Esas No
E. 2022/108
Karar No
K. 2024/1265
Karar Tarihi
Karar Sonucu
REDDİNE
Hukuk Alanı
Ticaret Hukuku

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

44. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I

DOSYA NO: 2022/108 Esas

KARAR NO: 2024/1265

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi

TARİHİ: 30/09/2021

NUMARASI: 2014/75 E. - 2021/163 K.

DAVANIN KONUSU: Marka (Tecavüzün Tespiti İstemli)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/07/2024

Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;

G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: Tarafların İddia ve Savunmaları:

Davacı vekili dava dilekçesinde ; ... numaralı "..." ve ... numaralı "..." markalarının, ..., ..., ... ve ... numaralı endüstriyel tasarımların müvekkili adına tescilli olduğunu, "..." isimli çizgi dizi formatındaki sinema eserlerinin 5846 sayılı FSEK'ten doğan haklarının tek sahibi olduğunu, davalıların ise www...com alan adlı internet sitesinde müvekkiline ait "..." ibareli markayı izinsiz olarak kullandıklarını, söz konusu internet sitesinin davalı ... adına tahsis edildiğini ve bu hususun İstanbul Anadolu 2.FSHHM 'nin 2014/16 D.İş sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, davalılar ... ve ...'un davalı şirketin ortağı ve sahibi olduklarını, müvekkilinin ... numaralı "...", ... numaralı "...", ... numaralı "..." markaları ile ... numaralı çoklu endüstriyel tasarımın da sahibi olduğunu, davalıların internet sitesinde hem "..." hem de "..." ürünlerinin satışını yaptıklarını, bu durumun müvekkilinin marka ve tasarım haklarına tecavüz oluşturduğunu, haksız rekabete sebebiyet verdiklerini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek, bu sebeplerle www...com alan adlı internet sitesinin davalılarca içerik sağlanması da dahil olmak üzere kullanımının yasaklanmasını da kapsayacak şekilde; 556 sayılı KHK'nin 61. maddesi anlamında davacının marka tescilinden doğan haklarına vaki tecavüzün 62. madde uyarınca durdurulmasına, 554 sayılı KHK'nin 48. maddesi anlamında davacının tasarım tescillerinden doğan haklarına vaki tecavüzün, 49. madde hükmü uyarınmca tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, 6102 sayılı TTK'nun 56. maddesi anlamında davacının müşterileri ve ticari itibarının zarar görmesi sebebi ile haksız rekabetin varlığının tespitine, menine ve ortadan kaldırılmasına, davalıların davacıya ait tescilli markaları ve tescilli tasarımları izinsiz kullanmak ve davacının ve markalarının ticari itibarından izinsiz bir şekilde fayda sağlamak suretiyle elde ettiği haksız kazanç sebebiyle 556 sayılı KHK'nin 66/2-b ve 554 sayılı KHK'nin 52/2-b maddeleri uyarınca, davalının elde ettiği karın hesaplanabilmesi için davalılar adına kayıtlı banka hesaplarının detaylı dökümleri de incelenmek suretiyle hesaplanacak davacının yoksun kaldığı kazanç nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla HMK'nun 107. maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğine, şimdilik 10.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek kısa vadeli kredilere uygulanan avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davacının oluşan zararının telafisi anlamında 556 sayılı KHK'nin 62. , 554 sayılı KHK'nin 49., 6102 sayılı TTK'nun 56. maddeleri uyarınca davacı lehine 10.000,00 TL tutarındaki manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, davanın kabulü yönündeki kesinleşmiş karar özetinin ve hüküm fıkrasının gideri davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak 556 sayılı KHK'nın 62/1-f, 72, 554 sayılı KHK'nin 49/1-g ile 59. ve de 6102 sayılı TTK'nun 59. maddesi uyarınca , Türkiye çapında yayın yapan ve kararın kesinleştiği tarih itibariyle tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına ve anılan tecavüz internet mecrasında gerçekleştiğinden, kararın etkinliğinin ve tüketicilerin konu ile ilgili aydınlanmasının sağlanması amacıyla www...com internet sitesinin ana sayfasında yayınalnamasına karar verilmesi verilmesini talep etmiştir. Davalılar cevap dilekçesi vermemiş, davalı ... 26.02.2015 tarihli ön inceleme duruşmasında; 2011 yılı 7. ay itibari ile siteyi aldıklarını ve satışa başladıklarını, davacının tescilinin 10.09.2012 tarihi itibariyle olduğunu, satışa başladıktan sonra şirket yetkilisi olduğunu beyan eden ...'in kendilerini aradığını, kendilerinin de ...'nin orjinal ürünlerini sattıklarını beyan ettiklerini, bunun üzerine sadece bu ürünlerin satılması halinde herhangi bir problem olmayacağının belirtildiğini ve satışa devam ettiklerini, 2014 yılı itibariyle de dava açıldığını, her ne kadar banka kayıtları ibraz edilmişse de sadece lojistik üzerinden değil başka alanlarda da satışları bulunduğunu beyan etmiştir. İlk Derece Mahkemesi Kararı: Mahkemece; "Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, davalıların www...com alan adlı internet sitesinin alan adında "..." ibaresini kullanmak suretiyle davacı adına tescilli ... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "..." markalarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİNE, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, davalıların www...com alan adının kullanmasının YASAKLANMASINA, markaya tecavüz nedeniyle 12.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın dava itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine, karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede 1 kez ilanına, " karar verilmiştir.

İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:

Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporundaki tespitlerin davalarının haklılığını ispat ettiğini, davalıların sunduğu hesap ekstreleri dökümlerinden ürün bazında ayrım yapılmadığı için bilirkişiler tarafından maddi tazminat hesaplaması yapılamadığını, davalarının kısmen ıslah edilerek tazminta hesaplaması yapıldığını talep ettiklerini, 25/03/2015 tarihli bilirkişi ek raporunun da taleplerinin haklılığını tevsik ettiğini, değişik iş dosyasından alınan ve esas dosyada yer alan raporlar birbirlerini teyit ve davanın haklılığını tevsik ettiğini, varılan tespit ve kanaatlerin davalıların müvekkilinin marka ve tescillerinden ve tasarım tescillerinden doğan haklarına tecavüz ettiğini ortaya koyduğunu, marka ve tasarım hakkının tükenmesi ilkesinden yola çıkarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, davanın konusunun müvekkil markasını ve tasarımlarını ihtiva eden ürünlerin satışı değil davalının internet sitesi üzerinden müvekkilinin web sitesi imajı yaratarak tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimali yarattığını, davanın kısmen reddi durumunda hükmedilen vekalet ücretinin davacı vekili lehine hükmedilen vekalet ücretini geçemeyeceğini ve hükmün bu yönden hatalı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile aleyhe kısımlar bakımından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılar vekili tarafından katılma yoluyla istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf ve istinafa cevap dilekçesinde özetle; davalı tarafında istinaf talebinde dayanılan dosya münderecatında alınan bilirkişi raporlarında müvekkillerinin marka ve tasarım tescillerinden doğan haklarına tecavüz ettiği kanaatlerini raporlarında zikretmişlerse de davacının bu iddiasının bir bütün olarak değerlendirildiğinde reddi gerektiğini, husumet yönünden itirazları dikkate alınmadan hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının kullanmakla tükettiği seçimlik hakkını ıslah yoluyla değiştirilmesi mümkün olmadığı halde ıslah talebi kapsamında hüküm tesis edilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu tüm markalar yönünden tecavüz koşulları mevcut olmadığından davanın reddi gerektiğini, objektif dava birleşmesi gözetilerek davacı tarafça ileri sürülen her bir istem yönünden ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun reddine, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri yönünde karar verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe ve Sonuç:

HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, marka ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

Davacı vekili, davacıya ait "..." ve "..." ibareli markaları içeren ürünler ile tescilli tasarımlarının uygulandığı ürünlerin davalılar tarafından internet sitesinde satışa sunulduğunu , www...com alan adlı internet sitesinde "..." ibareli markanın alan adında izinsiz olarak kullanıldığını beyanla marka ve tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi ile yoksun kalınan kazanç üzerinden 10.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminat talep etmiştir.

Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, maddi tazminatın 556 sayılı KHK'nın 66-b maddesi uyarınca tespit edilememesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 66-c maddesi ve 554 sayılı KHK'nın 52-c bendi uyarınca lisans bedeli üzerinden hesaplanması ve sunulan lisans sözleşmesine göre 70.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, talebini 10/11/2020 tarihli dilekçesi ile; “...” “...” “...” , “...” “...” markalarının her birisi için ayrı ayrı 12.000 TL, ayrıca davaya konu ettikleri her bir tasarım tescili için de 2.000’er TL maddi tazminat ile her bir dayanak marka bakımından 2.000,00’er TL manevi tazminat talep ettiklerini beyanla talebini bu şekilde somutlaştırmıştır. Marka kayıtları; ... numaralı "..." ibareli marka 30.04.2010 tarihinde, ... numaralı "..." ibareli marka 10.09.2012 tarihinde, ... numaralı "..." ibareli marka 28.06.2013 tarihinde, ... numaralı "..." marka 28.06.2013 tarihinde, ... numaralı "..." markas 01.07.2013 tarihinde davacı adına tescil edilmiştir. Tasarım kayıtları; ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 10.06.2010 tarihinde, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 04.01.2011 tarihinde, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 05.05.2011 tarihinde, ... numaralı endüstriyel tasarım 21.01.2014 tarihinde, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 30.04.2012 tarihinde davacı adına tescil edilmiştir. Bunlardan ... nolu çoklu tasarımın 1 ve 3 nolu ve ... nolu çoklu tasarımın 1 nolu tasarımlarının (Kapatılan ) İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/37 Esas, 2014/268 Karar sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.Bilirkişi raporları; İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/16 D.İş sayılı dosyası ile alınan 04.04.2014 tarihli delil tespitine ilişkin bilirkişi raporunda ; www.....com alan adlı internet sitesi içeriğinde , "..." markası ile ilgili çizgi film karakteri ismi, çizgi resimlerinin olduğu nesneler ve eşyaların sergilendiği, endüstriyel tasarım olarak sunulan karakterlere ait görsellerin de yine nesne ve eşyalar üzerinde var olduğu, "..." isimli çizgi film karakterinin web sitesi içindeki görsellerde mevcut olduğu belirtilmiştir. 22.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirkete ait tescilli "...", "..." ve "..." markalarının birebir aynısının ve benzerinin davalılar tarafından internet üzerinden sergilenip satıldığı ve dolayısıyla davalıların davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği, davacı şirket adına tescilli tasarımların aynı ve birbirleri ile iltibas yaratacak kadar benzerlerinin davalılar tarafından internet üzerinden sergilenip satıldığı, davalının davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği, dosyaya ibraz edilen hesap ekstreleri dökümlerinden hangi siteden ne kadar satış yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı belirtilmiş, 15.01.2016 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda da ; hangi siteden ne kadar satış yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı ve ürün bazında ayrım yapılmadığından maddi tazminat hesabı yapılamadığı belirtilmiştir. Muhasip bilirkişi 25.03.2016 tarihli ek raporunda; davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının 79.065,00 TL olabileceğini belirtilmiştir. 10.05.2021 tarihli muhasip bilirkişi raporunda; dosyaya ibraz edilen davalı hesap ekstreleri dökümlerinden hangi siteden ne kadar satış yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığından, olası marka ve endüstriyel tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle istenebilecek tazminat miktarı hesaplamasının mümkün olmadığı, davalının defter ve belgeleri üzerinden lisans bedeli hesaplamanın mümkün olmadığı, sunulan mizanlarda detaylı olarak dava konusu üründen elde etmiş olduğu lisans gelirinin tespit edilemediği, davacının dava konusu marka ile ilgili vermiş olduğu lisans sözleşmesinin 1,12-1,15 maddelerinde lisansı alan firmanın cirosunun %13 ü oranında ve bu tutarın 70.000,00 TL'nin altına düşmeyeceği şeklinde olduğu, dava konusu olayda davalının ve davacının defter ve mahkemeye sunmuş oldukları belgeler