üzerinde taşıdığı bıçakla katılanı sırt sol arka bölgesinden hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, tanıkların araya girerek sanığın eyleminin devamına engel oldukları olayda;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, sanığın öldürme kararını ne zaman aldığının ve belli bir hazırlıkla eylemini gerçekleştirdiğinin kesin olarak saptanamadığı, oluşan şüpheli durumun sanık aleyhine yorumlanamayacağı, bu itibarla tasarlamanın koşullarının oluşmadığı, suçta kullanılan aletin öldürmeye elverişli olması, darbe uygulanan bölge, katılandaki yaralanmanın niteliği engel halin varlığı eylemin sona eriş şekli dikkate alındığında suç vasfının kasten öldürmeye teşebbüs olarak tayini ile teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, meşru savunma ve sınırın aşılmasının uygulanma koşullarının oluşmadığı, katılandan sanığa yönelen eylemin ulaştığı boyut nazara alındığında sanık lehine asgari düzeyde haksız tahrik indirimi uygulanmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 23.03.2021 tarihli ve 2019/2975 Esas, 2021/775 Karar sayılı kararında katılan vekili ve sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İzmir 8. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
29.04.2024 tarihinde karar verildi.