6. Ceza Dairesi
6. Ceza Dairesi 2007/22306 E. , 2010/375 K.
"İçtihat Metni" Hırsızlık suçundan sanıklar ... ve ...’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b maddeleri uyarınca ayrı ayrı 2'şer yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, sanık ...’nün mükerrer olması sebebiyle cezasının 5237 sayılı Kanun’un 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına ilişkin, İSTANBUL 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19/12/2006 tarihli ve 2002/775 esas, 2006/972 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığının 03/10/2007 gün ve 2007/50092 sayılı kanun yararına bozma istemine dayalı Yargıtay C.Başsavcılığının 08/11/2007 gün ve KYB.2007219806 sayılı ihbar yazısı ile infaz dosyası 19/11/2007 tarihinde Dairemize gönderilmekle incelendi: Anılan Yazıda; (1) Kayden 22/05/1984 doğumlu olup, suçun işlendiği 27/02/2002 tarihinde 18 yaşını ikmal etmediği anlaşılan sanık ... hakkında tayin olunan cezadan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/3. maddesi gereğince indirim yapılmamış bulunulmasında,
2.Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilamında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesinin 2. fıkrasında “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” 3. fıkrasında ise “Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhal uygulanır.” şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, suç tarihinde yürürlükte olmayan, infaz rejimi ile ilgili bulunan ve sanık ... aleyhine hüküm doğuracak surette, hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesinde, isabet görülmemiş olduğundan bahisle 5271 sayılı CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması) Dairemizden istenilmiş ise de; TÜ R K M İ L L E T İ A D I N A Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre;
İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2006 gün ve 2006/972 sayılı kararı ile tüm sanıkların yokluğunda, sanıklar ... ve ... savunmanının yüzüne karşı ‘tefhimden itibaren 7 gün içinde Yargıtay’a temyiz yolu açık olarak’ şeklinde yazılması suretiyle mahkemede hazır bulunmayan sanıklar açısından tebliğden itibaren denilmeyerek ve yasa yoluna başvuru şekli, süresi ve merciinin usulüne uygun olarak gösterilmediğinin anlaşılması karşısında, Ceza Genel Kurulunun 23.12.2008 gün ve 2008/6-258-240 sayılı kararı uyarınca hükmün kesinleşmediği ve kanun yararına bozmanın hakim ve mahkemelerce gerekli işlemler veya yargılama yapılarak verilen ve Yargıtay’dan geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlere karşı istenebileceği gözetilerek;
1.İstanbul 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.12.2006 gün ve 2006/972 sayılı kararı kesinleşmediğinden kanun yararına bozma isteminin bu aşamada REDDİNE,
2.Sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ... ve sanıklar ... ve ... savunmanı Av. ...’ya, anılan karara karşı; başvurabileceği yasa yolu, süresi ve sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı, incelemeyi yapacak merci, başvurunun hangi makamlara ve ne şekilde yapılacağı hususlarını gösterir biçimde açıklamalı olarak yeniden yöntemine göre tebligat yapılıp, buna ilişkin belge ve sunarsalar temyiz dilekçeleri de eklendikten ve hükmün temyizi halinde, esas hakkında görüş içeren tebliğname düzenlendikten sonra, incelenmek üzere Dairemize gönderilmesinin sağlanması için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 25.01.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.