üzerinde yapılan incelemede dava konusu marka ile ilgili elde etmiş oldukları gelir tespit edilemediğinden davacının davalıdan talep edeceği lisans bedelinin 70.000,00 TL olabileceği yönünde görüş bildirmiştir. Tüzel kişiler, organın görevi sırasında sebebiyet verdiği haksız fiillerden de sorumlu tutulur. Zarar gören kişiye karşı hem tüzel kişi (organın haksız fiili tüzel kişinin haksız fiili sayıldığı için); hem de organı oluşturan gerçek kişiler sorumlu olur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi “Organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar.” demek suretiyle, bu hususu belirtmiştir. Bu düzenlemenin kusura dayalı haksız fiiller yönünden uygulama alanı bulacağı dikkate alındığında, davalıların davalı şirket yetkilisi ve internet sitesi sahibi oldukları , davalı şirketin haksız fiile dayalı tazminat borcundan davalı şirket tüzel kişiliği ile birlikte müteselsil sorumlu tutulmalarında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşıldığından, aksi yöndeki istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Dosya kapsamına göre, davalıların www...com isimli internet sitesinde davacı tarafa ait "..." ve "..." markasıyla satışa sunulan ve davacıya ait tasarımların uygulandığı orjinal oyuncakların satışını yaptıkları, dolayısıyla davalıların davacı tarafça piyasaya sürülen oyuncakları ticari faaliyet çerçevesinde satışa sundukları, mahkemece " marka ve tasarım tescilinden doğan hakkın tüketilmesi ilkesi uyarınca bu malların alıcıları tarafından piyasaya tekrar arzı ve fiyat düzenlemelerinin hukuka aykırı olarak değerlendirilemeyeceği, davalıların internet sitesinden davacı tarafça üretilip piyasaya sunulan orijinal ürünlerin satışını ve tanıtımını yapmalarının 556 sayılı KHK'nin 13 ve 554 sayılı KHK'nin 24. maddeleri uyarınca marka ve tasarım haklarına tecavüz teşkil etmeyeceği" gerekçesiyle varılan sonuç ile , davalıların marka sahibinin izni olmadan davacıya ait "..." markasını www...com şeklindeki alan adında ticari etki yaratacak şekilde aynen kullandıkları sabit olduğundan bu kullanımın davacı adına tescilli ... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "..." markalarına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiği şeklindeki kabulün dosya kapsamı ve hukuka uygun olduğu anlaşılmıştır. Davacı tazminat talebini, davalı yanın elde ettiği net kazanç üzerinden talep etmiş , davalının kazancı kesin olarak tespit edilemediğinden ıslah yolu ile talebini lisans bedeli üzerinden talep etmiştir. Davacının bu şekilde ıslah yoluna başvurması , tazminata ilişkin netice talebini ıslah etmesi sonradan davaya yeni bir talebin ithal edilmesi niteliğinde olmadığından hukuken mümkündür. Somut olayda davacı taraf, yoksun kaldığı kazancın, 556 sayılı KHK'nın 66-c maddesi ve 554 sayılı KHK'nın 52-c bendi uyarınca sınai mülkiyet hakkına tecavüz edenin bu hakkı bir lisans sözleşmesi ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması hâlinde ödemesi gereken lisans bedeline göre hesaplanmasını istemiştir. Lisans bedeli hesaplanırken, sadece marka hakkı sahibinin cirosu, elde ettiği kazancın değil, davalının cirosu, üretim ve satış kapasitesi, satabileceği ürün miktarı da nazara alınarak davalının ticari iş ve işlem hacmine uygun bir bedelin belirlenmesi gerekmektedir. Davalının incelenebilen ticari defter ve belgelerine göre , davaya konu olan oyuncak ürünlerinin satışları ayrıştırılarak işlenmediğinden davalıların bu satışlardan elde ettikleri gelir tespit edilememiştir. Somut olayda , davacının sunduğu emsal lisans sözleşmesinde lisans alanının cirosunun %13'ü kadar davacıya lisans ödeyeceği 70.000,00 TL den düşük olmayacağı belirtilmiş ise de, davacının yoksun kaldığı kazancın tam olarak tespit edilemediği, davacı markalarının ekonomik önemi ihlalin nitelik ve boyutu gibi etkenler göz önünde tutularak somut olayın özelliklerine, davalının cirosuna, kapasitesine, elde ettiği gelire göre, mahkemece TBK , 50-51 maddeleri gereğince belirlenen 12.000,00 TL maddi tazminatın ve hükmedilen manevi tazminatın somut olayın özelliği, ihlalin boyutu ve süresine göre hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmıştır.

Davacı vekili reddedilen maddi tazminat yönünden hükmedilen karşı vekalet ücretini istinaf sebebi yapmış olup, AAÜT 13/3. Maddesindeki "Maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemez." düzenlemesi gereğince 5.900,00 TL yerine 8.340,00 TL şeklinde fazla vekalet ücretinin hüküm altına alındığı anlaşılmıştır.

Davalı vekilinin, hükmedilen vekalet ücretlerine ilişkin istinaf sebebine gelince, davacı marka ve tasarım hakkına tecavüz ile haksız rekabetin tespiti talebine birden fazla marka ve tasarımı dayanak göstermiş ise de, dayanak marka ve tasarım tescilinin birden fazla olması davaların yığılması niteliğinde değildir. Somut olayda, ... ve ... esas unsurlu birden fazla marka yönünden davaların objektif birleşmesi iki ayrı (... ve ... esas unsurlu markalar) marka hakkına tecavüz ile tasarım hakkına tecavüz ve tazminat taleplerini kapsar. Mahkemece reddedilen ... esas unsurlu markalara tecavüz ve tasarım hakkına tecavüz davaları yönünden ayrı ayrı karşı vekalet ücreti hüküm altına alınmış olduğundan , istinaf talebine esas kurulan hükümlerde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

Davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminata dair karşı vekalet ücreti ile sınırlı kısmen kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, yeniden esas hakkında davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davalılar vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminata dair karşı vekalet ücreti ile sınırlı KISMEN KABULÜNE, 2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/09/2021 tarih, 2014/75 E., 2021/163 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalıların www...com alan adlı internet sitesinin alan adında "..." ibaresini kullanmak suretiyle davacı adına tescilli ... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "..." markalarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİNE, Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, Davalıların www...com alan adının kullanmasının YASAKLANMASINA, Markaya tecavüz nedeniyle 12.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davallardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın dava itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,Karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede 1 kez ilanına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 956,35 TL harçtan peşin alınan 1.049,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 93,50 TL harcın isteği halinde ve karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 4/b-Davacı tarafından ilk derece mahkemesinde yapılan: 2956,35 TL peşin harç ve 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 981,55 TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı tarafından İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/16 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında yatırılan 41,50 TL peşin harç ve 25,20 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 66,70 TL harç giderinin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, -Davacı tarafından yapılan 3.815,00 TL yargılama giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%39) 1.487,85 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%61) 2.327,15 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davacı tarafından İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/16 D.İş sayılı delil tespiti dosyasında yapılan 613,00 TL tespit giderinden, davanın kabul ve red oranına göre, (%39) 239,00 TL'nin davalı ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, bakiye (%61) 374,00 TL'nin davacı üzerinde bırakılmasına, -Davalılar tarafından yapılan 10,00 TL yargılama giderinden davanın red ve kabul oranına göre, (%61) 6,10 TL'nin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, bakiye (%39) 3,90 TL'nin davalılar üzerinde bırakılmasına,-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgililere iadesine, Davacı vekiline markaya tecavüz ve haksız rekabet davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,Davacı vekiline maddi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,Davacı vekiline manevi tazminat davasının kabul edilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 2.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, Davalılar vekiline reddedilen endüstriyel tasarıma tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, Davalılar vekiline reddedilen "..." esas unsurlu markalarına tecavüzün tespiti ve önlenmesi davası üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 25.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, Davalılar vekiline maddi tazminat davasının reddedilen kısmı üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince takdir olunan 12.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine, 5- İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 956,35 TL harçtan peşin alınan 239,09 TL harcın mahsubu ile bakiye 717,26‬ TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4/b-İstinaf talebi kabul edildiğinden davacı tarafça yatırılan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, 4/c-İstinaf yargılaması için davacı tarafından yapılan 162,10 TL istinaf yoluna başvurma harcı, 2,00 TL tebligat, müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 164,10 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, 4/ç-İstinaf yargılaması için davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4/d-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 6- 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 04/07/2024

Karar Etiketleri
REDDİNE ISTINAFHUKUK HUKUK Ticaret Hukuku 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 556 sayılı KHK'nın 66-b maddesi uyarınca tespit edilememesi nedeniyle 556 sayılı KHK'nın 66-c maddesi ve 554 sayılı KHK'nın 52-c bendi uyarınca lisans bedeli üzerinden hesaplanması ve sunulan lisans sözleşmesine göre 70.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, talebini 10/11/2020 tarihli dilekçesi ile; “...” “...” “...” , “...” “...” markalarının her birisi için ayrı ayrı 12.000 TL, ayrıca davaya konu ettikleri her bir tasarım tescili için de 2.000’er TL maddi tazminat ile her bir dayanak marka bakımından 2.000,00’er TL manevi tazminat talep ettiklerini beyanla talebini bu şekilde somutlaştırmıştır. Marka kayıtları; ... numaralı "..." ibareli marka 30.04.2010 tarihinde, ... numaralı "..." ibareli marka 10.09.2012 tarihinde, ... numaralı "..." ibareli marka 28.06.2013 tarihinde, ... numaralı "..." marka 28.06.2013 tarihinde, ... numaralı "..." markas 01.07.2013 tarihinde davacı adına tescil edilmiştir. Tasarım kayıtları; ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 10.06.2010 tarihinde, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 04.01.2011 tarihinde, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 05.05.2011 tarihinde, ... numaralı endüstriyel tasarım 21.01.2014 tarihinde, ... numaralı çoklu endüstriyel tasarım 30.04.2012 tarihinde davacı adına tescil edilmiştir. Bunlardan ... nolu çoklu tasarımın 1 ve 3 nolu ve ... nolu çoklu tasarımın 1 nolu tasarımlarının (Kapatılan ) İstanbul 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/37 Esas, 2014/268 Karar sayılı kararı ile hükümsüzlüğüne karar verildiği ve kararın kesinleştiği tespit edilmiştir.Bilirkişi raporları; İstanbul Anadolu 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2014/16 D.İş sayılı dosyası ile alınan 04.04.2014 tarihli delil tespitine ilişkin bilirkişi raporunda ; www.....com alan adlı internet sitesi içeriğinde , "..." markası ile ilgili çizgi film karakteri ismi, çizgi resimlerinin olduğu nesneler ve eşyaların sergilendiği, endüstriyel tasarım olarak sunulan karakterlere ait görsellerin de yine nesne ve eşyalar üzerinde var olduğu, "..." isimli çizgi film karakterinin web sitesi içindeki görsellerde mevcut olduğu belirtilmiştir. 22.06.2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; davacı şirkete ait tescilli "...", "..." ve "..." markalarının birebir aynısının ve benzerinin davalılar tarafından internet üzerinden sergilenip satıldığı ve dolayısıyla davalıların davacının marka tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği, davacı şirket adına tescilli tasarımların aynı ve birbirleri ile iltibas yaratacak kadar benzerlerinin davalılar tarafından internet üzerinden sergilenip satıldığı, davalının davacının tasarım tescilinden doğan haklarına tecavüz ettiği, dosyaya ibraz edilen hesap ekstreleri dökümlerinden hangi siteden ne kadar satış yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı belirtilmiş, 15.01.2016 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda da ; hangi siteden ne kadar satış yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanmadığı ve ürün bazında ayrım yapılmadığından maddi tazminat hesabı yapılamadığı belirtilmiştir. Muhasip bilirkişi 25.03.2016 tarihli ek raporunda; davacının talep edebileceği maddi tazminat tutarının 79.065,00 TL olabileceğini belirtilmiştir. 10.05.2021 tarihli muhasip bilirkişi raporunda; dosyaya ibraz edilen davalı hesap ekstreleri dökümlerinden hangi siteden ne kadar satış yapıldığına dair herhangi bir kayda rastlanılmadığından, olası marka ve endüstriyel tasarımlara tecavüz ve haksız rekabet nedeniyle istenebilecek tazminat miktarı hesaplamasının mümkün olmadığı, davalının defter ve belgeleri üzerinden lisans bedeli hesaplamanın mümkün olmadığı, sunulan mizanlarda detaylı olarak dava konusu üründen elde etmiş olduğu lisans gelirinin tespit edilemediği, davacının dava konusu marka ile ilgili vermiş olduğu lisans sözleşmesinin 1,12-1,15 maddelerinde lisansı alan firmanın cirosunun %13 ü oranında ve bu tutarın 70.000,00 TL'nin altına düşmeyeceği şeklinde olduğu, dava konusu olayda davalının ve davacının defter ve mahkemeye sunmuş oldukları belgeler üzerinde yapılan incelemede dava konusu marka ile ilgili elde etmiş oldukları gelir tespit edilemediğinden davacının davalıdan talep edeceği lisans bedelinin 70.000,00 TL olabileceği yönünde görüş bildirmiştir. Tüzel kişiler, organın görevi sırasında sebebiyet verdiği haksız fiillerden de sorumlu tutulur. Zarar gören kişiye karşı hem tüzel kişi (organın haksız fiili tüzel kişinin haksız fiili sayıldığı için); hem de organı oluşturan gerçek kişiler sorumlu olur. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunu 492 sayılı Harçlar Kanunu 6100 sayılı HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Davacı vekilinin istinaf başvurusunun maddi tazminata dair karşı vekalet ücreti ile sınırlı KISMEN KABULÜNE, 2- İstanbul Anadolu 1. Fikri Ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 30/09/2021 tarih, 2014/75 E., 2021/163 K. Sayılı kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, ancak belirtilen hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, 3- Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, Davalıların www...com alan adlı internet sitesinin alan adında "..." ibaresini kullanmak suretiyle davacı adına tescilli ... tescil numaralı "..." , ... tescil numaralı "..." markalarına tecavüz ettiğinin ve haksız rekabette bulunduğunun TESPİTİNE, Markaya tecavüzün ve haksız rekabetin önlenmesine, Davalıların www...com alan adının kullanmasının YASAKLANMASINA, Markaya tecavüz nedeniyle 12.000,00 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davallardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine, 2.000,00 TL manevi tazminatın dava itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,Davacının fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,Karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınmak suretiyle hükmün Türkiye çapında yayın yapan tirajı yüksek bir gazetede 1 kez ilanına, 4- İlk derece mahkemesinde yapılan yargılama giderleri ve harca ilişkin; 4/a-492 Sayılı Harçlar Kanunu 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu TTK md.59 K5846 md.61 K556 md.107 TTK md.56 HMK md.333 K6100 md.1 K556 md.24 HMK md.355 K6100 md.361/1 K556 md.59 K556 md.15 K556 md.56 HMK md.107 K6100 md.2 HMK md.353/1 K6102 md.56 K4721 md.50/3 K7035 md.31 K554 md.48 K492 md.333 K556 md.51 HMK md.361/1
© 2026 İçtihat Pro — ictihatpro.com  |  Bu belge bilgilendirme amaçlıdır. Resmi belge niteliği taşımaz.